İlerleme Ve Rahatlık
İmkansız yoktur. Herşey mümkündür. Ama eğer gerçekten değerse ve gerçekten değer mi bir tebessümü koparıp atmaya, bir top misali sıkıştırmaya, çetin soruya doğru yuvarlamaya, harcanan emeğe, vakitleri çalmaya, fikirleri değersiz kılmaya, korkmaya, değer miydi?
Hesapçı, ihtiyatlı, dikkatli biri, hayli düşkün belagate ama biraz mankafa, bazen düpedüz gülünç hatta, bazen de neredeyse soytarı kıvamında, yaşlanıyorum... Yaşlanıyorum... Pantolon paçalarımı kıvırıp gezeceğim... (T. S. Eliot)
Arkadan mı ayırsam saçlarımı yoksa kısaltsam mı?
İyisi mi beyaz keten pantolonlar giyinip turlayayım kumsalda. Beni en iyi deniz anlar. Ayaklarıma vuran dalgalar, yüzümü yalayan rüzgar, saçlarımı tarayan zaman, köpüklerin o geriye savruk halleri, deniz kovuklarında uyanınca insan, fikir veren külfetsiz bir kukla.
Size ayırdım bu öğleden sonrayı, oluşuvermiş zaman pervazssız, dört ışık halesi tavanda, şarkı sözleri telefonda, ışık yansırken kırmızı kaplı kitabıma, renkler yıldız olur parlar bir anda parmak uçlarımda. Ruhu yalnız, kendi yalnız zamanda. İhya edilse ya sözler...
Ahhh dostlarım benim için ne kadar önemlidir bilemezsiniz, ve ne enderdir bu şaşılası şeyler, onca şey arasında rastlaşmak birbirimize ve değmek bir yığın saçmalık üzerine! Sürüyle ıvır zıvır şeyler,hayat ve hayatlar işte. Niteliklere sahip.. Dostluğa kaldırıyorum bardağımı
Dostluğa eyyy dostlar, dostluğa... Onu var kılan bu nitelikleri katabilen bir dost bulabilmek ahh ne zor ahali. Örselenmeyecek iki üç ahbap arasında. Saçlarını ellerin arasında parmak uçlarıyla yorumlayışını izledim dün gece!..
!..O en uç noktadan gelip giden zamana değen gözlerin nemini silişini. Gelgeç heves saniyesi içinde sahi sen miydin?.. O tazeliği örsemleyecek bir Aralık ikindisi. Loş odada sigara çekip özenle kavranmış pişmanlıklar, ve Gelgeç heves miydi.İşte yine başlıyor pişmanlıklar
"Yazma" dedi zaman, "YAZMA", başımızı derde mi sokacaksın? Saçma sapan sözler, kavruk dilin, bağırtılar, savrulan zaman, dalları kıran sert kasırgalar, kanadı kıran dağların en derin sarp uçurumları arasından geçen üç aslan yelesine uğrayıp bir tüy koparan kadın "YAZMA"
Kemanların uğultusu değiyor kulaklarıma, girdap sesi ile boğuşuyorken üstelik. Çatlamış kornetlerin aryaları arasında. Beynimin içinde uyuşuyor tınılar. Gelgeç sözler, genel geçer şeyler. Ağrıtıyor kalbimi "git" diyorum kalbimden, neden aramıştın ki!
Onca şey arasında "notası yalnış" çalınan prelüdüne. "Hadi biraz hava alalım", hayran kalalım ateş böceklerinin aşk şarkısını söylediği o gecede ağacın üzerinde gösterdiği performansı izlerken aslında gökten inen yıldız olduklarını düşünerek. Leylaklar açılsın gökte
Saatlerimizi meydanın orta yerinde saatlerine ayarlayalım.Oturalım sonra da yarım saat kala kalkalım.Vazosu kırık zamanın.Varsın kırılanlar kalsın orta yerde. biz yola devam edebilelim. Taşıp gitsin içimizden amansız gençlik ve hiç nedamet duymayan haller.Yudumluyorum çayımı.
Gene de gelsin Haziran ayları... Bir sabah karşılaşalım yine o ender an içinde. Ben yine dünden haller içinde. Sen sakin ve dingin. Sinirliyim ama ender haller bilirsin gelir geçer. Yalnızlık girdabında anlamaz eller. Sonsuz huzurla dolduğunda içim şahane hayatım sözler.
Hadi biraz hava alalım hayran kalalım zamana.Zamanın değdiği her ana.Beynim uyuşuyor ve dumanlar çıkıyor tepesinden.Neden,niçin,nasıl,kim, nerede, ne şekilde devam ediyor gidiyor böyle. Olanlar, olmayanlar, sırtı kalbur zaman acıtıyor bir yerde. Kalbim acıyor giden herşeye
Az önce sözleri dinleyip "yazmayacaktım" hatalıyım affedersin. Sonra kızıyorum. Ulan herkes haklı bir ben mi yanlışım. "o halde doğruyum ulan". Sadece doğruyum. Yalan yok! Kötü söz yok! Beddua yok! Dedikodu yok! Bunun hakkında daha faza yorum yok!.. Sinirliyim haklı sebepten.
Gel dedim usta, sahi usta nerede? İşte gördün mü bak o da yok...Usul usul ağlıyorum gecenin bu saatinde, yoksa sabah mıydı? İnsanlar güler geçer anlamadığı bu hallerime.En kötüyü hatırlatan şu gurup vakitlerinde,"sonsuz"herşeye rağmen içimde bir değil binbir umut uyandım yine.
Amansız gençlik gitti elden, kaldım mı geriye bir ben bir de benden içeri ben... Sözler Acınası, sözler kifayetsiz, sözler şerefsiz... Çatlamış yumurtam hiç sevmem, rafadan da olmasın, tam kıvamında, işte gördün mü bak uğultu var yine kulaklarımda. Uyuşuyor zaman her yanımda
Şu ipe sapa gelmez hayat... O kadar mühim ki!.. Sen sanırsın ki her yerde sefil. Oysa kemanların uğultusu, aryaları arasında dinlendin mi? Hayran kalırsın zamana. Şahane buluyorum şu dünyayı herşeye rağmen. Leylaklar vazoda, sakın geç kalma.Avuçlarım terliyor zamana. Gidiyorum...
Yarınlar hoşçakal... Zaten hiç uğramadım ki ben sana. Keyifli misin? Yoksa kederli mi? Yoksa neşe içinde atarken kahlahanı derbeder mi hallerin? En yakın dostun vurdu mu hiç bıçak darbesi ile sırtına? Acıdı mı hiç canın? Kahroldun mu zamanda? Notası yalnış bu dizlerin
Ahh gördün mü yine sızlıyor dizlerim. Sırtım. Kollarım. Acıyor her yanım. Kafam karıştı benim sen sakın bakma bana navigasyonum hatalı. Yürüyorum paytak paytak. Gülme, gülme, gülme dedim sana... Yarım saat oldu hadi kalk getir de biralarımızı yudumlayalım şöyle baş başa
Ne dert kalsın, ne keder... Aç bir de en sevdiğim şarkıyı... Sahi onu da bilmiyor hay Allah zamana... Sen dert etme bende bilmiyorum artık. Herkes çok biliyor benim yerime de biliyor😅 herkesi dinliyorum artık,en küçük haklı, en büyük haklı ortada kalan man kafalı.Saat koyu.
Derbeder dostum, derbeder!.. Azıcık fakir... Hiç zahmet edip koltuktan kalkıp havalandırmana gerek kalmadı. Gördün mü bak yatakta uzanıyorum keyfim gıcır. Yazıyorum herkese inat. Para mı? Boşver...... Yaşam mı? Boşver.... Hayat mı? Boşver...Aralara kulak ver ne de güzel tını.
İncitemez sizi kimse, topuğu yok, sürdüreceksiniz yürüyüşünüzü ve başarıya erişince... İşte orada duracaksın ve bakacaksın geriye. Ya benim neyim var, neden böyleyim diye... Çocukluktan ağlıyorum göğe... Sen aldırma yola bensiz devam.Zaten hiç yoktum ki hayatında.Var olmadım
Ben burada öyle serinkanlı görünmeye çalışıyorum ya ammmaaa gel bir de içimi sor be kardeş. Yoksa ağabey mi demeliyim? Yahu çok aşım çaresiz başım🤷 hatırlatarak ve hatırlayarak başkalarının arzuladığı şeyi ben çoktan aştım. Tepedeyim yahu en zirve.
Katışmış şu köhne piyasa şarkıları içinde kendi şarkımı arıyorum! Kendi tınımı, nerede kaldığımı, neden varamadığımı, mıknatıs gibi her yanım çekiyorum çekiyorum çekiyorum... Ama bilmem ki bu sanılar doğru mu hatalı mı? Çöküyor zaman içimde hoşçakal beyefendi saymazsak beni
Çöküyor Temmuz akşamı içimde saymazsak huzursuzluğu huzur da var içinde. İçimde bir yerde dönüp eskisi gibi merdivenleri inip çıkıyorum bilmem ki bu kaçıncı basamak.Taşlar yerine oturdu mu dönde arkana bak. Gözlerim başlıklara takıldı.Spor,çizgi roman, belgesel, polenez dansı
Okurken yazdıklarımı gözlerim dolu dolu oluyor en sevdiklerim yazma diyor. Sahi sen de mi sevemedin? Bu geçen yıllar içinde binbir savaş gördü dünya, hanlar, saraylar, berduşlar, hortumcular, hortumlar,suçluyu suçsuz, suçsuzu suçlu yapanlar mı dersin oooo.aramızda kalsın Az evvel
Amma bende dedikodu yok 🤷 naparsın dilimin kemiği de yok🤷 sinirlenince ağzıma geleni söylüyorum sonra an içinde geçiyor sinirim üzülüyorum. Ama hiç beddua etmiyorum üzülme sen. Gülüşünle çoğaldım benİtidalimi koruyorum. Serinkanlı görünmeye çalışıyorum.Merdiveni yürütüyorum
Ve çeviriyorum zamanın kapısının kolunu, giriyorum kalp duvarından içeri,öyle halsizim ki.Ellerim dizlerimde mecalim yok.Üzerimde sürünmüş zaman.Gölgemde durma sen yola devam. Ne zaman döneceksin?Benimkisi de soru.Zaten bir sürü iş. Başından aşkın.Kopkoyu devriliyor yığın şey
Yazdıklarımı okuyup Aşığım sanıyorlar, güldürüyorlar yahu beni. Gülümseyen ve çok konuşanlar Ah bir de dönüp aynalarına baksalar. Kıskançlık yahu seninkisi, o aradığın şey bende yok, dedim ya kendi surat ifaden ile karşılaşıversen sahi o ben gibiyim. Dibe vuruyor dengem
Ben burada oturmuş yazsam sabahlara ne fayda sen seni anlamazken ben çay ikram eden arkadaş bulacağım jetonlu kulübelerinden. Jeton da kalmamış benimkisi köşeli idare et artık. Anlamıyorum uzaydan, fezadan, yıldızlardan. Bir tek senin gibilere bakıyorum işte yıldız sanıyorum
Ay gibi oynamalı zamanda... Bir o yana bir bu yana biraz da ortaya.. Biraz ince belli sonra dolgun tombul. Kıvrak dans ediyor güzeller güzeli sevgilim.Havalı mı havalı.Kafası dumanlı.Yok sigaradan başka zararı. Gül yanakları soldu solalı gülmüyor yanakları.Puslu ve gri ikindi.
Şekilden şekile girdimi seninki? Girip miş burnu akıyor. Yazmam gerek, Meramımı anlatmam gerek ama nasıl? Dans etmeliyim dans... Yoksa bu hayat sana güzel be dostum bana kadar yok ki🤷 hadi biraz hava alalım, bir akşam sarı ve gül pembesi güneş, lacivert takım, kırmızı kart.
Haaa ne demiştim "kırmızı" konuşalım. Mars yahu Mars siz ne sanmıştınız ki!..Sen anlatacaksın ben susacağım. Anlamadığım şeyler hakkında saçmalayacak,çokça gevezelik yapacağım. Hadi hadi havalı geldi kulağına cırlama öyle,şebek şebek lak lak etmeli yüzleri güldürmeyim mi?
Oh mis
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.