Kanayan Nehirleri Avuçlarıma Doldurarak Akacağım Kelimelerinin Üstüne
Suizan saatlerin buhran çarkında
Gerdanında hasretin kementleri
Şehrin darboğazında bakışlarım alacakaranlık…
Sıla rayihasından bihaber ağustos yelleri mızrak
Dolunay bulut saklambacında zemheri ve kahır
Tiryaki menekşeler filizlenirken bakışlarından
Parmakların hüzün sarısından sulandı gönlüm kaktüs çiçeklerini
Sevgilim;
Gönlün pervazından ölürken sevdam gülleri
Kanayan nehirleri avuçlarıma doldurarak akacağım kelimelerinin üstüne!...
Kuş ötüşmeleri bizar sızlanmalarımda kanadı kırık
Tüyleri diken diken eden ölüm ürpertisi vuslat kan çanağı
Sürurum çığ altında kardelen takatsizliği…
Bakışlarım yamacında terhis edilmemiş hasretin atlıları
Recm edildi alabora telaşında saadet
Çekilirken dağlarına sesimin yankısı
Küstah hüzünler yağmaladı göğsümü
Ardı kesilmeyen bekleyişlerimin saffında biriktikçe elemler
Çiçeklenmedi asumanında makberim
Sevgilim;
Karamsarlığın duvarları yükseldikçe dudaklarından
Gönlüm sarmaşık tebessümleri araladı denizleri
Yokluğun siyaha dönüştürürken gökkuşağı renklerini
İsmin buz dağlarını yek kıvılcım ile ateşe verip
Katre isyanında dolduracağım gamzelerini…
Geceden kalma rüyalarım gelincik çiçeği yaprağına oyalı
Heybemde dudakların ile haşir neşir birkaç kelime
Tarumar olurken gölgene gölgem
Kirpiklerin yakamozunda istila edilirken hicranım…
Gecenin dilsiz asrında tutkular göç kervanı
Tırnakları sökülürken kalbimin
Çöl ortasında susuz kalmış bir bedevi gibi sönüyor içimdeki nehir.
Ne bir çağrı kaldı geriye ne de kilitli kapıları açacak seda
Limanlarımı ateşe verirken sevmelerin
Dalga dalga büyüyor hasretim
Sevgilim;
Menekşe kokulu a’raflığına ekmek bandıkça
Yokluğun bir kılıcın keskin ağzı gibi biçti soluğumu
Hiçlik mutabıklığında ankalar küllendikçe varlığımdan
Tuz serpilmiş yaralarımdan Kafdağı inşa ettim adımlarına…
Mükerrer hicranlarım taliminde tebessümlerin neşteri ekber
İntizarların cefa cümbüşünde saadet muştucusu
Nifak ve ahde vefa şafağında hülyaların heyula ve dolunay…
Kavil peronunda bakışlarım kalbin dudaklarına sürgülü
Tutuşturuyorum adınla göğsüm enkazını
Soluksuz bir efsun gibi çekilirken adın surlarından,
Yıkık bir mabedin mihrabında yankılanır suskunluğum
Sevgilim;
Küllerinden devşirdiğim bu küstah isyanla
İşte diktim göğsün enkazının ortasına kavgamı
Göğün alaca rengini kirpiklerimle paklayarak
Seni bir ömür değil, bir mahşer ömrü daha yakacağım!
Ve kanayan nehirleri avuçlarıma doldurarak akacağım kelimelerinin üstüne!...
20260809
0256
Celseler hicran tılsımında yek süruruna tecelli etti meva…
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.