Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Bir Devir Onlarlaydık

Bir Devir Onlarlaydık

Onlar bizim starlarımız ve jönlerimizdi. Otursam Yeşilçam filmlerine ve starlarına çocukluktaki derin tutkularımı anlatır bir kitap yazarım. Yeşilçam akrist ve artistleri, filmlerini izleyip, gönüllerimizi verdiğimiz efsanelerimizdi. Ne yazıkki yeni gençlik; bizim yaşadığımız evrelerdeki o güzel günleri hiç bilmeden, o eski sinemaları ve orada filmler izlerkenki heyecanları hiç duymadan, kendi evrelerinin bize ters gelen akımları doğrultusunda, bu dünyadan gelip geçecekler. Resimlerini; o çocukluk yıllarında maddi imkansızlıkların zor olduğu o evrelerde, bayramlarda, seyranlarda verilen harçlıklarımızla aldığımız kent sakızlarından bu resimleri çıkarıp, biriktirir, paranın şimdiki çocuklara aileleri tarafından savrulduğu gibi, biz çocuklara pek verilmeyen, yokluklar içinde yaşadığımız o yıllarda, pahalı olan kent sakızlarını almayla, almama arasında bocaladığımız günler olur ama yinede şaşaalı artist resimlerinin görsellerine kendimizi kaptırır, her zaman değilde, ara ara verilen 25 kuruş harçlığımıza kıyar, alırdık. Para zor kazanılır, kıt kanaat elde edilir, ailelerimiz tarafından, onlarda yoktuki bizde olsun, her zaman verilmezdi. 25 kuruş 10 sorma şeker ederdi, o yıllarda ise şeker; çocukların canı, ciğeri, vazgeçemediği tutkusuydu. Hele hele kağıtlı şekerler; İşte biz bu heyecanlarla şekerle sinema arasında, egzotik bir yaşamın damarlarımızda dolaşan kanların kaynar tutkularıyla, çok sevilen şekerden vazgeçerek sinema saatlerini bekler, hayran olduğumuz starların filmleri olursa, paramız da sinema gişesinden bir bilet alabilecek miktarlardaysa, kalbimizin kan debilerini yükseltir heyacanlarla, sinema önlerinde filmin başlayacağı saati sabırsızlıkla bekler dururduk. Selma Güneri; Biz çocuktuk o da ufacıklığı ve doğallığıyla dikkatimizi çeken, gazete haberlerinden öğreniyoruz, 14 yaşlarında küçücük bir genç kız.. Son Kuşlar, Ben Öldükçe Yaşarım ve Bitmeyen Yol filmleriyle, o küçük yaşlarda üstlendiği rollerinin üstesinden gelmiş, Anadolu sinema seyircisinin kalbine girivererek, kısa zamanda, tüm ülke insanı tarafından tanınmış ve hayranlıklarını kazanıvermişti.. Son Kuşlar filminde, siyah önlüklü, liseli bir kız hüviyetiyle, okul paydos çıkışı evine dönerken, Ediz Hun'un onu takip etmesiyle gelişen sahnelerin olduğu filmini izlediğimde, Çumra'da ilkokulda olmama rağmen,birden bire büyüyüverip, liseli olma isteğim hasıl oldu. Selma Güneri Anadolu insanlarınca, salon filmleri oynayan akristlerden çok daha fazla sevilmiş, daha bir itibar görmüştü. O halkın kızı, kentlerdeki gecekondu hayatı içinde olan insanlarımıza, sılalarından gelen rüzgarların esintisi intibası yansıtan, masumiyetiyle, sevilmesi için bir sürü sebebi olan yepyeni bir stardı. O şoförü olan, şımarık, zengin bir kız değildi. Gece kondu da yaşayan, şehre uyum sağlamaya çalışan, ya da çaresizlikler içinde büyük kentlerde hayat mücadelesinin içinde tutunma çabası veren, çalışan bizlerden biriydi. Köy yaşamı ve köyden gelen gurbet insanlarının kentlerdeki hikayelerinin anlatıldığı filmlerin, Anadolu insanını sinema salonlarına çektiğini ve hatırı sayılır hasılatlar elde ettiğini gören yapımcılar, o yıllarda 4 yapraklı yonca olarak isim yapmış Türkan Şoray, Hülya Koçiğit, Fatma Girik ve az da olsa Filiz akın gibi kadın starlarını, salon filmlerinden alıp, bu sanatçılarla, köy filmleri çekimlerine ve Anadolu insanının hayat hikayelerini konu alan yapımlara yöneldiler. Türkan Şoray ve Fatma Girik bu tür filmlerde hatırı sayılır hafızalarda iz bırakan başarılar elde ettiler. Selma Güneri Anadolu da, sempati görmüş ve halk tarafından tutulmuştu. Yüzündeki masumiyeti, film sahnesindeki rolü gereği, elem dolu acıklı sahnelerini içten ve kendini verir oynayışı, yine rolü gereği ufak şeylerden sevinerek mutluluğu yansıtır tebessümü, bir başka filmin, bir başka sahnesinde, düştüğü çaresizliği, bu çaresizlikle acıları yaşar seyircinin doğal bulduğu performansıyla, bizim insanlarımızı yansıtan, onlara hitap eden çok iyi bir kumaştı. Hep göz önünde bulunan değer görür, göz önünde olanlar hafızlarda yer işgal eder, akım nasılsa insanlar da o akım doğrultusunda yön alırlar. Yeşilçam sineması da sanata göre değil de, adama göre yol ve yön alır kulvarlarda sekmelere başladı. Sokakta gördükleri fiziki görünümleriyle dikkat çeken tiplerden, yada tanıdıkları çevrelerden sanatçılar türetmelere başladılar. Bunlara birde sex film yapımları eklenince, bu Yeşilçam'ın ve sinema sanatının bitimi oldu. Evlere giren tv.lerle, sinemalar birer birer kapandı, gerilerde sadece anıları kaldı..13/Mart-2017 Şerafettin Sorkun/Konya'dan

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Bir Devir Onlarlaydık

Bir Devir Onlarlaydık

Şerafettin Sorkun Şerafettin Sorkun