Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Derin Sevdam

Derin Sevdam

Kök salmış, alışmışım köyümün tarlalarında çıplak ayakla koştuğum topraklarına. Oralardan gönülsüz sökülüp atılmamalı, diyarı gurbetlere, adına sıla denilen hasret yongalarına mahkum edilmemeliyim. Ocağım tütmeli, is tutmuş tenceremdeki aşım pişmeli, derme çatma kulübemin kireç badanalı odasında kör akşamlarda kolumu yastık ederek uyusamda, adına yarın denilen sabahlara içim rahat uyanmalıyım. Büyük caddeler olmamalı önümde. Teknoloji bazen şımarır, bu şımarıklığın meydana getirdiği arabaları ve onların etrafa saçtığı gürültüleri duymamalıyım. Yorgun uyanışlarımın sabahlarında, horoz ötükleri olmalı, köpekler havlamalı, yerli yersiz eşek anırtıları duymalıyım. Kuşlar kanat çırpmalı gökyüzünde, ufukların erimindeki gün batımlarını izlemeliyim. Ben çok küçükken köyümde bir çobandım. Ebem kuzuları bana güttürür, ben acunu onlarla benim sanar, göğenin altında, yerenenin otlarından, ıslıklar çalarak arı duru saf yüreğimin tüm temizliğiyle ellerimle yolar, onlara yedirir, her birini bağrıma basar, öper, koklar, hazlar alır, yaşadığımı hissederdim. Al atlar, doru aygırlar, dişi kısrakların peşlerinden koşarlar, bu koşuşlarla Suğla gölüne doğru akışlarıyla, nal seslerini tepelerden duyar, bu özgür sevdaların tanıklığına şayan olurdum. Ben soğuk iklimler, sert esen rüzgarlar çocuğu, buğday tarlalarının başaklarında umut dolu bekleyişlerin hiç bitmez yolların yolcusuyum. Ben dibek taşlarında bulgur döven köy kadınlarının, dibeğe vurdukları tokmakların yüreğimde güm güm vuruşlarının seslerini taşıyan, bir köy sevdalısıyım. Dedim ya Ebemin (Anne anne) kuzu güdücüsü, küçük çobanıydım. O yıllarda bana böyle bir görev verilip, Ebem tarafından altıflanmam çok hoşuma giderdi. Kuzuları önüme katıp, kırlara doğru köyden çıkıp, yol alırken, kavalım yoktu ama onlara o zamanlardaki bildiğim türküleri söylerdim. Ebem kaymaklarla yumurtalarla iyice kahvaltı yaptırır, sonrada kuzu güderken acıktığımda yemem için bir peştamalın içine azığımı koyar,s onrada bu azığımı sıkıca belime bağlardı. Ekili olmayan bol otlaklı yerlere giderdim. Buralar genelinde köyümüzün kır bağlarının üzerindeki tepelerdi. Nasıl özlüyorum o kuzu gütmeleri, Ebemi, öldü gitti ama hiç unutulmadı. Üzerinden turnaların, kekliklerin, bıldırcınların, yaban ördeklerinin eksik olmadığı, Suğla gölüne doğru uçup giden kuşları, güzel köyümü anılarımda yaşatmadığım bir gün dahi olmadı. Bunlar mazinin derinliklerinde gömülü kalırken, şimdilerde beton yığınlarının arasında devam eden hayatlarımızda, mutluluklar çok uzaklarda. İnsan sevgilerinden, tutunduğumuz hayvanlarımızdan soyutlanıp, robotlar gibi sürdürülen bir yaşamın seyyahları olduk. Ben türkülerle doğdum, türkülerle büyüdüm. Yanık türküler bir ayrı yakar beni, işte bu yüzden, sılama, köyüme sevdam derindir...16/Nisan-2017 Şerafettin Sorkun/Anamur'dan

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Derin Sevdam

Derin Sevdam

Şerafettin Sorkun Şerafettin Sorkun