Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Yalnız Leylek

Yalnız Leylek

Güz mevsimi; farklı, farklı algılarla karşılanırdı köyde. İşini gücünü bitiren rahatlar, bitiremeyen gıdım gıdım başlayan soğuklara, yağmurlara kalmamak için var gücüyle çalışırdı. Harmanlar kaldırılır, bulgurlar kaynatılır, tarhanalar, salçalar, turşular yapılır, bağlar, bostanlar bozulur, bütün bunların ardından tarlalar yeni baştan sürülür, bu sürümün ardından hububatların ekimlerinden sonra sonbahar rüzgarları başlar, arkasından yağmurlar inerdi. Bir bitim değildi güz, bitti sanılan başka bir hayata başlayışın evresiydi. Sonbahar rüzgarları sessiz esmezdi. Ağaçlara öfkeli vurur, onları sağa sola salladıkça, sarı yaprakları döker, ağaçların arasından esmelerle nerede olursanız olun duyabileceğiniz hışırtılı sesleri kulaklarınıza getirirdi. Göçmen kuşlar yazın bitimiyle hazırlıklarını yaparlar, daha güneydeki sıcak illere gitmek için, Bahar'da gelişleriyle, doğaları gereği, çiftleşip, oluşan yavrularını besler, büyütür, Güz inmesiyle uzun ve yorucu seferleri için son hazırlıklardan sonra, sıra sıra dizilerek, gökyüzü maviliklerinde bir kaç tur attıktan sonra, V şekli alarak veda ederlerdi. Çoluk çoçuk onları görebilmek, bu vedalarına "Güle güle göçmen kuşlar" diyebilmek için tepelere çıkar, onlara el sallar, çocuk yüreklerimizde bu gidişlerinde hüzünler yaşardık. Çok iyi hatırlıyorum; karların başladığı bir evre, kuşların başlattığı bu göç seferberliğine, bir tek leylek katılamamış, ona tümden köyümüzün insanı çok üzülmüştük. Ona ne verebilirdik, nasıl besleyebilirdik? Leyleklerin beslenme menüleri bizlerin uğrak yerlerine yiyecek bırakmamızla olacak bir şey değildi. Artık kurbağalar, sürüngenler, solucanlar kışla birlikte kamufla oluyorlardı. Darıyerindeki köyümüzün bağlarının oraya ve Soğla gölüne doğru bir kaç kereler gittiğini görüyorduk. Bu gidişlerinden sonra tekrar geliyor yuvasına yatıyordu.Yuvası yüksekçe bir pelit (Meşe) ağacının çatalına, çalıdan çırpıdan yapılmıştı. Açıktaydı ve karlar başladığı zaman orada kalması mümkün değildi. Kendi başına gökyüzüne çıkıp güneye daha sıcak, daha ılıman yerlere uçup gitse, tek başına öncülük eden bir lider olmaksızın, güç alacağı kendi cinsleri yanında bulunmaksızın, göç yollarını bulabilmesi mümkün değildi. Kuşlar göç yollarını daha tecrübeli liderlerinden deneyimlerle öğrenirler. Yürekler acısı bu zavallı leylek köyde tek başına kalmıştı. Adı yalnız leylek olmuştu. Salt köy; çor çocuk, büyük,küçük ona yalnız leylek adını takmıştık. Evet soğuklar indi, yalnız leyleği tüm köylü merakla takip ediyorduk. Daha sert soğuklar ve yağışlar başladı, karlar düştü, rüzgarlar sanki öfke kusarcasına vınılayarak daha sert esmelere başladı. Biz onu hep görüyorduk. Ara ara 1-2 gün kayboluyor tekrar görünüyordu. Karlar daha çok yağdı, geceler ayazlara kesti, onu gözlerimizle hep aradık. Kışın şiddetini artırmasıyla onu bir daha göremez olmuştuk. Sorduğumuz zamanlar, biz çocuklara büyükler, annesinin babasının yanına uçup gittiğini söylüyorlardı. Biz söylenenelere o yıllarda çocuk kalplerimizle inanıyor, seviniyor, leyleğin soğuklardan ve açlıktan üşüyüp ölmediğini, uçup giderek, ailesine kavuştuğunu sanıyorduk...23/Mart-2017 Şerafettin Sorkun/Konya Bozkır/Kayacık köyü anılarımdan..

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Yalnız Leylek

Yalnız Leylek

Şerafettin Sorkun Şerafettin Sorkun