Bir Dost Bir Şehir Bir Kader
Bundan yirmi yedi sene önceydi.Bir akşam misafirliğinde tanışmıştık.
Aynı bölgede doğmuş, sonra başka bir bölgede aynı gurbeti paylaşmıştık. Belki de bizi birbirimize yaklaştıran biraz da buydu.
Canım arkadaşım Gülbahar...
Aradan yıllar geçse de eskimeyen, aksine zaman geçtikçe daha da pekişen bir dostluktu bizimkisi.
Hani şairin dediği gibi:
“Dostluk dediğin güzel bir kitap, hava gibi, su gibi, ekmek gibi, vazgeçilmez bir tat.” (B.R.Eyüpoğlu)
Çok emeği geçti.
Ne vakit sağlık konusunda başım sıkışsa, ilk çaldığım kapı onundu.
Ne zaman çocuk bakımı ile ilgili bir şey soracak olsam ilk aradığım kişi yine oydu.
O yıllarda çalıştığından dolayı çok sık görüşemesek de, görüştüğümüz zamanlarda da muhabbetin tadını çıkarırdık.
Ne vakit gitsem sofrası hep kurulu, yüzü hep muhabbetle doluydu.
Tabi yıllar sonra kendi memleketlerine gitme kararı alınca, kendisi adına bir sevinç duysam da, gurbet elde bir dosttan ayrılmanın hüznünü de yaşamıştım.
Beş yıl aradan sonra yeniden görüşmek nasip oldu, bu kez onun memleketi Afyon’un Çay ilçesinde.
Afyon’a ilk kez 1993 yılında gitmiştim.
Öyle bir ayazı vardı ki, soğuğun ne demek olduğunu ilk kez orada öğrenmiştim.
Ve Afyon bu kez de şaşırtmadı beni
Takvimler 10 Temmuz’u gösteriyordu ama gece öyle serindi ki klimaya ihtiyaç olmadığı gibi pencereleri bile kapalı tuttuk.
Sabah tertemiz bir havanın dinginliğinde uyandıktan sonra çiftliklerine geçtik.
Tabiatla iç içe bir yer...
Köpek, kedi, koyun, kuzu,tavuk....Adı üstünde, tam bir çiftlik.
Sofrası hep şahane demiştim ya,
kahvaltı da kendi ürünlerinden hazırlanmış bir şölen…
Sütünden yumurtasına, yağından yoğurduna kadar her şey doğal.
Bir de kiraz hasadı zamanına denk gelmişiz.
Dallarda al al, iri iri kirazlar...
Tadı mı?
Maşallah, şeker mi şeker!
“Bunlar kirazsa bizim pazardan aldıklarımız ne?” diye sorasım geldi o an.
İnsan bir kez daha anlıyor ki gerçekten de her şey, yetiştiği coğrafyada güzel.
Biraz doğa yürüyüşü, biraz tabiat parkında gezinti derken, gün boyunca birlikte olmanın keyfiyle zamanın su gibi aktığını fark edemedik.
Hoş,
ne kadar kalsa da insan doyamıyor işte...
Ne dostun sohbetine ne de varlığına
Yıllar sonra arkadaşımı ve ailesini yeniden görmenin mutluluğunu da yanımıza alıp düştük dönüş yoluna.
Nasip işte...
Bazı şehirler insanın yoluna bir kere değil, farklı sebeplerle tekrar tekrar çıkıyor.
Benim de Afyon’la yollarım böyle kesişti.
İlkin annemin arkadaşına gitmiştim
Sonra oğlumun üniversiteyi kazanması vesilesiyle.
Şimdi ise...
Kader, kısmet...
Allah bir yeri insanın karşısına tekrar tekrar çıkarıyorsa, belki de orada henüz tamamlanmamış bir hikâyesi vardır.
Ve şimdi o yeni hikâyenin başlangıcındayız
Bundan sonra daha kuvvetli bir bağla, nikâh akdiyle kurulacak bir gönül bağıyla gideceğiz.
Bu kez Afyon’dan gelin kızımızı alıyoruz hanemize.
Bir dahaki sefere görüşmek üzere...
VESSELÂM
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.