Yaşama Sevinci
Tekil düşlerin kırık tekerindeki tekir…
Sanırım ömrümde ilk defa bir kediye öykündüm, ruhumun sulak arazisinde bata çıka yürüyen bir penguen belki de d/okunmak istediğim.
Öyküleri ise tadında bıraktım belki bir roman daha yazar defteri kapatırım… desem bile aşkla izdivacım demek oluyor ki Edebiyat benim tek aşkım ki şaşkın müridiyim de aşkın ve her aşık olduğumda yolları karıştırırım aslında bilirim de her yolun nereye çıktığını nasılsa öznem özlemim, ben dilinde değil bize tekabül ettiğim.
Yorgun ırmaklar var içimde yaşattığım cennette.
Ve meleklerim iş başında ilham perim ise ara ara firarda sıkıysa yazma, ey kalem!
Günahlarım bir çentik sevaplarım başka bir çentik kısaca defterim henüz dürülmedi zaten vakit hayli erken göç etmek için yine de yine de severim gitmeleri çünkü dönüşlerim daha bir kıymetli:
Elbet kendimden gittiğim elbet kendime döndüğüm bir ömür de olan bu işte ve mola verdiğim duraklarda karşılaştığım insanlar işi daha bir zora sokmakta.
Anlamıyorum daha doğrusu insanların ne olduğunu artık merak etmiyorum tam da normal bir iletişime geçeyim birileri ile hop firar ediyorum elbet kendimden sonra çömüyorum yere derken ayıklamaya başlıyorum düşünceleri.
Genelde insanlar emir vermeyi pek bir sevmekte oysaki ben onların emir eri değilim ya da ufak çocukları ki dillerinin ucuna geleni düşünmeden savuruyorlar yüzüme ve nihayetinde suçlu ben oluyorum her ne hikmete.
Aşka gelince o da başka bir terane.
Aşkın anlamını sahiden de bilmiyorum çünkü bildiğimi değil bildiğini okuyor insanlar üstelik aşkın sayısız anlamı var:
Empati kurmak bir başkasının gözünden ve de onu koruyup kollamak:
Bu da hayli ilginç kız başıma zaten ayakta kalmak için tüm gücümü tüketmişken ben artık bu saatten sonra kimi koruyup kollayacağım ki yine de düşünce olarak kimse kırılmasın diye binlerce parçaya b/ölünüyorum.
Duyguların meali da karışık belki de karışık olan sadece benim.
Sözcüklerin muhtevası ise farklı yollara çıkıyor aşkı dahi anlamaktan aciz iken insanlar görüyorum ki: ben bu çağın insanı değilim.
Yaşla da ilintisi yok sadece bakış açısı ve yetiştiriliş tarzı ve uzandığım kadar insanlara tuzağa düşmem için kolayca da harcıyorlar hem beni hem birbirlerini.
Düzenek ise tam anlamıyla kaos.
İletişim ise imkânsız.
Akıllı telefonlar ne diyorsa da o yoksa kimse kimseyi dinlemiyor.
Şairlerin çok başka dünyaları ve de şiirle olan tanışıklığım çok geç olduğu için de kendimi bir türlü kategorize edememiştim.
Eğitimini aldığım o saygıdeğer mesleğin erbabı olmaya yeltenmiş olsam bile yüzüme gözüme bulaştırmışken iş maceralarımı akabinde öğretmen olacağım diye yırtınıp sonunda kendimden de olmuşken ve hayat boyu sadece doğru ve dürüst kalmak adına verdiğim çabanın meyvesini filan da almadım hani üstelik gübreyi de toprağı da ihmal etmediğim halde her nedense elimden kayıp gitti pek çok şey elbet çokça da zaman yitirdim.
Aşkı evrendeki tüm nesnelerle eşleştiren aklı evvel bir hayalperest olarak da artık çok şeye noktayı koydum.
Çünkü evrendeki tüm nesnelerle eşleşen sadece maddiyat demek oluyor ki bir ömür akıntıya kürek çekmişim ama her halükarda kendimi onaylamak ve tasdik etmek özgüvenime inanılmaz ivme kazandırdı bazen gardım düşse bile.
Tüm teorileri de saygıyla selamlıyorum hele ki Freudien teorinin içeriğine benzer insan izlekleri ile de karşılaştığım için psikolojiye ayrı ilgi ve hayranlık duyuyorum ki üniversite eğitimimin ikinci bölümünde fazlaca kafa patlatmıştım psikolojiye ve ulaştığım sonuç şu ki:
Her şey insanın kendinde ve beyninde bitiyor.
Ve şimdi de diyorum ki:
Tüm teorilerin canı cehenneme belki de hayatı fazla ciddiye almaktır beni yoran bir o kadar da yaşama sevinci veren hele ki insan zoru seviyorsa…
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.