Atatürk Vatansever Değildi O Bir Vatan Kurucu İdi
Bazı insanlar vardır ki, yaşadıkları çağ onların büyüklüğünü tartamaz. O sırada onlarla birlikte yaşayanlardan çok azı bu üstün insanların aslında ne ve kim olduğunu anlayabilirler.
Onlar yalnızca bir dönemin değil, tüm uygarlığın üstün insanıdırlar. Mustafa Kemal ATATÜRK, tarihin gördüğü işte o nadir üstün insanlardan biridir.
Onu “vatansever” diye anmak, bir okyanusu avuçla ölçmeye kalkmak gibi olur.
Çünkü o, vatanı sevmekle kalmadı; onu yeniden kurdu, ona yeni bir ruh, yeni bir anlam kazandırdı.
Vatanseverlik, çoğu zaman duygusal bir bağlılıktır. İnsan, doğduğu toprakları sever, onu korur, uğruna fedakârlık eder.
Fakat ATATÜRK’ün sevgisi bu sınırları aşan bir bilgelikti.
O, duygudan öteye geçen bir bilinçle hareket etti; sevgisini akılla yoğurdu, cesaretle besledi.
Çünkü o, vatanı bir kader olarak değil, bir irade meselesi olarak gördü. Bir milletin en karanlık anında, yıkıntılar ve umutsuzluk arasında, o bir ışık yaktı.
O ışık ne salt askerî bir zaferin parıltısıydı, ne de geçici bir coşkunun ateşi. O ışık, bir milletin yeniden düşünmeye, yeniden ayağa kalkmaya, yeniden uygar insan olmaya başlamasının ışığıydı.
ATATÜRK, bir ülke kurarken aslında bir bilinç inşa etti. Vatan kurmak, yalnızca sınırlar çizmek değildir. Toprağa anlam, halka umut, geçmişe yön, geleceğe istikamet vermektir.
ATATÜRK’ün yaptığı tam da buydu.
O, bir milleti yeniden tanımladı, yüzyıllardır boyun eğmeye alışmış bir halktan, özgür bireyler ulusu yarattı.
Onun “vatanı” topraktan ibaret değildi; o, aklın, bilimin ve özgürlüğün vatanını kurdu.
Üstün insan, duygularıyla değil, ilkeleriyle yaşar.
ATATÜRK, duygusal bir kahraman değil; ilkesel bir devrimcidir. Onun üstünlüğü, insanın içindeki en saf güce, akla, vicdana ve iradeye, duyduğu inançtan gelir.
Bugün hâlâ onun adı geçtiğinde kalplerimizin bir anlığına durması, işte bu yüzdendir.
ATATÜRK bir vatansever değildi; çünkü vatanseverlik, var olanı korumakla ilgilidir.
Oysa üstün insanlar korumazlar, onlar kurarlar.
Yıkılmış bir imparatorluğun enkazından bağımsız bir devlet çıkardı.
Teslim alınmış bir milletin içinden özgür bir millet çıkardı.
Geçmişin ağırlığından geleceğin iradesini çıkardı.
En karanlık günlerde, herkes yenilgiyi konuşurken o geleceği kurdu.
Herkes teslimiyeti düşünürken o bağımsızlığı savundu.
Herkes yıkıntıya bakarken o yeni bir devletin temelini attı.
Bir milletin kaderini değiştirmek, yalnızca cesaret istemez.
Akıl ister.
İrade ister.
Sorumluluk ister.
Ve en önemlisi, geleceğe bugünden daha büyük bakabilmeyi ister.
O, bir “Vatansever” değil, bir ''Vatan Kurucu'' idi.
Yazan
Korhan KÜLÇE
09/11/2025
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.