Diasporanın Kötü Gücü
Diaspora, yani bir ülkenin yurt dışında yaşayan vatandaşları veya o ülkeye çeşitli sebeplerle gönül bağı bulunan kişilerden oluşan topluluklardır. Dünyada çok sayıda diaspora bulunmaktadır. Bunların en güçlülerinden biri de Ermeni diasporasıdır. Ermenistan’da yaşayan Ermenilerden en az iki kat daha fazla Ermeni’nin yurt dışında yaşadığı tahmin edilmektedir. Bunlar Avrupa, ABD, Orta Doğu, Güney Amerika ülkeleri ve Avustralya gibi dünyanın farklı bölgelerine yayılmış durumdadır. Bazı ülkelerdeki geçmişleri yüz yılı aşmaktadır.
İyi organize olmuş bir diasporanın, aidiyet duyduğu ülkeye katkıları çok büyük olabilir. Ermeniler bunun en belirgin örneklerinden biridir. Dünya çapında organize olarak, “Ermeni soykırımı” olarak nitelendirdikleri iftirayı birçok ülkenin parlamentoları ve kamuoyları tarafından kabul edilmesini sağladılar. Ermeni diasporası açısından bu, hiç şüphesiz önemli bir siyasi başarıdır. Ayrıca diasporanın Ermenistan’a yaptığı ekonomik katkının da milyarlarca dolar olduğu ifade edilmektedir.
1991 yılında başlayan Karabağ Savaşı sırasında, Karabağ’daki Ermeni güçleri ile Ermenistan’dan gelen güçler Azerbaycan topraklarının önemli bir bölümünün (20%) kontrolünü ele geçirdi. Bu savaşta yurt dışında yaşayan çok sayıda Ermeni gönüllü olarak savaşa katıldı. Hâlâ hatırlıyorum; haberlerde, Amerikan ordusunda görev yapan Ermeni asıllı bir Amerikalı pilotun savaşa katıldığı ve bundan gurur duyduğunu söylediği aktarılmıştı. Savaş sırasında sağlanan maddi ve mali destekten ise hiç bahsetmiyorum bile.
Ancak diasporanın iyi gücü olduğu gibi kötüye kullanılabilecek bir gücü de olabilir. Yine Ermenistan örneğinden devam edelim.
Ermenistan’ın nüfusu yaklaşık 3 milyon iken, dünya genelindeki Ermeni diasporasının nüfusunun 7 milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir. Bunların önemli bir kısmı hayatları boyunca Ermenistan’a hiç gitmemiş olabilir. Buna rağmen bazıları, Ermenistan’da yaşayan Ermenilerden bile daha milliyetçi bir anlayışa sahip olabilmekte ve Türk veya Azerbaycan karşıtlığını kimliklerinin önemli bir parçası hâline getirebilmektedir.
Ellerinde bulundurdukları siyasi, ekonomik veya başka güçleri bu karşıtlık doğrultusunda kullanabilmektedirler. Ermenistan’a hiç gitmemiş olan ve dolayısıyla ülkenin gerçeklerinden oldukça uzak yaşayan bazı diaspora mensuplarının Ermenistan hakkındaki düşünce, plan ve projeleri, çoğu zaman gerçeklerden ziyade duygusal yaklaşımlara dayanabilmektedir. Başka bir ifadeyle, gerçekçilikten çok hayalperestlik öne çıkabilmektedir.
Duygusal bir çıkış noktasından hareket etmek ise bazen yanlış politikalara ve sonuçlara yol açabilir. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri, bazı diaspora çevrelerinin hayallerindeki “Büyük Ermenistan” düşüncesini canlı tutmaları veya Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesine karşı çıkmalarıdır. Karabağ meselesinde de diasporanın etkisi, zaman zaman sahadaki gerçeklerden uzak politikaların desteklenmesine hatta savaşa yol açmıştır.
Elbette bütün diaspora Ermenilerini aynı düşüncede görmek doğru değildir. Ancak dünyanın başka bir yerinde yaşayan insanların, doğrudan yaşamadıkları bir coğrafyanın meseleleri hakkında aşırı milliyetçi ve duygusal politikalar üretmeleri, yalnızca o ülkeye değil, bölge barışına da zarar verebilir.
Diasporanın ekonomik, siyasi ve kültürel gücünün farkında olmalıyız. Çünkü diaspora, doğru kullanıldığında büyük bir güç ve imkân; yanlış kullanıldığında ise çatışmaları besleyen ve gerçeklerden uzak politikaları güçlendiren bir araç hâline gelebilir.
Diasporanın iyi gücünün yanında, kötüye kullanılabilecek gücünün de farkında olmalıyız.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.