Evdeki Bulgurdan Olanlar
Amsterdam’da sokakta yaşayan çok sayıda insan var. Bu, Amsterdam gibi büyük ve zengin bir şehrin acı gerçeklerinden biri. Her zaman vardı, galiba hep de olacak.
Eskiden sokakta yaşayanlar genellikle madde bağımlılığı olan, akıl sağlığını yitirmiş ya da ağır psikolojik sorunlar yaşayan kişilerden oluşuyordu. Kumar gibi nedenlerle iflas edip sokakta yaşamaya mecbur kalanlar da vardı.
Sokakta yaşayanların çoğu yerli insanlardı. Bir diğer özellikleri ise yalnızlığı tercih etmeleriydi. Grup hâlinde neredeyse hiç görülmezlerdi. Tek başlarına dolaşır, kuytu bir köşede tek başlarına uyuyup kalırlardı. İnsanlardan özellikle uzak dururlardı. Eskiden çıkan haberlere göre, aşırı soğuklarda bile devletin, belediyenin veya çeşitli kurumların barınaklarına gitmek istemezlerdi. Hatta devlet, onları zorla sokaklardan toplayıp barınaklara yerleştirirdi.
Ancak bugünlerde Amsterdam’ın bu acı gerçeği bile artık büyük ölçüde değişmiş durumda.
Artık sokakta yaşayan insanlar bazen 20-30 kişilik gruplar hâlinde, yan yana dışarıda yatıyorlar. Uzaktan gözlemlediğim kadarıyla bu insanların çoğu ne madde bağımlısı ne de ağır psikolojik rahatsızlıkları olan kişiler gibi görünüyor. Bazıları genç, güçlü kuvvetli insanlar. Üstelik aralarında zaman zaman kadınlar da bulunuyor.
Bir diğer dikkat çekici özellikleri ise yerli, yani Hollandalı olmamaları.
Sokakların yeni yerleşimcileri…
Doğu Avrupalılara, Asyalılara veya Orta Doğululara benzeyen insanlardan söz ediyorum.
Bu insanlar Amsterdam’a öyle ellerini kollarını sallayarak, hiçbir zahmete katlanmadan gelmediler. Buraya ulaşabilmek için mutlaka bir bedel ödediler. Nitekim bazı göçmenlerin insan kaçakçılarına büyük miktarlarda para kaptırdığı haberlere yansıdı. Yolculuk sırasında hayatını kaybedenlerin sayısı ise maalesef saymakla bitmiyor.
Hiç kimse sokakta yaşamak için bunca zahmete katlanmaz. Hiç kimse sokaklarda yaşayabilmek uğruna canını tehlikeye atmaz. Hiç kimse sırf sokakta yaşamak için onca parayı gözden çıkarmaz.
Peki, bütün bunlar neden yaşanıyor?
Bu insanları gördükçe aklıma şu atasözü geliyor: “Çarşıya pirinç almaya giderken evdeki bulgurdan olmak.”
Nereden gelmiş olurlarsa olsunlar, bunca zahmete katlanıp bunca bedel ödeyen bu insanların amacı elbette sokaklarda yaşamak deǧildi. En acısı ise kimse memleketinde böyle cömbül cömaat sokaklarda yatmıyordu...
Evdeki Bulgurdan Olanlar başlıklı yazı hotamisli tarafından
21.10.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu