Güzel Ahlâk Taviz Vermek Değildir
Günümüzde güzel ahlâk ile taviz vermek bazen birbirine karıştırılıyor. Oysa bir insanın nazik, anlayışlı, affedici ve hoşgörülü olması inandığı ve doğru bildiği değerlerden vazgeçmesi anlamına gelmez.
Kur’an bize kötülüğe karşı bile en güzel şekilde davranmayı öğretir. “Kötülüğü en güzel olanla sav.” (Fussilet 41/34) Fakat bu, kötülüğü doğru kabul etmek veya yanlış karşısında sessiz kalmak demek değildir.
Güzel ahlâk, davranış biçimidir, taviz ise ilkesinden vazgeçmektir.
Bir insan bize haksızlık ettiğinde hakaret etmemek güzel ahlâktır. Fakat hakkımızı korumaktan vazgeçmek zorunda değiliz.
Bir insan bizimle aynı düşünmediğinde onu küçümsememek güzel ahlâktır. Fakat sırf onu memnun etmek için doğru bildiğimizden vazgeçmek tavizdir.
Bir yanlışı gördüğümüzde kırıcı olmadan uyarmak güzel ahlâktır. Fakat kabul görmek uğruna yanlışa ortak olmak tavizdir.
Bir insanı affetmek güzel ahlâktır. Fakat affetmek, aynı zararın tekrar edilmesine sınırsız şekilde izin vermek değildir.
Kur’an’ın ölçüsü burada çok açıktır. “Adaletli olun.” (Mâide 5/8) Adalet, ne öfkeyle aşırıya gitmek ne de insanları memnun etmek için hakkı terk etmektir.
Bu yüzden sosyal hayatta kendimize şu ölçüyü koyabiliriz.
Üslubumda nezaket, kalbimde merhamet, davranışımda adalet, ilkelerimde ise istikamet.
İnsanlara karşı güzel davranabilir, farklı düşüncelere saygı gösterebilir, hataları affedebiliriz. Fakat bütün bunları yaparken Allah’ın koyduğu ölçüleri insanların beğenisine göre değiştirmeyiz.
Çünkü güzel ahlâk, hakikatten vazgeçmek değil hakikati güzel bir ahlâkla taşımaktır.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.