Muhafazakarlık Nedir Ne Değildir Alıntı
Muhafazakârlık / Conservatisme
Ne değildir?
Manevî değerleri ve gelenekleri koruyan, HıFZ eden, konserve eden siyaset değil.
Devrimciliğin zıddı değil.
Dindar/gelenekçi değil. Muhafazakâr kavanoz gibidir; neyi muhafaza ediyorsa onun rengini alır. Nedir? Batı’dan aceleyle ithal edilmiş ve sorgulanmadığı için her kullananın elinde patlayan mayınlı bir kelime. Anatole France bir kahramanını şöyle konuşturuyordu: “Bütün devrimlerin en büyük hatası erdem denen şeyi yeryüzünde kurumsallaştırmaya çalışmaktır. Bir halkı devlet gücüyle iyiden yana, bilge, özgür, ılımlı ve adil yapmak istediğinizde herkesi öldürmekten başka çareniz yoktur!” Biz bu sözü muhafazakârlık için de söyleyebiliriz: Erdem denen şeyi devlet gücüyle muhafaza etmek isterseniz herkesi öldürmekten başka çareniz yoktur! Neden? Muhafazakârlık Batı’nın iç dinamiklerinden doğmuş bir mefhum. Protestan reformu ve Fransız devrimi gibi olaylar sadece manevî değerleri ve aristokrasiyi değil mülkiyet ilişkilerini de derinden sarstı. Avrupa’nın etkili ve yetkili liderleri (çoğu kez sadece dünyevî çıkarlarını HıFZ etmek için) bu değişimlere direniş gösterdiler. Ama “ayrıcalıklarımı, şatomu, altınlarımı, arazimi almayın” demek istemedikleri için değişime karşı direnişlerini dinsel ve/veya geleneksel renklere boyadılar. Menfaat odaklı ideolojiler dayandıkları menfaat zemini gibi kaygan ve kırılgandır. Çünkü insanların menfaatleri çatışır. Solcu, liberal, muhafazakâr… Bunların hepsi menfaatlerini ideolojik maskelerle savunduklarından kendi aralarında sağlam bir tanım yapamazlar. Richard Hooker, Edmund Burke, Abraham Kuyper, Benjamin Disraeli ve Chateaubriand gibi muhafazakâr fikir babalarının temel eserlerini okuduğumuzda hemen bu sonuca varırız. Kilise değerlerini, vatanı, milleti HıFZ etme iddiasındaki arayışlar eninde sonunda mülkiyet-iktidar münasebetinde gelip düğümlenir. Muhafazakâr Müslüman olur mu? Olmaz. Müslüman içinde bulunduğu ailenin, toplumun ve ülkenin haline bakarak neyin HıFZ edilmesi ve neyin değiştirilmesi gerektiğini tahlil eder ve harekete geçer. Müslümana İslâm yeter, ne İslâmcılık, ne muhafazakârlık ne de devrimcilik gibi ideolojik deli gömlekleri Müslümana yakışmaz. Müslümana Kur’an ve Sünnet gereklidir ve bu yeterlidir. Muhafazakârlık sağlam bir fikrî zemin olsaydı muhafazakâr iktidarlarla yönetilen ülkeler birbirleriyle savaşmaz, uzun süreli barış dönemleri ihdas ederlerdi. Oysa bütün yapabildikleri ateşkesten ibarettir. Barışı tarif bile edemezler. (Bkz. Derin Lügat: Barış / Sulh / Peace / Paix / صلح / اااا ) Bütün devrimciler muhafazakârdır, ikiyüzlüdür ve zalimdir! İran’da devrim muhafızları vardı. Devrim muhafızları devrimi HıFZ etmek için muhalifleri idam ettiler. Fransız devriminden sonra devrimi MuHaFaZa etmek için giyotinle kafa uçurdular. Boulogne Ormanı cesetle doldu ve kokudan girilmez oldu. Fransız devrimciler Kralın 50 yılda öldürmediği insanı 1 yılda öldürdüler. 1917 Rus devriminden sonra devrimi MuHaFaZa etmek için NKVD kuruldu, sonra KGB’ye dönüştü. İnsana zulmetmenin doruk noktasına ulaştılar ve 80 sene orada kalılar. Kemalist devrimden sonra istiklâl mahkemeleri kuruldu, şapka giymeyen, Kur’an okuyan ve öğretenleri astılar. Kemalist devrimi MuHaFaZa etmek için on binlerce insan öldürdüler; Dersim’i yaktılar, Trabzon’u topa tuttular. Mustafa Kemal, Kastamonu’daki konuşmasında şöyle demiş: “… Bu serpuşun adına şapka denir […] ‘Keskin bir gerçek olarak söylüyorum […] İsterseniz bildireyim ki, bu kadar yüksek ve önemli bir sonuca ulaşabilmek için gerekirse bazı kurbanlar da verelim. Bunun önemli yoktur …” Bugünkü Marxistler Fransız devrimine “burjuva devrimi” diye dudak bükerler ama Bolşeviklerin 1920’lerde uyguladıkları eziyeti Fransız tarihçileri neredeyse alkışlıyorlardı. Albert Mathiez 1920’de yayınlanan “Bolşevizm ve Jakobenizm” adlı makalesinde şöyle diyordu: “Bolşevik terörü Robespierre‘in Halk Kurtuluş Komitesi terörünü örnek almıştır. Felsefeleri aynıdır. Sorunlar ve ortamlar benzerlik göstermektedir”. Bir başka tarihçi, Ernest Labrousse Fransız Komünist Partisi‘nin yayın organı olan Humanité‘de (6 Kasım 1921) şöyle bir başlık atmış: “Fransız Devrimi’nin kahraman Rus devrimini açıklaması ve meşrulaştırması!” Netice İster devrimci olsun isterse muhafazakâr, insanlara adaletten başka bir hedef gösteren bütün ideolojiler, bütün fikir kalıpları eninde sonunda zulüm getirir. Adına “İslâm devrimi” denen hareketler de bu kurala tabidir. Zira yöneticileri adaletten uzaklaştırıp beşerî ideolojilere yönlendirir; üstelik de bunu İslâm adına(!) yapar.
Derin Lügat 10.0 www.derindusunce.org Fikir Platformu
www.derindusunce.org Fikir Platformu
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.