Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Hüzün Gemisi'nden Son Geçidi'ne Doğru

Bölüm 1: Hüzün Gemisi’nde


Bir derde sancılanarak açtık gözümüzü.


Doğduğunda

Neresinden tutacağımızı,

Nasıl avutacağımızı,

Açlığını nasıl dindireceğimizi bilmediğimiz...


Derman arayarak başladı yolculuğumuz.

Daha ne olduğunu bilmeden

Hüzün Gemisi’nde bulduk kendimizi.


Adını Keder dedikleri bu denizde,

Derdi kundaklayanın biter mi çilesi...


Bir fırtınaydı görünen.

Kara,

Kapkara,

Kuşatmış gökyüzümüzü.


An, gündüz müydü, gece miydi?

Yağan yağmur mu,

Yoksa içinde olduğumuz denizin suları mıydı?


Sakınamadan,

Derdimizin üstüne bastık tuzunu.


O ağlaya dursun,

İşte fırtına

Tüm dehşetiyle karşımızda.

Durmuyor,

Durulmuyor.

Dalga dalga zulüm gözümüzü çarpınca

Gözümüzü açamadık;

Hoş, açsak da göz göze görmüyordu ya.

Zulmün her bir zerresinde bir zalim belirince

Hüzün Gemisi’nin yolcularına değdi, geçti.


Bir yol,

Bir çare,

Bir derman...


Düşenler,

Ezilenler,

Atlayanlar,

Savrulanlar...


Bir lahza

Derdimizi unutup

Birbirimizin derdini kucakladık panikle.

Başkasının derdiyle göz göze gelince

Kendi derdimizden

Daha sevimli,

Daha hoş,

Ne bileyim daha bir baş edilebilir gibi geldi bize.

Dedik birbirimize:

“Bu muydu derdiniz?”


Onca sıkıntının içinde

Birbirimizi dinlemeyi ve anlamayı denedik.

Birbirimizin derdini kucaklayıp

Avutmaya başladık.

Hâl böyle olunca

Derdimiz daha bir çekilebilir hâle geldi.


Dermanını içimizde bulduğumuzu fark edince de

Fırtına sanki biraz daha duruldu,

Ya da bize öyle geldi.


Bölüm 2: Son Geçidi’ne Doğru


Sakinleşiyorduk,

Nefesimiz düzene giriyor,

Daha az endişeleniyorduk.

Fırtınanın bıraktığı izleri

Detayına kadar görebiliyorken,

Düşüncelerimiz berraklaşınca

Fikirlerimiz gizlendikleri yerden çıkıyordu.


Onları bir araya getirip,

Hüzün Gemisi’nin yolcuları olarak

Bir karar aldık.

Dertlerimizi olduğu gibi kabul edecek,

Derman aramak için çıktığımız bu yolda

Başımızdan geçenleri düşünerek ibret alacak,

Eğer derdimiz zor ederse

Birbirimizden yardım isteyecek,

Dayanışma içinde, el birliğiyle

Bu geminin ismini de,

Süregelmiş düzenini de

Değiştirmek için uğraşacaktık.


Keder Denizi’nin kaderini belirleyecektik.

İçimizden biri,

Koynundan metanet ipiyle dokunmuş bir bayrak çıkardı.

Feraset sahibimiz aldı,

Dikti göndere.

“Bundan sonra bu geminin adı Metanet Gemisi olsun,” dedi.


Metanet Gemisi...


Kulağımıza hoş geliyordu.

Hep bir ağızdan,

Fırtınaya karşı “Metanet Gemisi!” diye bağırdık.

Böylece derdimizi olduğu gibi kabul etmiş sayıldık.


Denizde yolculuk yapanın

Fırtınası eksik olmazmış.

Çok kere karşılaştık.

Sabırla güvertesini kederden arındırıp,

Çıkarabildiğimiz kadarını çıkardık.


Yorulduk tabii ki.

Tam vazgeçecekken

Başımıza gelenleri hatırladık,

Devam ettik...


Yolcuyuz,

Ama yolculuğun sonu nereye varır?

Bir olup

Bir karar daha vermemiz gerekiyordu.

İçimizden birisi

Dümeni aniden

Sonsuzluk’a doğru kırdı.


Bir kargaşa,

İtirazlar,

Korkanlar,

Meraklılar...


Herkes iyi biliyordu ki

Sonsuzluğa gitmek için

Önce Son Geçidi’nden geçmemiz gerekiyordu.


Son Geçidi,


Herkesin çekindiği,

Ama er ya da geç

Mutlaka geçmek zorunda kalacağı bir geçit.


Devam etme kararı aldık.

Kimimiz meraklıydı,

Kimimiz heyecanlı,

Kimimizse pişmandı.

Ama en çok da korkuyorduk.


Duyuyorduk ki

Geçitten geçerken

Burada heybetli iki nöbetçi vardı.

Aklımız başımıza geldiği gün,

Yüklendiğimiz iki gözlü heybeyi

Burada bırakacaktık.


İçinde neler var neler...


Korkularımız en çok da bundan.

Onu bıraktığımız için değil de,

Bıraktığımızın içine koyduklarımız içindi bunca korku.


Birçok kıymetsiz eşyanın içinde

Birkaç değerli şey aranıldı...


“Gemi,” dedi nöbetçilerden biri,

“İşte bu gemi sizin en kıymetli eşyanız.”


Ve alındı gemimiz.

Son Geçidi’nden geçerken

Sonsuzluk yolundaki

Son sınavımızı da veriyorduk.


Bekle bizi Sonsuzluk!


Derdimizi kucaklayıp,

Derman arayarak başladığımız yolculuğumuzda,

Keder Denizi’nde

Hüzün Gemisi’yle yola çıktık.


Fırtınanın vurduğu zulmü geçip,

Zalimlerle mücadele edip,

Birbirimize sımsıkı sarılarak,

Adını sonra Metanet koyduğumuz gemimizle yol aldık.


Şimdi o da yok!


Her şeyi gerimizde bıraktık.

Bekle Sonsuzluk; bekle bizi, geliyoruz!


Mesut Tütüncüler / 07–08 Ekim 2023 - Denizli


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Hüzün Gemisi'nden Son Geçidi'ne Doğru

mesut-tutunculer mesut-tutunculer