Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Edebiyat Evi Dedelerinin Sivas Macerası 18

Kangal'a giden yolculukta yaşananlardan sonra altı kafadar artık başlarına gelebilecek hiçbir şeye şaşırmayacaklarını düşünüyordu.

Ama yine de bir konuda anlaşmışlardı:

Telefon,fotoğraf,esrarlı adam,eski ev gibi işlere hiç bulaşmayacaklardı.

Böyle bir şey ne olmuş ne görmüşlerdi.İpçi Erdoğan'ın telefonunda yalnızca yol boyunca çekilmiş birkaç yemek fotoğrafı, traktörün fotoğrafı ve Mehmet Fikret'in uyurken çekilmiş bir resmi vardı.Hepsi buyduŞimdi bir de dedektif gibi bu silüetln peşine mi düşeceklerdi.Gerçi Şampiyon Baki ile Nuri Hoca çok israr etmişlerdi ama diğer dört kafadar bastırınca seslerini kesmişlerdi.Asıl mesele şimdi önlerindeydi:

Balıklı Kaplıcaya gitmek, orasını görmek ve sıcak çermiğe girmek.

Nuri Hoca:

— Arkadaşlar, madem buraya kadar geldik, bari kaplıcayı da görelim.

Mehmet Fikret:

— Benim ayağa iyi gelecekse olur.

Sami Hoca:

— Benim de.

Şampiyon Baki:

— O zaman doğru kaplıcaya.

İpçi Erdoğan:

— Balıkları da görelim.

Türkmenoğlu:

— Balıklar seni görürse sudan çıkarlar.Se onlara da rahat vermen.

Erdoğan:

— Niye?

— Çünkü sen onları da yersin.

Erdoğan ciddi ciddi düşündü.

— Acaba bu balıkların eti yeniyor mu?

Herkes kahkahaya boğuldu.

Kangal'dan ayrılıp Balıklı Kaplıca'ya doğru ilerlemeye başladılar.Bu kez araç gayet güzel çalışıyordu.Motorun sesi düzenliydi.Lastikler sağlamdı.Hava açıktı.Yol da sakindi.

Mehmet Fikret arka koltukta ayağını uzatmış, gözlerini kapatmıştı.

— Baki...

— Efendim?

— Bu yolculuk normal geçecek değil mi?

— İnşallah.

Nuri Hoca güldü

Tam o sırada...PAT!

Araç küçük bir çukura girdi.

Mehmet Fikret havaya sıçradı.

— AAAAAH!

Baki:

— Ne oldu?

— Ayağım!

Sami Hoca:

— Daha ilk çukurda bağırdın.

Mehmet Fikret:

— Bu ayak artık benim ayağım değil.

Erdoğan:

— İstersen değiştirelim.

Mehmet Fikret:

— Nasıl?

— Benimkiyle.

Mehmet Fikret:

— Senin ayağın değil, kafan normal değil.

Bir süre sonra kaplıcanın bulunduğu bölgeye ulaştılar.Herkes araçtan indi.Temiz hava...Yeşillikler...Dağların arasında sakin bir ortam...Ve en önemlisi: sıcak su.

Sami Hoca derin bir nefes aldı.

— Oh be! Dünya varmış!

Nuri Hoca:

— İşte şimdi dinlenme zamanı.

Baki:

— Önce yerleşelim.

Mehmet Fikret:

— Ben doğrudan suya gireceğim.

Türkmenoğlu:

— Sen önce ayakkabını çıkarabilecek misin?

Mehmet Fikret eğildi.

Ayakkabısını çıkarmaya çalıştı.

Bir dakika uğraştı.

Sonra:

— Yardım edin çıkmıyor bu meret.

Baki:

— Daha kaplıcaya girmeden macera başladı.

İpçi Erdoğan hemen yardım etti.

Ayakkabı çıktı.

Mehmet Fikret ayağını yere bastı.

— Ahhhh!

Sami Hoca:

— Ne oldu?

— Sıcak suya girmeden ayağım yandı.

Sonunda herkes suya girdi.Kısa süre içinde küçük balıklar etraflarında dolaşmaya başladılar.

Mehmet Fikret:

— Bunlar gerçekten ayağımıza geliyormuş yav.

Nuri Hoca:

— Evet.

İpçi Erdoğan:

— Bunlar insanlardan korkmuyor mu?

Baki:

— Hayır.

Erdoğan elini suya soktu.Bir balık parmağına dokundu.

Erdoğan:

— Aa!

Türkmenoğlu:

— Ne oldu?

— Gıdıklıyor.

Mehmet Fikret:

— Sana iyi oluyor.

Erdoğan:

— Bir tane de şu ayağımın altına gelsin.

Baki:

— Sen balıkları masajcı sandın galiba?.

Erdoğan:

— Çok güzel iş yapıyorlar.

Bir süre herkes güldü.

Sonra Sami Hoca:

— Gerçekten iyi geldi.

Mehmet Fikret:

— Benim ayağım da rahatladı.

Nuri Hoca:

— Demek bütün o yürüyüşlere değmiş.

Mehmet Fikret:

— O yürüyüşleri bir daha yapmazsak daha iyi.Bu arada Nuri Hoca ,arkadaşlarına Kaplıca hakkında kısa bir bilgi verdi:

__ Arkadaşlar,burası Çermik” veya “Yılanlı Çermik” olarak da bilinen oldukça sıra dışı bir termal merkezdir. Kangal ilçe merkezinin yaklaşık 13 km kuzeydoğusunda, Sivas merkeze ise yaklaşık 90 km mesafededir.

Kaplıcanın en önemli özelliği, yaklaşık     35-36 derece sıcaklıktaki termal sularda yaşayan küçük balıklardır. Bunların başında halk arasında “doktor balık” olarak bilinen   Garra rufa gelir. Ayrıca  cyprinion macrostomus  türü de bulunur. Balıkların dişleri yoktur; suda yumuşayan ölü,kalınlaşmış deri parçalarını tüketerek cilt yüzeyinin temizlenmesine yardımcı olurlar.

Özellikle sedef  hastalığı ile anılmasıyla ün kazanmıştır. Kaplıcanın suyu ve balıkların etkisi nedeniyle çeşitli cilt rahatsızlıkları için ziyaret edilmektedir. Ancak bunu tıbbi tedavinin yerine koymamak gerekir; özellikle aktif cilt hastalığı olanların doktora danışması önemlidir. Rakımı yaklaşık  1425 metredir. Kaynaklar beş ayrı noktadan çıkıyor.Bölgede havuzlar,özel banyolar,konaklama ve yene- içme tesisleri bulunuyor. Alan 14 Temmuz 2025 te "Kangal Balıklıgöl Tabiat Parkı" olarak resmi koruma statüsü kazandı.

Başta  sedef ve diğer bazı deri hastalıkları, ayrıca romatizmal, nörolojik, ortopedik ve travmatolojik rahatsızlıklara yönelik kullanımından söz ediliyor. Fakat “kesin tedavi eder” şeklinde düşünmemek gerekir; kaplıca uygulamalarının hastalıklara etkisi kişiden kişiye değişebilir.(Bu teknik bilgiler internetten alınmıştır.)

Devam Edecek.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Edebiyat Evi Dedelerinin Sivas Macerası 18

Nuri Baş Nuri Baş