Eli Boş Gidilmez
Eli Boş Gidilmez
“Eli boş gidilmez gidilen yere
Rabbim ben boş gelmedim suçumu getirdim
Dağlar taşımaz bu yükü
İki kat sırtımla pek güç getirdim”*
Günahım boyumu aşmış, başımı eğmiş,
Her adım ardımda bir iz bırakmış.
Ne servet getirdim ne şöhret getirdim,
Bir avuç pişmanlık, bir yaş getirdim.
Dünya kapısından geçerken yanıldım,
Ömrümü tükenmez bir sermaye sandım.
Meğer her nefeste biraz eksilmişim,
Kendimi bilmeden kendimden kaçtım.
Nice nefsin peşine düştü ayaklar,
Nice yanlış yolda yoruldu yıllar.
Gönlümde büyüttüm dünyanın sesini,
Sonunda susturdu beni mezarlar.
Bir gün hesabını sormaz mı zaman,
Saklanan sırları bilmez mi Rahman?
Ben kendi nefsime yenildim çoğu kez,
Şimdi huzuruna geldim perişan.
Ne dilimde övgü, ne elde hüner var,
İçimde bin pişman, bin türlü efkâr var.
Ben senden başka bir kapı bilmedim,
Kapında bekleyen mahzun bir kul var.
Günahım denizdir, rahmetin umman,
Ben aciz bir kulum, sensin bağışlayan.
Bir damla ümidim yeter bana da,
Çünkü senden gayrı yok bana aman.
Ben nice nimeti şükürsüzce yedim,
Nice güzel sözü nefsime dedim.
Bana verilen her emaneti unutup,
Kendi elimle kendi yolumu kestim.
Şimdi ne mazeret, ne bahane gerek,
Hakikat karşısında eğilir yürek.
Ben senden istemem dünyayı, Rabbim,
Bir secde, bir tövbe, bir temiz dilek.
Eli boş gidilmez gidilen yere;
Ben elimde günah, gönlümde niyaz.
Dilimde istiğfar, gözümde nedamet,
Rahmetine geldim; bana sensin penah(sığınılacak yer)
Kul Mehmet der ki, ey Rahîm ü Gaffar,
Kapında kuluna merhametin yeter.
Ben yükümle geldim, kusurumla geldim,
Sen affetmez isen kime gideyim, Yarab?
Mehmet Aluç
*Kaynak notu::
Hikmet Akdemir, Belâgat Terimleri Ansiklopedisi, “Tahrîrü’l-Mevlevî”, Edebiyat Lügati, s. 19
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.