Şekersiz Kahve
Anlamadım neden gittiğini.
Bir ihtimal var aklımda:
Sen şekersiz içerdin kahveni.
Ben dalgınlıkla bir şeker attım.
Ona mı kırıldın?
Yoksa bu,
çoktan çatlamış bir fincanın
zaten sızdıran son damlası mıydı?
Fincan hâlâ masanın kenarında...
Bana değil,
o şekere bakarak
sessiz bir öfkeyle içişini hatırlıyorum.
Sonra gittin.
Yatağın üzerinde bir not:
« Bir şey tatsızsa
bırak öyle kalsın.
Sen istiyorsun diye
sevemem ki ben bu şekeri
Düşündüm biraz...
Sevgi, birbirine benzemek midir?
Ben siyahı severdim mesela.
Sen bütün duvarları pembe yaptın.
Ben yine de sevdim.
Şimdi sinirimi bozuyor
o pembe duvarların üzerime gelişi.
Valizimi topladım.
Evi de kendi kimsesizliğine bırakıp
anahtarı,
o şekerliğin altına koydum.
Bıraktım;
tozlansın.
Karıncalar üşüşüp
o meşhur şekerleri yesin.
Ne pembe kalsın bu evde,
ne şeker,
ne de senden bir iz.
Çünkü bilirim;
insanlar tek bir fincan kahve
yüzünden gitmez.
Aslında bellidir;
başka bir ocakta
onun kahvesi çoktan köpürmüştür.
Ve ihtimal ki...
o kahve bol şekerlidir.
Musa niyaz erdem
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.