Ey Türk Genci
Ey Türk genci! Eğil de bak, hangi rüzgâr bu hâl?
Hangi tozlu raflarda soldu mukaddes İstiklâl?
Bir zaman asil kanın hükmüydü hürriyet,
Şimdi hangi gafletle ruhunda koptu kıyamet?
Feryadı göğe çıkan kadınlar dilsiz bir rehine,
Masumların ahı karışır cellatların zehrine.
Emaneti mülk sanıp hakikati gömenler,
Bilmez mi; hıyanet, vicdan sustuğunda filizlenir?
Dalâlet artık dışarıda değil, sinsi bir bakışta,
Adalet saraylarda, soğuk mermer nakışta.
O sönmeyen meşale kimin elinde can verdi?
Hani senin omzunda kutsal bir nöbet yeriydi?
Sana sesleniyorum: Kaybettiğin ruhu geri çağır!
Karanlığa karşı yürü, içindeki ışığı uyandır.
O ruh ki zayıfın kalkanı, mazlumun siperidir,
Zalimin karşısında eğilmeyen çelikten bir demirdir.
Görmüyor musun? Toprak feryat ediyor, gök ağır,
Bir millet suskun kaldıkça vicdanında açılır yar.
Unutma; en büyük hıyanet, zulme ortak olmak değil,
Bu çöküşü görüp de sessizce seyretmektir, bil!
Ey Türk genci! Başını kaldır, ufka yeniden bak,
Küllerinden doğan ruhunu karanlığa bırakma.
Çünkü istiklâl yalnız bir söz, bir hatıra değildir;
Onu yaşatmak, bu toprağa borçlu olduğun yemindir.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.