Katil Kim Bulabilir Misin
KATİL KİM?
DOSYA 02 — YEDİNCİ ODA
Yer: Sapanca, Koru Gölü kıyısındaki “Ardıç Köşkü”
Tarih: 6 Ekim 2026, Salı
Kurban: Tayfun Serez, 61
Meslek: Eski hâkim, son 8 yıldır özel danışman
Ölüm şekli: Başın sağ arka tarafına ağır bir cisimle vurulması
Tahmini ölüm aralığı: 21.18–21.34
---
1. OLAY
Ardıç Köşkü, göl kıyısında tek başına duran, 1930'lardan kalma üç katlı bir yapıydı. Tayfun Serez, sonbahar aylarında burada birkaç hafta kalır; özellikle eski davalarla ilgili arşiv çalışmalarını burada yürütürdü.
6 Ekim Salı gecesi köşkte toplam 7 kişi vardı.
Saat 21.52'de köşkün salonundaki hizmetçi Melek, Tayfun'u aramak için üst kata çıktığında çalışma odasının önünde yerde duran kırık bir çay fincanı gördü.
Kapı açıktı.
Tayfun, odanın içindeki büyük çalışma masasının yaklaşık bir metre ilerisinde yüzüstü yatıyordu.
Başının arkasında ciddi bir darbe vardı.
Olay yerine gelen ekip, cinayet silahının odadaki pirinçten yapılmış eski bir kitap tutucu olabileceğini düşündü. Kitap tutucunun bir köşesinde kan vardı.
Fakat ilk gariplik hemen ortaya çıktı:
Kitap tutucunun üzerinde Tayfun'un parmak izi yoktu.
Buna karşılık, sonradan incelemede çıkartılan bir başka kısmi parmak izi bulunuyordu. Bu iz o gece köşkte bulunan kişilerden birine ait görünüyordu; ancak ilk laboratuvar raporunda eşleşme kesinleştirilemedi.
---
2. KÖŞKTEKİLER
1) BARIŞ SEREZ — 36
Kurbanın oğlu
Tayfun ile ilişkisi son iki yıldır gergindi.
Barış'ın bir teknoloji şirketi vardı ve şirket ciddi borç içindeydi. Tayfun'un oğluna maddi destek vermeyi kestiği biliniyordu.
İfadesi
«“Babamla saat sekiz buçuk gibi tartıştık. Bana yine para vermeyeceğini söyledi. Çok sinirlendim. Saat 20.50 gibi dışarı çıktım. Göl tarafındaki iskeleye indim. Yaklaşık yarım saat yalnız kaldım. Sonra köşke geri döndüm. Babamı o sırada görmedim.”»
Barış'ın telefonu 21.04, 21.11 ve 21.16'da aynı baz istasyonundan sinyal vermişti.
İskeledeki güvenlik kamerası ise çalışma odasının bulunduğu taraftaki bahçenin bir bölümünü görebiliyordu.
Kamera kayıtlarında Barış 20.57'de iskeleye inerken görünüyordu.
Ancak dönüşü kamerada görünmüyordu.
Barış, bunun sebebini şöyle açıklıyordu:
«“Geri dönerken diğer patikayı kullandım.”»
Polis, onun ayakkabılarında çamur bulunduğunu tespit etti.
---
2) SELMA ERDEN — 54
Kurbanın eski eşi
Tayfun ile 17 yıl önce boşanmışlardı. Buna rağmen son yıllarda birbirleriyle görüşmeye devam ediyorlardı.
Selma, Tayfun'un yazacağı yeni bir vasiyetnamenin aile içindeki miras dengesini değiştireceğini biliyordu.
İfadesi
«“Ben salondaydım. Saat dokuzdan sonra Tayfun'la kısa bir kahve içtik. Sonra kendisi çalışma odasına çıktı. Saat 21.20'den sonra bir daha yanına gitmedim. 21.30 civarında telefonla kız kardeşimle konuştum. 21.45 gibi mutfağa geçtim.”»
Telefon kayıtları gerçekten de Selma'nın 21.29'da 8 dakika 14 saniyelik bir görüşme yaptığını gösteriyordu.
Fakat bu konuşmanın ayrıntısı daha sonra önemli hale geldi.
Kız kardeşi polise şöyle dedi:
«“Selma beni aradığında evin içindeydi. Arkadan saat sesi gibi bir şey duyuluyordu.”»
Köşkte salondaki duvar saati 21.31'de durmuştu.
---
3) MELEK ARAS — 47
Köşkün yıllardır çalışan hizmetçisi
Melek, Tayfun'un günlük düzenini herkesten iyi biliyordu.
İfadesi
«“Tayfun Bey kahvesini hep şekersiz içerdi. O gece saat 21.00 civarı çalışma odasına kahve götürdüm. Kendisi masada bir şeyler yazıyordu. Odada başka kimse yoktu. Bana ‘Yarın sabah erkenden dosyayı göndereceğim’ dedi.”»
Melek'in anlattığı bir ayrıntı dikkat çekiyordu:
«“Çalışma odasının penceresi açıktı.”»
Polis ilk incelemede gerçekten de pencereyi açık bulmuştu.
Fakat pencerenin dışındaki ahşap zeminde yağmur suyu yoktu.
O gece Sapanca'da 20.40 ile 22.00 arasında aralıklı yağmur yağmıştı.
---
4) EMRE KESKİN — 43
Tayfun'un avukatı
Emre, Tayfun'la yaklaşık 12 yıldır çalışıyordu.
Tayfun'un bazı mali belgeleri ve eski dava dosyalarıyla ilgileniyordu.
İfadesi
«“Saat 21.10'a kadar Tayfun Bey'le çalışma odasında konuştuk. Bir dosyadaki bazı isimleri değiştirmemi istedi. Ben bunu doğru bulmadığımı söyledim. Tartışma çıkmadı. 21.12 gibi odadan ayrıldım. Alt kata indim ve salonda oturdum.”»
Emre'nin telefonu 21.13'te köşkün Wi-Fi ağına bağlandı.
Bu, onun köşkten ayrılmadığını doğruluyordu.
Ancak Emre'nin bir başka sözü dikkat çekti:
«“Tayfun Bey o sırada sağ elinde kahve fincanı tutuyordu.”»
Adli tıp incelemesinde Tayfun'un sağ elinde kahve lekesi bulunmadı.
Fincanın içindeki kahve ise masanın sol tarafında duruyordu.
---
5) DERYA SEREZ — 32
Kurbanın kızı
Derya o gece köşke yaklaşık 19.30'da gelmişti.
Babasıyla ilişkileri genellikle iyiydi.
Ancak Tayfun'un özel hayatıyla ilgili bazı belgelerin Derya tarafından birkaç hafta önce izinsiz incelendiği ortaya çıktı.
İfadesi
«“Babamla 20.00 gibi konuştum. Bana ‘Bazı şeyler açıklanacak’ dedi. Neyden bahsettiğini sorduğumda anlatmadı. 21.00'dan sonra odama çıktım. Müzik dinledim. 21.25 gibi aşağı indim.”»
Derya'nın odasındaki dizüstü bilgisayarında saat 21.07–21.22 arasında bir film oynatıldığı görülüyordu.
Ama ses seviyesi 0'dı.
Derya bunun sebebini şöyle açıkladı:
«“Kulaklık takmıştım.”»
Kulaklık odada bulundu.
---
6) LEVENT ARAS — 50
Tayfun'un eski meslektaşı ve yakın arkadaşı
Levent, Tayfun'un geçmişte baktığı çok tartışmalı bir davada adı geçen kişilerden birinin kardeşiydi.
Tayfun'la yıllardır görüşüyorlardı.
İfadesi
«“21.00'de birlikte bir içki içtik. Sonra Tayfun çalışma odasına geçti. Ben de kütüphaneye gittim. Orada eski kitaplara baktım. 21.20 civarında çalışma odasının kapısının kapandığını duydum. Sonrasında odama geçtim.”»
Levent'in kütüphanede olduğunu doğrulayan bir kamera kaydı yoktu.
Fakat kütüphanedeki elektrik lambası 21.06–21.24 arasında açıktı.
---
7) SERRA YALIN — 39
Tayfun'un araştırma asistanı
Serra, Tayfun'un son aylardaki çalışmalarının büyük bölümünü yürütüyordu.
İfadesi
«“Tayfun Bey benden saat 20.30'da bir dosya istedi. Belgeleri arşiv odasından alıp kendisine verdim. Sonra alt kata indim. 21.15'e kadar salonda bilgisayarla çalıştım. 21.15'ten sonra mutfağa geçtim.”»
Serra'nın bilgisayarında gerçekten de 20.42–21.14 arasında bir belge tarandığı görülüyordu.
Ama belge 20.42'de açılmış, 20.44'te kapatılmış, bundan sonra bilgisayar yalnızca açık bırakılmıştı.
Serra'nın mutfakta olduğunu ise kimse doğrulayamadı.
---
3. OLAY YERİ İNCELEMESİ
Çalışma odasında bulunanlar:
- Kanlı pirinç kitap tutucu
- Kırık çay fincanı
- Açık dizüstü bilgisayar
- Tek sayfası eksik bir dosya
- Siyah mürekkepli dolma kalem
- Kırmızı iplikle bağlanmış küçük bir not defteri
- Pencere açık
- Şömine sönmüş
- Halının üzerinde çok küçük bir cam kırığı
- Masanın altında unutulmuş gibi duran tek bir siyah eldiven
Eldiven sağ el içindi.
Üzerinde kan yoktu.
---
4. DİJİTAL BULGULAR
Tayfun'un bilgisayarındaki son belge:
“SEREZ DOSYASI — SON NOTLAR”
Dosyanın son kaydedilme saati:
21.16
Belgenin son cümlesi yarım kalmıştı:
«“Bu kişiyi korumak için bugüne kadar…”»
Devamı yoktu.
Belge silinmemişti.
Sadece sonraki kelimeler yazılmadan bırakılmıştı.
Bilgisayarın klavyesinde yalnızca Tayfun'un parmak izleri vardı.
---
5. TELEFON KAYITLARI
Tayfun'un telefonunda son üç hareket:
21.02 — Serra:
“Dosyayı buldum.”
21.09 — Tayfun:
“Buraya getir.”
21.17 — Bilinmeyen numara araması
Arama süresi:
9 saniye
Tayfun aramayı cevaplamıştı.
Konuşmanın yalnızca son 3 saniyesi kayıt altına alınabildi. Tayfun'un sesi net şekilde duyuluyordu:
«“Sen burada değilsin.”»
---
6. KAMERALAR
Köşkün dış güvenlik kameraları üç farklı bölgeyi görüyordu:
Kamera A: Göl yolu
Kamera B: Ana giriş
Kamera C: Arka bahçe
22.00'de yapılan incelemede kamera sisteminin düzgün çalıştığı görüldü.
Ancak elektrik kesintisi nedeniyle 21.18 ile 21.22 arasında bütün kayıtlar siyah ekran olmuştu.
Teknik ekip daha sonra bunun doğal olmadığını söyledi.
Sistem tamamen kapanmamıştı.
Sadece görüntü kaydı durmuştu.
Ve tekrar başladığında saat:
21.22.07
olarak görünüyordu.
---
7. ADLİ TIP
İlk rapor:
Ölüm sebebi: Kafa travmasına bağlı beyin kanaması.
Tek darbe.
İlk ölüm tahmini:
21.15–21.40
İkinci rapor:
Mide içeriği ve vücut sıcaklığı birlikte değerlendirildiğinde:
21.18–21.34
Üçüncü incelemede ise daha önemli bir bulgu bulundu.
Tayfun'un başındaki yaranın şekli, pirinç kitap tutucuyla uyumluydu.
Ancak darbenin açısı nedeniyle saldırganın Tayfun'a kurbanın sağ arka tarafında, yaklaşık 70–90 cm mesafede bulunması gerekiyordu.
---
8. KIRMIZI İP
Masanın çekmecesinde küçük bir not bulundu.
Üzerinde yalnızca:
“Yedinci oda. 21.20. Tek başına.”
yazıyordu.
El yazısı Tayfun'a aitti.
Köşkte normalde altı yatak odası vardı.
“Yedinci oda” diye adlandırılan tek yer, yıllardır kullanılmayan çatı katındaki eski fotoğraf odasıydı.
Polis odayı aradı.
Orada:
- Eski aile fotoğrafları
- Boş bir kaset kutusu
- Paslı bir anahtar
- İçinde hiçbir şey olmayan bir zarf
bulundu.
Zarfın üzerine yalnızca bir isim yazılmıştı.
“S.”
---
9. POLİSİN YENİDEN KURDUĞU SON 30 DAKİKA
20.50 — Barış dışarı çıkıyor.
21.02 — Serra'dan Tayfun'a mesaj geliyor.
21.09 — Tayfun Serra'ya “Buraya getir” diyor.
21.10 civarı — Emre çalışma odasından ayrılıyor.
21.13 — Emre'nin telefonu köşkün Wi-Fi sistemine bağlanıyor.
21.15 — Serra'nın ifadesine göre salonda çalışmayı bırakıyor.
21.16 — Tayfun bilgisayardaki belgeyi son kez kaydediyor.
21.17 — Bilinmeyen numaradan arama geliyor.
21.18 — Kamera sistemi görüntüyü kaybetmeye başlıyor.
21.18–21.22 — Dış kamera görüntüsü yok.
21.22 — Kameralar yeniden çalışıyor.
21.29 — Selma telefon görüşmesine başlıyor.
21.31 — Salon duvar saati duruyor.
21.34 — Tahmini ölüm aralığının son dakikası.
21.52 — Melek Tayfun'u ölü buluyor.
---
10. POLİSİN DİKKATİNİ ÇEKEN 8 AYRINTI
Soruşturma ekibi ilk gece altı farklı ihtimal üzerinde çalıştı.
Fakat ertesi sabah Başkomiser Orhan Koral, dosyanın ilk sayfasına sekiz kısa not yazdı:
1. Pencere gerçekten ne zaman açıldı?
2. 21.17'de arayan kişi Tayfun'a neden telefon etti?
3. Kameraların kaybolduğu dört dakika tesadüf müydü?
4. “Yedinci oda” neden tam 21.20'yi gösteriyordu?
5. Tek siyah eldiven neden masanın altında kaldı?
6. Serra'nın gönderdiği dosya nereye gitti?
7. Tayfun, “Sen burada değilsin” derken neyi kastediyordu?
8. Ve en önemlisi:
Köşkte bulunanlardan biri, ifadesinde olay yerinde görmesi mümkün olmayan bir ayrıntıyı neden anlattı?
---
11. SON TUTANAK
Saat 13.40'ta Başkomiser Orhan Koral, bütün şüphelileri yeniden dinledikten sonra ekibine şunları söyledi:
«“Burada tesadüf diye gördüğümüz şeylerin üçü tesadüf değil. Birinin verdiği ifade baştan sona yalan değil. Tam tersine, büyük bölümü doğru. Ama o kişinin söylediği tek bir cümle, cinayetin nasıl işlendiğini ele veriyor.”»
Dosyanın son sayfasına şu not düşüldü:
«“KATİL TESPİT EDİLDİ.”»
Altında herhangi bir isim bulunmuyordu.
Dosya kapatıldı.
OYUN BURADA BİTİYOR.
Katilin kim olduğunu sen bulacaksın.
Tik tak
“
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu