Bilinmeyenler I Asiye Remzi Hanım Amasya'nın Unuttuğu Öncü Kadın
BİLİNMEYENLER I
Asiye Remzi Hanım: Amasya'nın Unuttuğu Öncü Kadın
Bilinmeyenler, tarihin gölgede kalmış, önemli işler başarmış fakat zamanla adı unutulmuş şahsiyetlerini yeniden hatırlamak amacıyla hazırlanan bir yazı dizisidir.
Serinin ilk yazısında, Millî Mücadele yıllarında Amasya'da kadınları örgütleyen, işgallere karşı sesini yükselten ve Amasya Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti'nin başkanlığını yapan Asiye Remzi Hanım'ın hikâyesine uzanıyoruz.
Kimdi Asiye Remzi Hanım?
Asiye Remzi Hanım'ın doğum ve ölüm tarihleri kesin olarak bilinmiyor. Aileden aktarılan bilgiler ve mevcut belgeler üzerinden 1873 civarında doğduğu, 1946'da vefat ettiği tahmin ediliyor. Bu tarihler kesin değil, yaklaşık tarihlerdir. 2026 yılında yayımlanan kapsamlı akademik araştırma, onun hayatı ve Millî Mücadele'deki rolü hakkında daha önce literatürde bulunmayan birçok bilgiyi arşiv belgeleri, dönem gazeteleri, telgraflar ve aile anlatıları üzerinden ortaya koydu.
Asiye Remzi Hanım, askerî gelenekten gelen bir aileden geliyordu. Babası Yarbay Mehmet Cahit Bey, Yemen Merkez Komutanlığı yapmıştı. Kardeşi Cemil Cahit Bey ise Millî Mücadele yıllarında 5. Kafkas Tümeni Komutanlığı yapan önemli bir askerdi.
Özel hayatı da savaşlarla şekillendi. Eşi Hüseyin Remzi Bey'in Yemen'de hayatını kaybettiği, büyük oğlu Şükrü Bey'in ise Çanakkale'de şehit olduğu aileden aktarılan bilgiler arasında.
İstanbul'dan Amasya'ya
1919'da kardeşi Cemil Cahit Bey'in Amasya'ya geçmesinin ardından Asiye Remzi Hanım da çocuklarıyla birlikte Amasya'ya geldi.
Onun Amasya'daki mücadelesi önce savaşın mağdur ettiği insanlara yardım etmekle başladı. Özellikle muhacir kadın ve çocukların zor şartlarına kayıtsız kalmadı. Şefkat-i İslamiye Cemiyeti çevresindeki yardım faaliyetlerinde aktif rol aldı.
Bu faaliyetler, onun daha sonra kadınları millî mücadele için örgütlemesinin de zeminini hazırladı.
5 Ocak 1920
Asiye Remzi Hanım'ın hayatındaki en önemli tarih 5 Ocak 1920 oldu.
Bu tarihte Amasya Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti kuruldu ve Asiye Remzi Hanım cemiyetin başkanlığına getirildi. Nazik Hanım ikinci başkan, Nimet Hanım ise kâtip oldu. Cemiyet, Sivas merkezli Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti ile bağlantılı olarak faaliyet gösteriyordu.
Burada önemli bir ayrıntı var:
Bugün Asiye Remzi Hanım'ın fotoğrafının üzerinde gördüğümüz “5 Ocak 1920” ifadesi fotoğrafın çekildiği tarih değildir. Bu tarih, Amasya'daki kadın cemiyetinin kuruluşuna işaret etmektedir.
Cemiyetin kuruluşu, Asiye Remzi Hanım'ın kardeşi Cemil Cahit Bey tarafından da Temsil Heyeti'ne bildirildi. Telgrafta cemiyetin Asiye Remzi Hanım'ın girişimiyle ve birçok kadının katılımıyla kurulduğu açıkça belirtiliyordu.
Sadece Yardım Toplayan Bir Cemiyet Değildi
Amasya'daki kadın örgütlenmesi, yalnızca yardım toplamakla sınırlı değildi.
Kadınlar işgallere karşı protestolar düzenliyor, halka sesleniyor, telgraflar gönderiyor, orduya yardım topluyor ve asker aileleriyle ilgileniyordu. Muhacirler, yetimler ve kimsesizler için de yardım faaliyetleri yürütülüyordu. Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti, farklı şehirlerde şubeler oluşturarak bu faaliyetleri geniş bir ağa dönüştürmüştü.
Amasya'daki cemiyet de bu hareketin önemli merkezlerinden biriydi.
Kürsüye Çıkan Kadın
Asiye Remzi Hanım'ın en dikkat çekici yönlerinden biri, yalnızca örgütlenmekle kalmayıp kürsüye çıkarak kadınlara hitap etmesiydi.
26 Ocak 1920 tarihli İrade-i Milliye gazetesinde onun yaptığı konuşma “Vatanperverane Bir Hitabe” başlığıyla yayımlandı. Konuşmasında savaşın ardından ülkenin içinde bulunduğu durumu anlatıyor, kadınların yaşadığı kayıplara değiniyor ve kadınların vatanın geleceğinde sorumluluk alması gerektiğini vurguluyordu.
Asiye Remzi Hanım, konuşmasında farklı milletlerin bağımsızlık mücadelelerinden de örnekler veriyordu. Böylece kadınları yalnızca yardım faaliyetlerine değil, millî mücadelenin aktif bir parçası olmaya çağırıyordu.
Maraş İçin Yardım
Asiye Remzi Hanım'ın faaliyetleri Amasya ile sınırlı kalmadı.
Maraş'taki mücadeleye destek sağlamak amacıyla Amasya'da yardım toplandı. Araştırmaya göre onun başkanlığında 1.000 lira toplanarak mücadeleye destek amacıyla gönderildi. Dönemin İrade-i Milliye gazetesinde Amasya'dan Maraş ve İzmir'e yapılan yardımlara da yer verildi.
Bu, Amasya kadınlarının Anadolu'nun başka bölgelerindeki mücadeleleri de kendi mücadeleleri olarak gördüklerini gösteren önemli örneklerden biriydi.
Bir Telgrafın Ardındaki Kadın
Asiye Remzi Hanım'ın yaptığı çalışmaların önemli bir kısmı bugün telgraflar ve dönemin gazeteleri sayesinde biliniyor.
Cemiyet, Temsil Heyeti ile sürekli iletişim hâlindeydi. İşgalleri protesto eden telgraflar gönderiyor, Millî Mücadele'ye karşı yayın yapan çevrelere tepki gösteriyor ve Anadolu'daki kadınların desteğini duyurmaya çalışıyordu.
Amasya'daki cemiyetin kuruluşunun da Sivas merkezine bildirilmesi, kadın örgütlenmesinin Millî Mücadele'nin genel teşkilatlanmasıyla bağlantılı olduğunu gösteriyor.
Sonra Ne Oldu?
Millî Mücadele'nin başarıya ulaşmasının ardından Asiye Remzi Hanım bir süre daha Amasya'da kaldı. Daha sonra ailesiyle İstanbul'a döndü.
Soyadı Kanunu'nun ardından Yüceland soyadını kullandı. Aileden aktarılan bilgilere göre İstanbul'da da yardım faaliyetlerini sürdürdü ve özellikle çocukların, bilhassa kız çocuklarının eğitimine önem verdi.
Hayatının son dönemini İstanbul'da geçirdiği ve 1946 civarında vefat ettiği tahmin ediliyor. Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildiği aktarılıyor.
Neden Unutuldu?
Belki de Asiye Remzi Hanım'ın hikâyesindeki en düşündürücü soru bu.
Bir kadın cemiyetinin başkanıydı.
Kadınları örgütledi.
İşgallere karşı konuştu.
Yardım topladı.
Maraş'a destek gönderdi.
Muhacir ve kimsesizlere yardım etti.
Dönemin gazetelerinde konuşması yayımlandı.
Buna rağmen adı, Millî Mücadele'nin genel tarih anlatısında uzun süre yeterince görünür olmadı.
Nitekim 2026 yılında yayımlanan akademik araştırma, Asiye Remzi Hanım'ın kişiliği, faaliyetleri ve Millî Mücadele'deki rolü üzerine literatürde kapsamlı bir çalışma bulunmadığını; araştırmanın onun fotoğraflarını ve biyografik bilgilerini bilim dünyasına ilk kez sistemli biçimde sunduğunu belirtiyor.
Son Söz
Millî Mücadele yalnızca cephede savaşanların hikâyesi değildi.
Bir ülkenin kurtuluşu; cephedeki asker kadar, onun arkasında duran insanların da hikâyesiydi.
Asiye Remzi Hanım bu hikâyenin sessiz ama önemli isimlerinden biriydi.
O, silah kuşanıp cepheye gitmedi belki.
Ama kadınları bir araya getirdi.
Konuştu.
Örgütledi.
Yardım topladı.
İşgallere karşı sesini yükseltti.
Ve Amasya'daki kadınların Millî Mücadele'nin aktif bir parçası olmasına öncülük etti.
Bugün fotoğrafına baktığımızda yalnızca geçmişten kalmış bir kadın yüzü görmüyoruz.
1920'nin Amasya'sında söz söyleyen, sorumluluk alan ve tarihin akışına kendi imzasını bırakan bir kadını görüyoruz.
Adı uzun süre gölgede kaldı.
Şimdi yeniden hatırlanıyor.
Asiye Remzi Hanım.
Bilinmeyenler'in ilk hikâyesi.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.