Yüreğindeki Kapı Bir Kuşun Kanadında Hayatı Kucaklamak
Her insanın bir sığınağı vardır bu hayatta; benimki ise çatıya konup gözlerimin içine bakan bir kargayla kurduğum o sessiz dostlukta, cebimde taşıdığım birkaç taze fındıkta ve bir serçenin çırpınan kanadında gizli. Yaşadığım şehirler, mevsimler, üzerimizden geçen yıllar değişiyor; fakat ruhumun doğayla ve o sessiz dostlarla kurduğu o görünmez bağ hiç kopmuyor.
Her şey aslında o çatıya konan kargayla başladı. Birçok insanın yanından öylesine geçip gittiği, belki de soğuk bulduğu o zeki canlıyla aramızda tarif edilmez bir dil oluştu. Onu anlamak, hâllerini süzmek, tabağımdakini ve çatımın huzurunu onunla paylaşmak; benim dünyamda merhametin süslü kelimelerden ibaret olmadığını, gündelik hayatın tam kalbinde atan yaşayan bir ritim olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Şimdi Samsun’un o kendine has havasında yürürken cebimdeki kendi mahsulüm, tuzsuz, taze Karadeniz fındıklarını çıkarıp parktaki dostlara dağıtmak benim için alelade bir besleme rutini değil. O an, oradaki ağaçlar, çimler ve o parkın sakinleri sanki kendi evlerinin kapısını açmış da beni ağırlıyor gibi hissederim. Karıncayı incitmeyeyim diye kırmalık çekirdek içi bırakırken de, çalıların arasında gizlenen bir kirpiye selam verirken de, dönerimden pay çıkardığım bir sokak köpeğiyle göz göze gelirken de aynı sofradayızdır aslında. Çevreyi kirletmeden, onların o yırtıcı doğasına saygı duyup mesafemi koruyarak, ama sevgimi de esirgemeden kurduğum bir dostluk bu.
Ancak hayat her zaman bir park bankındaki o neşeli paylaşım kadar pürüzsüz akmıyor. Şehrin koşturmacası içinde, betonların ortasında bazen minicik bir serçenin, bir muhabbet kuşunun ya da bir güvercinin cansız bedeniyle karşılaşırım. İşte o an zaman durur benim için. İçimde kopan o sessiz fırtınayı, gözlerimden süzülen o yaşları tutamam. “Burada kalırsan seni ezerler, hatırana kıyarlar” diye fısıldarken bulurum kendimi. Çantamdan çıkardığım bir tırnak törpüsü benim mezar kazma küreğim olur; toprağı ilmik ilmik kazar, o küçücük canı ezilmekten, yok sayılmaktan kurtarıp toprağın şefkatli koynuna emanet ederim. Yaşamış her cana, sona ermiş olsa bile duyulan bu hürmet, benim nefes alma biçimimdir.
Yaralı bir kuş bulduğumda ise içimdeki o derin çaresizlik derhal bir eyleme dönüşür. Onu öylece kadere terk etmek imkânsızdır. Alırım o yaralı serçeyi ya da güvercini avuçlarımın arasına, en yakın caminin kapısına götürürüm. O kapı, vicdanın kapısıdır benim için. Namaz vaktinde oradan geçecek olan cemaatin o küçücük canı fark edeceğini, el uzatacağını bilirim. Anadolu insanının, bu şehrin vicdanına duyduğum sarsılmaz bir güvendir bu. Nitekim zamanında kuyruğu kopmuş paçalı bir güvercine evimin kapılarını açıp dört ay boyunca ona bakmış, hayata tutunuşuna tanıklık etmiş biri olarak bilirim ki; iyilik bulaşıcıdır.
Samsun’un her mahallesinde kulağında küpesiyle, aşısıyla huzurla dolaşan kedi ve köpekleri gördükçe içim bir kez daha ferahlar. Bu şehirde canlılara kıyan, onları yok sayan bir anlayış barınmıyor; sokaktaki her bir canın bir komşu, bir mahalleli gibi korunduğunu görmek, insanların merhametini gösteriyor.
Sokak ortasında bir kuş cansızlığına ağlamak, bir tırnak törpüsüyle toprağı kazmak dışarıdan bakıldığında belki sıra dışı gelebilir. Ama ben biliyorum ki; çatıdaki o karganın bakışındaki derinliği hissetmekle, bir karıncanın rızkını düşünmek ya da bir güvercinin yarasına merhem aramak arasında hiçbir fark yok. Doğaya açtığınız her kucak, size katbekat fazlasıyla, bir kuşun kanat çırpışındaki o tarifsiz huzurla geri dönüyor.
Hamiye GÜL
Yüreğindeki Kapı Bir Kuşun Kanadında Hayatı Kucaklamak başlıklı yazı Hamiye Gül tarafından
29.09.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.