Heyula
Evet, çok korkuyordu tavuk.
Kümesinden bile çıkmak istemiyordu.
Sanki orada onu oyalayan her şey
Ona iyi geliyormuş gibi...
Zaman su gibi akıyordu.
Ama öyle hızlı değil;
Durgun bir gölün hızıyla kayıyordu.
Heyulaları mı ağırlaştırıyordu zamanı,
Yoksa bu başka bir akış birimi miydi?
Çıldırmanın eşiğinde
Kahkaha gıdaklamaları inliyor,
Kümesi oynatıyordu.
Peki eğlence miydi bu,
Kâbus mu?
Neresinden anlaşılabilirdi?
Bir gün horoz geldi folluğuna.
Bu neyin nesi?
Bir oturup bir hop kalkış...
Ya yumurtalar ne olacak?
Bu acayip hâlinle
Nedir bu sende olan gidişat?
Kaydı gözleri tavuğun.
Tilki...
Tilki her yerdeydi.
Aslında sinsice
Bir kez bakmıştı.
Gördüğü manzara
O tesirdi.
Anlıyorum seni.
O bizim katilimiz olacak.
Mamafih, yaşadığın normal midir?
Elbet her an teyakkuzda olacağız.
O avlamadan
Kendimizi öldürmemeli.
Önce sinsiliğiyle çıkar karşımıza.
Zihnimizin karanlığında büyür.
Düşünceler dişleri olur.
Sonra sofrasında
Kocaman bir but...
Belki de
Önce beslendiği çukuru görmek gerekir.
İçinde büyüyen gölge
Gerçekten kendisi miydi?
Söyle.
Kümesin kapısı
Dışarıdan mı,
İçeriden mi kilitlendi?
Hamiye GÜL
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.