Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Sokaklar Uyumaz

Sokaklar Uyumaz



Şehir uyur ama sokaklar uyumaz.

Kaldırımların üstünde gezinen o eski hikâyeler, 

terkedilmiş evlerin pencerelerinden sarkan sessizlik, 

hep aşkın o amansız ağrısını taşır. 

Her köşe başında bir hatıra, 

her lambanın altında sönmüş bir bakış vardır. 


O sokaklarda yürümek, 

kendi içindeki mezarlığı ziyaret etmek gibidir. 

Kimseyi uyandıramazsın; 

çünkü herkes kendi uykusundadır.

ve memnundur.


İşte bu yüzden yalnızdır insan. 

Kalabalıklar arasında, 

metroda yan yana duran 

ama birbirinin gözünün içine bakmaya korkan 

o binlerce insan gibi... 


Herkes bir şeyler taşıyor; 

kimisi kocasının ihmalini, 

kimisi sevgilisinin yalanını, 

kimisi de hiç yaşayamadığı o büyük ihtimalin sızısını. 

Sokaklar, 

bu sessiz yüklerin taşıyıcısıdır sadece.


İnsan bazen durup dururken neden umutsuzluğa kapılır? 

Neden evlere kapanır, perdeleri çeker, 

kimsenin telefonuna bakmak istemez? 

Çünkü denizler çeker insanı. 

Kıyılar, o sonsuzluk hissi, 

dalgaların o monoton ama ritmik sesi... 


Bilin ki o çekim, 

çok eski bir yerde yaşanıp yarım kalmış,

acıların sızısıdır.

Bir insanın yaptığı bir günah, 

nesiller boyu yayılır ya hani; 

işte bu sızı da öyle. 


Birazdan sabah olacak, 

Oysa sabah dediğimiz şey, 

yalnızca geceyi örten bir örtüden ibarettir; 

gerçekte hiçbir şeyi silmez, 

sadece üzerini örter. 

Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, 

anne ve baba ve endişeler.. 

Hepsi kapının ardında sıraya girmiş, 

uyanık birer asker gibi bekliyor.


Çünkü dünya, 

kendi acımasız ritmine geri dönmek için 

bizim uyanmamızı gözler. 

Gözlerimizi açtığımız an, 

o ilkel acının yerini alır saatler. 

Dakikalar, saniyeler, yapılacakların listesi... 


İnsan, o kalp ağrısının kollarından sıyrılıp 

günlük kıyafetlerini giymek zorundadır. 

Yoksa sistem çöker, çarklar durur, 

hayatın o sahte akışı sekteye uğrar.

Oysa aşk, 

bu çarkların arasında ezilmek istemez; 

o, bıraktığımız yerdedir, 

bıraktıklarımızın ta kendisidir.


Güne hazırlanıyoruz şimdi. 

yarım kalan mailler, ödenmesi gereken faturalar,

yapılması bir sürü uğraş.

Bütün bunlar gerçekmiş gibi davranmak zorundayız. 

Ama içimizdeki o küçük, titrek heyecan var ya; 

işte o, sabahın ilk ışığıyla birlikte 

kabuğuna çekilmek zorunda kalan o istekler silsilesi, 

sessizce bekliyor. 

Unutmaya çalışıyoruz. 

Unutmak, 

bu dünyada hayatta kalmanın tek yoludur belki.


O karanlık sokaklarda, 

gece yarısından sonra dolaşan o genci hatırlıyorum. 

Dudağında yarım kalmış bir ıslıkla 

bütün şehri uyandırmak isteyen o deli ruhu... 

İnsanlar uykularındayken, 

en savunmasız anlarındayken, 

bu dünyanın dışındaki bir gerçekliği 

haykırmak isterdi onlara . 


Çünkü uykudadır insan, 

hayatın yalanlarından uzak; 

ama uyandığında yine 

o aynı ezbere döner

tekraren.


redfer


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Sokaklar Uyumaz

Sokaklar Uyumaz

redfer redfer