Biraz Kül Biraz Duman
Zamanlar beklenir, beklenen zamanlar "Geçmiyor" denilir, sitemler edilir. Zamanlar sabırla gözlenir ve tüm zamanlar hayatlarımızdan çitler aşılırcasına, zıplayarak, hoplar, geçer gider. Sevdikleriniz vardır zamanın içinde, onlarla güzel değerleri paylaşmıklarınız, boşvermişlikleriniz, kovaladıklarınız, yakaldıklarınız, yakalamayıp üzüntüler içinde "Kaybettim işte tüh bir daha asla yakalayamayacağım" korkuları çektiğiniz. Tüm bunlar aynam düştü yerlere karıştı gazellere misali bir varmış bir yokmuşcasına vesveseler çektiğiniz, karamsarlıklar yaşadığınız, geçen günlerle "Boşunaymış" dediğiniz sürdürülen ve sürmesi devam eden ömürlerdir. Pişmanlıklar yaşamışsınızdır geçip giden zamanlarda. Aşklar sevdalar içinize işlemiş, şarkılar ve türkülerde efkarlar dağıtmış veya daha çok efkar katkınlıklarıyla, ümüklerinize kadar dolmuşluklarınız olmuştur. Olmuştur, olacaktır, durulacak, yürünecek, koşulacak, varılacak ve dönülecektir. Şüphesizki bazı değerlerin sahibiyken bunların farkına varmaz, kayıplarında onların büyük değerler olduğunun farkına vardığınız olmuştur. Pişmanlıklar dağ dağdır, ah keşkem deyip, diyeceğiniz, üzüntülere, kederlere dönüşen pişmanlıklar. Ve zaman; ne yazıkki geçmesini istemeyip, kalmasını isteyip ama kalmayışını engelleyemeyeceğiniz, tutamayacağınız, gelmesini çok isteyipte getiremeyeceğiniz zaman. Gece aralanır, sabahın olmasıyla odanızdaki perdelerden güneş sızar. Güneş her zaman tüm bünyenizde ılım estirir. Zaman sizi nasıl kavramış, ne şekil içinde barındırmıştır, yokluklar, per perişanlıklar içindemisiniz, bunlarla gelen üzüntülermi çekmektesiniz?. Bir tek yoklukla savaşılmaz, gücünüz yetmez, takatınız kalmaz, kolunuz, kanadınız kırılır ve "Anam o gün, o saat yapacak başka işin yokmuydu" der, doğduğunuza kahırlanırsınız. Nesi var ya şu ömrümüzün içinde vesveseden, çileden, kayıplardan, yitiklerden, kederlerden acılardan başka!! Yap hesabını geceyi bekleme, ertesi günü ve günleri tamamen unut. Koşma yakalarım tutarım diye. Boşuna olur tüm uğraşlar hiç bir şeyleri tutamaz, yakalayamazsınız. Bizler piyonlar, oyuncaklar, komedi oyuncuları, emir erleri, aldatılanlar, vaadlerle kandırılanlar sonra bir bir alınıp götürülen cennet masallarıyla avutulan tiyatrocu, kumpanyacı, yaratıcının yeryüzündeki şaklabanlarıyız. Onun tek başına canı sıkılıp, yeryüzüne bizi serpiştirerek eğlence neferleri olan, canının sıkıntısını gideren rol kesicileriyiz. Bilesiniz bunu yaşayan ahiretlikler. Geç kardeşim şöyle kendine bulabilirsen bir ot yatak bul, bulamazsan sırtını bir ağaca yasla, yum gözlerini dal hayallere. En kral balık lokantalarında sevdiğin balıklardan ye, at lokmayı büyük iştahlarla ağzına. İstersen İstanbul'u yine eskilerdeki gibi güzelleştir. Bin bir tekneye, İstinye, Tarabya, Adalar gönlünce bir turla. Olmazmı? hayallerle neler olmaz. Sen bir kralsın, bir kral. Burası Türkiye; olanla, olmayanın, yapılanla, yapılmayanın farkedilmediği tek ülke burası. Sende hayallerle; elinde asası, tahtlarda saltanatlar süren bir kral oluver. Güneş battımı, ay bulutların arasınamı girdi?Boşver, boşver, boşver. Bütün bunlardan bana ne de. İstersen Doğan marka arabaların camlarına "Babam Sağolsun" diye yazı yazanlar gibi, bu tür bir arabaya da sen bin. Castik castik birde müzik aç, gözlerin hafif sulansın, bir ahh çek şöyle derinden ve haykır "Efkarlıyım Abiler" diye. İşte hayat; "Biraz Kül,Biraz Duman" umurunda olmasın dünya. Rahmetli Sadri Alışık'ın fimlerde yaşadığı koyu sevdalar gibi en koyusundan bir sevdaya da, hayal bile olsa sen düş, yani hayatlarımız "Biraz kül biraz duman"..30/Nisan-2021 Şerafettin Sorkun/Anamur'dan
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.