Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
(0 oy)

Bozkır Sevdam

Bozkır Sevdam

İlk mektebe başlamamla, özgürlüğüm bitti. O yaşlarda tepeler, bayırlar, zümrüt gibi çayırlar, yağmurlarla çamurlara dönüşen kentimizin ortasından geçen, çamuruna, çapına aldırmadan yüzdüğüm çarşamba çayı, Bozkır'ın yolları, dağları, çarşıları, Sonyaz mahallemizin üzüm bağları, bahçelerin kırmızı amasya elmaları, tümden ayak sürüdüğüm, taşını, toprağını, derelerini, derelerin çakılları ve kuşlarına kadar benimken, bu okul kaydıyla hepsi bitti ve serbestliğim yitti gitti. 2 sene mektep tatili adlı bir kitap okumuştum. Ne çok sevmiştim 2 yıl boyunca hikayenin kahramanlarının okuldan ayrı geçirdikleri zamanların anlatıldığı bu hikaye kitabını. Okuduğum bu kitabın hikayesinden esinlenerek çok isterdim 2 sene falan okulun tatil edilmesini. Okul asla 2 sene tatil edilmedi. Ben kapana kısılmışcasına okula gidip geldim. Herkese kızgın, herkese öfkeli, bu okulu kimin çıkardığı hususunda o yıllarda çok kafa yordum ama bir türlü içinden çıkamadım. Bozkır'da geçen günlerim, arkadaşlarımla geçirdiğim zamanlar içimde takılı kaldı doyamamacasına. Ortasından çarşamba çayı akan bu güzel beldede, Baharın kendisini göstermesiyle kıpır kıpır heyecanlarla kanlarımız kaynar, yemyeşil güzelliklerine doyamaz deresine tepesine tutuk kalır, benim gibi okulu asardınız. Gönlümce astım okulu, attım kendimi Baharla birlikte arık arasındaki bahçeliklere ve çay boyunca devam eden fundalıklara. Kendi kendime başlattım 2 sene mektep tatilini. Sorkun dağlarında eriyip, koyaklardan süzülerek çarşamba çayına akıp karışan kar sularının, en deli dalgalarla gürül gürül akışlarına kendimi bırakırken, ben; gönlü kabına sığmaz, cesur yürekli, çılgın ve korkusuz çocuk; bir kaç aylak arkadaşımla, bahar serinliğinde, küçüçük yüreğimde özgürlüğün 50 ton ağırlığını taşıyordum. İmparatorum, kralım, yetkilerin tamamı bende. Her taraflara gidiyor, yanıma bir tek beni koruyacak, kolllayacak muhafız, bekçi, güvenlikçi almadığım gibi, bir tek çakıyı bile taşımaya tenezzülüm yok. Hepsini azad ettim. Gün indi okullar dağılım zamanı. Çaydan çabucak çıkıp, kenara bıraktığım elbiselerimi ve önlüğümü giyerek, çantamı alıyor, aynı okuldan döner gibi evin yolunu tutuyorum. Herkesler benden evvel evlerine varmış, yolda yolakta görünen yok. Seydişehir şose yolunun üstündeki biraz tepede olan evimizin kapısını vurduğumda, kapıyı açan Anam beni içeri alır almaz eyi bir oklavaya çekiyor. Okulu astığımı benimle aynı sınıfta olan komşu kızlar, erinmeden, etmeden çıkıp Anama söylemişler. O gün dün gibi hatırımda. Ve bu anıyla, dudaklarım büzüşüp yüzümde bir tebessüm peydah oluyor. Çok zamanlar geçti, nerede okula giden önlüklü bir çocuk görsem, o çocukluğumdaki okulu astığım ve Anamdan yediğim dayak aklıma geliyor. Nisan ayı, işte bahar geldi. Dışarı çıkıp, geceleri gökyüzüne baktığımda bu mevsimlerde çoklayı hilal şeklinde olan ay'ı ve yıldızları seyredebiliyorum ama içimde ayrı bir özlem, ayrı bir tutuk sevdam; Bozkır hasretim dinmiyor..07/Nisan-2021 Şerafettin Sorkun/Anamur'dan

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Bozkır Sevdam

Bozkır Sevdam

Şerafettin Sorkun Şerafettin Sorkun