Özel
ÖZEL
Uzak nedir ki?
Kendinin bile ücrasında,
Yıllarca yaşamış ben için…
Cesur muyum?
Onurlu muyum?
Suskun muyum?
Kederli miyim?
Hepsi mi birden yoksa?
Satırlarından çalınası,
Üzerine satırlar yazılası…
En şair sen miydin yoksa?
Anlaması zor olabilir,
Lakin imkansız değil.
İşime yarar mı?
Bilinmez.
Çaldığım satırlar…
Ne yaşadığımı, ben bile bilemedim.
Yaşadığıma ortak,
Yaşadığım içerisindekiler,
Yaşadığıma sebep…
Onlar da bilemediler.
Beyazların yöresinde nasibim var mıydı?
Beyazlar; kara mıydı, ak mıydı?
Burada bitti mi artık işim?
Bitmedi!
Kesin!
Özel bir insan mıydım?
Belki değil, belki evet.
Bazen net olmak gerek.
Net olabilmeyi beceremedim.
Öylesini yaşattılar…
Kötüleri affettim mi?
Hayır.
Affetmedim mi?
Hayır.
Muallakta mıyım?
Hayır.
Hayır, hayır, hayır!
Her şerde vardır ya bir hayır…
O hayırı bulmak niyetindeyim.
Emelim, gayem budur gayrı.
Ve gayet de iyiyim ayriyeten,
Hem de uzunca zamandır.
Eninde sonunda…
Her bir şeyin sonucunda…
Hiçbir kötülük cezasız kalmayacaktır.
Bugün kaldı,
Bugünler çoğaldı.
Olsun…
Ben yapmadım ya kötülüğü…
Ve yine ben… yapmadım,
Kötülüğe karşı dahi kötülüğü…
Adalet sağlandı mı peki?
Yine hayır.
Yine de korkmam ve gocunmam.
Sınavımdır der geçerim.
Cevabı evet olması gerekirken,
“Hayır” olanlar içerisindeki…
O acımasız,
O…
Bulmam gerekeni bulmak…
Bulamamak…
Ve…
sonlanmayan cümleler sonu…
Başı nerede?
Sonu üç noktalarla dolu…
“İçimde dolup taşan şiirler…
Yanıma kâr mıdır?”
Hırsla, intikam üzere şiirler…
Öylesi şiirler yazmama,
sebep olmaya tenezzül edenler…
Şiirlerimi okuduysalar…
Ne düşünmüştüler?
Pişman mıydılar?
İşte en merak ettiğim soru bu!
Pişman mıydılar?
Pişmanlar mı?
Ne zaman pişman olacaklar?
Ne zaman pişman oldular?
Çok mu geç?
Sen…
Sen!
Sen, şerefsiz mahluk!
Pişman mısın?
Ahirete bıraktık hesabımızı.
Peki ne olacak orada?
Merakta mısın?
Kaç kez geldim aklına, bunca zaman?
“Kendinden intikam almak isteyecek kadar…”
“Keşke cezam kesilseydi” diyecek kadar…
İşte o kadar, pişman olmalısın.
O kadardan daha çok…
Yaşamaktan el ayak çekip,
Olsun deyip…
Geri dönmeye çalıştıkça,
Bataklığa batacak kadar…
Yine de bir umut ışığı…
“Baksana, bak onlara…” denilesi…
“Bak neler yazmış…”
Kaç gece kabuslarında buluştuk?
Ha belki de…
Belki sizleri affettiğimizi gördüğün,
Bir rüyan olacaktır.
Rüyalarınız yahut da…
Mutlulukla uyandığın…
Uyandığınız yahut da…
İşte o rüyana inanma.
İşte o rüyana inanma.
Rüyanızda görürsünüz, helalleştiğimizi…
Belki helalleşmek de umrunda değil.
Bir inancın yok belki…
Yahut bir ne bileyim,
Hayata dair anlam yükleyişin,
Hayat görüşün,
İdealin…
Belki yok hiçbir şeyin…
Belki de var.
Dersini aldın belki…
Ama o sene, o zaman…
Sınıfta kalmıştın…
Ve disiplinlik olmana rağmen…
Okuldan atılmamıştın…
Atılman gerekirdi halbuki…
Yüce Yaratan, bu konuda ne olmasını isterdi?
Bugün sizler için de dua edeceğim.
Tek dileğim:
Dersinizi almış olmanız.
Yüce Yaratan da böyle isterdi…
Yüce Yaratan da böyle isterdi, derim.
9 Ekim 2026
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu