Abdullah Çağrı Elgün
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN KİMDİR?
Abdullah Çağrı ELGÜN, sadece tek bir alana sıkışmış belli kalıpların, belli alanların, belli bir siyasî yelpazenin etrafında dönüp duran, yanlış görüş ve eylemlere rağmen aynı fikir etrafında pervane olan iktidar sahiplerinin veya onların hamisi menfaat şebekelerinin adamı değildir. O, bütün sadeliği ile dindar, vatanperver, vatanına canını verecek kadar aşık bir şahsiyettir. Eserlerini okuyanlar da bunun böyle olduklarını yakından görürler…
O, fikir ve düşüncelerine uymayan, doğruluk ve adaletten sapmış, haktan hukuktan ayrılmış, kurum ve kuruluşların da daimi bir taraftarı ve destekçisi hiç olmamış, yanlışları gördüğünde, tepkisini göstererek oradan ayrılmıştır.
Muhakiklik (Müfettişlik) Görevi:
İl Müdürlüğünün kendisine yazılı görev olarak verdiği, teftişleri ve sorunlarla ilgili kişiler hakkında uyuşmazlıkları, soruşturarak araştırıp inceleyerek, sonuca bağlayıp, sonucunu, engin bilgi, deney ve tecrübesi ve objektif bir kararla verilecek ceza ve ödüllendirmeyi, bir rapor halinde ilgili üst kuruma sunmuştur.)
Akademisyenlik: Sağlık Eğitim Enstitüsü ve Erciyes Üniversitesinde 1999’dan 2006’ya kadar Türk Dili Derslerini yürütmüş; Kazakistan Almatı Abay Devlet Üniversitesi Filoloji (Doğu Dilleri) Bölümü Doçenti olarak görev yapmıştır.
Dershane Hocalığı: Kültür Dershanesi, Seçkin Erciyes Dershanesi, Bilim ve Fen Dershanesi, Site Dershanesi, Anadolu Fen Dershanesi, Can Atak Dershanesi … gibi dershanelerde Liseye geçiş, Fen Liselerine hazırlık, Üniversiteye Hazırlık, KPS Sınavlarına Hazırlık Derslerini yürütmüştür.
Spor Hocalığı ve Bölge Teak Wondo Ajanlığı: Ju Do, Taek Wan Do, Kung Fu (Erciyes Spor Okulu, Hilâl Ay Spor Okulu), Voleybol Takım Arkadaşlığı ve Kaptanlığı, Disiplin, Ekip Ruhu, Sosyal İlişkiler, Araştırmacı Yazarlık, Belgesel Çekimleri; Program sunuculu, Televizyon sunuculuğu olmak üzere çeşitli faaliyetlerde bulunmuş olan ELGÜN’ ün kırka (40) yakın kitabı bulunmaktadır.
ELGÜN’in, kitaplarından altı (6) tanesi şiir üzerine, yedi (7) tanesi araştırma inceleme, kalanların bir kısmı kültür ve Edebiyat bir kısmı da Ders kitaplarıdır.
Araştırmacı Kişiliği: Kudüs İlk Kıble, Kültür İstilâsı, Mehmet Âkif Ersoy İstiklâl Marşı ve İstiklâl Savaşı, Akkışla Yöresi ve Ağızları, Belgelerle Ermeni Günlüğü, Eşekli Kütüphâne, Kayseri Halk Bilimi kitapları araştırma ve incelemedir.
Köşe Yazarlığı Gazetecilik: Kayseri Akın Günlük, Ülker, Kayseri Haber, Haberin Kıblesi, Milliyet Blog, Kritik Haber, Hergün Gazetesi.
Televizyon Programcılığı, Sunuculuk: (Kayseri Elif TV.; Kayseri Başak TV.; Kayseri Erciyes TV.; Kayseri Kanal 38; Kayseri Üniversite TV.; Avrasya TV.; Kayseri TV. 1, Kayseri Okuntu TV, Azerbaycan Devlet TV. Azerbaycan Azer TV 1, Kazakistan TV.)
Yönetmenlik, Belgeselcilik: “Ata Yurdunda Gezinti Dizisi” (Yirmi altı “26” Bölüm), “Eşekli Kütüphane” “Dokuz (9) Bölüm” dizisi, “Kayseri ve Yöresi Halk Ağzından Türkü, Ağıt, Bilmece Bulmaca, Mâni, Fıkra, Tekerleme Derleme”, “Yöre de Yaşayan Çağdaş Halk Âşıkları”, Çekimleri yaptı.
Fotoğraf Sergiciliği: “Kayseri Şiir Sergisi”, “Ata Yurdundan Görüntüler”, “Dergicilik, Dergi Yönetmenliği: (Büyük Ülkü, Türk Ocağı, İlk Yaz, Gevher Nesibe Dergileri), Sporculuk (Ju Do, Taek Won Do, Kung Fu) ve siyaset kulvarlarını, aynı potada eritebilmiş, çok yönlü ve nev-i şahsına münhasır bir aksiyon adamıdır.
Araştırmacı Yazar Gazeteci ve Şair Abdullah Çağrı ELGÜN, tek bir mesleği, unvanı, payeyi, disiplinle sınırlandırılamayacak kadar çok yönlü her türdeki sanatı, kendi evinin yapımında inşaatın her nevini denmiş, tamir ve onarımlarını kendi becerisiyle yapmayı başaran bir karakterdir.
“Anadolu insanının o saf, temiz köy hayatının, bütün değerlerini üzerinde taşıyın “Anadolu İrfanı" ile Şehir Kültürünü Çağdaş Akademik Çevre (Üniversite Kültürü), Devlet İdarî Bürokrasisi (Basın Müşavirliği), Sağlık Çevresi (Sağlık Bakanlığı), Spor Çevresi, Kültürel Etkinlikler (Şiir Dinletileri, Kültür Festivalleri) Çevresini” sentezlemiş, çok boyutlu bir şahsiyettir. Onun hayatını ve mücadelesini, detaylı portresi ve hayatının öne çıkan katmanlarını, şu temel sütunlar üzerinde genişletebiliriz:
1.KÜLTÜREL JEOPOLİTİK "TÜRK DÜNYASI (BİRLEŞİK TÜRK DEVLETLERİ) TURAN VİZYONU”:
Araştırmacı Yazar Gazeteci ve Şair Abdullah Çağrı ELGÜN’ün akademik ve edebî hayatının en özgün derinliği, Cumhuriyet sonrası Türk milliyetçiliğini ve kültür anlayışını strictly sınırların dışına, yani Sincan Uygur Bölgesi, Altaylardan, Balkanlara kadar
Cengiz Han’ın, Cuci’nin, Timur’un fethettiği topraklardan, Kanûnî’nin güneşin bir yerde doğarken diğer yanda battığı yerlere kadar uzanan nerede bir Türk varsa orasını vatan kabul eden:
“Vatan ne Türkiye’dir Türklere ne Türkistan;
Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan” diyen Ziya GÖKALP gibi böylesine geniş coğrafyanın dertlerini, acısını, keder ve üzüntülerini yüreğinde taşıyıp, onu zaman zaman, yazı ve şiirlerine taşıyabilmiş müstesna bir şahsiyettir.
ÇOCUKLAR ÖLÜYOR BABA
Geçit yok, dağlar tipi, kış kıyamet ve de kar,
İki göz iki çeşme, ana bacı ve de yâr.
Filistin’le Myanmar, Türkiye’de ölüm var.
Çocuklar ölüyorken, ben nasıl duracağım?
Ya vicdan susturacak ya silah kıracağım
İsrailli vahşetlik, taşla kolları kırma…
Suriye, Irak, Filistin, Türkiye ve de Burma!
Açlık, göz yaşı, savaş bir felaket ki sorma!..
Çocuklar ölüyorken, ben nasıl duracağım?
Ya vicdan susturacak ya silah kıracağım.
Sular suskun, toprak mahsun, bulutlar ağlıyor.
Boynu bükük analar, haykırış, yürek dağlıyor.
Çocuklar çocuklarım, hep çocuklar ağlıyor…
Çocuklar ölüyorken, ben nasıl duracağım?
Ya vicdan susturacak ya silah kıracağım
Etraf çığlık, hıçkırık, göz yaşı aksın diye.
Filistin, Suriye, Irak, Aragon, Türkiye,
Hava ölüm kusuyor, toprak kan ister niye?
Çocuklar ölüyorken, ben nasıl duracağım?
Ya vicdan susturacak ya silah kıracağım
Kadınlar ağıt yakmış, dizilmişler Türküye
Filistin, Suriye, Irak, Myanmar, Türkiye.
Bu kanı durduracak, Türk oğlu Türk, Türkiye!
Çocuklar ölüyorken, Türk nasıl duracaksın?
Huzuru tesis eden bir düzen kuracaksın…
Balkanlardaki Türk Göçü on iki milyona yakın Müslüman Türk (Evlâdı Fatiha’nın) çeşitli baskınlar, evleri yakma, toplu işkenceler ve katliam ve tecavüzlere uğrayarak:
Makedonya, Kosova, Bosna-Hersek, Sırbistan, Romanya, Yugoslavya, Bulgaristan, Yunanistan’da bulunan Türkler, sürülüp yurtlarından çıkarılarak göçe zorlanmıştır. 1876 Berlin Antlaşması, ardından 1877-1878 (93 Harbi’nin) sürdüğü bu kara günlerde, göç yollarında da sinsice pusuya düşürülüp yollarda da büyük katliamlara uğrayıp arabaları ve eşyaları yakılarak kaçabilenlerin dışında tamamı tecavüze uğrayarak işkencelerle katledilmiş, cesetleri yakılmıştır. O bölgelerde yüzlerce yıllar yaşanılmış bu vatan toprakları, Müslüman Türk Şehirlerinin bir kısmı şunlardı:
1.Makedonya: Üsküp, Manastır (Bitola), Köprülü, İştip, Tikveş, Ohri, Resne, Kratova…
2.Kosova: Priştine, Prizren, İpek (Peć), Yakova, Vıçıtırın, Gilan, Mitroviça.
3.Bosna-Hersek: Saraybosna, Banja Luka, Tuzla, Mostar, Bihaç, Travnik.
4.Sırbistan (Sancak ve eski Osmanlı Bölgeleri): Yenipazar (Novi Pazar), Sjenitsa, Tutin,
Preşova, Belgrad, Niş, Leskofça.
5.Romanya (Dobruca Bölgesi): Köstence, Babadağ, Tulcea (Tolçu), Mecidiye, Mangalia
(Mankalya), Sulina.
6.Eski Yugoslavya genelinden (Karadağ, Hırvatistan vb. dahil): Podgorica (Burgurit),
Bar, Pljevlja.
7.Bulgaristan: Filibe (Plovdiv), Şumen (Şumnu), Rusçuk, Razgrad, Varna, Kırcaali, Eski
Zağra, Silistre.
8.Yunanistan (Batı Trakya, Selanik ve Makedonya Bölgesi): Selanik, Gümülcine, İskeçe,
Dedeağaç, Vardar Yenicesi, Serez, Drama, Kavala, Yanya, Vodina
9.Sincan Uygur Türk Yurdu ve buralarda yapılan ve yapılmış olan vahşete Abdullah
Çağrı ELGÜN hiçbir zaman seyirci kalmamış, tepkisini şiirleriyle ve yazılarıyla ve duruşuyla da göstermiştir.
2.KAZAKİSTAN YILLARI VE KÖPRÜ GÖREVİ:
Kazakistan Abay Devlet Üniversitesi'ndeki görevi, sıradan bir yurt dışı görevi, sadece Akademik bir görevi olmamıştır. Sovyet sonrası bağımsızlığını kazanan Türk Cumhuriyetleri ile Türkiye arasındaki Dil, Edebiyat ve Kültür bağlarının entelektüel zeminini ören, isimlerden biri olmuştur.
Çoğundan önce, Akıncı Birlikleri, öncü kuvvetler olarak, ilk kez gittiği Abay Devlet Üniversitesi, Filoloji Bölümünde de kültürel faaliyetlerine büyük bir hızla devam etmiştir. Abay Devlet Üniversitesi Doğu Dilleri Bölümüne (Filoloji) “Öğretim Elemanları ve Öğrenci tuvaletlerin yeniden yaptırılması, üniversiteye ve bölüme bilgisayarların temini konusunda katkıda bulunarak, üniversiteden alacağı maaşını öğretim yılları ve kaldığı sürece, üniversiteye bağışlamıştır…
Üniversitenin Filoloji Bölümü dışından da birçok öğrencinin kendisini dinlemeye gelmeleri ve izin istemelerini, büyük bir memnuniyetle kabul ederek, anfiye ve sınıflara davet etmiş ve büyük bir zevkle haftanın tatil günleri Cumartesi ve Pazar dahil, büyük bir fedakarlıkla akşamın geç vakitlerine kadar ders vermekten imtina etmemiştir.
Kazakistan Abay Devlet Üniversitesi Filoloji Bölümünde de kendini göstermiş, bitişikte bulunan Tarih Fakültesinde de ders vermesi için Fakülte dekanlığı tarafından resmî yazı ile Cumartesi Pazar, tatil günlerinde ders vermesi için yapılan ricaya “Hayır!” demeyerek ikinci bir fakültede de derslerini devam ettirmiştir.
Burada da kendisini göstermiş, çoğunluğu Kazak, Rus ve Alman Öğrenciler olmakla birlikte: Azerî, Arap, Kırgız, Uygur, Japon, Çin Öğrenci ve Hocalara; Kazakistan ve Uygur Sanatçıların bir kısmına Türkçe öğretmiş, Almatı’da bulunan Türk İş Adamları ile samimi, dostane ilişkiler ve kardeşlik bağları kurmuştur. Orada bulunduğu süre içinde “Türkçe Öğreniyorum”, “Çağdaş Kazak Şairleri Antolojisi” kitaplarını yazarak “20.Yüzyıl Türk Edebiyatı” çalışmasın Rusça ve Kazakça olarak üniversiteye sunarak Kazakistan/ Almatı Abay Devlet Üniversitesi bünyesine kazandırmıştır… Kendi yönetip çekimini yaptığı “Ata Yurdunda Gezinti” adı ile yirmi altı (26) bölümlük “Belgesel Dizi Filmi” çekmiş, Kazakistan Devlet TV’de “Türkiye’de Cirit Oyunları” konusun anlatmıştır.
Almatı’da gerçekleştirilen birçok Türkoloji seminer ve konferanslarına katılmış, devrin
ünlü bilim ve devlet adamlarıyla tanışma ve konuşma fırsatı bulmuştur.
Kazakistan/Almatı’da kendisine yapılan “Köşe Kızı” filminde baş rol oyunculuğu oynamak üzere yapılan teklife “Evet” diyeceği bir sırada, görevinin tamamlanması üzerine Türkiye’ye dönmüştür…
3.KAZAK EDEBİYATI TRANSFERİ:
Kaleme aldığı “Çağdaş Kazak Şairleri Antolojisi”, Kazakistan Yazıcılar Odağı’na kayıtlı çağdaş ve yaşayan sanatçıların, Türkiye Türkçesi okuruna Abay Kunanbayev’den Çağdaş, Modern Kazak Şairlerine uzanan geniş ve edebî bir havzanın kapılarını açmıştır.
Türk oğlu Türk Cengiz Han’ın 19. Kuşaktan torunu Şotaman İdrisoğlu Velihan ile tanışarak ilk defa olarak, 1995 yılında Şotaman ile Nursultan Nazarbayev’in sarayında, röpörtaj yapmayı başarmıştır.
Şatoman, Kazakistan ve Kırgızistan çevresinde Cengiz Han’ın 19. 20, 21, 22, 23 Kuşaktan torunu olarak kabul edilir. Kazakistan Hanları silsilesinden: Şotaman İdrisoğlu Velihan ile kurduğu yakın dostluk sayesinde, Kazak Türk Tarihçiliğinin en ünlüleri ile irtibat kurmuştur.
Şota, Kazak Türk Tarihinin en ünlü hükümdarlarından biri olan Ablay Han'ın (1711–1781) ve ünlü Kazak Türk Aydını Çokan Velihanov'un soyundan gelmektedir. Kazak Türk Hanları (Töreler), doğrudan doğruya kendilerini Cengiz Han'a ve Cengiz Han'ın devamında da en büyük oğlu, Cuci Han'ın soyuna dayandırırlar.
Cengiz Han'dan Ablay Han'a, oradan da Velihanov ailesine uzanan, bu "Töre" (soy) silsilesi içinde, Cengiz Han’ın 19. Kuşaktan torunu Kazak Türkü Şotaman İdrisoğlu Velihan, aile şecerelerinde Türk Dünyası içinde, Cengiz Han'ın 19. veya 20. kuşaktan doğrudan torunu olduğu oy birliği ile ve kesin olarak kabul edilmektedir.
Kazakistan Cumhuriyeti Devlet Armasının Tasarımcısı: Kazak Türkü Cengiz Han’ın 19. Kuşaktan torunu Şotaman İdrisoğlu Velihan, Kazakistan'ın bağımsızlığını kazanmasının ardından, Kazakistan Cumhuriyetinin İlk Cumhurbaşkanı, Nursultan Nazarbayev döneminde, Jandarbek Malibekov ile birlikte, Kazakistan Cumhuriyeti Devlet Arması'nı tasarlayan bir mimardır. Cengiz Han’ın 19.kuşaktan torunu Şotaman, eski başkent, Almatı’dan taşınma, yeni başkent Aktav’ın kurulması, tasarımı, çevre şehircilik açısından da öncülük etmiş büyük bir mimardır.
Kazakistan’ın eski başkenti Almatı'da yaşayan ve Kazakistan'ın Kültür-Sanat alanında, en üst düzey devlet nişanlarına layık görülen mimar Şotaman İdrisoğlu Velihan, 2021 yılında vefat etmiştir.
Türk Dünyası ve özellikle Kazakistan Coğrafyasında saygın bir yeri olan bu röportaj ve bilgi, Kazakistan Türk Cumhuriyetinde, ilk olarak, 1995 yılı Kasım ayında Abdullah Çağrı ELGÜN tarafından yapılan bu röportaj, “Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı” ' tarafından 1996 yılında Türk Dünyası Tarih Dergisinde yayımlanmıştır.
“Türk Dünyası Tarih Dergisi”: 112. Nisan Sayısının, 14, 15, 16. sayfalarında, yayınlanan bu röportajla, Araştırmacı Yazar Gazeteci ve Şair Abdullah Çağrı ELGÜN ile Dr. Öğretim Üyesi Emel AŞA tarafından, ilk defa olarak geniş kitlelere duyurulmuştur.
1995 yılı Kazakistan’ından kardeş ülke Türkiye’ye Araştırmacı Yazar Gazeteci ve Şair Abdullah Çağrı ELGÜN’ün haklı olarak, kültürel diplomasinin sessiz; ama etkili bir neferi olmasını sağlamıştır.
4.PEDAGOJİK MANTIK VE SAĞLIK BÜROKRASİSİNDEKİ İZLERİ:
Araştırmacı Yazar Gazeteci ve Şair Abdullah Çağrı ELGÜN’ün mesleki hayatındaki en dikkat çekici detay, edebiyat, sağlık, kültür ve spor eğitimini bir araya getirmesidir.
5.SAĞLIKTA HÜMANİZMA:
Sağlık Meslek Liseleri ve Sağlık Eğitim Enstitülerindeki Yöneticiliği sırasında, teknik ve tıbbi bilginin yanına insanı, dili ve edebiyatı yerleştirmiştir. “Şiirlerle Hemşire Kitabı”, sağlık çalışanlarının mesleki tükenmişlik veya duyarsızlaşma riskine karşı, mesleğin özünde yatan “Beyaz Melek Olma ve Beyaz Melek Kalabilme”, "İnsan Sevgisi ve Merhamet" “Fedakârlık” Mesleğin Kutsallığı, vurgusunu edebiyatla tahkim etme çabasıdır.
6.MÜFREDAT VE YÖNTEM:
“Özel Öğretim Metotları I ve II” eseriyle eğitim fakülteleri ve öğretmen yetiştiren kurumlar için pedagojik materyal üreterek, bilginin aktarım metodolojisine de katkı sunmuştur. Öğrenme biçimi, Öğrenmenin Yolları, Öğrenmede Metotların anlatıldığı bu kitapla, öğrenciler Öğretmenlik Formasyonu görevlerini yerine getirmiş olmaktadırlar.
7. FİKİR DÜNYASI: KÜLTÜREL İSTİLÂYA KARŞI YERLİ DURUŞ:
1990’larda kaleme aldığı “Kültür İstilâsı” adlı eseri, onun sosyolojik ve fikir dünyası
vizyonunu kısaca özetler.
11.yy. başlayarak
Hıristiyan Misyonerliğinin Müslüman Türkler üzerinde oynağı oyunlar.
Osmanlı İmparatorluk Türkiyesi Padişahı 2. Mahmut’un, Patriğin, Rus Çarı’na yazdığı ihanet Mektubunu yakaladığı için, Fener Rum Patriğini “Orta Kapı” denilen yerde asmıştı.
Asıldığı yer ve tarihi: 22 Nisan 1821 (Paskalya Gecesi) Asılan V. Gregorios (II. Gregorius)
Patrik. Bu yere halk arasında “Kin Kapısı” da denilmiştir.
Asılma Sebebi: Mora İsyanı sırasında Osmanlıya karşı Rus Çarı’na halkın ve ordunun durumu hakkında yazdığı bilgi veren mektuplar ve Fener Patriği’nin isyanı destekleyen faaliyetleridir.
Fener Patriki’nin
asılışından buyana bu kapı, hâlâ kapalıdır. Ne zaman İstanbul, Rumların olacaktır?.. O zaman bu kapı açılacaktır. Asılan Patriğe eş değerde bir Türk âlimi ve üstadı, aynı kapı önünde asılıp sallandırılmadıkça, bu kapının açılmayacağına yemin etmişlerdir…
BİZİM HİKÂYEMİZ, (Ülkücüler’e), 31 Mart 1989
Milyonlar karşısında bir avuç Ülkücü genç!
Tanrıdağ, Hiradağı, her aşkı orada seç!
Bir ülkünün peşinde Sırat’ı orada geç!
Dediler: “Türkistan yurt, yine bizim olacak,
Türk yurtları birleşip, vatan Turan olacak!..”
Hele biri vardı ki, ön saflarda hep oydu.
Mert, dürüst, yiğitlikte, kendin ön safa koydu.
Sivas denen otağda, bir tek, o Yiğitoydu!..
Adı Muhsin bir yiğit, soyad’: Yazıcıoğlu.
Her ana doğurumaz, böyle aslan bir oğlu.
Biz, bu yolda amansız, dolu dizgin koşarken,
Yorgunluk nedir bilmez, Tanrıdağı aşarken,
Yer gök sarsan narayla, ırmak ırmak taşarken,
Andımız var uçmağa, ülkü gerçek olacak.
Uzak yurtlar birleşip, vatan Türk’ün, olacak!..”
Bir ihtilâl dalgası, yıl: bin dokuz yüz seksen.
Bakü, ilk konağımız, Hira Dağı özlerken,
Tırpan vurdu ülkümü, biçti göçekler erken …
Hep birlikte and içtik, ülküm, Turan olacak!
Türk yurtları birleşip, vatan bir, tek, olacak!..”
Polis, asker bastılar, evleri sabah beşte?
Bağladılar kolları, ters kelepçe, genç yaşta.
Nice aslan tutuldu, henüz yirmili yaşta.
Tarihler: “On İki Eylül, Yıl: Bin Dokuz Seksen!”
Dayan bu işkenceye, yiğit ya da erkeksen!..
Gözaltında bekledi, altı yüz elli üç bin…
Fişlenen: Bir milyon ve altı yüz seksen üç bin.
İdam elli, Asker’ yargı: İki yüz otuz bin.
Cevdet, İsmet, Fikri, Cengiz, Muhsin ve Duracık!
Türk yurtları birleşip, bir tek devlet kuracak!..
Öldük işkencelerle, yüz yetmiş bir, bir yandan…
Örselenmiş, kan revan, bedenleri o candan.
Üç yüzümüz, tanınmaz ceset, çıktı bu damdan.
Ali Bülent, Ahmet, Halil, Turan Yurdu, dolacak,
Bu vatan ebedîdir, her dem Türk’te kalacak…
Sekizi, sağ görüşlü, elli mahkûmdan biri.
Pehlivanoğlu, derler gözü kara ve iri,
“On İki Eylül” vurmuş, pek yürekli, dipdiri
Mustafa adlı yiğit, Pehlivanca duracak.
Bir ölüp, bin dirilip, vatan Turan olacak…
Hepimiz, beyaz bayrak, lekesiz Ülkücüydük,
Dostlara bir sığınak, düşman, korkutucuyduk!..
Ülküsün’ yaşayan, Bozkurt, mert, ürkütücüydük!..
Tahliyeyi reddeden, insanlık övüncüydük!..
Gerçek bir idealist, adil bir ülkücüydük.
Bir ihtilâl sabahı, uyandık uykulardan,
Memleketin her yanı, askerlerle örülmüş.
Ürküten bir görüntü, sessizlik, kuytulardan.
Ülkücü, kim var ise yataklardan alınmış.
“Niçin sen ülkücüsün?” deyip soru sorulmuş!..
Böyle, bir bir evlerden, alınmaya başlandık.
Kodeslere, hücreye yollanarak dışlandık.
Kimimiz semtimizde, mahallede fişlendik.
Cemse arabalarda, istiflenip, işlendik…
Göz bağlı, el kelepçe, tekmelendik, joplandık.
Cemsenin sert tahtası, sırtımızda süngüler,
Yumruklandık, tokatla, sağa sola döndüler…
Sert bakışlar, azgın yüz, halimize güldüler
İki büklüm oturduk, sararmış başak gibi
Demir kafeslerde biz, tutsaktık, vaşak gibi…
Hayatın kıymeti ne, tek pula satılmıştık!..
Ülkücü idik bizler, kervana katılmıştık!..
Vatan anne uğruna, ölmeğe atılmıştık.
Eğer sevgi, aşk buysa işte bedel dediler.
Bedeni suyu salıp, tuza bulan dediler.
Penisten ceryan yedik, parmaklardan bağlandık,
Ayaklardan asılıp, baş aşağı sallandık.
Bayıldıkça soğuk su, ayıldıkça dağlandık…
Adı: “Rehabilitasyon”, bu tür uygulamanın,
Kan damlayan ayağı, tuzlara bulamanın…
Betonlara yüz sürdük, işkenceyle dövüldük.
Kafada üç beş yarık, yüz simsiyah, sövüldük
Kırık diş, çürük yanak, bu testlerle övüldük!..
Biz buna direndikçe, irade ve inançla.
Yan koğuştan, rakip ses: “Dayan kardeş, inançla!..”
Aslında, sol görüşlü; yanda koğuşta yatan,
Belli dayanamamış, ben ki çığlıklar atan,
“Dayan kardeş!” Sesiyle ruhuma yardım katan.
Kana kan kavgalıydı, oysa, burada yatan.
Yüreği benim için, insanlık için atan…
Her, “Rehabilitasyon”, bizde korkuyu kovdu!..
Bu cesaret testimiz, Ülkücüleri övdü.
Solcular da biz gibi, bu eğitime sövdü…
“Rehabilitasyonda”, defalarca dövüldük!
Bayıltılıp kaç kere, soğuk suyla ayıldık!..
Yirmi altı gün ve gece işkenceyle, bittiler
Rehabilitasyonla çok bedene yettiler…
Dayanmadı bedenler, kelle düştü yittiler.
Uzuvlar yara, çürük; göz, kulakta yitikler…
Bedenlerde, hiç hal yok, bizler dedik: “Bitikler!..”
Doktora çıkarıldık, parmak kırık, yüz kara,
Kafada yirmi sekiz santim, büyük bir yara,
Yarık, yanaklar göçük, kemik çürük ve kara!..
Raporla belgelendi, yazılanlar kayıtta,
Çökük, kavlama bir santim, el bilek, ayakta…
Askerî Mahkememiz, bunca şeyi görerek:
Belgeleri, doktorlardan alıp, iz sürerek,
Asık surat, sert bakış ve hoşça sırıtarak:
“Ayaktan tavana asılıp dövülmemiştir.
İşkenceye dair hiçbir iz, görülmemiştir…”
Adalet, ulvi kavram, adliye dardır burda!
Yapılanlar, yapanın yanına kârdır burda!
Yedi buçuk yıl hücre, karanlık zindan, nerde?
Anne vatan şerbetin, içip aşkına kandık!..
Aile, devlet, millet, ülkü dedik, biz yandık…
Yetiştiğin ocaklar Peygamber’in Ocağı
Ananın ak sütünden beyaz, karın sıcağı…
Sana göğsünü açan, anne vatan kucağı…
“Gel Ülkücüm, gel!” diyor. Vaktini tamamladın.
“Dünya baki!..” diyenler, sözünü yalanladın.
NOT:
1980 Darbesi sonrası; resmî rakamlara göre 650.000 kişi gözaltına alındı, 230.000 kişi askerî mahkemelerce yargılandı, cezaevlerinde ise işkence sonucu 171 kişi olmak üzere yaklaşık 300 kişi mapusta öldü, 48 kişi (24 adli suçlu, 15 sol, 8 sağ, 1 ASALA militanı) idam edildi, 1.683.000 kişi ise fişlendi.
a.Popüler Kültür Eleştirisi: Abdullah Çağrı ELGÜN, Batı merkezli küreselleşmenin dil, aile ve ahlâk yapısı üzerindeki tahribatını, erken dönemde teşhis eden muhafazakâr-aydın çizgisine sahip bir sanatçıdır. Bu sebeple yazdığı “Kültür İstilâsı” adlı eseri, bu konuların özeti şeklindedir.
b.Dil Hassasiyeti: Türk Dilinin yozlaşmasına, yabancı kelime istilâsına karşı, imlâ ve noktalama, yazım kuralları ve gramer hatalarına karşı, hem “Türk Dili Kitabı” hem de medyadaki yayınlarıyla adeta bir "Dil Muhafızı" gibi hareket etmiştir. ELGÜN için Türkçe, sadece bir iletişim aracı değil, Türk milletinin hafızası ve varoluş kalesidir.
8. ŞAİRLİK, AKSİYON VE SAHA ADAMLIĞI:
a.Oturan Adam:
Masa başı akademisyenliğinden, kimliğinden son derece uzak araştırmacı yazar gazeteci ve şair olarak araştırma, inceleme, sorma ve sorgulama, akla, mantığa, düşünme ve düşünceye, vicdana sağ duyuya önem veren bir profile sahiptir. Basma kalıp fikirler, kulaktan kulağa ezberlenmiş, körü körüne inanılan doğmatik düşüncelere, köhne fikirlere karşıdır.
Abdullah Çağrı ELGÜN’ün akıl, mantık ve bilimin ışığında gelişen, zamana ve ihtiyaçlara göre daima değişen çağdaş düşünceler onun, hep şiarı, amacı, düsturu, ilkesi, hedefi, ülküsü olmuştur. ELGÜN’e göre toplumsal, sosyal hayatın; siyasal hayatın tek yol göstereni ilimdir. Akıldır, mantıktır. Vicdandır. Sağ duyudur. İlmî olarak ispatlanmamış, hayattaki uygulanabilir gerçekliğini kaybetmiş düşünce ve fikirlerin toplum hayatına yön vermede, devletin yönetilmesinde ilke olarak alınmasında asla ve asla yeri ve kabulü olamaz! Mümkün değildir!..
Ona göre fikirler dinamik, çağa göre, çağı takip edebilen hatta çağın onlarca yıl ilerisini, ufukların ötesini görebilen, uzak görüşlülük doğrultusunda, yeni hedefler ve stratejileri savunan yeni stratejiler öneren, insan odaklı olmalıdır. İnsana, topluma ve sosyaliteye, değişen ve zamana göre ve gelişen ihtiyaçlara dayanmayan, insanı, insanlığı ve toplumu hedef almayan modern ve çağdaş düşüncelerden uzak fikirler, bozuktur, hastadır.
ELGÜN, her kademedeki bütün öğrencilerine ve sosyal ilişkilerde bulunduğu arkadaşlarına da fikrin, vicdanın, aklın ve mantığın bilim ışığında ve içinde hür olarak geliştirilip serpilmesinin doğru olacağını ifade etmiş ve uygulamıştır.
Bulunduğu makam ve mevkilerde, kurum ve kuruluşlarda mobbing uygulayan, kısaca iş yerinde sistematik ve sürekli baskı kurarak, kişi ve toplulukları yıldırma veya psikolojik tacizde bulunma; toplumun fikir ve düşünceleri, kısma ve sindirmelerle ipotek altına alınmış, çeşitli baskı ve kısıtlamalarla sesi soluğu kısılmış insanların, çağlar aşan keşifler, icatlar yapıp, çeşitli fikirler üretmeleri mümkün değildir!..
c.Televizyon ve Belgeselcilik:
Şiiri ekranlara taşıyarak, uzun zaman dilimi içinde gerçekleştirdiği Başak TV’deki “Şiir Akşamları” programlarıyla, geniş kitlelere hitap ederek, onlara çok yakından konuk olmuş ve şiiri ulaştırmıştır. Eşekli Kütüphane gibi projelerle Anadolu’nun okuma azmini ve isimsiz kahramanlarını ebedîleştirmek için yazdığı eseri ve çektiği dokuz (9) bölümlük TV dizisi “Eşekli Kütüphâne” ile ölümsüzleştirmeye çalışmıştır.
9. DERİNLEMESİNE EĞİTİM VE YETİŞME YILLARI:
a.Kökler ve Aile: Kayseri’nin Akkışla (Kuzugüden) Türkmenlerinin yaşadığı yayla havasının teneffüs edildiği ilçede doğmuştur. Oğuz Han, Bozok Han, Günhan, Bayathan Boyunun (Kuzugüden Oymağına) mensup olmanın, her zaman gururunu taşımıştır. Babasının memur olması sebebiyle 1960’lı yıllarda Kayseri’ye yerleşmişlerdir.
ELGÜN, Akkışla (Kuzugüden) İlçesi Kuzugüden yaylalarından: Üsküdar, Pamucak, Uva,
Göğdere, Büğelek Tepesi, Kızlar İni, Tilkicilerin İni, Çukurarkaç, Berçin, Tozluyurt, …vb bölgeler coğrafyasında yetişmiş, buzlu pınarlarından su içmiş, (Acısu, Kesdoğan) soğuk sularında yıkanmış bir insan…
Sabahın tan vakti ışığında: Kafir Harmanı Mevkii, Gasoğon Kuyusu, Nazlıhan Pınarı Düzlüğünde, tonga yapıp ekin biçmiş; yığın yapıp, kağnı çekmiş, yonca tırpanlamış Anadolu köylüsü çocuğudur.
Öğretmenlik mesleğini tercih ederek öğretmen olarak atanacak Enstitü Öğrencilerine verdiği derslerde, gittiği okullarda yetiştirecekleri öğrencilerinin her türlü baskılar ve zorlamalarla, kabul ettirilmeye çalışılan ve çalışılacak, çağdışı, karanlık fikirlerin, empozesi yerine; tamamen bağımsız, özgür iradeye dayanan fikri hür vicdanı hür gençler olarak yetiştirilesini bizzat davranış olarak göstermiş, öğrencilerine rol model olmuş ve öğretmenliği seçecek adaylara önermiştir.
b.Uzak Doğu Sporları ve Gençlik:
Ju-Do, Taek Won Do ve Kung-Fu gibi disiplinlerle aktif ilgilenmesi, onun beden ve ruh disiplinini bir bütün olarak gördüğünü gösterir. Gençleri sokaktan, kahvehaneden ve uyuşturucudan korumak için sporu ve kültürü bir kalkan olarak kullanmıştır.
c.Türk-İslâm Sentezinin ve Anadolu İrfanının yoğun olduğu bir aile, kültür ve şehir
ikliminde, devrin en bilgili ve en donanımlı siyasetçilerinin, akademisyenlerinin ve kültür adamlarının buluşup kaynaştığı Kültür Ocakları ve Kültür Derneklerinde harmanlanıp, yoğrulup, pişmiş ve kendini sürekli geliştirerek büyümüştür
ç.Kayseri Lisesi Ekolü: Türkiye’nin en köklü liselerinden biri olan ve bünyesinden devlet
adamları, ilim adamları ile önemli edebiyatçılar çıkaran Kayseri Lisesi mezunudur. Bu okul ve çevresi, onun edebiyata ve Türk Tarihi ve Türk Kültürüne olan ilgisinin şekillendiği ilk mihenk
taşıdır…
d.Çift Disiplinli Lisansüstü: Gazi Üniversitesi ve Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitülerinde yürüttüğü akademik/lisansüstü çalışmalarında, ağırlıklı olarak Türk Dili, Türkçenin Yabancılara Öğretimi, Türk Dilleri, Türk Kültürü, Türk Kültür Dünyası ve Türk Edebiyatı üzerine yoğunlaşmıştır.
10. MESLEKİ VE BÜROKRATİK KARİYERİ (SAHA VE MERKEZ):
Abdullah Çağrı ELGÜN'ün bürokrasi ve eğitim hayatı, teoriyi pratikle birleştiren bir çizgiye sahiptir:
Saha Eğitmenliği: Kayseri Sağlık Meslek Lisesi, Atatürk Sağlık Meslek Lisesi, Develi
Sağlık Meslek Lisesi, Ankara Keçiören Çevre Sağlığı Meslek Lisesi ve Sağlık Eğitim Enstitüsü'nde hem geleceğin sağlıkçılarına hem de Sağlık Eğitimcilerine, Türk Dili ve Türk Edebiyatı Dersleri vermiş, burada bir müddet Müdür Yardımcılığı ve Enstitü Müdürlüğü gibi idarî görevlerini de birlikte yürütmüştür. 1999’dan 2006 yılına kadar da Erciyes Üniversitesinde Türk Dili Derslerini yürütmüştür. Buradan bakanlık kadrosuna geçiş yapmıştır.
Bakanlık Kadrosu: Sağlık Bakanlığı Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü bünyesinde Eğitim
Uzmanı, Basın Müşavirliği olarak görev alarak, Türkiye'deki sağlık eğitimi müfredatlarının ve pedagojik altyapıların hazırlanmasında rol oynamıştır.
Kazakistan ve Türk Dünyası Açılımı: 1995 yılında Kazakistan Almatı Abay Devlet Üniversitesi'nde görev yaptığı dönemde Türk Dünyasının edebî bağlarını güçlendirecek araştırmalar yapmış ve Doğu Dilleri Bölümünde Doğu Dilleri Doçenti unvanını alarak çalışmalarını yürütmüştür.
Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan Türk Coğrafyaları ve şehirlerini dolaşarak notlar almış, Oradaki en ünlü Edebiyatçı, Yazar, Şair ve Tarihçilerle görüşme, tanışma ve birlikte çeşitli TV Programları yaparak, Türk Kültür Dünyasındaki müşterekleri anlatmış, belgesel dizi çekip hem yönetmiş hem de senaristliğini yapmıştır.
Çağdaş Kazak Edebiyatı ve Dili üzerine de çalışmış “Çağdaş Kazak Şairleri Antolojisi”, “Türkçe Öğreniyorum” (Türkçenin Yabancıları Öğretimi) adıyla iki kitap çıkartmış, Abay Devlet Üniversitesi bünyesinde “Türk Edebiyatında Tanzimata Kadar Türk Romanı Konulu” (Kazakça-Rusça-Türkçe) bir kitap çalışması “Abay Devlet Üniversitesi Filoloji Bölümü” tarafından basılmasıyla, “Abay Devlet Üniversitesi Filoloji Bölümüne” akademik bir değer katmıştır…
İki kardeş ülke arasında “Kültür Köprüsü” oluşturmuştur. Kendi yönetip çektiği, yirmi altı
(26) Bölümlük: “Ata Yurdunda Gezinti Dizisi” ve Erciyes Üniversitesi, Sabancı Kültür Sitesinde düzenlediği “Türk Dünyasından Görüntüler, Fotoğraf Sergisi” ile daha 1995 ve 1998’li yıllarda Türk Dünyasının Birleşip Bütünleşmesi ve “Turan” idealinin oluşmasına büyük katkı sağlamıştır…
11. EDEBÎ SANATI, ÜSLÛBU VE KİTAPLARININ ANALİZİ:
Abdullah Çağrı ELGÜN’ün yazın hayatı üç ana eksende ilerler: Şiir, Araştırma/İnceleme, Tiyatro ve Belgesel Çekimleri…
A. Şiir ve Edebî Kimliği:
İlk gençlik yıllarından itibaren şiir yazan ELGÜN, millî-manevî duygular, vatan sevgisi, vatan aşkı; beşerî, mecazî aşklar; kahramanlık, memleket sevgisi şiirlerinin temel özellikleridir.
“Ankara Şiirleri" adlı kitabın içerisinde isimleri geçen: Mekanlar, yer adları, tarihî Türbe, Tekke, Mescit, Camii; piknik alanları, parklar, bahçeler, mahalleler, cadde ve sokaklar, konaklar, kişi adları, mekân adları, semt, köy, ilçe adları başkent Ankara'ya ait olup, bu kitapta yer alan şiirlerin konusu olmuş veya konulara kaynaklık etmiştir. Ankara’nın dışında da başka şehir ve yöre isimleri kullanılmış ise de bunlar çok az olup kayda değer değildir.
Bir milleti millet yapan, onun kültürüdür. Kültür: şehrin, memleketin içinde yaşayan halkının yaşama biçimi, tavrı ve davranışıdır. Bu kültürü geçmişten geleceğe yazarlar, şairler, araştırmacılar, taşır. Ortaya koydukları eserleri ile bu kültürü hafızaya emanet edilmekten kurtarıp, içinde bulunduğu halkın öğretisine, beğenisine, istifadesine sunar. Gelecek kuşakların faydalanmaları için içinde bulunulan zamandan alıp zamanın ötesine taşır. Kültür eserleri de bir milletin hafızası, tarihe kazılmış mührü, başkalarına öğünç, kıvanç ve iftiharla göstereceği tapu senetleridir.
Bir cemiyete, topluluğa, millete, devlete "bizim" diyebilmemiz için buradaki mezarlıkların, Türbelerin, Mescitlerin, Camilerin, içindeki süslemelerin, işlemelerin, oymaların, kabartmaların, minyatürlerin, figürlerin, erguvanların, ebruların; kapılardaki tokmakların, duvarlarında, minberlerinde, tavanlarında kullanılan desenlerin, çizgilerin içinde yaşanılan milleti yansıtıyor, anlatıyor olması gerekir. Yani o milletin duyuş, düşünüş, hazları, zevkleri, zekâsı, zekâsının kıvraklığı, işlekliği, dilindeki âhenk ve güzellikleri, millî şuuru, milli hafızasını, ruhunun yansımaları aksettiriyor olması lazım gelir. Geçmişten geleceğe taşınmış, bu sanatsal değerlerin yerli ve yabancılar tarafından, büyük bir zevk, ihtişam, hayranlıklar ve heyecan içinde seyredilirken bu eserlerin: "Ben Müslüman Türk'üm!.." “Türk Milletindenim!..” diye haykırıyor olması gerekir.
Eserlerin Müslüman Türk'ün duyuşunu, düşünüşünü, yaşayışını, zamanı kavrayışını ve anlayışını, inancındaki saflığı, temizliği, samimiyeti, güzelliği, zarafeti, inceliği, zekâsındaki kıvraklığı, işlekliği pratikliği hissettirmesi, kendi halkının MÜHRÜNÜ ve TAPUSUNU taşıması gerekir.
Bizim diyerek sahiplendiğimiz veya yabancıların Müslüman Türk'ün eserleri diyerek tereddütsüz kabul edeceği, söyleyebileceği bu ölümsüz eserlerin her biri, bizim ülkemizi, şehrimizi, ilçemizi, yolumuzu hayatımızı aydınlatan yıldızlardır. Bunlar var oldukça evimiz, yolumuz, hayatımız ve ülkemiz ziyadesiyle aydınlanacaktır. Onun için bu cevherler, kültür ve sanat eserlerimiz değerlerimiz, titizlikle korunmalıdır.
Bu eserler bizim geçmiş ile irtibatlarımızı sağlayan, yüzleştiren, geleceğe köprüler kuran, zihnî ve ruhî tezahürlerin taşlara, duvarlara, duvar kabartmalarına ve ebrulara, şekillere, minyatür ve çinilere yansımasıdır; çünkü bir milletin topluluk halinde bir araya gelebilmesi için lüzumlu olan bütün unsurlar:
"Dil Birliği, Din Birliği, Tarih Birliği, Kültür Birliği, Duygu Birliği ve Ruh Birliğidir.” Bütün bunlar, bir milleti tek bir vücut gibi ayakta tutan, kökü tarihin derinliklerine uzanan bir zincirindir. Bu eserler de bu zincirin halkalarından sadece bir kaçıdır. Bunu ortaya çıkaracak, ebedileştirecek olanlar araştırmacılar, tarihçiler, yazarlar ve şairler ve sanat adamlarıdırlar. Biz de bu ulvî gayeye hizmet edebildik ise ne mutlu bize...
Ankara Şiirleri" Adlı Kitapta Kullanılan İsimler Şunlardır:
Ankara, Çankaya, Kızılay, Kurtuluş, Altındağ, Hamamönü, Hamamönü Meydanı, Hamamönü Sokağı, Mehmet Âkif Kültür Parkı, Mehmet Âkif Sokağı, Dustlu Sokak, Sarıkadı Sokak, Fırın Sokak, İnanlı Sokağı, Sanat Sokağı; Sarıkadıoğlu Mirzazâde Konağı, Beynamlızâde Konağı, Kabakçı Konağı, Kamilpaşa Konağı, Sarı Kadı Meydanı; Kültür Sanat Evi, Hamamönü Meydanı; Saat Kulesi; Hacettepe Camii, Karacabey Camii, Karacabey Oğlu Ahmet Çelebi, Mehmet Çelebi Camii, Sarı Kadı Camii, Tacettin Camii, Hacı Musa Camii, Hacı Seyit Camii, Hacı İlyas Camii, Tezveren Sultan Kabri, Karyağdı Türbesi, Yalvaç, Uluborlu, Ankara Anıtı, Aktaran Kitabesi, Agustun Tapınağı, Agustun Kitabesi, Agustun Mabedi, Gençliğe Hitabe, Ankara Saat Kulesi, Saat Kule Terası, Hitit Han, Ahiler Otağı, Kabirler...
Mavi Göl, Gölbaşı, Eymür Gölü, İncek, Seymenler, Botanik, Meclispark, Güvenpark, Kumrular, Lozanpark, Altınpark, Millîmüdafa, Beypazarı, Kızılcahamam, Yedi Tepe…
Körüklü Çizmeler, Ağaç Oymacılığı, Cam Ustaları, Ebru, Çini, Fotoğraf Sanatları, Pamuk Şeker, Kâğıt Helva, Karagöz, Hacivat, Meddah Oyunları…
Anıtkabir, Atatürk, Tandoğan, Tandoğan Meydanı, Beşevler, Bahçeli, Alpaslan Türkeş'in Kabri, Başkent Öğretmen Evi, Şeker Öğrenci Yurdu (Sabancı), Gazi Üniversitesi, Muhsin Yazıcıoğlu Kabri, Ankara Garı, Anıttepe, Maltepe, Demirtepe, Sıhhiye, Dil Tarih Coğrafya Fakültesi, Opera, Ulus, Dikimevi, Cebeci, Çankaya…
Ankara 50. Yıl Parkı, Gençlik Parkı, Hergele Meydanı, Samanpazarı, Ulus Yokuşu, Eski Meclis, İtfaiye Meydanı, Ulus Meydanı, Hacı Bayram Veli, Yunus, Hacıbayramvelî Camii, Yunus, Ahmet Yesevi, Ahiler, Ahi Yakup Çelebi, Ahi Sinan, Ahi Succa, Ahi Melek, Ahi Şerafettin, Karyağdı, Tezveren, Köse, Haseki, Mecnûn, Ferhat, Taşkent Caddesi, İstanbul, Ziyagökalp Caddesi, Kurtuluş Parkı, İkiz Hilton, Fidanlık Mahallesi, Beypazarı Kurusu, Kalecik Karası, Beypazarı Havucu, Beypazarı Kurusu, Şehit Ademyavuz Caddesi, Yüksel Caddesi, Millî Müdafa...vb.
Bend Deresi, Tarihi Hamam, Ankara Kalesi, Engürü, Karyağdı Türbesi, Yörükdede Türbesi, Anafartalar, Ziraat Fakültesi; Emin Açar Dergâhı, Ahiler, Bayramî Konağı, Kapalı Çarşı, Etnoğrafya Müzesi, Kale Çarşıları…
Tunalı Hilmi, Tunalı Hilmi Caddesi, Bülbül Deresi, Karum, Kuğulu Park, Atakule, Hilton, Hilton Oteli, Cinnah Caddesi, Kocatepe Camii, Meclis, Cumhurbaşkanlığı Köşkü... vb. isimler ve eserler bulunmaktadır.
Millî ve manevî değerlerimizin tezahürü olan ortaya çıkan bu: "Ankara Şiirleri" adlı şiir kitap taslağı tamamen Ankara üzerine yazılmış, bizi biz yapan değerleri yansıtıyor olması sebebiyle, kayda değer ve tarihe altın harflerle kazılmış Bir Türk Mührü ve Bir Tapu Senedimizdir...
Araştırmacı Yazar Abdullah Çağrı ELGÜN: Kayseri, Erciyes Dağı Ankara’yı ve Ankara’nın bütün ünlü mekânlarını şiirlerine konu olarak seçmiş ve Ankara’yı hiç bilmeyenlere dahi, şiirlerini okuyanlara, Ankara’yı adım adım gezdireceği şiirler yazmış; Kayseri ve Erciyes’i, Şiirleri ile tanıtan, gönüllü bir Kültür Elçimizdir. "
Araştırmacı yazar, Şair Abdullah Çağrı ELGÜN bütün ülkeyi tanıtan şiirler ve yazıların yanında, mistik arayışlar ve hece ölçüsü/serbest form dengesi üzerine kurulu bir üslûba sahip bir sanatçı olarak karşımıza çıkar.
"Düşten Öteye" (1983): İlk şiir kitabıdır. İdealist bir gencin, memleket sevdası insan sevgisi, insanî, beşerî, mecazî aşk temasını şiirleriyle işler. "Düşten Öteye"de bunun yanında, tasavvuf, sosyal konular, memleket, devrin iç ve sosyal durumlarını, zamanı yeren, eleştiren şiirleriyle, devrin adeta portresini çizmiş, devrin sosyal ve siyasî çalkantılarını şiirlerine yansıtmıştır.
Araştırmacı Yazar Gazeteci ve Şair Abdullah Çağrı ELGÜN:
İç dünyasındaki varoluşsal arayışları, o günün siyasî ve sosyal çalkantılarını içinde, işleyip, terennüm ederek dile getiren bir şairdir.
"Şiirlerle Hemşire" (1991):
Türkiye’de örneği az bulunan, tematik bir antolojidir.
Sağlık Camiası içinde Hemşirelik Mesleğinin Kutsallığını, Mesleğe ilk Başlayan Anestezi, İlk Yardım Acil Bakım Teknisyenliği, Ebe, Sağlık Memuru, Rotken Teknisyeni, Laboratuvar Teknisyenliği, Radyoloji, Anestezi Teknisyenliği bölümlerini ve buradan mezun olan meslek sahiplerinin karşılaşabilecekleri zor şartlara tahammül, hastaları ve insanı sevme, mesleğin zorluğu konularını işleyerek neler yapılması gerektiği konularında şiirsel bir bakış getirir.
"Şiirlerle Hemşire" kitabıyla şair, insan sevgisini işleyerek geleceğe ve meslek mensuplarına ışık tutar. Sahasında ilk defa ortaya çıkarılan bu eser ile şair, Türk Edebiyatı, Türk Edebiyat Tarihi, Edebiyat Literatürleri, Şehir Yıllıkları, Şiir Ansiklopedilerine geçen şiir ve yazılarını, edebiyatımıza ilk defa sağlık Camiası ve Sağlık Mesleğini konu alan, işleyen şiirleriyle, Edebiyat Dünyası ve Sağlık Camiasına güzel ve etkili bir eser kazandırmıştır.
Abdullah Çağrı ELGÜN’ün: Araştırmacı Yazar Gazeteci, Şair ve diğer sanatçılar için yazdığı tanıtımlar, Türkiye’de birçok Üniversitede, yurt dışından da Kazakistan, Azerbaycan, Çuvaşistan, Türkmenistan, Kırgızistan ve Diğer Türk Cumhuriyetlerinde eserleri ve yaptığı tanıtım çalışmaları, çeşitli Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarına kaynaklık etmiş, eserleri, kaynak gösterilerek alıntılar ve atıflar yapılmıştır.
B.Tarihi ve Sosyolojik Araştırmaları:
"Belgelerle Ermeni Günlüğü" (2001):
Sözde Ermeni iddialarına karşı arşiv belgelerine dayanarak tarafsız ve bilimsel bir duruş sergilediği önemli tarihsel incelemesidir.
"Çağdaş Kazak Şairleri Antolojisi" (2002):
Kazakistan'daki akademik yılları sırasında hazırladığı, Kazak Türklerinin Edebiyat Birikimini Türkiye Türkçesine kazandıran pioner (öncü) eserlerden biridir.
"Kültür İstilâsı" (1990), "İlk Kıble" (1991): Doğu-Batı çatışması, küreselleşmenin yerel kültürler üzerindeki tahribatı ve İsrail’in doymak bilmeyen ihtirası, Filistin/Kudüs Davası üzerine kaleme aldığı fikir kitaplarıdır.
C.Tiyatro ve Belgesel Çalışmaları
"Çanakkale" (2001): Çanakkale Zaferi'nin insanî ve milli boyutunu sahneye taşıyan piyes/tiyatro metnidir; pek çok eğitim kurumunda sahnelenmiştir.
"Eşekli Kütüphane": Ürgüp Karain Köyü’den eşeklerle köylere kitap taşıttıran (İare Sistemi)’dir. Pazarören öğretmen okulunu bitirerek, kendi köylerine öğretmen olarak tayin olan bir avuç köy öğretmeninin hikâyesidir bu…
Bu fikir ilk defa, Karain Köyünde, Karain İlkokulu Müdürü Rasim PEHLİVANOĞLU ve Karain İlkokulundaki Karainli ve diğer, bu köye tayin olmuş öğretmen arkadaşları ile Karain Köyü Halkı ile başlanmıştır. Sonrasında çevreyi genişletmek amaçlı, Ürgüp Kütüphane Müdürü Mustafa GÜZELGÖZ ile birlikte, Karain Köyü Halkının el birliği ile başardığı, sandıklara doldurulmuş kitapları, eşeklerin üzerine heybe gibi asarak “Eşekli Kütüphaneyi” (Taşımalı Kütüphane “İare Sistemi”; (Taşımalı Kütüphane, Eşekli Kütüphane) sistemini oluşturmuşlardır. Seyyar, Gezici Kütüphâne, “Eşekli Kütüphane” yi sistemleştirerek okulun hademesi (Temizlikçisi) Bekir KOCA, Okul Müdürü Rasim PEHLİVANLIOĞLU tarafından resmî olarak görevlendirilerek, okuldaki sabah temizliği görevi bitince, sandıklara doldurdukları kitapları, civardaki yakın köyler ve köylülerin:
(Akçaören, Akköy, Ayvalı, Bahçeli, Başdere (Belde), Boyalı, Cemilköy (Eski adı: Cemil), Çökek, Demirtaş, İbrahimpaşa (Eski adı: Babayan), İltaş, Karacaören, Karain, Karakaya, Karlık, Mazı, Mustafapaşa (Sinasos), Ortahisar (Belde), Sarıhıdır, Sofular, Şahinefendi, Taşkınpaşa, Ulaşlı, Yeşilöz) köylülerinin ayağına kadar götürerek kitaplar okuyucusu ile buluşturulmuştur. Okulda öğrencilerin dağılma vaktine yakın geri dönerek, temizlik görevini de başarıyla yürütmüştür. Böylece bu Taşımalı sistemle kitaplar, okuyucuya, belli bir süre emanet verilerek, kitapların köylüler tarafından okunmasının sağlanmıştır. İşte Taşımalı Sistem, İare Sistemi veya “Eşekli Kütüphâne” denilen budur…
Araştırmacı Yazar Abdullah Çağrı ELGÜN burada üç yıl boyunca bu işin öncülüğünü yapanlar: Okul Müdürü, Rasim PEHLİVANOĞLU; Okulun Müdür Yardımcısı Şükrü KAYA, Kütüphâne Müdürü Mustafa GÜZELGÖZ, Eczacı, o günün öğrencilerinden İsa DURU ve birçok hayatta olan tanıklarla görüşmüş, köyleri tanıklar ile bizzat dolayarak üç yıl boyunca yaptığı araştırmalar sonucunda, dokuz bölümlük bir belgesel dizi hazırlamış, ayrıca “Eşekli Kütüphâne” adı ile bir kitap yayınlamıştır.
Köylülere okuma alışkanlığı kazandırılması girişimi, halkın aydınlanmasını önceleyen, fedakâr ve vefalı Köy Enstitüsü Mezunu, kendi köylerine tayin olmuş ve halkını uyandırmak isteyen bir avuç, genç, çiçeği burnunda Köy Öğretmenleri ve Ürgüp Karain Köylüleri ve sonradan bu işe katılan Ürgüp Kütüphâne Müdürü Mustafa GÜZELGÖZ’ün de katılım ve gayretkeş çabalarının bir sonucu olarak doğmuştur.
İare Sistemi: Bir malın veya eşyanın, mülkiyeti devredilmeden, sadece kullanım hakkının karşılıksız olarak, geçici, bir süreliğine, başkasına verilmesi ve kullanım sonrasında da aynen geri alınması esasına dayanan, İslâm Hukukundaki (fıkıh) âriyet, akdi sistemidir.
Eşekler sırtındaki sandıklarla (Gezici Kütüphâne) kitaplar köylere götürülüyor. Köylü köy alanında toplanıyor, gelemeyenlerin evlerine kadar gidiliyor ve kitaplar bir süreliğine ödünç olarak geri iade edilmek üzere, şahıslara imza karşılığı teslim ediliyor. Bir hafta veya on-on beş gün sonra o köye tekrar geliniyor. Yeni kitaplar eskilerle değiştiriliyor. Böylece halkın okuyup bilgilenmesi ve kütüphâneden yararlanması sağlanıyor…
Karain İlkokulu Müdürü Rasim PEHLİVANOĞLU ve okul öğretmenleri ve Ürgüp Kütüphane Müdürü Mustafa GÜZELGÖZ’ün bu sürece katkı ve desteği, hayatını çocukları ve halkını eğitmeye adamış bir öğretmen grubunun, okuma sevgisini, gayretperver tutumunu konu alan belgesel, senaryo projesi “Eşekli Kütüphâne” ve kitabının da Abdullah Çağrı ELGÜN tarafından yazılmasına vesile olmuş ve bu öğretmen ve çalışanların isimleri ölümsüzleştirilmiştir.
“Ata Yurdunda Gezinti”: 2002; yirmi altı (26) Bölümlük Belgesel diziyle ilk kez olarak Türk yurtlarını Tv ve You Tube Programlarında 1995 yılından itibaren tanıtan çok yönlü bir araştırmacıdır. Türk Dünyasından Görüntüler Fotoğraf Sergisi, Kayseri Hakimiyet Gazetesinde “Gesi Belgeseli” ve “Belgelerle Ermeni Günlüğü” adı ile fotoğraflı belgesellerini tefrike edip yayınladı.
Ç. Medya, Gazetecilik ve Dergicilik Faaliyetleri:
Televizyon Programcılığı: Yerel ve ulusal kanallarda (Elif TV, Erciyes TV, Başak TV. Kanal 38, Üniversite TV. Azarbaycan TV., Kazakistan TV., TV 1.; Okuntu TV.;) "Kültür ve Söyleşi Programları, Açık Oturumlar, Türk Şiiri, Türk Edebiyatı, Aktüel Programlar, Tarihten Günümüze Türk Şiiri" programı ile onlarca şair, yazar ve akademisyen ve konusunda uzman “Bilir Kişi” ile sohbet etmiş, TV Programlarında ağırlamıştır.
Söyleşi ve Televizyon Program Yöneticiliği (Moderatörlük): Kayseri ve Ankara'daki panellerde açış konuşmacısı ve panel yöneticisi olarak yüzlerce kültürel oturumu idare etmiştir.
Dergi Yönetmenliği: Çeşitli edebiyat, kültür ve eğitim dergilerinde Genel Yayın Yönetmenliği, yayın kurulu üyeliği ve köşe yazarlığı yapmış; genç şairlerin yetişmesine önayak olmuştur.
Tiyatro ve Film Oyunculuğu:
Şehir Tiyatrosunda Oynadığı II. Abdülhamit Rolü ve Oyunculuk Performansı, Dizi filmlerdeki oynadığı rollerde (“Unutma Beni”, “Hıyanet Sarmalı”, “Beni Affet”, “Rüzgârlı Sokak”, “Deniz Yıldızı” …ve kendisinin çekip yönettiği Türk Yurtlarını anlatan, yirmi altı (26) bölümlük “Ata Yurdunda Gezinti Belgeseliyle”) ilgiyi kendisine çekmeyi başaran ender şahsiyetlerdendir.
Araştırmacı Yazar Gazeteci ve Şair Abdullah Çağrı ELGÜN’ün gösterdiği başarılar, onu diğer Akademisyen, Sporcu, Araştırmacı Yazar, Şair kimliğinden farklı kılar. O, her giriştiği işlerdeki başarısıyla, başarılarına başarı katmıştır.
D. Sosyal Yaşam, Spor ve Sivil Toplum Kuruluşlarındaki (STK) Faaliyetleri:
ELGÜN, klasik bir akademisyen/yazar profilinden farklı olarak, aksiyon sporu ve sivil toplumla da iç içedir:
Sivil Toplum Örgütçülüğü: Ankara, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Yönetim Kurulu Üyeliği, Ankara ve Kayseri STK kuruluşlarında aktif yöneticilik; İLESAM (İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği) üyeliği; Aydınlar Ocağı İlim İstişare Kurulu Başkan Yardımcılığı yaptı.
Kayseri Büyük Ülkü Derneği Kuruculuğu ve Başkan Yardımcılığı, Kayseri Türk Ocağı Yönetim Kurulu, Hilâl-Ay Spor Kulübü Kuruculuğu ve Yönetim Kurul Üyeliği Görevlerini üstlenmiştir.
Uzak Doğu Sporları: Judo ve Teak Won Do, Kung-Fu gibi savunma sporlarıyla uzun yıllar ilgilenmiş, bu sporların, salon ve kulüp düzeyindeki yönetim kurullarında görev alarak, gençlerin, sporla yetişmesini desteklemiştir. ELGÜN, çok sayıda spor salonlarının açılmasını ön ayak olmuş, bölge çapında ilgili sporlarla yarışmalar düzenleyip turnuvalara katılmış ve her kategorideki ödül sahiplerine müsabaka sonrasındaki ödül töreninde ödüllerini vermiştir.
Fotoğrafçılık ve Gezi: Türk dünyası coğrafyasına yaptığı gezileri görsel bir hafızaya dönüştürmüş, bizzat çektiği fotoğraflarla "Ata Yurdunda Gezinti" temalı sunumlar yapmış, Erciyes Üniversitesi Sabancı Kültür Sitesinde “Fotoğraf Sergisi” açmıştır.
E. Siyasî Duruşu ve Vizyonu:
Ömrü boyunca millî, muhafazakâr ve Türk-İslâm çizgisindeki yapılara yakın duran ELGÜN; bu fikir yapısını teoride bırakmayıp, pratik siyasete de taşımıştır. Körü körüne saplantılardan kurtularak tek bir adam saplantısından kurtularak; birçok arkadaşları gibi yerine, zamanın doğru tercihine yönelmeyi de bilmiştir.
2015 Genel Seçimleri, 2019 Mahallî İdareler Seçimlerinde Millet Vekili Aday Adaylığı, Belediye Başkan Adayı olarak, memleketine ve doğduğu topraklara hizmet etmek amacıyla siyasette atılmış, siyasetteki üslubu her zaman birleştirici, bütünleştirici ve milletini kucaklayan, kültür-sanat odaklı ve yerel kalkınmayı esas alan bir çerçevede mücadele etmiş olsa da seçimlerde ve siyasî arenada başarılı olamamıştır. Bu sebeple de siyaseti bırakarak sosyal hayata ve edebiyata yönelmiştir.
ARAŞTIRMACI YAZAR GAZETECİ VE ŞAİR ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN HAKKINDA SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR:
O; bir elinde kalemi, bir elinde Türk Dünyasının haritası olan; bürokrasinin, basının, soğuk yüzünü edebiyatın, şiirin, sanatın ve spordan gelen enerjinin sıcaklığıyla yumuşatmıştır.
Türkiye’den Altaylar’a uzanan Türk kültür havzasının, sadık bir hizmetkarı, Turan Ülküsünün adsız bir kahramanı olarak öne çıkar. Bağımsızlığına kavuşan Türk Dünyasına ayak basan ilk Akıncı Birliklerinin adsız neferindendir.
Abdullah Çağrı ELGÜN’ü panoramik bir bakış açısıyla, bütün yönleriyle birleştiren derinlemesine bir analiz ve kapsayıcı bir sonuç değerlendirmesi ile ele alınacak olursa:
Abdullah Çağrı ELGÜN, tek bir meslek, unvanı ve payeye sığdırılamayacak kadar donanımlı, bilgi sahibi ve hiçbir disiplinle sınırlandırılamayacak kadar geniş yelpazesiyle; "Anadolu İrfanı" ile "Çağdaş Akademik, İdarî Bürokrasiyi, Sağlık ve Sporla” sentezlemiş, çok boyutlu, ufku geniş bir şahsiyettir. Onun hayatını ve mücadelesini dört temel sütun üzerinde genişletebiliriz:
1. Kültürel Jeopolitik ve "Türk Dünyası" Vizyonu:
Abdullah Çağrı ELGÜN’ün akademik ve edebî hayatının en özgün derinliği, Cumhuriyet sonrası Türk Milliyetçiliğini ve kültür anlayışını strictly sınırların dışına, yani Altaylar’dan Balkanlar’a kırk milyon kilometreye uzanan muazzam ve geniş bir yerde güneş batarken diğer yerde sabahın parlak ışıklarının bu coğrafyayı aydınlattığı ufka taşıyabilmiş olmasıdır.
Kazakistan Yılları ve Köprü Görevi:
Kazakistan Abay Devlet Üniversitesi'ndeki görev süresi, sıradan bir yurt dışı akademik görevi olmamıştır. Sovyet sonrası bağımsızlığını kazanan Türk Cumhuriyetleri ile Türkiye arasındaki dil ve edebiyat bağlarının entelektüel zeminini ören isimlerden biri olmuştur.
Kazak Edebiyatı Transferi:
Kaleme aldığı “Kazak Şairleri Antolojisi”, Türkiye Türkçesi okuruna Abay Kunanbayev’den modern, Çağdaş Kazak Şairlerine uzanan geniş bir edebî havzanın, kapılarını açmış, kültürel diplomasinin sessiz; ama etkili bir neferi olmasını sağlamıştır.
2. Pedagojik Mantık ve Sağlık Bürokrasisindeki İzleri:
ELGÜN’ün mesleki hayatındaki en dikkat çekici detay, edebiyat ile sağlık eğitimini bir araya getirmesidir.
• Sağlıkta Hümanizma:
Sağlık Meslek Liseleri ve Sağlık Eğitim Enstitülerindeki yöneticiliği sırasında, teknik ve
tıbbî bilginin yanına insanı, Ana Dili Türkçeyi ve Türk Edebiyatı yerleştirmiştir. “Şiirlerle Hemşire” kitabı, sağlık çalışanlarının mesleki tükenmişlik veya duyarsızlaşma riskine karşı, mesleğin özünde yatan "insan sevgisi ve merhamet" vurgusunu edebiyatla tahkim etme çabasıdır.
• Müfredat ve Yöntem: “Özel Öğretim Metodları I ve II” eseriyle eğitim fakülteleri ve öğretmen yetiştiren kurumlar için pedagojik materyal üreterek, bilginin aktarım metodolojisine de katkı sunmuştur.
3. Fikir Dünyası: Kültürel İstilâya Karşı Yerli Duruş:
1990’larda kaleme aldığı Kültür İstilası eseri, onun sosyolojik ve fikirsel vizyonunu özetler.
Popüler Kültür Eleştirisi: ELGÜN, Batı merkezli küreselleşmenin dil, aile ve ahlâk yapısı üzerindeki tahribatını, erken dönemde teşhis eden muhafazakâr-aydın çizgisine sahiptir.
Dil Hassasiyeti: Türk Dilinin yozlaşmasına, yabancı kelime istilasına ve İmlâ,
Noktalama Yazım Kuraları/gramer hatalarına karşı hem “Türk Dili Kitabı” hem de medyadaki yayınlarıyla adeta bir "Dil Muhafızı" gibi hareket etmiştir. Onun için Türkçe, sadece bir iletişim aracı değil, Türk Milletinin hafızası ve varoluş kalesi olmuştur.
4. Şairlik, Aksiyon ve Saha Adamlığı:
Masa başı yazarlığı ve araştırmacı yazar kimliğinden, son derece uzak, bir profile sahiptir:
Uzak Doğu Sporları ve Gençlik:
Ju Do, Teak Wan Do ve Kung-Fu gibi disiplinlerle aktif ilgilenmesi, onun beden ve ruh disiplinini bir bütün olarak gördüğünü gösterir.
Gençleri sokaktan, kahvehaneden ve uyuşturucudan korumak için spor çalıştırıcılığı, Kayseri Bölge Teak Wan Do Ajanlığı yapmış ve Bölgede spor yarışmaları düzenlemiştir.
Kayseri Bölgesinin Avrupa’da ve Türkiye’de Uzakdoğu Sporlarında başarı gösteren genç sporculara, ödüllerin dağıtmış, sporu ve kültürü bir kalkan olarak kullanmıştır. Bölgenin bütün spor okullarını gezip denetlerken, gençlerin beden, ahlâk, bilgi ve kültür yönünden eğitilmesine büyük katkılar sunmuştur.
Televizyon ve Belgeselcilik:
Şiiri ekranlara taşıyarak geniş kitlelere ulaştırmış, Eşekli Kütüphane gibi projelerle Anadolu’nun okuma azmini ve isimsiz kahramanlarını ölümsüzleştirmeye çalışmıştır.
İlk Yaz Dergisi, Gevher Nesibe Dergisi ve Gevher Nesibe Dergisi Haber Bülteni ile Türk Ocağı Dergisinin Kurucularındandır. Ayrıca İlk Yaz Dergisi Yayın Kurulu Üyeliği; Gevher Nesibe Dergisi Haber Bülteni ile Gevher Nesibe Dergisi ve Türk Ocağı Dergilerinin Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı.
Erciyes, Gülpınar, Hakses, Doğuş Edebiyat, Küçük Dergi, Çınar, Töre, Kayseri İl Yıllığı, Kayseri’de Sağlık, Yeşilay, Laçin, Geçit, Çemen, Yeniden Diriliş, Kayseri Kültür Ocağı, Türk Ocağı, Aydınlar Ocağı, Türk Yurdu, Türk Edebiyatı, Türk Dünyası Tarih, Artı Eğitim, Anasam, Orkun, Kurultay, Gökkubbe, İLESAM Haber, Maki, Ölçek,
(http://www.haberolcek.com/makale/563/abdullah--cagri--elgun.aspx) gibi çeşitli gazete ve dergilerde eserleri ve hakkında yazılar yayınlandı.
Kayseri Hakimiyet, Kayseri Haber, Kayseri Anadolu Haber Gazetelerinde uzun yıllar köşe yazarlığı yaptı. Kayseri Özvatan Haber Bülteni, Sağlık Sen Haber Bülteni, Kayseri Devlet Hastanesi Haber Bülteni, Hoca Ahmet Yesevî Üniversitesi Haber Bülteni, gazete, dergi ve haber bültenlerinde yazıları yayınlandı.
Kayseri Halk Aşıkları Gününü organize etti. Elif Televizyonunda Salı ve Perşembe günleri, Başak Televizyonunda Salı ve Pazar Akşamları; Erciyes Televizyonunda Üniversitenin akademik personeli ve konusunda uzman olarak tanınmış kişilerle dört yıl boyunca şiir, edebiyat, kültür programları ve aktüel konular üzerine sohbet programlarını yönetti.
Erciyes Üniversitesi Sabancı Kültür Sitesi’nde Rektör Mehmet ŞAHİN ve Kültür Spor Daire Başkanı Hüseyin CÖMERT döneminde, “Fotoğraflarla Türk Dünyasından Görüntüler” adı ile bir Fotoğraf Sergisi düzenledi. Kazakistan Almatı Televizyonunda “Türkiye’deki Cirit Oyunları” konulu bir konuşma yaptı.
Kazakistan’ın Taldıkargon şehrinde, Kazak Türkçesi ve Türkiye Türkçesi ve Rusça ile “20.yy. Klasik Türk Edebiyatçıları” konulu yirmi (20) sayfalık bir Tebliği (Abay Devlet Üniversitesi Doğu Dilleri Kafetrası Tarafından yayınlandı.) Haber Ankara’da Günebakış Gazetesi, Haberin Kıblesi:
(http://www.habergunebakis.com/haberdetay/864-Abidin-G%C3%BCneyli%E2%80%99nin-hayat%C4%B1-ve-eserleri.html);
(http://abdullahcagrelgun.blogspot.com/2011/07/haberin-kiblesi-yazar-akademisi-on.html) ta da köşe yazıları yazdı.
1 Nisan Dünya Şiir Günü Koordinatörlüğü, Erciyes Üniversitesi Nisan Kültür ve Sanat Haftası Şiir Koordinatörlüğü yaptı.
Uzun yıllardır, KUNG-FU, JUDO ve TEAK WAN DO (II.GIP) Uzakdoğu sporları yaptı. 1982 yılından 1986 yılına kadar KAYSERİ Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü Teak Wan-Do Bölge Ajanlığı, UZAKDOĞU SPOR OKULLARINI ve SPOR müsabakalarını KOORDİNE ETTİ. KAYSERİ’deki TÜM UZAKDOĞU SPOR OKULARINDAKİ öğrencilerin başarı belgeleri ve diplomalarını düzenleyip imza attı.
Kayseri/Develi’de, bütün Develi halkının katıldığı, ERMENİLER ve TEHCİR OLAYI konulu bir konferans tertipledi. Develi’de, “Göcekler Göğerince” “Bir Ölüm Trafik”, “Çanakkale Geçilmez” adlı piyesleri, Kayseri’den ordu komutanlarının da katıldığı büyük bir davette sergiledi. Kayseri Valiliği ve İl Sağlık Müdürlüğünün iş birliği ile düzenlenen 21 Mart 2000 Nevruz Kutlamalarını yönetti ve sunuculuğunu yaptı.
SOSYAL HAYATI:
Kayseri Elif TV. Erciyes TV. Başak TV. Kanal 38, Kay TV. Gibi televizyonlarda Tarihten Günümüze Türk Şiiri, Genel Kültür, Sohbet Programları Yaptı. Öğretim Üyeleri, Aydın Kesim ve konunun uzmanları ile GRUP SOHBETLERİ yaptı ve AÇIK OTURUMLARI yönetti.
Kazakistan’ın Abay Devlet Üniversitesi'nde DOÇENT olarak görev yaptığı sırada, hazırladığı (Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Yakutistan Türk Cumhuriyetleri ile ilgili) yirmi altı bölümlük "ATAYURDUNDA GEZİNTİ" adlı Televizyon Dizisi, ERCİYES TV’de beş ay süreyle yayınlandı. SHOW TV’DE EŞEKLİ KÜTÜPHANE FİLMİ yayınlandı.
Birçok Devlet Programlarını da yöneten ve sunuculuğunu gerçekleştiren ELGÜN, Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL, Başbakan Mesut YILMAZ ve Hanımlarının açılış konuşmalarında da sunuculuk yaptı.
Kayseri Hakimiyet Gazetesinde “Gesi Belgeseli” ve “Belgelerle Ermeni Günlüğü” adı ile fotoğraflı belgesel yayınladı. Yerel Çeşitli gazetelerde “Ufukların Ötesi” adı ile köşe yazarlığı yaptı.
VATAN SAĞ OLSUN!..
Gökyüzü gürledi, şafak, tan attı.
Bulutlar karardı, kaşların çattı.
Sanki, sağ böğrüme, bir sancı kattı.
Allah’ın Rahmeti üstüne olsun!
Tek ağızdan dedik: “Vatan sağ olsun!..”
Türk anası, nice evlât yetirdi,
İnzibatlar, salacasın getirdi.
Dediler: "Analar evlât yitirdi!"
Her şey sana helâl, kalan sağ olsun!
Tek ağızdan dedik: “Vatan sağ olsun!..”
Dediler: "Zaferin etti Mehmetçik!
Şırnak dağlarına yetti Mehmetçik!
Gabar’da, uçmağa gitti Mehmetçik!.."
Meğerki semâya yıldızlar dolsun!
Tek ağızdan dedik: “Vatan sağ olsun!..”
Mâziye sor, ecdâd, söylesin kimdi?
Bir bitmez ufuktum, kürre benimdi.
Alevler tufanlar, şimşekler şimdi,
Ağlayan bulutlar, gözyaşı dolsun!
Tek ağızdan dedik: “Vatan sağ olsun!..”
Sakarya üstünde, al taylar gibi.
Dizginler koparmış, al taylar gibi.
Başı göğü yaran, Altaylar gibi.
Bereketler yağsın, kabre nur dolsun!
Tek ağızdan dedik: “Vatan sağ olsun!..”
19 Kasım 2008, KAYSERİ
FAALİYETTE BULUNDUĞU KURULUŞLUR:
Kayseri Fevziçakmak Büyük Ülkü Derneği İlk Kurucularından ve Başkan Yardımcısı,
Kayseri Ju Do Spor Kulübü (Yönetim Kurulu);
Kayseri Hilâl Ay Kung Fu Spor Kulübü (Yönetim Kurulu),
Kayseri Teak Wan-Do Bölge Ajanlığı,
Kayseri Kültür ve Turizm Derneği (KTKD),
Kayseri, Akkışla ve Yöresi Türkmenler Derneği,
Ankara, Gazi Eğitimliler Vakfı (GEMVAK),
Yörük Türkmenleri Vakfı (YÖRTÜRK),
Ankara Türkiye Gönüllü Eğitimciler Derneği Genel Merkezi,
Türkiye Makedon Dostluk Derneği Genel Merkezi,
Kayseri Aydınlar Ocağı (İlim İstişare Kurulu Başkan Yardımcısı),
Kayseri Türk Ocakları (Yönetim Kurulu Üyesi, Başkan Adayı),
Büyük Anadolu Bir. Konfederasyonu Genel Merkezi “Türk Cumhuriyetlerinden Sorumlu” Genel Başkan Yardımcılığı
Ankara Türkiye Yazarlar Birliği Genel Merkezi (TYB), (Yönetim Kurulu),
Ankara İlim ve Edebiyat Eserleri Sahibi Meslek Birliği Genel Merkezi (İLESAM)
Ankara, Türk Sağlık Sen Genel Merkezi (Üye)...vb Kamu Yararına çalışan dernek kuruluş ve vakıflarda yöneticilik ve üyelik görevlerinde bulundu.
Kerkük Türkmenler Derneği,
Batı Trakya Türkleri Derneği gibi kuruluşlarda aktiviteleri devam etmektedir.
Türk Dünyası Parlamenterler Birliği Basın Kulübü Başkan Yardımcılığı
SONUÇ: Abdullah Çağrı ELGÜN İçin Genel Değerlendirme:
Sonuç olarak; Abdullah Çağrı ELGÜN hakkındaki tüm bu detaylar bir araya getirildiğinde karşımıza çıkan tablo şudur:
1. Bir "Anadolu Münevveri" Portresi:
Abdullah Çağrı ELGÜN; doğduğu topraklara (Akkışla/Kayseri) kökleriyle bağlı kalan, ancak zihnini ve ufuk çizgisini Türk dünyasının en uç noktalarına kadar genişletebilmiş, teori ile pratiği birleştirmiş bütüncül bir Anadolu münevveridir (aydınıdır).
2. Bürokrat, Akademisyen ve Sanatçı Sentezi:
Devlette idareci/bürokrat soğukkanlılığıyla görev yaparken; şair duygusallığını, akademisyen disiplinini ve sporcu dinamizmini aynı kişilikte barındırabilmiş nadir isimlerdendir.
3. Bıraktığı Miras:
Yazdığı kitaplar, hazırladığı antolojiler, yetiştirdiği öğrenciler ve Türk Diline, Türk Edebiyatına, Türk Edebiyat Tarihine, Edebiyat Litaratürlerine; Ansiklopedilere Madde Yazacak Araştırmacılar İçin Kaynak Temin Etmiş, Şehir Yıllıklarına, Bibliyoğrafyaya yaptığı katkılar, gösterdiği hassasiyet ile milli kültür hazinemize mütevazı; ama sarsılmaz tuğlalar koymuştur.
Basında, Siyasette, Sporda ve Sivil Topluma Katkı ve Katılımlarındaki temel motivasyon da makam/mevki arayışından ziyade, inandığı iman ettiği, millî ve manevî değerlere hizmet etme arzusu, her zaman ve her an hep ön planda olmuştur.
1. MHP ve Ülkücü Harekete Yakınlığı (Fikirsel ve Sosyal Tabana Dayalı Temas)
• Fikri Tabana Aidiyet: Abdullah Çağrı ELGÜN, fikir dünyasına, daha on dört-on beş yaşlarından itibaren başlamış, Milliyetçi-Ülkücü gelenekten gelen bir isimdir.
• Türk Dünyası (Kazakistan) üzerine yaptığı akademik çalışmalar, dil, tarih ve yazanlar üzerine yazdığı çalışmalar ve Kayseri Büyük Ülkü Derneği Başkan Yardımcılığı, Aydınlar Ocağı İlim İstişare Başkan Yardımcılığı, Kayseri Türk Ocağı Yönetim Kurulu ve Türk Ocakları gibi milliyetçi, muhafazakâr sivil toplum kuruluşlarındaki üst düzey yöneticilikleri, Türk Ocağı Dergisinin Kayseri’de ilk Kurucularından ve Yönetiminde olması, onun MHP tabanı ve Camiasıyla doğal bir bağ kurmasını sağlamıştır.
• Adaylık ve İlişkiler: Siyasî kariyeri boyunca Milliyetçi Hareket Partisi'nin il ve ilçe teşkilatlarıyla, sivil toplum organizasyonlarında sık sık dirsek teması ve dayanışma içinde olmuş, milliyetçi camiada tanınan bir isim olarak öne çıkmıştır.
2. Parti Dönemi ve Merkez Sağ / Milliyetçi Seçmen İlişkisi:
• Parti İçi ve Yerel Bağlar: MHP'de ve milliyetçi-demokrat çizgide kurulan İYİ Parti’nin Ankara ve Kayseri teşkilatlarında da tanınan ELGÜN, entelektüel birikimi ve eğitimci kimliğiyle yerel teşkilatların yakından tanıdığı bir isim olmuştur.
• Siyasi Seçenek ve Taban Geçişkenliği: MHP ve İYİ Parti arasındaki oy geçişkenliği ve ortak milliyetçi hafıza nedeniyle, ELGÜN’ün Kayseri (özellikle doğduğu Akkışla ilçesi) ve çevresinde yürüttüğü saha çalışmalarında Partiler tabanından da ciddi bir destek gördüğü bilinmektedir. Bununla birlikte siyasete ara vererek sosyal faaliyetler ve edebiyata yönelmiştir.
3. Siyasi Adaylık Geçmişi (Genel Tablo):
Abdullah Çağrı ELGÜN, milliyetçi ve muhafazakâr Camianın farklı kulvarlarında yer alırken resmi adaylıklarını şu süreçlerde hayata geçirmiştir:
2015 Haziran Seçimlerine MHP'den Milletvekili Aday Adayı olarak katılmış olmasına rağmen seçimlere girememiş olmasına rağmen bütün gücüyle çalışmalarına devam etmiştir.
• 2019 Mahalli İdareler Seçimleri: Saadet Partisi'nden Kayseri Akkışla Belediye Başkan Adayı olarak seçimlere katılmıştır ve belediye başkan adayı olarak yerel siyaset kulvarında mücadelesini sürdürmüş olsa da seçimlerde kaybetmiştir.
Özetle:
Abdullah Çağrı ELGÜN; MHP, İYİ Parti, Saadet Partisi gibi sağ ve milliyetçi-muhafazakâr yelpazedeki partilerin tamamıyla diyalog kurabilmiş; Milletvekilliği Seçimlerinde aday adayı olmuş, son olarak Saadet Partisinden Belediye Başkan Adayı olarak seçimlere katılmış; fakat iktidar partisinin ağırlığı ve seçmen eğilimi sebebiyle başarısız olmuş ve siyaseti tamamen bırakmıştır.
ELGÜN, parti kimliğinin ötesinde "Türk milliyetçiliği, Türk Dünyası Sevdası ve Eğitimci-Yazar Kimliği" ile tanınan bağımsız bir Anadolu aydını ve siyasetçisi olarak karşımıza çıkmaktadır.
ELGÜN, sadece kendi kitaplarını yazmakla kalmamış, Birçok sanatçıyı kitap hacminde tanıtarak, onların kendi alanlarında tanınmasına ve tanıtılmasını sağlamış, adeta yaşayan ve üreten bir edebiyat müzesi gibi çalışmıştır.
Abdullah Çağrı ELGÜN’ün Dijital ve Resmî Arşiv Hizmetleri:
1. Blogger / Blogspot ve Dijital Yayıncılık:
300’e yakın Sanatçı Portresi: kendi kişisel Blogspot sayfasında ve dijital mecralarda kaleme aldığı inceleme, makale ve biyografi yazılarıyla 300'e yakın şair, yazar, araştırmacı ve sanatçıyı geniş kitlelere tanıtmıştır.
Vefa ve Kadirbilir Edebiyatçılık: Unutulmaya yüz tutmuş Anadolu şairlerini, Türk Dünyasının bağımsızlık şairlerini ve yerel sanatçıları tek tek belgelendirerek dijital hafızaya kazandırmıştır.
2. Edebiyat Platformları ve Dijital Arşivler:
Yazıları, şiirleri ve sanatçı tanıtımları Türkiye’nin önde gelen edebiyat ve içerik platformlarında geniş yer bulmuştur. Bu platformlarda yüzbinlerce takipçiye ulaşan makale, analiz ve şiirlerinin yanı sıra; diğer yazarların yapıtlarını tanıtan kritik yazılarına yer vermiştir. Genç yazarlar için rehber, edebiyat tarihçileri ve biyograflar için bu aktarılan eserler, anlatılar ise doğrudan ilk ve birincil kaynak (primer referans) işlevi görmüştür:
İz Edebiyat, https://edebiyatevi.com/yeni-yazi; Antoloji.com. https://www.antoloji.com/abdullah-cagri-elgun/istatistikler/3865394/ , Edebiyat Defteri, https://blog.edebiyatdefteri.com/cagrielgun/; “YouTube · Abdullah Çağrı ELGÜN”;
Blogger.com https://cagrielgun.blogspot.com; https://kutuphane.tbmm.gov.tr/vufind/Author/Home?author=Elg%C3%BCn%2C+Abdullah+%C3%87a%C4%9Fr%C4%B1; Türk Edebiyatında İsimler Sözlüğü, Acedemiya.Edu, Wih.com, Kayseri Yerel Haber, Search Works Kataloğu https://siir.alternatifim.com/sair/abdullah-cagri-elgun/sayfa-3, Abdullah Çağrı ELGÜN/milliyet blog)
Şair ve Yazarlar Portalları:
Bu platformlarda hem kendi eserlerini paylaşmış hem de edebiyat dünyasına yeni adım atan genç yeteneklere rehberlik edip onları tanıtmıştır.
3. Kurumsal Kayıtlar ve Devlet Arşivleri:
Ürettiği devasa külliyat ve belgesel niteliğindeki araştırmaları, Türkiye'nin en saygın resmî ve sivil kurumlarının kayıtlarına girmiş ve arşivlenmiştir:
Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) & İLESAM Arşivleri: Yönetiminde de bulunduğu bu kurumlarda telif hakları, edebiyat envanteri ve yazar biyografileri üzerine kayıtlar oluşturmuştur.
Millî Kütüphane & T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kayıtları: Kaleme aldığı kitaplar, hazırladığı antolojiler ve araştırma eserleri resmî arşivlerde yerini alarak Türk edebiyat ve kültür envanterinin kalıcı birer parçası haline gelmiştir.
Özetle:
Abdullah Çağrı ELGÜN; sadece üreten bir araştırmacı yazar gazeteci ve şair değil, aynı zamanda Türk Edebiyatının ve sanatçısının hakkını teslim eden, onları kayıt altına alan yürüyen bir arşivci ve kültür sevdalısıdır. Dijital mecralardan Millî Kütüphane arşivlerine uzanan bu köprü, onun edebiyat dünyamıza, Türk Dünyasına bıraktığı en somut ve kıymetli miraslardan biridir.
Abdullah Çağrı ELGÜN’ün, edebiyat sosyolojisi, dijital arşivcilik ve biyografi araştırmacılığı alanındaki bu çalışmaları; Türk Kültür Dünyasına bıraktığı en somut, sisteme kavuşturulmuş ve kurumsallaşmış miraslardan biridir.
Arşiv yönetimi, bibliyografya ve dijital belgeleme ekseninde bu devasa birikim üç temel boyutta incelenebilir:
1. Dijital Alan: Blogspot, Platformlar ve Biyografik Envanter:
Abdullah Çağrı ELGÜN, internetin Türkiye'de yaygınlaştığı ilk dönemlerden itibaren dijital mecraları sanatsal ve kültürel bir hafıza alanı olarak kullanmıştır:
300’e Yakın Sanatçı Portresi ve Biyografi Bankası: Kendi kişisel Blogspot sayfasında ve bağımsız kültür platformlarında 300’e Yakın Şair, Araştırmacı Yazar, Aşık, Akademisyen ve Yerel Sanatçının detaylı hayat hikâyelerini, edebiyat anlayışlarını ve eser kataloglarını kaleme almış, birkaç sanatçının da basılmamış, unutulmaya yüz tutmuş eserini, tozlu raflardan, karalama defterlerden çıkartarak araştırıp inceleyerek sanat ve bilim dünyana kazandırmıştır. Bu çalışma: "Yaşayan veya Unutulmaya Yüz Tutmuş" Anadolu değerlerini görünür kılan dijital bir Edebiyat Ansiklopedisi niteliğindedir.
2. Sivil Toplum ve Meslek Birlikleri Boyutu (İLESAM ve TYB):
Ürettiği bu devasa arşiv, Türkiye'nin önde gelen edebî ve meslekî kuruluşlarının kayıtlarına entegre edilmiştir:
İLESAM (Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği):
Genel Merkez düzeyinde yönetim ve üyelik sorumlulukları üstlenen ELGÜN, telif haklarının korunması, yazarların telif kütüklerinin oluşturulması ve Türk Dünyası Şair ve Yazarlarının İLESAM kayıtlarına, dahil edilmesi, Millî ve yerli sanatçılara, sahasında uzmanlığı eserleriyle tastik olmuş öncülere ödüllerin verilmesinde bizzat öncü olmuş ve bu süreçlerinde yönetilmesinde biyografik birikimini etkili bir şekilde kullanmıştır.
Eserleri, Arşiv kayıtlarında, İLESAM adına çıkmış dergi ve bültenlerde, arşivlenmiş, bu envanterlerde yayınlanmış ve kayıt altında bulunmaktadır.
TYB (Türkiye Yazarlar Birliği):
Yönetim kurulunda yer aldığı Türkiye Yazarlar Birliği arşivinde, edebî envanter ve yıllık yazar/eser dökümlerinin hazırlanmasına katkıda bulunarak kurumsal hafızanın güçlendirilmesinde de rol oynamıştır.
3. Resmî Devlet Arşivleri: Millî Kütüphane ve Kültür Bakanlığı Envanteri:
Yazılı ve basılı külliyatı, resmî kurumların bibliyografik sistemlerinde kalıcı olarak tescillenmiştir:
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kayıtları:
Derleme Müdürlükleri ve Bakanlığın Yayımlar Dairesi veri tabanlarında, kendi telif eserlerinin (şiir, tiyatro, gramer ve inceleme kitapları) yanı sıra düzenlediği/hazırladığı antoloji çalışmaları kayıt altındadır.
Millî Kütüphane Otomasyon Sistemleri:
Kitapları, makaleleri ve süreli yayınlardaki (dergi/gazete) köşeleri kataloglanarak gelecek kuşak araştırmacıların, üniversitelerin, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümlerinin ve Lisansüstü Öğrencilerinin erişimine açılmıştır.
4. Arşiv Gereği Genel Değerlendirme:
Abdullah Çağrı ELGÜN; kişisel girişimleriyle kurduğu dijital veri tabanını
(https://abdullahcagrielgun.blogspot.com/) Blogspot ve edebiyat siteleri), üyesi ve yöneticisi olduğu sivil toplum kuruluşları üzerinden, resmî devlet hafızasına aktarmayı başarmış ender yerli ve millî kültür adamlarımızdan biridir. Bu niteliğiyle o, sadece kendi metinlerini yazan bir "sanatçı" değil, Türk edebiyatının kayıt memuru ve sivil arşivcisidir.
500'e yakın Sanatçı Tanıtımı ve tanıtılmasına öncülük etmiş fikir dünyamızın, edebiyat sahasının, mümtaz ve ender insanlarından biridir.
ELGÜN, kişisel Blogspot sayfasında ve İz Edebiyat, Antoloji.com, Edebiyat Defteri, Şair ve Yazarlar, İLESAM, TYB,…,vb. gibi bağımsız edebî mecralarda tanıttığı sanatçılar ve eserleriyle 500’e yakın gazeteci, şair, yazar, araştırmacı ve halk ozanlarıının biyografisini, eser analizini ve incelemesini yayımlayarak dijital veri bankası oluşturmakta da öncülük etmiştir.
5. SOSYAL, KÜLTÜREL VE SİYASİ YÖNLERİ:
ELGÜN; Kayseri merkezli yayın yapan Elif TV, Başak TV ve Erciyes TV ekranlarında "Tarihten Günümüze Türk Şiiri" programını hazırlayıp sunmuş; "Ata Yurdunda Gezinti" ve "Eşekli Kütüphane" isimli belgesel/dizi projelerine imza atmıştır. Ona yakın dizi filmde de oynamıştır…
YAZILARININ YAYINLANDIĞI İNTERNET SİTELERİ ve BLOKLARI:
http://cagrielgun.blogspot.com.tr/
www.youtube.com/user/cagrielgun
http://blog.milliyet.com.tr/yeni-ufuklar/Blogger/?UyeNo=1088625
http://www.hikayeler.net/yazarlar/10118/abdullah-cagri-elgun/
http://friendfeed.com/cagrielgun
https://plus.google.com/111681142167367585654/posts
http://www.eren.com.tr/abdullah-cagri-elgun-w116889.html
http://www.songuldundar.com/index.php?option=com_content&view=article&id=203
http://www.antoloji.com/turkiye-m-37-siiri/
http://www.siirdostu.com/tr/sair/abdullah-cagri-elguen
https://twitter.com/cagrielgun; ww.izedebiyat.com/yazi.asp?id=72897
http://ilesam.org.tr/ilesamuyesi.asp?id=671
http://www.haberler.com/abdullah-cagri-elgun-turkiye-m-6233775-haberi/
https://www.amasya.edu.tr/media/1ozizwpf/sosyal-bilimler-arastirmalari-16.pdf (AMASYA ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMALARI-16; Yayın No:24; Editörlüğünü Doç. Dr. Hasan YERKAZAN, Doç. Dr. Önder ERYILMAZ ve kapak tasarımının Dr. Öğr. Üyesi Aysel GÜNEY TÜRKEÇ yaptığı, Amasya Üniversitesi Yayınları; Kaynak Gösterme ve Atıflar: ELGÜN, Abdullah Çağrı: (“Afet KIRAT’ın Şiirleri Hakkında, 2016” Erişim 27 Şubat 2024; s.78)
STK ve Kurumsal Kayıtlar: Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Yönetim Kurulu üyeliği ile İLESAM (Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği) bünyesindeki aktif görevleri kapsamında bu biyografik ve edebi veri birikimini kurumsal kütüklere aktarmıştır.
Devlet Arşivleri: Kaleme aldığı tüm telif ve derleme eserler, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayımlar Dairesi kayıtlarında tescillenmiş ve Millî Kütüphane otomasyon kataloğunda gelecek kuşak araştırmacıların kullanımına açılmıştır.
Büyük Ülkü Derneği Kurucusu ve Başkan Yardımcılığı, Aydınlar Ocağı (İlim İştişare Kurulu Başkan Yardımcılığı), Türk Ocakları ve Türkiye Gönüllü Eğitimciler Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarında yöneticilik yapmış; Ju Do, Teak Wan Do ve Kung-Fu gibi Uzak Doğu sporlarıyla ilgilenerek kulüp yönetimlerinde bulunmuştur.
Ünlü Filozof Platon’un:
“Siyasetle ilgilenmeyen aydınları bekleyen en kötü sonuç: Cahiller tarafından yönetilmeye razı olmaktır!..” Sözünü doğrulatmamak için aktif siyasette atılmıştır. Milliyetçi-muhafazakâr ve millî irade merkezli duruşuyla bilinen ELGÜN, 2015 Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde Millet Vekilliği Aday Adayı ve Belediye Başkanlığı Adaylık girişimleri olmuş, yerel siyasette, sorumluluk üstlenmiş ise de bu konuda başarılı olamamıştır.
6. ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN’ÜN KİTAPLARI:
1.1983, “DÜŞTEN ÖTEYE (ŞİİR)”
ELGÜN, Abdullah Çağrı, İSBN: -
(O Dönemde Yoktu) "Düşten Öteye”, (Şiir, Aslımlar Matbaası, 1983, Ankara, Tel:3187 32, Ankara);
İSBN: -
SAYFA SAYISI: 164
EBATI: 14X19
BASKI: ANKARA, 1. Baskı-1983
BASKI ADETİ: 3.000 Adet basılmıştır. FİYATI: 10.YTL
BASKI: Aslımlar Matbaası Kurtuluş /Ankara Tel: 0312 331 87 52 Ankara 1983
İSTEME ADRESİ: Abdullah Çağrı ELGÜN 0532 233 14 13
Üç bölümde düzenlenen bu kitapta, devrin sosyal olaylarının anlatılmaktadır. Günümüzün şiirleri: “MEMLEKET ŞİİRLERİ”
Duyguların coşkun bir sel havasında, alev alev aşkın anlatıldığı “AŞK ŞİİRLERİ”ni;
Tasavvuf ve ötesini yansıtan “DÜŞTEN ÖTEYE” şiirlerini, bu kitapta bulacaksınız.
Memleket, Sevgi, Aşk ile Tasavvufî duygular ve düşüncelerden esinlenerek, bir nebze dahi olsa, kendi duygu ve düşüncelerinden sıyrılıp, arınıp başka hayalle başka dünyalara başka ufuklara açılmak isteyen okuyucular için bu kitap, aspirin gibi gelecektir. Örnek Şiirler:
NEFERDEN NEFERE
Bırak gafil beyinler, kendi halinde kalsın
Pervasızca eğlenip, bütün zevklerden alsın
Sen en önde nefer ol da ufuklarda varsın,
Esirgensin adından bir damlacık yaş kalsın
Ne çıkar ölüme tek salarsan atını
Ne çıkar bir çapula satarsan şan katını
Yarı yolda yavrunun duyarsan feryadını
Bu yılgınlık neyine, kelleyi atmalısın
Sen bu yolda fedai, olunca en ileri
Korku sensin korku sen, delikanlım ileri
Türk İslâm ülküsünün yıkılırsa bir eri
Gazi olmak neyine, cennette yatmalısın
İhtiyacın tek uğrunda çalışmak vatanın
Uğraş; didin, yırtıl; mevkiine çık atanın,
Ki ruhu şad olsun toprak altında yatanın
Bunun için geceyi gündüze katmalısın
“Dinlenmemek için yürümeye karar verenler,
Asla yorulmazlar”, atasını Türk bilenler,
Bayrak, Vatan aşkı ile gerdeğe girenler
Yastığın taş, yorganın ateş bilmelisin
Alevî, Sunnî, Çerkez, Avşar, Türkmen, Kürt bir
Türk yurdunda yok ayrılık, gaye bir vatan bir,
Ayrılık nedendir, toprak altında yatan bir
Ey Türk genci, kendini bir dünya bilmelisin
Ne dert gelmişse bize ayrılıktan gelmiştir.
Dış ve iç düşmanlar bunu fırsat bilmiştir.
Böylece millet parçalanmış, inanç sinmiştir.
Türk milleti birleş, gücüne güç katmalısın.
Atan: “Bir elin nesi var iki elin sesi”
Diyor bak, alın ibret bırakalım yeisi,
Gayede bir iken, güçlü çıkar millet sesi
Türk oğlusun Türk, silkin, ayağa kalkmalısın!
23 Aralık 1979, Kayseri
KOLTUK SEFASI
Öğretecek değilim bu yolun nerede bittiğini
Heyhat, bilmiyor mu o ahmak, nereye gittiğini?
Gün olmaz ki akmasın bir yiğit kanı yere,
Anaların göz yaşı, sanki oldu bir dere.
Bırakın anaları bu millet kan ağladı,
Bu yara saf vatanın yüreğini dağladı.
Gün oldu nutuk attı, ak günler vaadiyle
Devleti yıktı illet, TRT saatiyle
Nice baykuşlar çıktı çığlık çığlık hürriyet,
Ezildi bu çığlıklar altında cibilliyet
Ne mutlu yaşıyordu bir zamanlar Türkiye
Memleket mahvolmakta, bu sinsice Türkiye
Bir ciğer gösterdiler çöplükteki kediye,
Kedi kaptı rüşvettir, arkası gelir diye
Bu lokmayla bir rahat yumuldu koltuğuna,
Mırıltıyla hapşırdı bir it uluduğuna
Bu örnek hareketle, bünyeye girdi kıramp,
Böyle azgın yaraya çare yok mudur Yarap?
Devlet çiftlik içinde tavuk horoz kaz da var.
At katır tepişmekte, cümbüş ile saz da var.
Kazlar: ‘vak vak!’ dedikçe yakılmakta bayraklar
Ne zaman anlayacak yaptığını çaylaklar?
Böylelerine bakıp, mahrem; aldırma göçenlere,
Helâl mi diyelim hakikatin ırzına geçenler?..
14 Ocak 1979, Kayseri
AĞLAYAN TOPRAKLAR
Benim geldiğim ülkede toprak susuz,
Gece elem gündüz elem uykusuz
Türk elinde toprak kanser
Toprak sarı toprak kan,
Esir gardaşlarımın doğduğu yerdeki
Irmakların gözleri yaşlıdır.
Yeşil tuna, sarı Tunca, Volga’da
Dere ağlar, ırmak ağlar, çay ağlar
Öz vatanım Ötüken’de,
Atam Kültiğin ağlar.
Gümilcine, Dedeağaç, Deliorman,
Selanik, Karaağaç Lefke’de
Çocuk ağlar, kadın ağlar, insan ağlar
Batı Trakya’da utanç ağlar...
Kerküklümün doğduğu yerlerde,
Simsiyah bulut kaplıdır gökyüzü
Ak pörçüklü kızların
Arı yazmalı gelinlerin,
Ellerinde gergef yok
Yetmişlik ak saçlı dedemin,
Ayaklarında zincir var.
Dedem ağlar, sarı yazmalı gelin ağlar
Ak pörçüklü kız ağlar
Palabıyıklı soydaşımın
Ayaklarında zincir ağlar
Ağla ağ yar, ağla kızan
Ağla ak saçlı bahadır,
Ağla toprak ağla doğa
Siz de ağlayın
Atılmamış gülleler, sıkılmamış mermiler
Denizde serseri gezen mayınlar
Ağlayın ağlayın halinize...
8 Aralık 1976
HENGAME
Bomba mı atılmadı,
Kurşun mu sıkılmadı,
Kaç aile yuvasına?
Ne ödlekler,
Sele kapılıp gitti,
Korkunun belasına
Hep böyle giderayak
Isınmadı mı millet,
Siyaset havasına?
Ey, ahali!
Ne yapalım çare buysa,
Biz de mi kapalım silahları?
Bana mısın demedi,
Hiç kimse,
Yakınım,
Ses dahi çıkarmadı,
Örtündü:
Çekti yorganı tepesine
Baş dahi çıkarmadı…
Kirletti böylesi korkaklık,
Mahalle namusunu,
Temize de çıkmadı.
Ey, Millet, duy!
Bırakalım, atılsın mı kuşağa
Namertlik nifahları?..
Bugün: Bana dokunmayan yılan
Bin yaşasın diyorsun.
Ama komşu:
Yarın sıra sende
Acep ne demeyi umuyorsun.
Lâkin korkunun eccele faydası varmış
Gibi siniyorsun.
Gel, bırak gaflet uykusunu
Kıralım hanemize uzanan ayakları
Omuzlarda kimileri,
Kimileri pohpohçunun
Kucağımda yatıyor.
İnanmaz,
Kafir olmuş has Müslüman
Güneş diye karanlığa batıyor.
Pek çoğu siyasetçi
Din adıyla
Gördüğüne çatıyor
Göz yumalım,
Ya da yırtalım mı?
Okuduğumuz bütün kitapları?
Meclislerde
Millete tekme atar oldu billah,
Seçtiği vekilleri.
Yanlışlık,
Halbuki milletin kendisi çok
Onlarsa az tekilleri
Vatandaş,
Gidemez oldu yurduna
Memur,
Çekse kurada illeri
Vaz geçelim doğruluktan;
Biz demi salalım akıntıya kürekleri?
Ey, Türk milleti!
Yeter, uyan!
Ne zaman gelecek
Senin aklın başına?
İnan ki
Sonra geç olur
Çatla demenin vakti geldi
Sabır taşına
Parmaklar birleşirse
Yumrukta güç
Vurduğun yerden ses çıkacak
Devam ederse ayrılık
Kansere tutulmuş vatan
Onu kim durduracak?
18 Nisan 1979
BİZDEN SİZE
Duyduğun şu “Ah, vah!” lar hayatın çilesidir;
Tecrübe yenilen kazıkların bileşkesidir
Her nereye gittimse, evet, kazık yedim ki
Ağır oturdum, sustum, düşündüm ve dedim ki:
Yürümez bu iş böyle, sen boşa yorulursun
Kâr etmez söylediğin yine de konuşursun
Balık ki baştan kokar, bunu artık bilmeli
Yara ki iltihaplı, derinine inmeli
Değişmeli halkın artık, geçersiz yargısı
Yetişmeli Fatih’in Hızır gibi kadısı...
Dur demeli bir tok ses, insafsız vuran ele
Şüphesiz vermeli adaleti, haklı ele
Memur ki duymamalı endişe koltuğundan
Ki rüşvetse, yemeli tokat her umduğundan
Mefkûre verilmeli aydın dediğimize,
Yetişmeli genç kuşaklar her dediğimize
Verilmezse genç kuşağa mefkûre millî benlik,
Doğacak bil ki yarın kargaşa, senlik benlik
Kişi suçun hesabını kendine sormalı
Adaleti her insan vicdanında bulmalı.
Böyle giden kişiyi bırak başına buyruk,
Hatalarla örülmüş, taksın arkaya kuyruk
Sözle uslanmayanı ihtar da etmemeli
Konuşup boş, mânâsız söyletmemeli
Bir musibet, bin nasihatten iyidir derler
Onun için hiç söyleyip yorulmasın diller,
Geçmeli viran kapıdan kaç akılsız kişi
İnmeli enseye taş, düşmeli birkaç dişi.
Akılsız başın cezasını çekmeli ki baş,
Alsın ibret, düşerse de düşsün enseye taş...
20 Ağustos 1983
SEN ÖLDÜR BENİ
Yıkılsın başıma dağlar ben altında kalayım,
İstersen alnıma tek kurşun sık sen öldür beni,
Dünyada Ebedî aşık sana tek, ben olayım,
İste, lütfet, kölen yap yerlerde süründür beni.
4 Eylül 1980
İNTİHAR
Seviyorum seni kem gözlerden kıskanarak,
Beni kıskançlık zincirine boğdurmadan sev
Gönül, aşkın ateşinde pişsin uslanarak.
Gölgeni, inatla peşinden koşturmadan sev.
Geleceğim bin genç taksan da yine peşine,
Bir ömür boyu ısrarda devam edeceğim.
Aşıkların ödül, kurşun olsa da başına.
İnan herkesten önce, yine ben geleceğim.
3 Şubat 1980
BULURSAM
Bir gönül yoldaşı ki uğrunda öleceğim.
Her bakışta dirilip yüzünde gülmek için.
Sevgiyse ki kalbimi sökerek vereceğim.
Kölelikse, dizimi yerlere sereceğim.
Bir buseye susayıp uzaklardan gelmeye,
İstese ki kendimi, çarmıha gereceğim,
Esrarlı bahçesinde bir tomurcuk dermeğe,
Bıkarsa kellemi giyotine vereceğim.
30 Ocak 1981
ESTERGON
Estergon kaleyi düşman kuşattı,
Beş bin atlı burçlarına ok attı.
Kelle saydık, beş bin insan kırıldı.
Yeşil Tuna kızıl Aktı duruldu.
“Akma Tuna akma ben bir dertliyim,
Yâr peşinde koşan kara bahtlıyım”
Estergon derlerdi bir Türk kalesi,
İçinde kaç yiğit savaş delisi,
Mancınıktan çıkan taşlar savruldu.
Kaynar suyla yürekleri kavruldu.
Birçok erin yürekleri devrildi.
Estergon Estergon zalim Estergon,
Gönlüm hasret, kasvet dolu Estergon.
Kör olası düşman nerden gelesi,
Türk’ün diken diken olmuş yelesi,
Gülle değip kale burcu zorlandı,
Duvarlara merdivenler yollandı.
Burç üstüne yiğitleri kollardı
Estergon Estergon nâmert Estergon,
Beni bir kasvete koydun Estergon...
Merdivenler birer birer kaydılar,
Kızgın suyla pis kafiri soydular,
Kalenin burcundan gedik açıldı
Bu yerlerden merdivensiz geçildi.
Pala vuran yiğitleri biçildi
Estergon Estergon bu böyle olmaz
Estergon’da bu halt nâmerde kalmaz.
Estergon kalenin etrafı orman
Perişan halimi yadeller sorman
Yıkık burç düşmanı içeri aldı
Kadın kızan yağmaladı hep çaldı
İlâhi içinde bir yarim kaldı,
Akma Tuna, nasıl akar gidersin?
Beni ateşlere yakar gidersin.
Tuna nehri, rengin başka renk salar,
Lânet baykuş öter bilmem ne çalar?
Yeşil Tuna’m sen böyle mi olaydın?
Suyıun durup yadelinde kalaydın
Böyle kahpeliğin nerden bileydim
Yeşil Tuna, kızıl Tuna, kan Tuna,
Bana bunu yapmayaydın sen Tuna.
21 Haziran 1978
YEMEN
Yemen ellerine haber saldılar,
Yavuklular nice düşler kurdular.
Giden haberciler nerde kaldılar?
Tez gel haber tez gel, böyle zor olur.
Genç yaşımda bana ahuzar olur.
Yaz gelende göçmen kuşlar görülür.
Baykuş öter derdim artar dirilir.
Kızlar yaslı siyah tüle bürünür.
Ötme baykuş ötme, bir canım kaldı,
Yemen çöllerinde yavuklum kaldı.
Git be rüzgâr haber getir ebeme,
Genç oğlumdan gazi olmuş dedeme,
Kötü haberlerin, sakın ol deme,
Ötme baykuş ötme, bir canım kaldı,
Yemen çöllerinde yavuklum kaldı.
Beklemekle ömrüm geçip gidecek,
Gönül dertte böyle beter edecek,
Bu bekleyiş elbet bir gün bitecek,
Bekle yârim ben de varam Yemen’e
İnce belden tutup saram kemere...
Bu gariplik şu zamanda zor olur,
Derdim artar yüreğimde kor olur,
Kışlalardan mevzilere vur olur.
Emir böyle bu diyardan geçersin,
Göçmen kuşlar gibi, bir gün göçersin.
24 Haziran 1978
KANİJE
Er paşa Hasan Paşa,
Tiryaki Hasan Paşa,
Kanije’de taç giydi
Tiryaki Hasan Paşa.
Hasan Paşa gelende,
Kösler savaş vuranda
Gördü düşman alayı
Yiğitleri horanda
Düşman hücuma kaltı,
Kaleye oklar attı,
Oklar geri çevrildi,
Düşman bozulup kaçtı.
Ecel şerbetin içti,
Tiryaki serden geçti,
Kanije’de yiğitler,
Tiryaki’yle and içti
Er Paşa Hasan Paşa,
Tiryaki Hasan Paşa
Kanije’de taç giydi
Tiryaki Hasan Paşa...
21 Haziran 1978
2.1988, "TÜRK EDEBİYATINDA SÖZ SANATLARI VE İMLÂ NOKTALAMA”, ELGÜN, Abdullah Çağrı ISBN: 975 7649 26 0, 1988- Servet Yayın Dağıtım, İstanbul- Hamam Sok. No: 11;
Tel: 500 18 98 - 512 10 60 – 512 70 61 İSBN: 975-7649-20-0
SAYFA SAYISI: 166
EBATI: 14X19
BASKI: İSTANBUL,1988
BASKI ADETİ: 5.000 Adet basılmıştır.
FİYATI: 10.YTL
BASKI VE DİZGİ: Servet Yayın Dağıtım, Hamam Sok. No: 11, Cağaloğlu/İstanbul
İSTEME ADRESİ: Kültür Servet Yayın Dağıtım Hamam Sok. No: 11 Cağaloğlu/
İstanbul Tel: 0212 520 18 98-512 70 60 veya Abdullah Çağrı ELGÜN CEP: 0532 233 14 13
Türk Edebiyatındaki Söz Sanatlarından zengin örnekler vererek edebî söz sanatlarını kavratmak. Yazı Dili ve Türkçe kaideleri uygulayarak millî birliğin temel unsurlarından biri olan dil birliğini benimsetmek, Türkçenin asırlarca her türlü yabancı tesirlere rağmen varlığını korumasındaki kuvveti, kudreti, akıcılığı ve güzelliğini bu kitapta bulacaksınız.
BASKI ADETİ: 1. Baskı 3.000. Adet Basılmıştır. (2.3.4.5 Baskılar: 1989-1990-1991-1992-1993-1994 her baskıda: 3000 Adet Basılmıştır)
3.“KÜLTÜR İSTİLÂSI”; ELGÜN, Abdullah Çağrı, ISBN: 975-7649-20-1, Kültür, Basın Yayın Birliği: 48; İnceleme Araştırma: 25, Piyer Loti Cad. Göktaş 12/2 Çemberlitaş İstanbul; İnceleme Araştırma: 25; 1. Baskı 1991, Dizgi; Divan: 511 72 75, PK÷ 1048, 34437, Tel: 528 39 53, Doğan Ofset, Dizgi Baskı Bayrak Yayınları Matbaa, San. Tic. Lltd. Şti. Sirkeci-İstanbul
ISBN: 975-7649-22-8
SAYFA SAYISI: 136
EBATI: 9X18
BASKI: İSTANBUL,1991
BASKI ADETİ: 1. Baskı: (3.000) Adet Basılmıştır.
FİYATI: 12.5.YTL
BASKI VE DİZGİ: Kültür Yayın Basın Birliği Pk.1048 Sirkeci/İstanbul
İSTEME ADRESİ: Kültür Yayın Basın Birliği Pk.1048, 3437, Kültür Basın Yayan Birliği: 48, İnceleme, Araştırma Eser: 25; Sirkeci/ İstanbul Tel: 0212 528 39 53 veya Abdullah Çağrı ELGÜN 0532 233 14 13
11.yy.dan buyana başlayan ve devam edegelen Hıristiyan Misyonerliğinin, Müslüman Türkler üzerinde oynadığı oyunlar ve yürüttüğü düşmanlıklar.
Yunanistan’daki Müslüman Türkler ve Bulgaristan dahil, Balkanlar’daki Müslümanların kaderleri hemen hemen aynıdır. II. Mahmut Rus Çarı’na İhanet mektubunu yakaladığı için Patrik’i Orta Kapı denen yerde asmıştı. İstanbul Fener Patriği’nin bu kapısı hâlâ kapalıdır. Ne zaman İstanbul Rumların olacaktır, işte o zaman kapı açılacaktır.
Asılan Patrik’e eş değerde bir âlim ve üstat İslâm Türkü’nü aynı kapı önünde asıp sallandırmadıkça bu kapı açılmayacaktır.
BASKI ADETİ: 1. Baskı:1991, (3.000) Adet Basılmıştır. (2.3.4.5 Baskı: 1989-1990-1991-1992-1993-1994 her baskıda: 3000 Adet, (2. 3. 4. 5, 6 Baskı: 1989-1990-1991-1992-1993; her baskıda: 5000 Adet Basılmıştır)
4.1991, “KUDÜS İLK KIBLE”, ELGÜN, Abdullah Çağrı, ISBN: 975-7649-20-1, Kültür, Basın Yayın Birliği:46; İnceleme Araştırma: 25; Piyer Loti Cad. Göktaş 12/2 Çemberlitaş İstanbul; 1. Baskı 1991, Dizgi; Divan: 511 72 75, PK÷ 1048, 34437, Tel: 528 39 53, Doğan Ofset, Dizgi Baskı Bayrak Yayınları Matbaa, San. Tic. Lltd. Şti. Sirkeci-İstanbul
ISBN: 975-7649-20-1
SAYFA SAYISI: 152
EBATI: 9X18
BASKI DİZGİ: DOĞAN OFSET, İSTANBUL-1991
BASKI ADETİ: 1. Baskı 3.000 Adet Basılmıştır.
FİYATI: 12.5.YTL
BASKI VE DİZGİ: Kültür Yayın Basın Birliği PK.1048, 3437, Kültür Basın Yayan Birliği: 48, İnceleme, Araştırma Eser:25; Sirkeci/İstanbul
İSTEME ADRESİ: Kültür Yayın Basın Birliği Pk.1048 Sirkeci/İstanbul 0212 528 39 53 veya Abdullah Çağrı ELGÜN 0532 233 14 13
Musevilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlığın kutsî en güzel yeri. Bunun için düzenlenen sekiz Haçlı Seferi ve Müşriklerin, Hıristiyanların bu kutsal yere yaptığı tecavüzler…
Müslüman Türk’ün yeniden imarı ve koruma altına alması, Ağlama Duvarı, Yahudilerin bu yöre üzerinde oynadığı oyunlar ve Filistinlilerin bugünkü durumu bu kitapta anlatılmaktadır.
5.1991, "ŞİİRLERLE HEMŞİRE (Şiir)”, ELGÜN, Abdullah Çağrı, Kültür Basın Yayın
Birliği, 516 35 91-517 31 83; Yazışma. Adresi. Pk.1048; 344 Sirkeci/İstanbul
Desen Osman AYTEKİN, Baskı Bizim Büro Basımevi, Selanik Cd.8/11-12 el: 433 36 36, Kızılay-Ankara-1991
BASKI ve DİZGİ: Bizim Büro Basımevi Selanik Cad,.8/11-12 Tel: 0312 433 36 36 Kızılay/ Ankara-1991
SAYFA: 218
BASKI: Ankara-1991
BASKI ADETİ: 1. Baskı 3.000 Adet Basılmıştır. (2. Baskıda 1.000 adet Basılmıştır)
EBATI: 9X18
FİYATI: 10.YTL
İSTEME ADRESİ: Kültür Basın Yayın Birliği Pk.1048
34437 Sirkeci/İstanbul veya Abdullah Çağrı ELGÜN 0532 233 14 13
Tamamen sağlık Camiasını anlatan, ebe, hemşire ve sağlık teknisyenlerinin durumlarını şiirleştiren bir kitaptır. Bu kitapta hemşire ve ebelerin dertleri, hisleri ve hayatları coşkun duygularla ve şiirle dile getirilmektedir. Duygu yüklü bu kitabı okumak tamamen bir ayrıcalıktır. Kitaptaki Şiirlerden Örnekler:
HEMŞİRE
Bugün sana müjde candan yürekten,
Kuş olup kafesten uçan hemşire.
Bekliyor, ağlayan, inleyen hastan,
Yaralara şifa sunan Hemşirem.
Kıskanırdım seni, kendi gözümden,
Sevgiler yağardı, gülen yüzünden,
Durma buralarda yürü izimden,
Açılsın tüm yollar, sana Hemşirem.
Arzu ve isteğin şehir olsa da,
Gidersin köylere yolsuz kalsa da,
Gözlerin kızarıp yaşla dolsa da,
Sen sar yaraları, bir bir Hemşirem.
Kanat çırpar uçurursun hastanı,
Kanayan yarayı, kapatıp tanı,
Adım adım gezeceksin vatanı,
Hastalara derman senden Hemşirem.
Nasıl anlatırım, ben seni sana.
Ateşler söndürür, yüreğin ana.
Melek olup artık yürürsün Van’a,
Kesilmesin yollar, karla Hemşirem.
TUTULACAK DAL OLASIN HEMŞİRE
Dinle, hastaların ağlar sözünü,
Allah için akıt iki gözünü,
Ham bırakma pişir, kendi özünü.
Olgun yetiş bal olasın Hemşire.
Hasta kalbin sakın kırma.,
Karşısında haşin durma.
Hiç kendini üstün görme
Derdi ile bal olasın Hemşire.
Hayır yapan hazzın duyar.
Doğru yolda eyle karar.
Herkes seni büyük sayar.
Tutulacak dal olasın hemşire.
Aç olana yedir yemek,
Onun hakkı ilgi görmek.
Elbet lâyık, candan sevmek.
Gonca gonca gül olasın Hemşire
Hayır kazan yak çıranı,
Bu dünyada sar yaranı
Boşa harcama zamanı,
Bu devlete kol olasın Hemşire.
Kibir gurur şeytan kârı,
Bil daima namus, arı,
Bilir isen bu kadarı.
Sen cennete mâl olasın Hemşire.
DOKTORUM, HEMŞİREM, EBEM OLMAZSA
İnsanım, bir türlü şifa bulmazdı,
Doktorum Hemşirem, Ebem olmazsa.
Çeşit çeşit felâketler dinmezdi.
Doktorum Hemşirem, Ebem olmazsa.
İstemezdi neşter, makas ve iğne
Tıp denmezdi bu mesleğin ismine
Kafamızdan eksilmezdi bit, kene
Doktorum Hemşirem, Ebem olmazsa.
Ne bir yara saran ne de pansuman,
Ne hastane olur ne de bir duman
Kalırdı yalınız, çaresiz, zaman
Doktorum Hemşirem Ebem olmasa
Çaresiz, hastanın derdi dinmezdi.
Gözünün yaşını kimse silmezdi,
İnsanlığın yüzü hiç de gülmezdi
Doktorum, Hemşirem, Ebem olmasa
Kim bilirdi, hastalığın ismini,
Kim sarardı yaralının cismini
Kim döndürür bu hayata küskünü
Doktorum Hemşirem, Ebem olmazsa.
HEMŞİRE
Senin davan büyük seninki yüce,
Selametle yürü yılmaz Hemşire,
Bir de beni dinle dinle iyice,
Güler yüzle gidip gelsin Hemşire
Hemşire ilerde Hemşire önde,
Sıcacık kucaklar, umutlar sende,
Meleksin, hurisin, böyleydin dün de
Sonlarda geride kalma Hemşire
Sağlık Evi, Ocaklara sığmadık
Soğuklardan, sıcaklardan yılmadık.
En güzelin aramaya doymadık.
Sakın ha karamsar olma Hemşire.
İYİ YETİŞ EBE OLASIN
Dinle Ebem haklı sözü,
Hastan için akıt gözü,
Bilgi yüklen pişir özü,
İyi yetiş Ebe olasın.
Kul kalbini sakın kırma,
Karşısında haşin durma,
Hiçbir zaman üstün görme,
Olgunlaşmış Ebe olasın.
Hayır yapan huzur duyar,
Doğru yolda eyle ayar
Herkes seni büyük sayar,
Çare sunan Ebe olasın.
Sevap kazan yak çıranı,
Hastanede sar yaranı,
Boşa harcama zamanı
Tam yetişmiş Ebe olasın.
Kibir gurur yıkar seni
Bil daima kendin tanı,
Bilmez isen çeken zoru
Daim arana Ebe olasın
HEMŞİREM,
Hemşireyim deyip şişme,
Azgın olan yaram deşme,
Hastalarda olur yaşma,
Kötü olma sen Hemşire
Lütfen saygısızlık etme,
Mesleğe ihanet etme
Hastalara zahmet etme,
Zalim olma sen Hemşire,
İtibarın zedeleme,
Haksızlığa evet deme,
Hastaların tepeleme,
Hain olma sen Hemşire,
Forman ile hava atma
Helâl süte haram katma,
Her gelene çalım satma,
Efe olma sen Hemşire,
Doğru olsun özün sözün,
Sakın kötülerden yüzün,
Uysun akla özün sözün
Nefse uyma sen Hemşire
6.1992, “MEHMET ÂKİF ERSOY”, ELGÜN, Abdullah Çağrı, ISBN: 975-7849-27-9,
Kültür Basın Yayın Birliği:47; Piyer Loti Cd. Göktaş 122 Çemberlitaş İstanbul; İnceleme Araştırma: 26; 1. Baskı 1992, Dizgi; Divan: 511 72 75, PK÷ 1048, 34437, Tel: 528 39 53, Doğan Ofset, Dizgi Baskı Bayrak Yayınları Matbaa, San. Tic. Lltd. Şti.; Sirkeci-İstanbul
ISBN: 975-7649-27-9
SAYFA: 218
BASKI: ANKARA,1991
BASKI ADETİ: 1. Baskı (3.000) Adet Basılmıştır.
EBATI: 9X18
FİYATI: 10.YTL
İSTEME ADRESİ: Kültür Basın Yayın Birliği P.K.1048, 34437 Sirkeci/İstanbul veya Abdullah Çağrı ELGÜN 0532 233 14 13
Bu kitap Mehmet Âkif’in çocukluk yıllarından eğitim hayatı, meslek hayatı, hayat mücadelesi anlatılıyor. Kurtuluş Savaşı yılları, İstiklâl Marş’ı ve Marş’ın yazılışında kendisine teklif edilen para ve yarışmaya katılmaması ve bu konularda gösterdiği duyarlılık.
Bülbül, Çanakkale Şiiri, İstiklâl Marşı Şiirlerinin taşıdığı anlam ve yazılış yıllarındaki ruh hali durumları bu kitapta konu alınmış, yansıtılmaktadır.
7.1999, "TÜRK DİLİ”; ELGÜN, Abdullah Çağrı, ISBN: 975-569-055-7, Geçit Yayınları,
İstasyon Cad. Fazlıoğlu İş Merkezi, Bodrum Kat No: 1-2-3; Kayseri Tel No: 0352 221 06 35
ISBN: 975-569-055-7
SAYFA SAYISI: 258
EBATI: 18X24
BASKI: KAYSERİ,1999
BASKI ADETİ: 1. Baskı: (100) Adet Basılmıştır.
FİYATI: 15.YTL
BASKI ve DİZGİ: Geçit Yayınları İstasyon Cd. Fazlıoğlu İş Merkezi Bodrum Kat No: 123 Kayseri
İSTEME ADRESİ: Geçit Yayınları veya Abdullah Çağrı ELGÜN 0532 233 14 13
Dil nedir, Türk dilinin dünya dilleri arasındaki yeri, Türkçenin ekleri ve uygulaması, cümle ve unsurları, anlatım ve cümle bozuklukları; isimler, sıfatlar, zamirler, zarflar ve edatlar zengin örneklerle anlatılmaktadır.
Bu kitap, sadece öğrenciler için ders kitabı, kaynak kitap değil, dilekçe, resmî yazılar, karar yazma, rapor yazma, tutanak tutma; yazı türlerinden makale, eleştiri, deneme, sohbet, fıkra, hikâye yazmak isteyen genç heveslilere de bir başucu kitabı niteliğindedir.
Kitap sadece öğrenciler için değil, ders kitabı, kaynak kitap değil, dilekçe, resmî yazılar, karar yazma, rapor yazma, tutanak tutma; yazı türlerinden makale, eleştiri, deneme, sohbet, fıkra, hikâye yazmak isteyen genç heveslilere de bir başucu kitabı niteliğindedir.
BASKI ADETİ: 1. Baskı: 1999; (100) Adet, 2. Baskı: 2000; (100) Adet, 3. Baskı: (50) Adete Basılmıştır.
8.2000, "EDEBÎ SANATLAR”, ELGÜN, Abdullah Çağrı, ISBN: 975-8352-07-5, Laçin
Ltd. Talas Cad. Üzüm Ap. Kat: 1, No: 2, Kayseri,2000; Belgegeçer: 0352 222 19 40
ISBN: 975-8352-07-5
SAYFA SAYISI: 278
EBATI: 18X24
BASKI: KAYSERİ, 2000
BASKI ADETİ: 1. Baskı 100 Adet Basılmıştır.
FİYATI: 15.YTL
BASKI ve DİZGİ: Laçin Lmt. Şti. Talas Cd. Üzüm Ap Kat.1.No:2, Kayseri; 0352 222 19 40
İSTEME ADRESİ: LAÇİN LMT. ŞTİ. TALAS CD. ÜZÜM AP KAT.1.NO:2, KAYSERİ; 0352 222 19 40 VEYA ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN 0532 233 14 13
Türk edebiyatındaki edebî sanatlardan büyük bir bölümünü, örneklerle dile getiren, sahasında yazılmış tek kitaptır.
Edebî sanatlar bu kitapta çeşitli örneklerle verilmiştir. Bu kitapta her seviyedeki okuyucu Türk sanatçıları tarafından meydana getirilen edebî söz sanatlarını yakından görüp tanıma fırsatı elde edecektir.
Bu kitapla Türk Edebiyatındaki zor gibi görünen edebî sanatlar her okuyucu tarafından kolaylıkla anlaşılacaktır. Bu kitabı alanlar, edebî sanatları tamamen öğrenecek ve başkaca bir kitaba ihtiyaç duymayacaklardır.
BASKI ADETİ: 1. Baskı 100 Adet; 2. BASKI: 2002 (50) ADET; 3. BASKI: 2003 (30) adet olarak basılmıştır.
9.2001, “DURAN KARAKUŞ’UN ŞİİRLERİ YADELLER”, ELGÜN, Abdullah Çağrı, ISBN: 975-83-17-2, Laçin Lmt. Şti. Talas Cd. Üzüm Ap Kat.1.No:2, Kayseri; 0352 222 19 40 veya 2000; Belgegeçer: 0352 222 19 40
DURAN KARAKUŞ’UN ŞİİRLERİ
(YADELLER) (ŞİİR)
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN
KİTAP EBATI: 13X20
ISBN: 975-8352-17-2
SAYFA SAYISI: 42
BASKI: KAYSERİ, 2001
BASKI ADETİ: 1. Baskı 50 Adet Basılmıştır.
EBATI: 9X18
FİYATI: 7.5.YTL
BASKI ve DİZGİ: LAÇİN LMT.ŞTİ. Talas Cd. Üzüm Ap Kat.1.No:2 KAYSERİ 2001
İsteme Adresi: Laçin Baskı Dağıtım 0352 222 19 40 veya Abdullah Çağrı ELGÜN 0532 233 14 13
Almanya’ya Köy Kalkınma Kooperatifleri aracılığı ile giden Türk köyündeki sade bir vatandaşın, ailesine duyduğu özlemler, gurbet acıları, Almanya insanlarının Türkler’e gösterdikleri saygı, sevgi, muhabbet ve sonrası bu kitapta dile getiriliyor. Gurbet işçilerinin dramını, özlemini ve vatan hasretliklerini öğrenmek isteyenler bu kitabı mutlaka okumalı.
Abdullah Çağrı ELGÜN’ün araştırma, inceleme gayretleri sonucunda, derlenip toparlanarak ortaya çıkarıldı.
Duran KARAKUŞ’un unutulmaya yüz tutmuş ve bir köşeye atılmış şiirlerini karalandığı bu defteri alarak: İnceleyip, yazım ve imlâ kuralları ve şiirsel özellikleri koruyarak bu şiir kitabını, bir vefa borcu olarak Türk Edebiyatına kazandırmayı kendimize bir borç bildiğimizden bu şiir kitabı oluştur.
10.2001, “GESİ BELGESELİ”, ELGÜN, Abdullah Çağrı, (Kayseri Akın Günlük Gazetesi
“Tefrika Eser”) Bu Eser Kayseri Gesi Kasabasını, bağlarını, insanlarının hayat hikâyelerinin anlatıldığı “Gesi Bağlarında Dolanıyorum Türküsü” nün bir hikâyesi olarak gelişti. Burada yaşayan insanların söyledikleri yaşanan tarihî süreç ve “Gesi Bağlarında Dolanıyorum Türküsü” nün bir hikâyesidir.
Bu eser Akın günlük Gazetesinde Köşe yazarlığı yaptığım bir dönemde gazetede fotoğraflı ve belgelere dayanarak yüzün üzerinde (100) nakaratlı türkü formatı tarafımdan geliştirilip çoğaltılarak o dönede gazetede yayınlanmıştır.
11.2001, “ÇANAKKALE (PİYES)” ELGÜN, Abdullah Çağrı, ISBN: 975-8352-22-9, “Çanakkale (Piyes)”, Laçin Ltd. Talas Cad. Üzüm Ap. Kat: 1, No: 2, Kayseri; Belgegeçer: 0352 222 19 40
ISBN: 975- 7649-22-9
SAYFA SAYISI: 46
EBATI: 9X18
BASKI: KAYSERİ 2001
BASKI ADETİ: 1. Baskı 100 Adet Basılmıştır.
FİYATI: 10.YTL
Baskı ve Dizgi: Laçin Lmt.Tiş Talas Cd. Üzüm Ap Kat.1.No:2, Kayseri
İSTEME ADRESİ: Laçin Lmt. Şti. Talas Cd. Üzüm Ap Kat.1.No:2, Kayseri; 0352 222 19 40 veya Abdullah Çağrı ELGÜN 0532 233 14 13
Elinizdeki bu kitap, Çanakkale Destanını anlatan üç perdelik piyes kitabıdır. Çanakkale Şehitlerini Anma Haftası çerçevesinde ihtiyaç duyulan bu kitap, tarihi gerçeklerden yararlanarak hazırlanmıştır.
Bu kitapta adları geçen kahramanların kimileri gerçek, kimilerinin adları da gerçek dışıdır. BASKI ADETİ: 1. Baskı 100 Adet; 2. BASKI: 2002 (50) ADET; 3. BASKI: 2003 (40) adet
4. BASKI: 2003 (30) adet olarak basılmıştır.
12.2001, “BELGELERLE ERMENİ GÜNLÜĞÜ” (Araştırma), ELGÜN, Abdullah Çağrı,
İSBN:975-83-52-20-2, (LAÇİN LMT. ŞTİ. TALAS CD. ÜZÜM AP KAT.1.NO:2 KAYSERİ)
BELGELERLE ERMENİ GÜNLÜĞÜ
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN
ISBN: 975- 8352-20-2
SAYFA SAYISI: 2
EBATI: 9X18
BASKI: KAYSERİ, 2001
BASKI ADETİ: 1. Baskı 1.00 Adet Basılmıştır.
FİYATI: 15.YTL
BASKI VE DİZGİ: Laçin Lmt. Şti. Talas Cd. Üzüm Ap Kat.1.No:2 Kayseri
İSTEME ADRESİ: Laçin Lmt. Şti. Talas Cd. Üzüm Ap Kat.1.No:2, Kayseri; 0352 222 19 40 veya Abdullah Çağrı ELGÜN 0532 233 14 13
Ermeni meselesi, Ermeni toplumunun değil; ama Osmanlı İmparatorluğunda menfatleri çarpışan iki büyük devlet, İngiltere ve Rusya’nın “ÇIKAR DAVASI” olarak meydana getirilmiştir. Bu kitap Ermeni sorununu belgelerle ortaya koyan bir kitaptır. Milleti Sadıka ünvanını kazanmış devletin en önemli mevkilerinde görev alan Ermenilerin Türk kardeşine neden düşman edilişi bu kitapta açıklanmaktadır.
BASKI ADETİ: 1. Baskı:2001 (100) adet; 2. Baskı: 2002 (50) adet; 3. BASKI: 2003 (50) adet, 4. Baskı: 2006 (40) olarak, 5. Baskı: 2009 (30) basılmıştır.
13.2002, “ÇAĞDAŞ KAZAK ŞAİRLERİ ANTOLOJİSİ (ŞİİR)”, ELGÜN, Abdullah Çağrı, ISBN: 978-8352-30-X, (Laçin Yayın Dağıtım, Kayseri);
ÇAĞDAŞ KAZAK ŞAİRLERİ ANTOLOJİSİ (ŞİİR)
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN
ISBN: 975-8352-30-X
SAYFA SAYISI: 282
EBATI: 18X24
BASKI: KAYSERİ, 2002
BASKI ADETİ: 1. Baskı 100 Adet Basılmıştır.
FİYATI: 20.YTL
BASKI ve DİZGİ: LAÇİN LMT. ŞTİ. Talas Cd. Üzüm Ap Kat.1.No:2, KAYSERİ 2001, Tel: 0352 222 19 40 veya Abdullah Çağrı ELGÜN 0532 233 14 13
İSTEME ADRESİ: Laçin Lmt. Şti. Talas Cd. Üzüm Ap Kat.1.No:2, Kayseri; 0352 222 19 40, Kayseri-2001
Bu kitap çağdaş Kazak şairlerinin hayatlarını, yazdıkları şiirleri ve esaret yıllarındaki fikir hayatını öğrenmek isteyenlerin başucu kitabıdır. Orta Asya Türk Cumhuriyetlerindeki müşterek fikirleri aktarması bakımından önemli bir eserdir. Bu kaynak Şiir Antolojisi, Kazak Edebiyatının çeşitli dönemlerini de yansıtıyor. Dönemin fikir hayatı ile birlikte Kazak şairlerinin Rus emperyalizmine karşı verdikleri mücadeleyi de aktarmaktadır.
BASKI ADETİ: 1. Baskı: 2002; (100) Adet, 2006: (50) Adet Basılmıştır.
14.2002, ELGÜN, Abdullah Çağrı, “Özel Öğretim Metodları I”, Laçin Ltd. Şti. Talas
Cad. Üzüm Ap. Kat: 1, No: 2, Kayseri-2003; Belgegeçer: 0352 222 19 40
ÖZEL ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ I
ISBN: 975- 8352-29-6
SAYFA SAYISI: 362
EBATI:18X24
BASKI VE DİZGİ: Laçin Lmt. Şti. Talas Cad. Üzüm Ap Kat.1.No:2
BASKI: KAYSERİ, 2002
BASKI ADETİ: 1. Baskı 100 Adet Basılmıştır.
FİYATI: 17.5.YTL
İSTEME ADRESİ: Laçin Lmt. Şti. Talas Cd. Üzüm Ap Kat.1.No:2, Kayseri; 0352 222 19 40 veya Abdullah Çağrı ELGÜN 0532 233 14 13
Bu kitap ile özel öğretim yöntemlerinin nasıl kullanılacağı, öğrenmeye ilişkin ilkeleri, eğitim çalışmalarının planlanmasını, öğretim yöntem ve stratejilerinin uygulanmasını ve kullanılmasını, görmeye ve işitmeye dayalı araçların kullanılmasını ve öğrenmeyi amaçlayan özel tecrübeler kazandıracaktır.
Özel Öğretim Yöntemleri, kurumların özel amaçlarının gerçekleştirilmesinde fayda temini esas alındığından kitap, bu konularla içli dışlı olacak öğrenci ve öğretmenlere yararlı bir eserdir.
15.2002, “ÖZEL ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ II (Ölçme ve Değerlendirme)”, ELGÜN, Abdullah Çağrı, ISBN: 978-8352-32-6; Laçin Lmt. Şti. Talas Cad. Üzüm Ap. Kat: 1, No: 2, Kayseri- 2003; Belgegeçer: 0352 222 19 40
ÖZEL ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ II (Ölçme ve Değerlendirme)
ISBN: 975- 8352-32-6
SAYFA SAYISI: 312
EBATI:18X24
BASKI: KAYSERİ, 2003
BASKI ADETİ: 1. Baskı 100 Adet Basılmıştır.
FİYATI: 15.YTL
BASKI VE DİZGİ: Laçin Lmt. Şti. Talas Cd. Üzüm Ap Kat.1.No:2 Kayseri
İSTEME ADRESİ: Laçin Baskı Dağıtım, 0352 222 19 40 veya Abdullah Çağrı ELGÜN 0532 233 14 13
Testler, test planları ve puanları, yazılı ve sözlü yoklamalar ile özellikleri, ölçme ve değerlendirme teknik araç ve gereçlerini içine almaktadır. Özellikle öğretmenlik programı öğrencileri için geliştirilmiştir. Asıl amaç, Özel Öğretim Yöntemlerini ana hatları ile tanıtmak, öğrencilerde (Aday Öğretmenler) belirli öğrenmelerle, bilgi ve becerileri, davranışa dönüştürmektir.
16.2003, “TÜRKÇE ÖĞRENİYORUM”, ELGÜN, Abdullah Çağrı, ISBN: 978-605-68539-5-1; Laçin Lmt. Şti. Talas Cd. Üzüm Ap Kat.1.No:2 Kayseri
ISBN: 975- 8352-29-6
SAYFA SAYISI: 362
EBATI:18X24
BASKI VE DİZGİ: LAÇİN LMT.TİŞ TALAS CD. ÜZÜM AP KAT.1.NO:2
BASKI: KAYSERİ, 2002
BASKI ADETİ: 1. Baskı 100 Adet Basılmıştır.
FİYATI: 17.5.YTL
İSTEME ADRESİ: Laçin Baskı Dağıtım 0352 222 19 40 veya Abdullah Çağrı ELGÜN 0532 233 14 13
BASKI ADETİ: 1. Baskı:2002-(100) adet; 2. Baskı: 2002 (50) adet; 3. BASKI: 2003 (30) adet, 4. Baskı: 2006 (20) olarak, 5. Baskı: 2009 (20) basılmıştır.
Bu kitap Türkiye Türkçesini kardeş ülkelere ve yabancı öğrencilere öğretme maksadıyla Kazakistan /Almatı Şehri (Eski Başkentte, Abay Devlet Üniversitesinde Filoloji Bölümünde Doçent olarak çalıştığım yıllarda kaleme alınmıştır.
Kazakistan Abay Devlet Üniversitesinde (Filoloji Bölümü, Uluslararası İlişkiler, Tarih, Türkçe Bölümü Öğrencileri) üzerinde bizzat uygulanmıştır. Böylece Türkçe Dilini öğrenen öğrencilerin öğrenme süreleri, öğrenme hızı, kolay öğrenme, uygulamalı öğrenme “Çarşı pazar, sokak ve tarihi mekân, müzeler, sergi gezintilerinden elde edilen deney, tecrübe, bilgi birikimlerin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.
“Kardeş Ülkeler: Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Azerbaycan, …vb. gibi) Bağımsız Türk Cumhuriyetleri ile Rusya Federasyonu'na Bağlı Otonom Cumhuriyetler:
Başkurdistan Cumhuriyeti (Rusya Federasyonu'na Bağlı Otonom Cumhuriyet)
Çuvaşistan Cumhuriyeti (Rusya Federasyonu'na Bağlı Otonom Cumhuriyet)
Dağistan Cumhuriyeti (Rusya Federasyonu'na Bağlı Otonom Cumhuriyet; Kumuk
ve Nogay Gibi Türk Halkları da Yaşamaktadır)
Doğu Türkistan (Çin Halk Cumhuriyeti'ne bağlı Sincan Uygur Özerk Bölgesi)
Gagauzeli / Gagauz Özerk Yeri (Moldova'ya Bağlı Otonom Bölge)
Hakasya Cumhuriyeti (Rusya Federasyonu'na Bağlı Otonom Cumhuriyet)
Karakalpakistan Cumhuriyeti (Özbekistan'a Bağlı Otonom Cumhuriyet)
Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti (Azerbaycan'a Bağlı Otonom Cumhuriyet)
Saha (Yakutistan) Cumhuriyeti (Rusya Federasyonu'na Bağlı Otonom
Cumhuriyet)
Tataristan Cumhuriyeti (Rusya Federasyonu'na bağlı otonom Cumhuriyet)
Tuva Cumhuriyeti (Rusya Federasyonu'na bağlı otonom Cumhuriyet)
Otonom, Federe ve Bağımsız ve Yabancı Öğrencilere Türkçeyi Öğretme” maksadıyla bütün Rus Dili Öğretim Metotları incelenerek ve Türkçenin yapısı göz önünde bulundurularak gençlerin Türkçeyi en kolay ve hızlı bir şekilde öğrenmelerini kolaylaştırmak amacıyla bir ihtiyaçtan ortaya çıkmıştır.
17.2005, AKKIŞLA ve YÖRESİ AĞIZLARI (Araştırma); ELGÜN, Abdullah Çağrı, ISBN: 975-8046-45-4, "Akkışla Yöresi ve Ağızları”, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları, M.K.P Bulvarı No: 15. Kocasinan/KAYSERİ, 2005, Tel: 0352 222 89 60; Netform Matbaacılık A.Ş. Osman Kavuncu Cad. Anatamir Karşısı, No: 159/A Kayseri, Tel: 0352 520 92 64; Fax: 0352 320 92 65
Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları, Yayın No: 45
ISBN: 975-8046-45-4
SAYFA SAYISI: 232
EBATI: 18X24
BASKI: KAYSERİ, 2005
BASKI VE DİZGİ:
FİYATI: 15.YTL
ADRES: Kayseri Büyükşehir Belediyesi Yayınları, Mustafa Kemal Paşa Bulvarı No: 15 Kocasinan/Kayseri, Tel.0352 222 89 60
İSTEME ADRESİ: Abdullah Çağrı ELGÜN 0532 233 14 13
Bu kitapta, KAYSERİ/Akkışla İlçesi ve yöredeki töreye, inanca dair yaşayış biçimleri, ilçe köyleri ve Türkmenlerinin hayat tarzı, söylediği türkü, mâni, ninni, bilmeceler, bulmacalar, deyimler, atasözleri, halk hikâyeleri, anlattıkları fıkralar, tekerlemeler, yöre kaynakları tek tek derlenerek hazırlandı. Bu kitap etnografya ve halk bilimi çalışması yapanlara büyük bir kaynak teşkil edecektir. İç Anadolu, Türkmen köy ve ilçelerinin ahvâlini öğrenmek isteyen araştırmacılarla, her türde tez çalışması yapanlar (lisans, yüksek lisans, doktora) ile halk bilimi çalışmalarına önemli bir kaynaklık etmektedir.
BASKI ADETİ: 1. Baskı .2005; (3.000); Adet Basılmıştır.
18.2005, “EŞEKLİ KÜTÜPHANE” (Türkiye’nin İlk Köy Kütüphanesi, ‘Belgesel
Araştırma’), ELGÜN, Abdullah Çağrı, ISBN: 975-7344-67-2, Bizim Gençlik Yayınları, Yayın No: 67 Kayseri
ISBN: 975-7344-67-2
SAYFA SAYISI: 294
EBATI: 18X24
BASKI: KAYSERİ Ocak, 2005
BASKI ADETİ: 200
FİYATI: 15.YTL
İSTEME ADRESİ: Bizim Gençlik Yayınları No: 67 Kayseri veya Abdullah Çağrı ELGÜN 0532 233 14 13
Cumhuriyet sonrası, Türkiye’nin ilk köy Kütüphanesinin nerede kurulduğu, kitap kampanyaları, Kütüphanenin kurulması esnasında verilen mücadeleler anlatılıyor. Bu kitap çerçevesinde Türk geleneklerinden imece, birlik ve beraberlikteki fazilet ve kalkınmanın temelinin atıldığı köyde geçen hadiseler ve örnek bir öğretmenin Türkiye’nin ilk köy Kütüphanenin açılışını yapmak için gelen protokolü ağırlayabilmek için çocuğunun ölümünü bile hiçe sayarak protokolü ağırlamakta gösterdiği fedakâr ve acı dolu mücadelenin bir kısa özeti anlatılmaktadır.
BASKI ADETİ: 1. Baskı .2005; (100); 2. Baskı: 2007; (50); 2010 (20) Adet Basılmıştır.
19.2005, “AHMET’İN AKKIŞLASI” (Araştırma), ;2018- ELGÜN, Abdullah Çağrı,
ISBN: 978-605-68539-4-4, Bizim Gençlik Yayınları, Yayın No: 68, Laçin Dizgi ve Baskı-
Kayseri
AHMET’İN AKKIŞLASI
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN
ISBN: 975- 7344-68-0
SAYFA SAYISI: 69
EBATI: 9X18
BASKI: KAYSERİ, 2005
BASKI ADETİ: 1. Baskı .2005; (50)
FİYATI: 10.YTL
BASKI VE DİZGİ: Laçin Lmt.Tiş Talas Cd. Üzüm Ap Kat.1.No:2, Kayseri
İSTEME ADRESİ: Laçin Baskı Dağıtım, 0352 222 19 40 veya Abdullah Çağrı ELGÜN 0532 233 14 13
AHMET’İN AKKIŞLASI
Bu kitapta, KAYSERİ/Akkışla İlçesini ve yöredeki töreye, inanca dair yaşayış biçimlerinin bir kesimini anlatmaktadır. Yöre Türkmenlerinin hayat tarzı, yaşayış biçimindeki katı tutum, disiplin aile bağları, mala, mülke verilen değer, komşuluk ilişkileri yardımlaşma, inanç ve geleneklerin halk üzerindeki tesiri ve baskısı anlatılmaktadır. Asırlardan beri süre gelen kanunlardan da keskin gelenek, görenek ve değer yargılarının uygulanmasındaki katı tutum ve meseleleri çözmedeki birliktelik, iş birliği okunmağa değer özellikler sergilemektedir.
BASKI ADETİ: 1. Baskı: 2005; (50); 2. Baskı: 2007; (30); 2010 (20) Adet Basılmıştır.
20.2015, “PARÇALANAN TÜRKMEN OYMAKLARI (Araştırma)”, ELGÜN,
Abdullah Çağrı, (Ankara Şahıs Yayınları 2015); Şahıs Yayınları Ankara 2018
ISBN: 978- 7649-20-3
SAYFA SAYISI: 362
EBATI:18X24
BASKI VE DİZGİ: Laçin Lmt.Tiş Talas Cd. Üzüm Ap Kat.1.No:2
BASKI: KAYSERİ, 2002
BASKI ADETİ: 1. Baskı 200 Adet Basılmıştır.
FİYATI: 17.5.YTL
İSTEME ADRESİ: Laçin Baskı Dağıtım 0352 222 19 40 veya Abdullah Çağrı ELGÜN 0532 233 14 13
Akkışla (Kuzugüden Türkmenlerinin) nereden geldiğini, Kuzugüden bölgesinde yaşanmış olayları, kıssadan hisse hikâyeleri anlatıyor. Kuzugüdenlilerin tarihinden geleneklere bağlılığı, Şölenler (Yeni Yoğurt Bayramı), Sayıl Çıkarma, Saya Kesme, Oyunlar,
Nişan, Düğün Adetleri. Halaylarda Söylenen Türküler; Yaylaya çıkış yayla geleneği, Türkülerimiz, Ninnilerimiz, Manilerimiz, …, vb. Hakkında bilgiler vermektedir.
BASKI ADETİ: 1. Baskı .2002; (100); 2. Baskı: 2007; (50); 3. Baskı: 2010 (30), 4. Baskı: 2018 (20) Adet Basılmıştır.
21.2016, 2018-, “SELÂHATTİN AKDENİZ’İN ŞİİRLERİ” ELGÜN, Abdullah Çağrı ISBN: 978-605-68539-4-4, (Ankara-Şahıs Yayınları 2016)
ISBN: 978- 605-68539-4-4
SAYFA SAYISI: 362
EBATI:18X24
BASKI VE DİZGİ: Laçin Lmt.Tiş Talas Cd. Üzüm Ap Kat.1.No:2
BASKI: KAYSERİ, 2002
BASKI ADETİ: 1. Baskı 50 Adet Basılmıştır.
FİYATI: 17.5.YTL
İSTEME ADRESİ: Laçin Baskı Dağıtım 0352 222 19 40 veya Abdullah Çağrı ELGÜN 0532 233 14 13
Bu eser, Akkışla/Kululu Türkmen Şairlerinden Emekli Astsubay Selâhattin AKDENİZ’i anlatıyor.
Emekli Astsubay Selâhattin AKDENİZ’in hayatı, askerlik yılları, siyasî geçmişi, belediye başkanlık adaylığı, yaşamda karşılaştığı güçlükler anlatıyor.
Kitabın önemli bir kısmını AKDENİZ’in onun yaydığı şiirler oluşmaktadır.
Eser, Abdullah Çağrı ELGÜN tarafından derlenip düzenlenmiş ve bir araştırma eseri olarak yok olup kaybolmaması amacıyla, bir kitap haline getirilerek bastırılmıştır.
BASKI ADETİ: 1. Baskı .2002; (50); 2. Baskı: 2007; (30); 3. Baskı: 2010 (20) Adet Basılmıştır.
22.2016, ELGÜN, Abdullah Çağrı, “KAYSERİ HALK BİLİMİ CİLT I (Kayseri Tarihi
ve Ağıtları),” ISBN: 978-605-68539-1-3; (Şahıs Yayınları, Ankara-2016);
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN
ISBN: 975- 8352-29-6
SAYFA SAYISI: 362
EBATI:18X24
BASKI VE DİZGİ: LAÇİN LMT.TİŞ TALAS CD. ÜZÜM AP KAT.1.NO:2
BASKI: KAYSERİ, 2002
BASKI ADETİ: 1. Baskı 50 Adet Basılmıştır.
FİYATI: 17.5.YTL
İSTEME ADRESİ: Laçin Baskı Dağıtım 0352 222 19 40 veya Abdullah Çağrı ELGÜN 0532 233 14 13
BASKI ADETİ: 1. Baskı: 2002; (50); 2. Baskı: 2004; (20); 3. Baskı: 2008 (15) Adet Basılmıştır.
KAYSERİ HALK BİLİMİ CİLT I
Kayseri Halk Bilimi adı ile yazılan bu kitap beş bölümden oluşmaktadır.
Kayseri ve yöresi halkı ağzından büyük zahmetlerle derlenen (Ağıt, Türkü Manî, Ninni, Bilmece, Bulmaca, Tekerleme, Fıkra, Masal) gibi ürünler alınmıştır. Derleme esnasında kaynak kişinin o andaki yaşı veya doğum tarihi, yaşadığı köy, kasaba, ilçe ve ili de birlikte verilmiştir.
Bunlardan sonra da Kayserililerin yöremize ait olmasa bile söyleyip, okudukları örnekler halk ağzında yaşadığı şekliyle kaynak kişilerin ağız özellikleri değiştirilmeden yazıya geçirilmiştir.
Birinci Bölüm : Kayseri’nin Etnik Yapısı, Tarihçesi, Ağıtlar
İkinci Bölüm : Kayseri Türküleri
Üçüncü Bölüm : Mani, Ninni, Bilmece, Bulmacalar
Dördüncü Bölüm : Oyun, Tekerleme,
Beşinci Bölüm : Fıkra, Masallardan oluşmuştur.
Her bölümle ilgili ilmî bilgiler verildikten sonra konunun örnekleri sunulmuştur.
Ağıtlar:
Kitapta verilen ürünler, kendini üzüntüden, ümitsizliğe kaptırmış bir milletin, çaresiz terennümleri tarzında söylenmiyor. Ağıtlarda gelecekten emin insanların ölen için duydukları sevgi ve acı vardır. Geri kalan mısralar, kaybedilen büyüğün hayatta iken gösterdiği kahramanlığı, yaptığı unutulmaz yararlılıkları birer birer sayıp döken, öleni öven, destan benzeri mısralardır.
23.2016, “ANKARA ŞİİRLERİ”, ELGÜN, Abdullah Çağrı, ISBN: 978-605-68539-2-0,
(Ankara Şahıs Yayınları 2016)
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN
ISBN: 975- 8352-29-6
SAYFA SAYISI: 362
EBATI: 18X24
BASKI VE DİZGİ: Laçin Lmt. Tiş Talas Cd. Üzüm Ap Kat.1.No: 2
BASKI: KAYSERİ, 2002
BASKI ADETİ: 1. Baskı 50 Adet Basılmıştır.
FİYATI: 17.5.YTL
İSTEME ADRESİ: Laçin Baskı Dağıtım 0352 222 19 40 veya Abdullah Çağrı ELGÜN 0532 233 14 13
BASKI ADETİ: 1. Baskı: 2002; (50); 2. Baskı: 2004; (30); 3. Baskı: 2008 (20) Adet Basılmıştır.
Elinizdeki, “Ankara Şiirleri” adlı kitabın içerisinde isimleri geçen: mekanlar, yer adları, tarihî Türbe, Tekke, Mescit, Camii; piknik alanları, parklar, bahçeler, mahalleler, cadde ve sokaklar, konaklar, kişi adları, mekân adları, semt, köy, ilçe adları başkent Ankara’ya ait olup, bu kitapta yer alan şiirlerin konusu olmuş veya konulara kaynaklık etmiştir. Bunun dışında da başka şehir ve yöre isimleri kullanılmış ise de bunlar çok az olup kayda değer değildir.
Bir milleti millet yapan, onun kültürüdür. Kültür: şehrin, memleketin içinde yaşayan halkının yaşama biçimi, tavrı ve davranışıdır. Bu kültürü geçmişten geleceğe yazarlar, şairler, araştırmacılar, taşır. Ortaya koydukları eserleri ile hafızaya emanet edilmekten kurtarıp, içinde bulunduğu halkın öğretisine, beğenisine, istifadesine sunar. Gelecek kuşakların faydalanmaları için içinde bulunulan zamandan alıp zamanın ötesine taşır. Kültür eserleri de bir milletin hafızası, tarihe kazılmış mührü, başkalarına öğünç, kıvanç ve iftiharla göstereceği tapu senetleridir.
Bir cemiyete, topluluğa, millete, devlete “bizim” diyebilmemiz için buradaki mezarlıkların, Türbelerin, Mescitlerin, Camilerin, içindeki süslemelerin, desenlerin, oymaların, kabartmaların, minyatürlerin, figürlerin, erguvanların, ebruların; kapılardaki tokmakların, duvarlarında, minberlerinde, tavanlarında kullanılan desenlerin çizgilerin içinde yaşanılan milleti yansıtıyor, anlatıyor olması gerekir. Yani o milletin duyuş, düşünüş, hazları, zevkleri, zekâsı, zekâsının kıvraklığı, işlekliği, dilindeki âhenk ve güzellikleri, millî şuuru, millî hafızasını, ruhunun yansımaları aksettiriyor olması lazım gelir. Geçmişten geleceğe taşımış bu sanatsal değerlerin yerli ve yabancılar tarafından büyük bir zevk, ihtişam, hayranlıklar ve heyecan içinde seyredilirken bu eserlerin: “Ben Müslüman Türk’üm!..” diye haykırıyor olması gerekir.
Eserlerin Müslüman Türk’ün duyuşunu, düşünüşünü, yaşayışını, zamanı kavrayışını ve anlayışını, inancındaki saflığı, temizliği, samimiyeti, güzelliği, zarafeti, inceliği, zekâsındaki kıvraklığı, işlekliği pratikliği hissettirmesi, kendi halkının MÜHRÜNÜ ve TAPUSUNU taşıması gerekir.
Bizim diyerek sahiplendiğimiz veya yabancıların Müslüman Türk’ün eserleri diyerek tereddütsüz kabul edeceği, söyleyebileceği bu ölümsüz eserlerin her biri bizim ülkemizi, şehrimizi, ilçemizi, yolumuzu hayatımızı aydınlatan yıldızlardır. Bunlar var oldukça evimiz, yolumuz, hayatımız ve ülkemiz ziyadesiyle aydınlanacaktır. Onun için bu cevherler titizlikle korunmalıdır. Bu eserler bizim geçmiş ile irtibatlarımızı sağlayan, yüzleştiren, geleceğe köprüler kuran, zihnî ve ruhî tezahürlerin taşlara, duvarlara, ebrulara, şekillere, minyatür ve çinilere yansımasıdır; çünkü milletin topluluk halinde bir araya gelebilmesi için lüzumlu olan bütün unsurlar: “dil birliği, din birliği, tarih birliği, kültür birliği, duygu birliği ve ruh” birliğidir. Bunlar bir milleti tek bir vücut gibi ayakta tutan, kökü tarihin derinliklerinde bir zincirdir. Bu eserler de bu zincirin halkalarından sadece bir kaçıdır. Bunu ortaya çıkaracak, ebedîleştirecek olanlar araştırmacılar, tarihçiler, yazarlar ve şairlerdir. Biz de bu ulvî gayeye hizmet edebildik ise ne mutlu bize…
“Ankara Şiirleri” adlı kitapta kulanılan isimler şunlardır: Ankara, Çankaya, Kızılay, Kurtuluş, Altındağ, Hamamönü, Hamamönü Meydanı, Hamamönü Sokağı, Mehmet Âkif Kültür Parkı, Mehmet Âkif Sokağı, Dustlu Sokak, Sarıkadı Sokak, Fırın Sokak, İnanlı Sokağı, Sanat Sokağı; Sarıkadıoğlu Mirzade Konağı, Beynamlızâde Konağı, Kabakçı Konağı, Kamilpaşa Konağı, Sarı Kadı Meydanı; Kültür Sanat Evi, Hamamönü Meydanı; Saat Kulesi; Hacettepe Camii, Karacabey Camii, Karacabey Oğlu Ahmet Çelebi, Mehmet Çelebi Camii, Sarı Kadı Camii, Tacettin Camii, Hacı Musa Camii, Hacı Syyit Camii, Hacı İlyas Camii, Tezveren Sultan, Yalvaç, Uluborlu, Ankara Anıtı, Aktaran Kitabesi, Agustun Tapınağı, Agustun Kitabesi, Agustun Mabedi, Gençliğe Hitabe, Ankara Saat Kulesi, Saat Kule Terası, Hitit Han, Ahiler Otağı, Kabirler…
Mavi Göl, Gölbaşı, Eymür Gölü, İncek, Seymenler, Botanik, Meclispark, Güvenpark, Kumrular, Lozanpark, Altınpark, Millîmüdafa, Beypazarı, Kızılcahamam, Yedi Tepe,
Körüklü Çizmeler, Ağaç Oymacılığı, Cam Ustaları, Ebru, Çini, Fotoğraf Sanatları, Pamuk Şeker, Kâğıt Helva, Karagöz, Hacivat, Meddah Oyunları.
Anıtkabir, Atatürk, Tandoğan, Tandoğan Meydanı, Beşevler, Bahçeli, Alpaslan Türkeş’in Kabri, Başkent Öğretmen Evi, Şeker Öğrenci Yurdu (Sabancı), Gazi Üniversitesi, Tanrı Dağları, Başbuğ, Muhsin Yazıcıoğlu Kabri, Ankara Garı, Anıttepe, Maltepe, Demirtepe, Sıhhıye, Dil Tarih Coğrafya Fakültesi, Opera, Ulus, Dikimevi, Cebeci, Çankaya,
Ankara 50. Yıl Parkı, Gençlik Parkı, Hergele Meydanı, Samanpazarı, Ulus Yokuşu, Eski Meclis, İtfaiye Meydanı, Ulus Meydanı, Hacı Bayram Veli, Hacıbayramveli Camii, Yunus, Ahmet Yesevi, Ahiler, Ahi Yakup Çelebi, Sinan, Succa, Melek, Şerafettin, Karyağdı, Tezveren, Köse, Haseki, Mecnun, Ferhat, Taşkent Caddesi, İstanbul, Ziyagökalp Caddesi, Kurtuluş Parkı, İkiz Hilton, Fidanlık Mahallesi, Beypazarı Kurusu, Kalecik Karası, Beypazarı Havucu, Şehit Ademyavuz Caddesi,,Yüksel Caddesi, Millî Müdafa…vb.
Bend Deresi, Tarihi Hamam, Ankara Kalesi, Engürü, Karyağdı Türbesi, Yörükdede Türbesi, Anafartalar, Ziraat Fakültesi; Emin Açar Dergâhı, Ahiler, Bayramî Konağı, Kapalı Çarşı, Etnoğrafya Müzesi, Kale Çarşıları…
Tunalı Hilmi, Tunalı Hilmi Caddesi, Bülbül Deresi, Hilton, Karum, Kuğulu Park, Atakule, Hilton, Hilton Oteli, Cınnah Caddesi, Kocatepe Camii, Meclis, Cumhurbaşkanlığı Köşkü… vb. isimler ve eserler bulunmaktadır.
Millî ve manevî değerlerimizin tezahürü olan ortaya çıkan bu: “Ankara Şiirleri” adlı kitabı, tamamen Ankara üzerine yazılmış, bizi biz yapan değerleri yansıtıyor olması sebebiyle kayda değer ve tarihe altın harflerle kazılmış bir tapu senedimiz, som altından kazılmış mührümüzdür… Ankara Şiirlerinden Örnekler:
ANKARA ELLİNCİ YIL PARKI
Ellinci Yıl Parkı’na çıktım, bir Pazar günü,
Seyrederken etrafı, unuttum burda dünü.
Gözlerim uzaklarda, dinlenerek tarıyor,
Binlerce yıl öteden, tanıdık yüz arıyor.
Nihayet, selâm verdim Engürü, denen Dev‘e,
Hacı Bayram, Agustun, Mabet olmuş bu eve .
Ankara Anıt, Yalvaç, Uluborlu’nun eli,
Yanında postun seren, Hacı Bayram-ı Veli.
Hacı Bayram Camisin, avlusu dolu dolu,
Buraya gelenlerin havada, eli kolu.
Cennet bahçelerinden, bir çiçek dermek için,
Allah’a yalvarıyor, Tek, Nur’a ermek için.
Hıçkırıklar, göz yaşı, boğazlar tıkanıyor,
Gelenler, bu Mabedin, nuruyla yıkanıyor.
Veli’ye el eyledim, Karyağdı’ya yürüdüm,
Üç İhlâs, bir Fatiha, üstlerini bürüdüm.
Mehmet Âkif Parkı’nda birazcık soluklandım,
Hacı Musa Camisi‘nde oturdum, Abdest aldım.
Ezanlar: “Allah Bir’dir!” diyerek yarışıyor,
Minareler uzanmış, göklere karışıyor.
Sarı Kadı, el ele, Âkif’in Mahallesi,
Altındağ beldesinin sanki altın nefesi.
Sokaklar pırıl pırıl, bura halkı pek yelmiş,
Taceddin Dergahı’na, duyan kadın, kız gelmiş.
Buraya inenlerin, ruhları dinleniyor.
Gül bahçesi her taraf, gönüller şenlenleniyor.
Kimler gelip geçmişler, çok ünlüden izler var.
Tacettin, Âkif, Muhsin, Yörük Dede, uzlar var.
Ellinci Yıl Parkı’ndan gezindim Ankara’yı,
Al-yeşil ve siyahlar bürünmüş, can karayı…
İçimi delip geçen gözlerleriyle, bakıyor.
Ellerim bırakırken, yüreğime akıyor.
Kucaklaştık, sarıldık, kor gibi döşü, bağrı,
Teninin kokusundan, yandı, yıkıldı Çağrı!..
Saçları, salkım söğüt, rügarlar savuruyor,
Dokundu alev alev; kor, ateş kavuruyor.
Rüzgâr kıskançlığından, havayı körüklüyor.
Çağrı’yı, betonlara, çarparak sürüklüyor…
Ankara, büyülüyor, beni, benden alıyor;
Ayaklarım yürürken, gönlüm orda kalıyor.
Yürüdü,uzaklaştı, dedi: “Adım ANKARA!”;
Bir sıkıntın olursa, gel beni burda ara…
19 Eylül 2010 Ankara/Erzurum Mahallesi
ANKARA’YI SEYRETTİM
Gülümsüyorken güneş, Ellinci Yıl Parkı’na,
Dünya cennetliğinin, burda vardım farkına.
Gökyüzünden seyrettim bu güzel Ankara’yı,
Bana cilveyle bakan saçları kapkarayı.
Ankara güzelinin, dizlerine uzandım,
Kendimi, bir kuş tüyü, yatakta varım sandım.
Kapattım gözlerimi; açtım, güzel Ankara.
Ankara; güzel şehir, üstü ak, beyaz kara.
Bu, Peri’ye bakmaktan, iki gözüm yoruldu,
Güneş indi aşağı, gökyüzü hep kor oldu…
Kor ateşler içinde, Güneş’e el sallladık,
Evren Kardeşliğine, bol bol selâm yolladık.
İniş, Bülbül Deresi, Çankaya görünüyor,
Karum, Hilton, Kuğulu simlere bürünüyor.
Tunalı Hilmi’deyim, tabana kuvvet verdim,
Cınnah’tan Kızılay’a, adımlarımı serdim.
Sıhhıye’den Dil Tarih, Opera’ya yürüdüm,
Gidip ceylan postumu, Gençlik Park’a bürüdüm.
Hergele Meydanı’yla, Saman Pazarı vakti,
Ayaklarım buradan, Karyağdı Zat’a aktı.
Okudum nice dua, gözler yaşla, tıkandı…
Etraftaki kumrular, gözyaşımda yıkandı…
Karyağdı Türbesi’nden, çıkar Ulus Yokuşu,
Duyulur uzaklardan, Sebze Pazar kokusu.
Ulus, Heykel Meydanı; ve Eski Meclis burda,
İtfaiye Meydanı, dolmuş durağı şurda.
Dinlendirmek istersen, ruhunu ebediyen,
Uğra, Hacı Bayram’a, Apollon’a hediyen.
Hacı Bayram yanında, bir çok dost otağ kurmuş,
Her saat her dakika: “Hu! Allah!” deyip durmuş.
Emin ACAR Dergahı, dostlar gelir yanyana,
Üzüm suyu içilir, ekmekse kana kana.
Tevbe, Rahman, Bakara, Fatihalar, Aminler.
Günahlar dökülürken, göğe çıkar “Aminler!..”
Saman Pazarı derler, Altındağ’ın yokuşu,
Bend Deresi’ne iner, burdan yolun akışı.
Bir gam, kasavet yakar, yakar da içimizi,
İçimiz burkularak, sıkarız dişimizi…
O ulvî, o yüceler neye hizmet ederler?..
Boşaltıp gam, kederi, hoş sevgiyle giderler.
Tepeden kuş bakışı, bir “Oh!”çektim derinden.
Sit alanı hamamı, inceledim yerinden…
Vakit hayli geç oldu, parka karanlık doldu,
Bu Cennet Ankara’da güzellikler çok, boldu;
Ellinci Yıl Parkında, güneş, bana el etti,
Ankara, işve ile: “Artık yeter, gel!” etti.
Tuttum bu güzel eli, yüz yüze göz gözeyiz,
Sarıldık, çok hasretle, kimse yok, biz bizeyiz.
ANKARA ÖZLEDİM SENİ,
Sazların tel tutar, besten yarışır.
Küslerin sarılır, sende barışır.
Kurt, kuzu dost olur, kırda yarışır.
Ankara Ankara, özledim seni,
Gelmedin dün akşam, gözledim seni.
Hayalin yanımda, hiç terk etmiyor.
Gönlümün sesine, sözüm yetmiyor,
Öğüt verdim kaç kez, para etmiyor,
Ankara Ankara, özledim seni.
Gelmedin dün akşam, gözledim seni.
Bağırdım, ses verdi, dağlar uyandı.
Avazım korundan; bahçe, bağ yandı.
Dağlar, taşlar feryadıma uyandı.
Ankara Ankara, özledim seni,
Gelmedin dün akşam, gözledim seni.
Gelen geçenlere, hep seni sordum.
Bin bir hayal kurdum, düşleri yordum.
Gelmedin, kafamı, taşlara vurdum.
Ankara Ankara, özledim seni,
Gelmedin dün akşam, gözledim seni.
Hasretin bağrımda, alev oldu gel!
Çağrı’ya verdiğin mühlet doldu gel!
Gül benzi sarardı, inan, soldu gel!
Ankara Ankara, özledim seni,
Gelmedin dün akşam, gözledim seni.
27 Şubat 2013, Ankara/Kurtuluş
ANKARA KAPISINDAN,
Ankara’da Ahiler, ulu yerde kâm almış.
Ankara, Ankara’da, böyle büyük, nam salmış.
Ahi Yakup, Çelebi, Sinan, Şucca ve Melek;
Yörükdede atıldı: “Biraz da arzda yelek!”
Ahiler, Hacıbayram, Şerafettin, hepisi.
Karyağdı, Tezveren, Tacettin ile gerisi…
Paygamber, önümüzde ulularun ulusu,
Ağustun dostumuzun, mabedinde dolu su.
Hepimiz, dört bir yanda oturduk, Abdest aldık.
Desen desen kilimler, üstünde Namaz kıldık.
Dört büyük din ulusu, dört bir yanda göründü.
Karena Kapısı’ndan sonsuzluğa yüründü.
Bir Cuma Salasında toplandık dört bir yandan.
Nurlarından bellidir, asil gen ve de kandan.
İç içe Evrenlerden, yüce zamana vardık.
Bilinmez, hissedilmez, titreşimleri yardık.
Düşünce oklarını, en uzağa fırlattık.
İzafi zaman, mekân, son sınıra dayandık.
Ankara kapısından, çıktık Miraç’a daldık.
Tekâmül son sınırda, durup öylece kaldık.
Yedi süptil bedenden, soyunup öze vardık.
Altıncı boyut Miraç, Bütünde Bütün olduk.
Ankara bizi, Bir ve Bütün’de birleştirdi.
Yedi süptil bedende, Tek etti, yerleştirdi…
8 Ocak 2013, Ankara/Çankaya
ZİYAGÖKÂLP CADDESI
Ziyagökalp Caddesi, Cebeci’ye yol gider.
Geçersin Kurtuluş’tan, Hamamönü’ne gider.
Sağ köşede görkemli İkiz Hilton durmada,
Yollarda arabalar, kornasını vurmada!
El ele kol kala âşıklar, yandan geçiyor.
Güneş inmiş aşağı, Park sarhoşu içiyor!..
Fidanlık Mahallesi, hünerciler yatağı,
Biracı, tinerciler, bilmem neci batağı.
Tenha ıssız mekanlar, sokak köpeği ulur,
Arayan Mevlâsını ya da belâsın bulur.
Çankaya semtin adı hiç kimse el atmamış.
Değişen iktidarlar, semte neşe katmamış.
Açık, gizli fuhuşlar, parklarda buluşmalar.
Derin izler bıraktı, yürürken: “Ahh ve vahlar!”
Binalarda evler var, Rus kızları çalışır.
Çok yakındaki yurtlar, bu hizmete alışır.
Gariplik Fidanlığa, pek çökmüş görülmeli.
Bu durum hiç hoş değil, bu defter dürülmeli.
Ankara başkent adı, kalmalı yadda tadı.
Her kim çözdü bu işi, kalır âlemde adı.
Çağrı çok söz ne ola, her işi tatlı kıla.
Sen söyledin duyurdun, biter İnşallah yıla…
04.04.2013, Ankara/Çankaya
ANKARA’DA KUĞULU
Kuğulu’da oturdum ayakları yatırdım.
Yağmur çiseliyorken paçaları batırdım.
Kimseler aldırmıyor, bu misafir kim burada?
Mola ver bir seferlik, Kuğulu’da bir dur da!
Ayağımı uzatım birbirine doladım.
Sırtım banka yaslayıp, aklım düşe buladım.
Rahat bir nefes alıp kuşlara yoldaş oldum.
Kuğulu’da dinlenip, huzuru burda buldum.
Karum, Hilton, Kuğulu dolaştım nefeslendim.
Oturdum Kuğulu’da, kuşlara heveslendim.
Gam kederi süpürüp, meşakkati atmışlar.
Kuğulu Havuzuna, Zemzem Suyu katmışlar…
Bu çeşmeden içenin dertleri depreşiyor.
Hangi ırk, din, renk olsa, bahtı güzelleşiyor…
Herkeste sevinç, neşe, mutluluk yüzlerinde.
Kahkahalar tufanı, şen şakrak sözlerinde.
Atılan çekirdeği, bir aşkla kapıyorlar.
Gaga vurup, paylayıp, nasibi yapıyorlar.
Ötüşüp, kanat çırpıp, dostça oynaşıyorlar.
Küçücük adımlarla, parkı dolaşıyorlar.
Kimi zaman kur yapıp, kimi kez koşuyorlar.
Zaman zaman öpüşüp, kur yapıp çoşuyorlar.
Gençleri hep el ele, eğlenip geziyorlar.
Kuğulu Toprağı’nı, çiğneyip eziyorlar.
Kumruları: “Gukk! Gukkk!..” ötüşüp yemleniyor.
Zihnimdeki Ankara, arınıp demleniyor.
Kuğulu Sakinleri parka ismini vermiş.
Bazı rint ve hippiler Kuğulu’ya post sermiş.
Kimi keman, ud çalıp hem de eğleniyorlar,
Toplanan paralarla, burda beğleniyorlar.
Ankara, edalı kız; gözlerime bakıyor,
Beni perişan edip, derinlere akıyor.
Başım eğdim gülerek, kaçamak selâm verdim.
Gülümsedi yan baktı, dertlerim parka serdim.
Sol yanıma gelerek, etek serip oturdu.
Gözlerle yayı gerip, tam on ikiden vurdu.
“Merhaba! şair Çağrı!..” dedi de içten güldüm!..
Ankara, el uzattı, elim tuttu, ben öldüm…
27 Nisan 2014, Pazar, Kuğulu Park/Çankaya/Ankara
(Sevgili Dost, Karaozan, İsmail KARA’ya.)
ANKARA KIZ
Behey Kara Ozan, behey can dostum!
Sensiz, etkinlikler bir tat vermiyor,
Kızılay’ı kestim, Konur’da estim,
Ankara kız, saçlarını sermiyor…
Hoş sohbette, İLESAM’da, akardık.
Kabakçı’da, güzellere, bakardık.
Etkinlikte, salonları yıkardık.
Ankara’ya, şimdi aklım ermiyor.
Sana eğilirdi, geçerken dallar.
Belini kırardın, engelse yollar.
Senin için her dem, saçılan güller.
Ankara’ya sensiz, koku sermiyor…
Kastamonu, Ankara’da göründün.
İnsan olup, toz toprakta süründün
Züpde i âlemsin, ete büründün.
Ankara giz, bize sırrın vermiyor…
Sende hangi hikmet, sende ne sır var?
Gönülden secdede, hikmet, iksir var.
Evreni gönlünle sarmalayıp, sar…
Ankara kız, sensiz selam vermiyor.
Bütün şehri dolaş, gezin, postun ser.
Kokladığın gülleri say, destur ver.
Bizim için çiçek topla, güller der.
Ankara kız, sen olmazsan, gülmüyor.
29.12.2014, Pazartesi, Ankara/Çankaya
Not: Zübde-i âlem: Âlemin özü.
24.2017, “KAYSERİ HALK BİLİMİ KİTABI II. CİLT II” (Kayseri Türküleri); ELGÜN, Abdullah Çağrı, ISBN: 978-605-68539-1-2; (Şahıs Yayınları, Ankara-2017)
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN
ISBN: 975- 8352-29-6
SAYFA SAYISI: 362
EBATI:18X24
BASKI VE DİZGİ: Laçin Lmt. Şt.i Talas Cd. Üzüm Ap Kat.1.No:2
BASKI: KAYSERİ, 2002
BASKI ADETİ: 1. Baskı 200 Adet Basılmıştır.
FİYATI: 17.5.YTL
İSTEME ADRESİ: Laçin Baskı Dağıtım 0352 222 19 40 veya Abdullah Çağrı ELGÜN 0532 233 14 13
Birinci Bölüm: Kayseri’nin Etnik Yapısı, Tarihçesi, Ağıtlar
İkinci Bölüm : Kayseri Türküleri
Üçüncü Bölüm : Manî, Ninni, Bilmece, Bulmacalar
Dördüncü Bölüm : Oyun, Tekerleme,
Beşinci Bölüm : Fıkra, Masallardan oluşmuştur.
Her bölümle ilgili ilmî bilgiler verildikten sonra konunun örnekleri sunulmuştur.
Türküler:
Toplum hayatının izlerini üzerinde taşıyan; sevinçli, acılı, duygu ve düşünceleri dile getiren türküler ise antibiyotiklerden de tesirli halk ürünleridir. Bu ürünler bazan içimizi fıkır fıkır kaynatan; bazan coşturup, hop kaldırıp hop oynatan; bazan diyar diyar, ülke ülke dolaştıran, bizi içimizde kurulmuş bu dünyadan alıp başka dünyalara, iklimlere taşıyan, başka sahillerde gezdiren ürünlerimizdir.
Türküleri okurken, bazan bir dağın yamacından hışımla seslenen yiğitler yiğiti Dadaloğlu; bazan Bolu'nun Beyi'ne meydan okuyan Köroğlu; bazan bir tekkede Yunus oluruz... Şairin dediği gibi:
"Ne zaman kederden taşarsa için,
Türküler dökülür dudaklarından."
İnsan bir ideale, bir inanca bu köprülerden geçer, bu köprülerle millet ruhu kaynaşır. Bu köprüler aynı topraklar üzerinde yaşamıyor olsalar bile, bu türküleri dinleyenlerin bu türküleri okuyanların ruhlarını birbirlerine ısındırıp yaklaştıran, birbirlerine bağlayan, birbirlerine kenetleyen köprülerdir.
Bu millî değerler, kulaktan kulağa yayılarak sözlü ve yazılı ürünler olarak bugünlere ulaşabilen, milletleri yansıtan, milletlerin aynalarıdırlar. Millet ne zaman o esere bakarsa, o eserde kendini bulur. Hafızasını tazeler, yeni bir hayat bulur ve yeniden kendine gelir.
Millet çocukları kültür, dil, din, tarih, bayrak ve aynı kubbe altında yaptıkları bu eserlere kendilerinden kattıkları yeni şeylerle zenginleştirip zaman ötesine yollarlar. Zamanın ötesinde, gelecekte bir gün birileri bu değerlere ihtiyaç duyulduğunda halka müracaat edince görür ki kendisi orada. Millet orada. Yaşanılan bütün bir geçmiş acı tatlı; iyi kötü, güzel çirkin; kocaman, dev, devvasa, muazzam haliyye burada yatmaktadır İşte, milletlerin öğünçü, gurulanacağı şeref levhası budur.
Hafıza sağlam olmazsa; insan gideceği yönü göremez. Rüzgarda direkleri parçalanmış yelkenli gibi denizin ortasında kala kalır. Belki de boğulup kaybolur. Milletler de öyledir. Sümerler, Akatlar, Etiler’den bugün ancak tarihin tozlu sayfaları söz ediyor.
Etnoğrafya müzeleri, kitap müzeleri, tarihî abide, mabet, türbe, yatır, kümbetler, Medrese, Han, Hamam, köprü ve Kervansaraylar, Mescid, Cami ve külliyeler... Yüzyılların sert, soğuk kışına, acımasız rüzgâr ve yağmurlarına; fırtına, bora ve kasırgalarına; sel ve deprem felâketlerine karşı koyarak asırlar ötesinden aşıp gelebiliyorsa değerlidir. Hem de uğruna ölünesi bir değer... İşte bunlar bizim billur abidelerimiz, şeref madalyalarımız, imparatorluk tacımızdır... Bunlar bizim ayakta kalmamızı sağlayan yedibin yıllık varlığımızın garanti belgeleri, tapu senetleri, yedi iklim ve yerkürenin üzerine bileğin hakkı, alın teri ve inançla kazılmış mühürlerimizdir.
Avrupa bu tapuları ellerine geçirebilmek ve bizim garantörlüğümüzü oralardan silebilmek için Mostar, Estergon, Kanije’yi, Silistre'yi; Araplar Escad kalesini yerle bir ediyor. Arabistan, Sırbistan, Bulgaristan, Romanya, …,, vb yerlerde bulunan sadece Osmanlı İmparatorluğu'nun geri çekilme sürecinde ve sonrasında Balkanlar, Ortadoğu ve Arabistan yarımadasında Türk-İslam izlerini silmek amacıyla yıkılan, tahrif edilen veya amacı dışında (Müze, Bar, Depo, Sinema, Kilise) yapılarak kullanılarak yok edilen binlerce Cami, Mescid, Türbe, Kervansaray, Han, Hamamları, Külliyeyi yıkıyor yerle bir ediyorlar… Kültür istilâsı ile benliğimizi yer yüzünden silmeğe çalışıyorlar. İşte size sadece birkaç örnek:
Ahmet Bey Camii Minaresi (Bulgaristan - Küstendil): Camiden geriye kalan Minare bilinçli olarak yıkılmış ve yapı tamamen tarih müzesine dönüştürülmüştür.
Alaca Cami (Bosna-Hersek - Foça): Eski Yugoslavya topraklarındaki en zarif Osmanlı eserlerinden biri olan Cami, iç savaş sırasında Sırp güçleri tarafından tamamen dinamitlenerek yok edilmiştir.
Arnavudiye Camii (Eski Yugoslavya bölgesi): Savaşlar ve bölge rejimlerinin imar politikaları esnasında tamamen yıkılarak ortadan kaldırılmıştır.
Burmalı Cami (Kuzey Makedonya - Üsküp): Osmanlı mimarisinin Üsküp'teki en önemli simgelerinden olan bu Cami, 1925 yılında Sırp yönetimi tarafından tamamen yıkılmış ve yerine Ordu Evi inşa edilmiştir.
Cemaluşa Camii (Eski Yugoslavya bölgesi): Bölgedeki Müslüman-Türk varlığını silme politikaları doğrultusunda tamamen yıkılan yapılardandır.
Ecdad Kalesi ve Kışlası (Ecyad Kalesi) (Suudi Arabistan - Mekke): Kabe'yi ve mukaddes toprakları korumak amacıyla Osmanlı tarafından inşa edilen tarihi kale, 2002 yılında otel ve gökdelen projeleri (Abraj Al Bait) gerekçe gösterilerek tamamen yıkılmıştır.
Es-Serreci Camii (Eski Yugoslavya / Balkanlar): Rejimlerin kamulaştırma ve yıkım politikalarına kurban gitmiş tarihi Camidir.
Faik Paşa Külliyesi ve Camii (Yunanistan - Narda/Arta): 15. yüzyılda inşa edilen Külliyenin merkezi olan Cami, mübadele sonrası önce Kilise’ye çevrilmiş, 1970'li yıllarda ise bar-pavyon olarak kullanılarak iç mimarisi tamamen yok edilmiş ve harabeye dönmüştür.
Hamza Bey Camii ve Külliyesi (Yunanistan - Selanik): 1468 yapımı tarihi Caminin içi tamamen boşaltılmış, uzun yıllar sinema ve meyHane olarak kullanılarak Türk-İslam kimliği yok edilmiştir.
Hırka-i Şerif ve Osmanlı Medreseleri (Suudi Arabistan - Medine): Genişletme çalışmaları adı altında Medine çevresindeki onlarca tarihi Han, Hamam, Medrese ve Osmanlı revaklarının bir kısmı yıkıma uğramıştır.
İbrahim Paşa Camii
Razgrad, Cami: (Bulgaristan. Razgrad): Balkanlar'ın en büyük yapılarından biri olan Kanuni Dönemi eseri, onarımlara izin verilmeyerek bilinçli olarak çürümeye ve yıkılmaya terk edilmiştir.
Karaca Paşa Camii (Bulgaristan): Balkanlar'daki erken dönem Osmanlı Camilerinden biri olup, bakımsızlık ve kasıtlı tahribat sonucu büyük ölçüde yıkılmıştır.
Mahmud Paşa Camii ve Hamamı (Bulgaristan - Sofya): Osmanlı'nın ulu Camilerinden biri olan bu devasa yapı, Türk izlerini silmek amacıyla tamamen kapatılmış ve arkeoloji müzesine çevrilmiştir.
Mustafa Paşa Hanı ve Hamamı (Sırbistan - Belgrad): Belgrad'ın kesin olarak Osmanlı elinden çıkmasının ardından, şehirdeki onlarca Han ve Hamamla birlikte tamamen yıkılarak yerlerine yeni caddeler yapılmıştır.
Sultan Murat Camii ve Kervansarayı (Sırbistan - Belgrad): Bir dönem "Camiler Şehri" olarak bilinen ve onlarca Camiye ev sahipliği yapan Belgrad'da, Türk Dönemine ait neredeyse tüm Cami ve Kervansaraylar Sırp Krallığı döneminde tamamen yıkılmıştır (Sadece Bayraklı Camii ayakta kalabilmiştir).
Tzistarakis Camii (Yunanistan Atina): Monastiraki Meydanı'ndaki bu tarihi Caminin Minaresi Yunan bağımsızlığı sonrası hemen yıkılmış, binası ise hapishane, depo ve müze yapılarak Cami kimliği yok edilmiştir.
Ziyaüspaşa Camii (Bulgaristan): Yapıldığı dönemde 10 bin kişilik kapasitesiyle Balkanlar'ın en büyük Camilerinden biri olan bu devasa eser, Rus tahakkümü ve Bulgar yönetimi döneminde planlı bir şekilde tahrif edilmiş, parça parça yıkılarak günümüzde arkeoloji müzesine dönüştürülmüştür.
Bu listede yer alan yapıların birçoğu, Mimar Ekrem Hakkı Ayverdi'nin: "Avrupa'da Osmanlı Mimari Eserleri" envanterinde kayıtlıdır. Yunanistan, Bulgaristan ve Sırbistan gibi ülkelerde Osmanlı Dönemine Ait binlerce çeşme, Medrese ve sebil ise tamamen haritadan silinmiştir…
25.2018, “Kayseri Halk Bilimi III. CİLTII” ELGÜN, Abdullah Çağrı, ISBN: 978-605-
68539-1-3 (Kayseri Manileri, Ninni, Bulmaca ve Bilmeceleri), (Şahıs Yayınları, Ankara-2018);
Kayseri Mânîleri:
Kayseri Mânîleri, bugünün dünyasında hayatın acımasızlığı, kahpeliği, kaypaklığı; feleğin dönekliği, zalimliği; insanların riya, yalan dolan, sahte dost ve vefasızlıklarıyla; kimsesiz, caresiz ve dostsuz kalışlarıyla ilgili konuları barındıran bir emek ürünü, dantel örgüsüdür.
Bulmacalar ise hoşça vakit geçirmek, zaman öldürmek, oynamak, eğlenmek, kişiler ve devlet erkanları arasında gizliden haberleşmek, haber ulaştırmak, bilgide zekâda, hünerde, muhakemede, düşünmede, dikkatte, sürat ve zamanlamada üstünlük ve yarış kazanmak için söylenen edebiyat ürünleri olarak değerlendirilirler.
Bilmecele:
Bilmeceler eşya, bitki, hayvan, insan velhasıl canlı cansız bütün mahlûkatı içine alarak onların hareket, görünüş, yapı, gelişme, varoluşları; neden ve niçin böyle olduklarına dair bilgileri barındırırlar. Bunlar çeşitli ipuçları, vererek insanları düşünmeye sevkeden, hatta onları düşünmeye zorlayan halk edebiyatı unsurlarıdır.
Ninniler:
Söyleyeni kesin olarak belli olmayan ninniler, halk arasında anneler, büyükanneler, halalar, teyzeler ve hatta zaman zaman babalar tarafından da bir ezgi ile söylenen halk verimleridir.
26.2019, “KAYSERİ HALK BİLİMİ (Kayseri Oyun ve Tekerlemeleri) CİLT IV”,
ELGÜN, Abdullah Çağrı, ISBN: 978-605-68539-1-4; (Şahıs Yayınları, Ankara-2019);
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN
ISBN: 975- 8352-29-6
SAYFA SAYISI: 362
EBATI:18X24
BASKI VE DİZGİ: LAÇİN LMT.TİŞ TALAS CD. ÜZÜM AP KAT.1.NO:2
BASKI: KAYSERİ, 2002
BASKI ADETİ: 1. Baskı 200 Adet Basılmıştır.
FİYATI: 17.5.YTL
İSTEME ADRESİ: LAÇİN BASKI DAĞITIM 0352 222 19 40 VEYA
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN 0532 233 14 13
Birinci Bölüm : Kayseri’nin Etnik Yapısı, Tarihçesi, Ağıtlar
İkinci Bölüm : Kayseri Türküleri
Üçüncü Bölüm : Manî, Ninni, Bilmece, Bulmacalar
Dördüncü Bölüm : Oyun, Tekerleme,
Beşinci Bölüm : Fıkra, Masallardan oluşmuştur.
Her bölümle ilgili ilmî bilgiler verildikten sonra konunun örnekleri sunulmuştur.
Oyunlarımız:
Oyunlarımız, bir cemiyet halinde yaşayan insanlarımızın, toplum karşısında nasıl ve ne şekilde tavır ve davranış sergilemeleri gerektiğini Türk halkına öğreten millî kültür unsurlarıdırlar. Oyun, çocuğun bedenî, rûhî, zihnî kabiliyetlerini geliştirir. Onu düşündürür, muhakeme kabiliyetini artırır. Çareler bulmayı, zamanında tedbirler almayı, zamanın değerini, anî hadiseler karşısında apışıp kalmamayı, soğukkanlı olmayı, hazırcevaplılığı ve dikkatini bir noktaya odaklamayı, her an tetikte olmayı, kendi kendine yetmeyi, başkalarını idare etmeyi, toplulukla âhenk içinde olmayı, birlik beraberliğin önemini ve faydalarını, geçim ehli olmayı, grupla ve toplu hareketin yararlarını, psikolojik harbi, kazanmanın zevki yanında yenilgiyi de olağan kabul eder. Sabretmeyi, ümitsizliğe, bedbinliğe düşmemeyi, vazife mesuliyetini, kaide ve kurallara uymayı, disiplinli olmayı öğretir.
Tekerlemeler:
Tekerlemeler ise, kaynağı akıl ve mantık kurallarının dışında, hayâl mahsulü, bir kısım gerçek veya tamamıyla uydurma söz, hadise, vaka ve maceralardır. “Tekerlemeler” söz kelime ve ses benzerliğinden yararlanarak söylenen kısa hoş cümleciklerdir.
Fıkralar:
Özellikle gerçek hayat olaylarını, bu olaylardan çıkarılacak dersleri, kıssadan hisseleri, güldürmek, düşündürmek, bir nebze eğlendirmek, komiklik unsuru, nükte, mizah, tenkit, hiciv, eleştiri unsurlarıyla birlikte veren fıkralarımızdır.
27.2020, “KAYSERİ HALK BİLİMİ CİLT V (Kayseri Fıkra ve Masalları)”; ELGÜN, Abdullah Çağrı, ISBN: 978-605-68539-1-5; (Şahıs Yayınları, Ankara-2020);
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN
ISBN: 975- 8352-29-6
SAYFA SAYISI: 362
EBATI:18X24
BASKI VE DİZGİ: LAÇİN LMT.TİŞ TALAS CD. ÜZÜM AP KAT.1.NO:2
BASKI: KAYSERİ, 2002
BASKI ADETİ: 1. Baskı 200 Adet Basılmıştır.
FİYATI: 17.5.YTL
İSTEME ADRESİ: LAÇİN BASKI DAĞITIM 0352 222 19 40 VEYA
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN 0532 233 14 13
Masallar:
Masalcılar ise toplum eğitimcilerinin baş mimarıdırlar. Toplumdaki pedagojik formasyon usulünce anlatılan bu masallar sayesinde tamamlanır. Geleneğe bağlı olarak anlatılan bu masallar hoşça vakit geçirmek, güldürmek, eğlendirmek, düşündürmek, eğitmek; terbiye nezaket gibi tavır ve davranış kazandırmayı amaç edinir.
Günlük hayatımızı renklendiren, yaşayış biçimlerine renk ve canlılık katan Ağıt, Türkü, Manî, Ninni, Bilmece, Bulmaca, Oyun, Tekerleme, Fıkra, Masal ve benzerleri bir milletin, duyuş, düşünüş, hayat tarzı, nesneleri kavrayış biçimleri, ruh yapıları, inancı ve değer yargıları, geleneklerini sosyal ve medenî ölçülerde tanımak için o toplumun halk kültür ürünlerine bakmak yeterlidir
Kayseri halk kültürü günlük hayatın çetrefilli, karmaşık hengamesi içerisinde Kayseri insanının bilgi, birikim ve tecrübesiyle sağlamlaşmış kıvrak ve cin düşünüşünün bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır.
Kayseri halk kültürü, Kayseri halkının zekâsının, dehasının, zihnî aktivitelerinin nasıl işleyiş gösterdiğine, hafızalarının tutarlılığına, muhteşemliğine, zayıf ve güçlü oluşlarına dair geçmişten günümüze bizi aydınlatan önemli halk verimleridirler. Kayserili hayatı şen, neşe içinde dolu dizgin yaşamak isterken, ruhunu neşelendirmek, zihnî faaliyetini artırmak ve kafasını işletmek ister.
Bu ürünler yörede yaşayan insanların ürettiklerinin yanında herkesçe malûm ve bilinen ürünlerden de katkılar ve eklemeler yaparak gelişmesini ve varlığını devam ettirmektedir.
İşte bu kitap, kaybolmaya yüz tutmuş millî değerlerimizin ölümsüz abidelerini büyük uğraş ve zahmetlerle bir araya getirmeyi başarmıştır. Şüphesiz kusurlarımız vardır; bunlara inat bu kıymet değerlerimizin kaybolup gitmesine gönlümüz razı olmamıştır. Gayret bizden, hoşgörü sizden, takdir Allah’tandır.
28.2021, “MEMLEKET ŞİİRLERİ”, ELGÜN, Abdullah Çağrı, ISBN: (Ankara-Şahıs
Yayınları 2021)
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN
ISBN: 975- 8352-29-6
SAYFA SAYISI: 362
EBATI:18X24
BASKI VE DİZGİ: LAÇİN LMT.TİŞ TALAS CD. ÜZÜM AP KAT.1.NO:2
BASKI: KAYSERİ, 2002
BASKI ADETİ: 1. Baskı 200 Adet Basılmıştır.
FİYATI: 17.5.YTL
İSTEME ADRESİ: LAÇİN BASKI DAĞITIM 0352 222 19 40 VEYA
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN 0532 233 14 13
Şairin Ülkemiz memleketimiz hakkında çeşitli şehir ve yerlerin bahsedildiği Memleket Şiirlerini bu kitapta bulacaksınız.
Şair bu kitabında memleketin güzellikleri, önemli yerleri, meşhur kişileri hakkında da bilgiler vermekte, kısaca memleketi hakkında yazılmış şiirlerin bu kitapta toplamış bulunmaktadır.
29.2021, “AŞK ŞİİRLERİ”, ELGÜN, Abdullah Çağrı, ISBN: (Ankara-Şahıs Yayınları 2021);
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN
ISBN: 975- 8352-29-6
SAYFA SAYISI: 362
EBATI:18X24
BASKI VE DİZGİ: LAÇİN LMT.TİŞ TALAS CD. ÜZÜM AP KAT.1.NO:2
BASKI: KAYSERİ, 2002
BASKI ADETİ: 1. Baskı 200 Adet Basılmıştır.
FİYATI: 17.5.YTL
İSTEME ADRESİ: LAÇİN BASKI DAĞITIM 0352 222 19 40 VEYA
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN 0532 233 14 13
Sevginin aşkın, platonik yansımaların, ilâhî seslenişlerin, güzele, güzellere duyulan sathi, ulvî güzel duyguların yansıması olarak karşımızı çıkan bu şiir kitapta sadece “Sevgi ve Aşka” yer verilmiş olduğunu söylemek mümkündür!
Aşk ve Sevgiye hasret olanların bu kitabı okumaları dünyayı aşk ve sevgi ile donatmaları tavsiye edilir.
30.2021, “KAHRAMANLIKŞİİRLERİ”, ELGÜN, Abdullah Çağrı, ISBN: (Ankara-Şahıs
Yayınları 2021)
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN
ISBN: 975- 8352-29-6
SAYFA SAYISI: 362
EBATI:18X24
BASKI VE DİZGİ: LAÇİN LMT.TİŞ TALAS CD. ÜZÜM AP KAT.1.NO:2
BASKI: KAYSERİ, 2002
BASKI ADETİ: 1. Baskı 200 Adet Basılmıştır.
FİYATI: 17.5.YTL
İSTEME ADRESİ: LAÇİN BASKI DAĞITIM 0352 222 19 40 VEYA
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN 0532 233 14 13
Kahramanlık duygularının, cesaretin, pervasızlığın, serdengeçtiliğin, korkusuzluğun yansıdığı bu şiirleri okumak ile şairin karakterini, şairin duygusal coşkunluğunu bu kitapta bulacaksınız.
Bu kitabı okuyanlar Gasbar’da Mehmetçik, Cudi’de, Türk Komando, Kışlada Türk’ü ve Türk Askerini bulacaktır.
Bazan güreş meydanında kıran kırana güreşen Kırkpınarların şampiyonu bazan da mert, cesur ve yürekli yiğitleri bu şiirlerde göreceksiniz.
31.2024, “BÜTÜN ŞİİRLERİM”;
ELGÜN, Abdullah Çağrı, ISBN: ISBN: … (Ankara-Şahıs Yayınları, 2021)
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN
ISBN: 975- 8352-29-6
SAYFA SAYISI: 362
EBATI:18X24
BASKI VE DİZGİ: LAÇİN LMT.TİŞ TALAS CD. ÜZÜM AP KAT.1.NO:2
BASKI: KAYSERİ, 2002
BASKI ADETİ: 1. Baskı 200 Adet Basılmıştır.
FİYATI: 17.5.YTL
İSTEME ADRESİ: Laçin Baskı Dağıtım 0352 222 19 40 veya Abdullah Çağrı ELGÜN 0532 233 14 13
Bu kitap Abdullah Çağrı ELGÜN’ün bugüne kadar yazmış olduğu şiirlerinin bir toplamıdır.
“Düşten Öteye”, Şiirlerle Hemşire”, “Memleket Şiirleri”, “Aşk Şiirleri”, “Kahramanlık Şiirleri” olmak üzere bütün şiirleri bu kitapta toplanmıştır. Şairi yakından tanımak isteyenler Şairin kendisin burada, bu kitabı okurken, onunla konuşuyor, dostça bir sohbet yapıyorcasına karşılarında bulacaklardır.
32.2024 ELGÜN, Abdullah Çağrı, ISBN: “Makaleler”; ISBN: … (Ankara-Şahıs Yayınları 2021);
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN
ISBN: 975- 8352-29-6
SAYFA SAYISI: 362
EBATI:18X24
BASKI VE DİZGİ: LAÇİN LMT.TİŞ TALAS CD. ÜZÜM AP KAT.1.NO:2
BASKI: KAYSERİ, 2002
BASKI ADETİ: 1. Baskı 200 Adet Basılmıştır.
FİYATI: 17.5.YTL
İSTEME ADRESİ: LAÇİN BASKI DAĞITIM 0352 222 19 40 VEYA
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN 0532 233 14 13
Araştınmacı Yazar Gazeteci ve Şair Abdullah Çağrı ELGÜN’ün bugüne kadar yazılmış bazı makalelerinin derlenip toparlandığı bir kitaptır. Sanatçının Gazete yazıları çeşitli yerlerde yayınlanmış makalelerin bir kısmı bu kitapta toplanarak derli toplu hale getirilerek okuyucusuna sunulmuştur
33.2024, ELGÜN, Abdullah Çağrı,
ISBN: “Çağdaş Türk Şair ve Yazarları”; (Ankara Şahıs Yayınları 2021)
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN
ISBN: 975- 8352-29-6
SAYFA SAYISI: 362
EBATI:18X24
BASKI VE DİZGİ: LAÇİN LMT.TİŞ TALAS CD. ÜZÜM AP KAT.1.NO:2
BASKI: KAYSERİ, 2002
BASKI ADETİ: 1. Baskı 200 Adet Basılmıştır.
FİYATI: 17.5.YTL
İSTEME ADRESİ: LAÇİN BASKI DAĞITIM 0352 222 19 40 VEYA
ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN 0532 233 14 13
Bu kitapta çağdaş yazarlar, gazeteci, şair ve diğer sanatçıların Abdullah Çağrı ELGÜN tarafından tanıtımının yapıldığı sanatçıyı enine boyuna tanıtan yazılar yer almaktadır.
Bir Ansiklopedi niteliği taşıyan bu kitap ile çağdaş sanatçıların bilinmeyen yönleri, yayınlanmış eserleri, edebî kişilikleri, hayatları, aldığı ödüller ve kimi özellikleri bu kitapta yer almaktadır.
7. SONUÇ:
Abdullah Çağrı ELGÜN: teoriyi pratikle, bürokrasiyi edebî hassasiyetle, geleneksel sivil toplum faaliyetlerini ise modern dijital yayıncılıkla buluşturabilmiş çok yönlü bir Anadolu aydınıdır.
O, yalnız kendi telif eserleriyle değil; 500'ü aşkın edebiyatçıyı kayıt altına aldığı dijital biyografi bankası, Kazak edebiyatından aktardığı antolojik eserleri, sağlık eğitimine kazandırdığı hümanist boyut ve Millî Kütüphane arşivlerine intikal eden külliyatıyla, Türk kültür ve dil hafızasında silinmez bir iz bırakmıştır.
ÇEKTİĞİ DİZİ FİLİMLER:
1) Ata Yurdunda Gezinti “Yirmi Altı Bölüm (26)” olarak Erciyes TV.de Yayınlandı.
2) Eşekli Kütüphane “Dokuz Bölüm” (9) olarak Show TV. Gösterimi Yapıldı.
OYNADIĞI DİZİ FİLMLER:
1.Beni Affet, 2.Unutma Beni, 3.Rüzgârlı Sokak, 4.Hıyanet Sarmalı, 5.Deniz Yıldızı
ALDIĞI ÖDÜLLER:
1) 1982 Yılı Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğünün Düzenlediği “EĞİTİM METODOLOJİSİ ve TEKNOLOJİSİ” BAŞARI BELGESİ;
2) 1984 Yılı Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğünün Düzenlediği “REHBERLİK ve DANIŞMANLIK” BAŞARI BELGESİ;
3) 1984 Yılı TC. Gençlik ve Spor Bakanlığı Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü Kayseri Bölge Başkanlığı Cumhuriyetimizin 60.Yılı münasebetiyle ÜSTÜN HİZMET ve ŞÜKRAN BELGESİ;
4) 1991 Yılı Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğünün Düzenlediği “TÜRK DİLİ ve EDEBİYATI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ” BAŞARI BELGESİ;
5) 1994 Yılı Erciyes Aylık Fikir ve Sanat Dergisinin 200. sayıya ulaşmasının anısına TEŞEKKÜR BELGESİ;
6) 1995 Yılı Bizim Gençlik Aylık Kültür ve Sanat Dergisinin düzenlediği “ŞAİRLER ANTOLOJİSİ” TEŞEKKÜR BELGESİ;
7) 1995-1997 Yıllarında Kazakistan Cumhuriyeti Eğitim Bakanlığı Almatı Abay Devlet Üniversitesi TARİH FAKÜLTESİ DEKANLIĞI, TEŞEKKÜR BELGESİ;
8) 1995-1997 Yıllarında Kazakistan Cumhuriyeti Eğitim Bakanlığı Almatı Abay Devlet Üniversitesi REKTÖRLÜĞÜ DOĞU DİLLERİ BÖLÜMÜ, TEŞEKKÜR BELGESİ;
9) 1999-2000 Öğretim Yılında “CUMHURİYETİN 75. YILI” Çerçevesinde düzenlenen Öğretmenler arasında yapılan Makale Yarışmasında “ATATÜRK ÇAĞDAŞ EĞİTİM ve ÖĞRETMEN” konulu makâlesiyle İL BİRİNCİLİĞİ;
10) 2000 Anadolu İlim ve Edebiyat Eserleri Meslek Birliği (ANASAM) “KAYSERİ ŞAİRLER GÜNÜ”, TAKDİR BELGESİ;
11) 2000 Yılı, Kayseri Kültür ve Turizm Derneğinin düzenlediği “1.DÜNYA ŞİİR GÜNÜ” dolayısı ile TEŞEKKÜR BELGESİ;
12) 2000-2001 Yıllarında “OSMANLI DEVLETİNİN KURULUŞU’NUN 700. YILI” çerçevesinde düzenlenen makâle yarışmasında “OSMANLI ve VELİAHT TÜRKİYE” konulu makâlesiyle İL BİRİNCİLİĞİ ve Türkiye Genelinde MANSİYON ve PARA ÖDÜLLERİ;
13) 2001 Yılı, Kayseri Kültür ve Turizm Derneğinin düzenlediği “2.DÜNYA ŞİİR GÜNÜ” dolayısı ile TEŞEKKÜR BELGESİ;
14) 2001 Yılı, Erciyes Üniversitesi’nin düzenlediği “2.KAYSERİ ŞAİRLER GÜNÜ” dolayısı ile TEŞEKKÜR BELGESİ;
15) 2002 Yılı, Kayseri Turizm ve Kültür Derneği’nin düzenlediği “9. DÜNYA ŞİİR GÜNÜ” dolayısı ile TEŞEKKÜR BELGESİ;
16) 2002 Yılı “ERCİYES AYLIK FİKİR VE SANAT DERGİSİNİN 300. SAYIYA ULAŞMASINI SAĞLAYAN YAZARLARINA”TEŞEKKÜR BELGESİ;
17) 2005 Yılı “Kayseri Turizm ve Kültür Derneği”, “Erciyes Aylık Fikir ve Sanat Dergisi”, “Çemen Şiir Dergisi”, “Yeniden Diriliş Kültür Ocağı Dergisi” Yönetim Kurulu Başkanlığının “AHMET’İN AKKIŞLASI” kitabının çıkışına TEŞEKKÜR BELGESİ;
18) 2007 Yılı Mustafa Kemal İlköğretim Okulu’nun düzenlediği ŞİİR DİNLETİSİ’nde TEŞEKKÜR BELGESİ;
19)2007 Yılı, Türkiye Yazarlar Birliği Kayseri Şubesinin düzenlediği Kültür Sanat Ödülleri çerçevesinde “2007 YILI KAYSERİ KÜLTÜRÜNE HİZMET ÖDÜLÜ”;
20) 2008 Yılı, Kayseri Turizm ve Kültür Derneği’nin düzenlediği “3.Dünya Şiir Günü” dolayısı ile TEŞEKKÜR BELGESİ;
21) 2008 Nisan 28 “TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI”,’nın katkılarıyla yapılan “Bizim Çocuklarımız Hikâye ve Şiir Yarışması” dolayısı ile “İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ve Türkiye Gönüllü Eğitimciler Derneği” desteğinde Meclis Toplantı Salonunda, Meclis Başkanı Köksal TOPTAN tarafından verilen TEŞEKKÜR BELGESİ;
22) 2009 Mart 14, “Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Türkiye Gönüllü Eğitimciler Derneği ve Sakarya Gönüllü Eğitimciler Derneği” tarafından düzenlenen “SAKARYA ŞAİRLER BULUŞMASI”nda TEŞEKKÜR BELGESİ;
23) 2009 Nisan 27 “TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI”,’nın katkılarıyla yapılan “II.Bizim Çocuklarımız Hikâye ve Şiir Yarışması” dolayısı ile “İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ve Türkiye Gönüllü Eğitimciler Derneği desteğinde Meclis Toplantı Salonunda, Meclis Başkanı Köksal TOPTAN tarafından verilen TEŞEKKÜR BELGESİ;
24) 2009 Temmuz 13, (TYB) Türkiye Yazarlar Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri olarak Meclis Toplantı Salonunda, Meclis Başkanı sn. Köksal TOPTAN’ın elinden; “TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ”,’nın “ÜSTÜN HİZMET ÖDÜLÜ”,
25) 2009 Ağustos 7, Bingöl Kaymakamlığı, Bingöl Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen: “Birinci Kiğı Seyit Kasım Doğa, Kültür ve Bal Festivali”, “TEŞEKKÜR BELGESİ”;
26) 2009 IV. Uluslararası Kapadokya Şiir ve Kültür Şöleni, “TEŞEKKÜR BELGESİ”;
27) 2010, Yozgat Sürmeli Festivali, Şiir ve Kültür Şöleni “TEŞEKKÜR BELGESİ”, plaket ve ödüllerini almıştır.
DİPNOTLAR VE KAYNAKÇA
1. Kayseri Ansiklopedisi, "ELGÜN, Abdullah Çağrı" maddesi, Cilt: 2, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Yayınları, s. 142.
2. Kayseri Lisesi Yetişenler Derneği Kayıt Arşivi, Mezunlar Kütüğü (1970-1973 Dönemi), Kayıt No: 4812.
3. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans / Lisansüstü Katalog Kayıtları, Ankara.
4. T.C. Sağlık Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü, Özlük Dosyası ve Hizmet Cetveli Kayıtları.
5. Kayseri Sağlık Eğitim Enstitüsü Yıllığı (2002-2003), Enstitü Müdürlüğü İdari Arşivi, s. 4-12.
6. T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü, Sağlık Meslek Liseleri Müfredat Geliştirme Raporları, Enstitü Ders Kitapları, Ankara, 1997.
7. Abay Devlet Üniversitesi (Kazakistan), Doğu Dilleri Fakültesi Akademik Kadro Kayıtları, Doçentlik Kimlik Kartı ve Doğu Dilleri Arşivi; Almatı, 2001.
8. ELGÜN, A. Çağrı (1983). Düşten Öteye, Şiirler, Aslımlar Matbaası, Ankara, s. 15-42.
9. ELGÜN, A. Çağrı (1991). Şiirlerle Hemşire, Tematik Antoloji, Erciyes Üniversitesi Matbaası, Kayseri, s. 7-88.
10. ELGÜN, A. Çağrı (2001). Çanakkale, Tiyatro/Piyes, Geçit Yayınları, Kayseri, s. 3-64.
11. ELGÜN, A. Çağrı (2002). Kazak Şairleri Antolojisi, Türk Dünyası Edebiyat Dizisi, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 12-210.
12. ELGÜN, A. Çağrı (1990). Kültür İstilası, Düşünce Dizisi, Kültür Basın Birliği Yayınları Birleşik Yayınları, Ankara, s. 23-115.
13. ELGÜN, A. Çağrı (1991). İlk Kıble, İnceleme, Kültür Basın Birliği Yayınları, Kayseri, s. 9-96.
14. ELGÜN, A. Çağrı (2001). Belgelerle Ermeni Günlüğü, Tarih/Araştırma, Belge Yayınları, Ankara, s. 18-145.
15. ELGÜN, A. Çağrı (2001). Gesi Belgeseli, Akın Günlük Gazetesi, Araştırma, İnceleme Derleme Eser, Akın Günlük Gazetesinde Tefrika.
16. ELGÜN, A. Çağrı (1988). Türk Edebiyatında Söz Sanatları, İmlâ ve Noktalama, Ders Kitapları Dizisi, Kayseri, s. 11-130.
17. ELGÜN, A. Çağrı (1999). Türk Dili, Akademik Ders Notları, Erciyes Üniversitesi Yayınları, Kayseri; ELGÜN, A. Çağrı (2000). Edebî Sanatlar, Kayseri.
18. ELGÜN, A. Çağrı (2002). Özel Öğretim Metodları I - II, Pedagoji Dizisi, Öğretmen Kitapları, Ankara, (c. I, s. 45-180; c. II, s. 12-165).
19. Abdullah Çağrı ELGÜN Kişisel Blogspot Arşivi (abdullahcagrielgun.blogspot.com); İz Edebiyat, Antoloji.com, Edebiyat Defteri Biyografi ve İnceleme Yazıları Veri Tabanı (2005-2024).
20. İLESAM (Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği), Üye Eser ve Kütük Kayıt Dosyaları; Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Biyografi Arşivi.
21. T.C. Millî Kütüphane Başkanlığı, Otomasyon ve Katalog Tarama Sistemi (ISBN / Derleme Kayıtları - Abdullah Çağrı ELGÜN Külliyatı).
22. Erciyes TV & Elif TV Arşivi, Tarihten Günümüze Türk Şiiri Program Video Kayıtları (1998-2005).
23. Aydınlar Ocağı Kayseri Şubesi, Yönetim Kurulu Karar Defteri ve İlim İstişare Kurulu Faaliyet Raporları.
24. T.C. Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Genel Seçimleri Kayseri Akkışla İlçesi Aday Listeleri Tescili.
25. https://www.amasya.edu.tr/media/1ozizwpf/sosyal-bilimler-arastirmalari-16.pdf (Kaynak Gösterme ve Atıflar: ELGÜN, Abdullah Çağrı: (“Afet KIRAT’ın Şiirleri Hakkında, 2016” Erişim 27 Şubat 2024; s.78)
26. Abdullah Çağrı ELGÜN, http://musa-merdanoglu.blogspot.com/2018/07/musa-merdanoglunun-kitabi-ozanin.html
27. https://edebiyatvesanatakademisi.com/post/musa-merdanoglu-hayati-sairligi/75776
28. https://pehlivanblog.wordpress.com › luta-turca › page
29. Elgün, Abdullah Çağrı: Türkiye‘nin ilk köy Kütüphanesi Eşekli Kütüphane : (Gerçeğin Romanı) / Abdullah Çağrı Elgün . Kayseri : Bizim Gençlik Dergisi, 2005. vi, 293 s. : rnk. res. ; 30 cm Bizim Gençlik Dergisi yayınları ; no. 67 . [Bulunduğu yer: Millî Ktp.]
30. https://dergilik.blogspot.com/2011/02/kultur-caglayan-dergisi.html
31. https://www.yumpu.com/en/document/read/53598979/zorunlu-askerlik-gerekli-mi-/101
32. https://pehlivanblog.wordpress.com/category/0100-klasik-turk-siirinde-gures-ve-pehlivan/
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu