Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
(0 oy)

İçi Boşalan İnsan

İnsanlığın en büyük yanılgısı, zamanın akışıyla birlikte ruhunun da tekâmül ettiğini sanmasıdır. Oysa mekânlar, mecralar ve araçlar değişse de insanın kendi özünden vazgeçme, sürüye sığınma ve rüzgâra göre şekil alma zafiyeti hep aynı kalır. İtalyan sanatçı Giorgio Gaber ile düşünür Sandro Luporini’nin Il Conformista (Konformist) adlı eseri, tam da bu zamansız zafiyetin kalbine inen keskin bir neşterdir. Dijital dünyanın bugünkü ölçekte hayatımızı kuşatmadığı bir dönemde ortaya çıkan bu eser, yalnızca kendi döneminin bir eleştirisi değil; bugün adım attığımız dijital ve kitleleşmiş dünyanın hüzünlü bir kehanetidir.


Gaber, sahnede öncüsü olduğu Teatro Canzone (Şarkılı Tiyatro) türünün tüm imkânlarını kullanarak karşımıza eğlenceli, kıvrak ve alaycı bir üslup koyar. Ritim coşkuludur, sözler ikilemelerle doludur; siyahlar kızıllara, sarışınlar esmerlere karışır. Ancak bu şatafatlı mizahın ve temposunun altında derin bir uçurum saklıdır. Şarkıdaki kahraman “Ben yeni bir insanım!” diye bağırırken, aslında her “yeni” deyişinde özünden, vicdanından ve benliğinden bir parça daha kaybettiğini gösterir. Bir fikre sahip olmak yerine, fikrin modasına sahip olan bu insan tipi; sorular sorulmadan yanıtları hazır tutan, sivri köşelerinden arınmış, yozlaşmayı bir yaşama becerisi gibi sunan bir kitle kuklasıdır.


Buradaki en sarsıcı sanatsal hamle, eserin içinde “insana ait” o sıcak, sahih ve derin duyguların özellikle bırakılmamış olmasıdır. Sanatçı, içi tamamen boşaltılmış bir varlığı sergiler. Ancak bu duygusuzluk ve his kaybı, sanatçının sahnede yükselttiği tiyatral jestler ve girdiği o abartılı kılıkla birleştiğinde ortaya görkemli bir tragedya çıkarır. Gaber’in alaycı üslubunun ardında, insanlığın bu denli çürümesine duyduğu derin bir hüzün yatar. O, karakterine nefretle değil; bir insanın kendi varlığını bu derece heba etmesine duyduğu buruk bir merhametle bakar. Sahnedeki o abartılı şov, gerçek bir insan kalmadığı için onun taklidini yapmaya çalışan zavallı bir oyuncunun çırpınışıdır.


Bugün, dijital ekranların ve trend listelerinin yönlendirdiği “viral çağda” yaşayan bizler için Il Conformista, bir yönüyle aynaya bakma çağrısıdır. Bize “konformist olun” demez; aksine spot ışıklarını o içi boşalmış insanın üzerine dikerek bizi kendi duruşumuzla yüzleştirir. “Rüzgâr nereden eserse oraya savrulan bir gölge mi olacaksın, yoksa bedeli ne olursa olsun kendi benliğini koruyan bir birey mi?” sorusunu fısıldar.


Sonuç olarak Il Conformista; bir şarkı olmanın çok ötesinde, zamana direnen felsefi bir uyarı, geleceğin insanına tutulmuş hüzünlü bir projektördür. Gaber, çeyrek asır öncesinden elini kaldırıp o trajik bakışıyla bize şunu hatırlatır: İnsanın en büyük kaybı yoksulluk değil, kitlelerin içinde kendi iç dünyasını unutması ve geriye sadece “tuhaf bir görünürlükten” başka hiçbir şeyin kalmamasıdır.


Hamiye GÜL

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

İçi Boşalan İnsan

Hamiye Gül Hamiye Gül