Tarhana
Yoğurt ekşi, biber sert, un ise safi hatır.
Kim pişiyor, kim yiyor, sor sunulmadan önce!
Doğranan domates mi bizde bitiyor sabır,
Kim pişiyor, kim yiyor, sor sunulmadan önce!
Her fikir kucak açan, sanki canlı bir kabir.
Güneşin sıcağında, her can ayrı can çekişir,
Mayalanan akımlar çoğalıp bak pekişir,
Kim pişiyor, kim yiyor, sor sunulmadan önce!
Bekledikçe ekşidi, o mukaddes değerler,
Üstünü örttüler de, görülmüyor eserler.
Keskin kokuda gizli, feryat dolu kederler.
Kim pişiyor, kim yiyor, sor sunulmadan önce!
Kurudu kaskatı bak, ufalandı hayaller,
Toz olup dağılınca, alkış tuttu tüm eller.
Sen bir zerresin artık, seni savurur yeller,
Kim pişiyor, kim yiyor, sor sunulmadan önce!
Soğuk suyla başlarsın, topaklanır direncin,
Kaynadıkça kaybolur, o en ateşli gencin.
Bir kaşıkla dönerken, hani nerede hıncın?
Kim pişiyor, kim yiyor, sor sunulmadan önce!
Kâsede duman tüter, sarımsakla kandırır,
Bu sahte şifa hali, uykudan uyandırır.
Harekete geçmezsen, maziyi de andırır,
Kim pişiyor, kim yiyor, sor sunulmadan önce!
Mesut der; karıldıkça, kazanır mukavemet.
Zerreler birleşince, doğar yeniden kudret.
Birlikten şifa sızar, sona erer de hasret,
Kim pişiyor, kim yiyor, gör yutulmadan önce!
Mesut TÜTÜNCÜLER/Denizli
Türk Mutfağında devam ediyoruz; birey, toplum ilişkilerini küresel sistem üzerinden ele alarak okurunu farkındalık oluşturması amaçlanmıştır. Sırayla diğer yemeklere de değineceğim inşallah.
Cumamız mübarek olsun, saygılarımı sunuyorum
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu