Geçebilirsin Yüreğimden Aklımdan da
‘’içimdeki gökkuşağı besbelli neden
bulutların içinden kuşlar yağıyor
bir şiire başlarsın birini bitirmeden
hiç kimse gözlerine inanamıyor
sevmek için geç ölmek için erken
sevmek sevildiğini bile farketmeden
yaklaştıkça ölüm soğuk bir yağmur gibi
sevmek zehir zemberek ve yürekten
gecikerek de olsa vuruşur gibi
sevmek için geç, ölmek için erken’’ (Atila İlhan)
Biraz sen biraz sensizlik
Bir ölçek de kendimden koydun mu
Ve bir bardak sıcak su
Çay tadında bir aşk ve çaresiz
Ya da kahvenin dibe çöken tortusu
Biraz sen biraz ben ne çok şiir
Azımsanan varlığım bense
Esen rüzgârım
Sevmek için çok mu geç sahiden?
Her düş senden her düşüş de belki de el verip beni kaldırdığındandır her düşüşüm.
Ama bilmediğin öyle bir düş var ki düşüşlerimin içinde:
Tutulası yürek.
Tutulası mehtap.
Tutulası elin ama ben dokunmaya korkarım.
Utanç belki de sebebi belki de elem kuşlarından sormalısın beni.
Geç kaldım yine geç kaldım ama ölüm için de pek bir erken.
Geç kalmışlığım ve bitimsiz telaşım yarım adalarla dolu ruhum ve yüreğin bir de tek bir köprü hayatla aramda olan ki o da sensin.
Çok geç haddinden fazla.
Er ya da geç bilsem de böyle olacağını belki de hiç mi hiç ihtimal vermediğim serkeş bir günde salaş bir duyguya uyandığım ve gözümden de akarken uyku bir gördüm ki adeta senin uydundum uyaksız ve ulaksız bir şiirde kapıp da koyuverdiğim kaderin o tıknaz elinde.
Geç.
Erken olsa ne olacaktı ki?
Ben benim kendine hayrı olmayan seni ise bu sefer es geçeceğim.
Kayıplarımın mimarisisin.
Kaybolduğumun ertesi beni eliyle koymuş gibi bulan.
Zifiri karanlığa teslimiyetim sense ışığı gözleri ile açan.
Işıktım.
Ama ışımadığım bir vakitti sana rastladığım.
Işıyan ve ışıtan bir ruhla varlığımı kuşattığım.
Yalnız bir seferi.
Seferi tanıklığında kederin yoktu işte varlığımın bir ederi.
Değer gören.
Değer katandın.
Değmez dediğim kim ise külüstür bir arabada yola devam eden ve işte stop ettiğim yerde beni yürüten yönlendiren.
Dağınık.
Haddinden fazlası.
Derdest edilmiş.
Duyulmaz iken sesimin yankısı.
Derleyen toplayan sen bense densiz bir söz bir saz.
Renklerin solduğu o sıkıcı ve hüzünlü yaz.
Yap-bozlardan inşa ettiğim bir kâinat varsa yoksa ederim Rabbim verirken teminat.
Geç.
Varsın geç olsun.
Güç de olsa ne olacak ki?
Sevmek için yürek gerek.
Gerçi benimkisi adeta bir elek.
O halde dibi gören bir çiy tanesinden inşa ettiğim emek dolu bir yürek.
Geçebilirsin yüreğimden aklımdan da:
Sen bilme yeter ki çok geç olmuş olsa da…
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu