Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
(0 oy)

Arapların Yaptığı Türk Soykırımı Talkan Ve Cürcan Katliamları 1 Bölüm

Arapların Yaptığı Türk Soykırımı Talkan Ve Cürcan Katliamları 1 Bölüm

ARAPLARIN YAPTIĞI TÜRK SOYKIRIMI(!) TALKAN VE CÜRCAN KATLİAMLARI 1. BÖLÜM. 


Aslında taaa 705-738 Yılları arasında yani nereden bakarsan bak üzerinden 1288 sene geçmiş olayların ısıtılıp ısıtılıp karşımıza ‘’ Arapların Türklere karşı uyguladığı soykırım ‘’ olarak çıkarılmasının altında yatan sebep genelde şudur:


Daha bugün Face Bookta Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev yaşanan başörtüsü sorunu ile ilgili olarak şöyle diyor:


‘’ Benim davam Türk davasıdır. Ne diye Arabın davulunu çalayım? ‘’


Haklıdır- haksızdır o konuyu tartışmayacağım. Tartışacağım konu şu:


Bizim Türkiye’den biri destek veriyor Aliyev’e: 


‘’ Aynen. Arabın davulunu da çalmıyoruz, ARABIN İNANCINA DA İNANMIYORUZ, kültürünü de istemiyoruz. Biz sadece Türk’üz… 


Bu girişten sonra direkt konuya duhul edeyim. 


Bizim öğrencilik yıllarımızda da benim öğretmenlik yıllarımda da ders kitaplarımızda Talkan ve Cürcan Savaşları diye bir konu yoktu. 


Talkan ve Cürcan Savaşları diye bir konu yoktu ders kitaplarımızda ama bir paragraflık da olsa Emevi Devletinin Maveraünnehir’de ( Yani Seyhun ve Ceyhun Irmakları arası ve çevresinde ) yaptıkları fetihler şöyle anlatılırdı:   



‘’ Hz. Ömer döneminde başlayan ancak Emevilerin ilk yıllarında Kerbela olayı ve benzer sebeplerle durmuş olan İslam fetihleri bu kargaşa dönemi sona erince yine başladı. İşte bu dönemde Emevilerin Horasan Valisi olan Kuteybe bin Müslim, Maveraünnehir Bölgesinde Türk topraklarına girdi. Kendisine karşı gelen Türgiş Hakanı Sulu Kağanla yaptığı savaşlarda onu zor da olsa yendi. Sonra bu Türk hakanını askerlerinin gözleri önünde vahşice öldürdü. Daha sonra da askerlerinin tamamını kılıçtan geçirerek büyük bir katliam yaptı. ‘’


Fakültede böyle bir konu görmemişiz, Emin Oktay hazretleri de Lise Ders kitaplarında böyle anlattığı için konuyu aynen böyle biliyoruz. Ne Talkan ne Cürcan diye bir savaştan haberimiz var.


Ha bir de… Kuteybe, Türklere bu kadar zulüm ettiği halde Türkler 751 Yılında Çinliler ile Araplar arasında yapılan Talas Savaşında aptal gibi gidip Araplara yardımcı olmuşlar; daha yaraları kabuk bağlamadan, Araplardan intikam alma fırsatı ellerine geçtiği halde bunu değerlendireceklerine başlamışlar topluca Müslüman olmaya…


Neyse efendim, böyle öğrenmiştik, böyle anlattık durduk senelerce.


Sonra? 


Sonra Türkiye’de birden dengeler değişti. 


Eskiden Tanrı Dağı Kadar Türk, Hira Dağı Kadar Müslümandık, bu değişen konjonktürle birlikte yine Tanrı Dağı Kadar Türk’tük( Yukarıdaki vatandaşın yazdıklarından da gördüğünüz gibi. ) ama bazılarımız Hira Dağı Kadar Müslüman değil Tiyan-Şan Dağları kadar Şamandı, Elbruz Dağları kadar Zerdüşttü, Kaliaş Dağı kadar Budistti hatta Zeytin Dağı kadar Hıristiyandı.


Öyle olunca da İslamiyetle müşerref olmak bazılarının bir yerlerine batar oldu. Evet, ne demekti İslamiyetle müşerref olmak? Yani şereflenmek? Biz Türkler zaten şerefliydik. Tam tersine İslamiyet denen şey biz Türklerle şeref bulmuştu. Biz Türkler olmasaydık g.tü b.klu Arabın ve onun dininin şerefi mi vardı ki? Tengri bizi en üstün ırk olarak yaratmıştı.


İşin garip ve ilginç tarafı bu acayip koroya çok kısa zamanda bir zamanlar meydanlara Türk Bayrağı yerine Orak- Çekiç, Atatürk resimleri yerine Lenin, Stalin, Mao, Che Posterleri taşıyanlar da katıldı ve ‘’ Araplar bizi Arkadan Vurdu ‘’ Ana yemeğine ‘’ Hain ve zalim Arapların Türklere yaptıkları en acımasız Katliamlar ( Talkan ve Cürcan Savaşları ) sosu da eklenmiş oldu.  


Şimdi sorulabilir: ‘’Ne yani Araplar bizi arkadan vurmadı mı? Talkan ve Cürcan Katliamları diye katliamlar olmadı mı?’’


Bizi Araplar değil, Şerif Hüseyin denen şarefsizin 4000 civarında çapulcusu arkadan vurdu. Araplar, Şerif Hüseyin haininin 4000 Çapulcusundan ibaret değildir.


Talkan ve Cürcan Katliamlarına gelince: Bu savaşlar oldu ama maalesef bu konuda o kadar az şey biliyoruz ki… Yani maalesef ülkemizde ağzı olan herkesin üzerinde konuştuğu ama neredeyse hiç kimsenin bilmediği bir konudur Talkan ve Cürcan Savaşları…


Her şeyden önce Kuteybe Bin Müslim ile Türgiş Hakanı Sulu Kağan hiç karşı karşıya gelmediler. Kuteybe bin Müslim 715’de öldürüldüğünde Sulu Kağan hayattaydı ve o da 738’de herhangi bir Arap tarafından değil kardeşi Kül Çor tarafından öldürüldü. 


Şimdi gelin isterseniz bilir bilmez pek çoklarının Türk Katili olarak topun ağzına koyduğu ve lanetlediği Kuteybe bin Müslim ve Talkan Savaşı ile başlayalım.


Kim bu Kuteybe bin Müslim?


Kuteybe bin Müslim Emevi Hükümdarı I. Velit’in Irak ve Doğu Eyaletleri Genel Valisi Haccac bin Yusuf’un komutanlarından biri olup onun tarafından Horasan Valiliğine tayin edilmişti.


Haccac malum, İslam dünyasında genelde zalimliği ile bilinen bir yönetici. O kadar zalim ki 692’deki isyanda en sonunda isyancı Abdullah İbni Zübeyr, Kabe’ye sığınınca Kabe’yi mancınıklarla taşa tutturacak ve yaktıracak kadar zalim bir adam. ( Sonra yeniden inşa ettiren de o ) 


Emevi Halifesi Abdülmelik bin Mervan zamanında 694 yılında Irak Bölgesi genel valiliğine atandığında Hz. Ali’ye ihanet eden Kufelilerin gözlerini korkutmak için Kufe Camii minberinde ‘’ Ey Irak ahalisi! Ey nifak ve şikak (ayrılıkçılık) ehli! ... Aranızda koparılmak üzere olgunlaşmış kelleler görüyorum. Sakal ve sarıklar arasından kanlar aktığını görür gibiyim ve ben onların koparıcısıyım!" Diyecek kadar ve dediğini yapacak kadar zalim bir insan.( Nitekim on binden fazla Kufe’liyi ya boynunu vurdurarak öldürmüş ya da zindanlara açlıktan ölmelerine sebep olmuştur. ) Öyle isyana, itiraza, karşı konulmaya asla gelemeyen bir insan ve dikkat edilecek olursa da zalimliği kendi milleti olan Araplara karşı. O kadar zalim ki o öldüğünde geleceğin halifesi olan Ömer Bin Abdülaziz şükür secdesine kapandığı gibi halife olunca da her kim Haccac ile bir gün dahi olsa birlikte çalışmışsa onları görevlerinden uzaklaştırmış.   


Kuteybe bin Müslim işte bu Zalim Haccac tarafından yetiştirildiği için aynen onun gibi sert, itiraz kabul etmez ve yer yer zalim bir insan. O da hocası gibi kendisine karşı gelenlere karşı Arap-Fars-Soğd-Türk ayrımı yapmadan oldukça sert. Ancak sertliği ve zalimliği sistematik bir Türk düşmanlığı şeklinde değil. Türklere özel bir gıcıklığı yok. Kim kendisine karşı gelirse ve direnirse onlara karşı çok sert. 


Her neyse… İşte bu Kuteybe, Haccac tarafından Horasan Valisi olarak atandığı 705 Yılı başlarından itibaren bölgede fetihlere başladı.


Peki nereleri fethetti?


Gelecek bölümde kaldığımız yerden devam edelim ve arada Talkan Savaşını da görelim.


NOT: Resimdeki cehalet sanırım herkesin dikkatini çekmiştir. 


Vatandaş, Kuteybe bin Müslim’in Cürcan Savaşı yapılırken çoktan ölmüş olduğunu bilmiyor. 


Bu savaşları en abartılı şekilde anlatan Taberi bile 40.000 kişinin öldürüldüğünden bahsederken bu vatandaş ölü sayısını 100.000’e çıkartıyor.  


Velhasılıkelam bir halt bilmiyor ama ahkam kesmekten de geri kalmıyor.  


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Arapların Yaptığı Türk Soykırımı Talkan Ve Cürcan Katliamları 1 Bölüm

Arapların Yaptığı Türk Soykırımı Talkan Ve Cürcan Katliamları 1 Bölüm

Sami  Biber Sami Biber