Ben Geldim
Açtım gecenin perdelerini,
Yıllardır kalbimin kuytularında biriken
Sensizliği alıp yanıma,
Fırtınaların ardında bıraktığı o izlerde
Kaybettiklerimi,
Fecrin ilk saatlerini
Zamansız batan güneşleri yüklenerek.
Bıraktığın soğukta üşüyerek,
Yıldızsız gecelerin en koyu anlarında
İçimdeki o kırık pusulanın gösterdiği yöne yürüdüm.
Yavaş adımlarla,
Yorulmuş zihnimin patikalarında
Yalnız
Kapına yaslanan akşam rüzgârı gibi,
Geçmişin o koca yükünü omuzlarımda taşıyıp da
Geldim sana .
Ekimin yaprakları savrulurken etrafa
Hüzünlü bu mevsime gölge düşerken
Biriktirdiğim tüm o sitemlerle
Dokunduğum her hatıranın canlandığı,
Akıp giderken zaman
kalbimi aşındıran her ne varsa
O derin uçurumlardan sıyrılıp
Kalkıp da
Geldim sana
Dudağımda eksik kalmış bir şarkının ıslığı
Yarım bırakılmış cümlelerin o kırık ezgisi…
Sığınacak bir gökyüzü arayan
Kimsesiz bir kuş gibi
Yürüdüm karanlığın üstüne.
Her özlemle
Yeniden çoğalarak
Aştım aramızdaki o devasa mesafeleri.
Bütün yolların nihayetinde
Kendini bulan bir seyyah gibi,
Kapının eşiğine
ben geldim.
Zamansız bölündü uykularım,
Göğsümde genişleyen o derin boşluğu örtmek için
Senin hasretine sarıldım,
Sabahsız şehirler gezdim.
Taş binaların, soğuk yüzlerin ve kalabalık caddelerin arasında
Sensizliği bir zırh gibi giyindim üzerime.
Şimdi sığınacak bir liman arayan yorgun bir gemi gibi,
Fırtınalı denizlerin hırçın dalgalarını geride bırakıp,
İçimdeki o hiç sönmeyen ışığın rotasında,
Eski bir şarkının en unutulmaz mısrasını fısıldar gibi,
Yılların ardından…
O eski mahallenin sokağına
Ben geldim.
Saçlarıma düşen yağmurları
Yüreğimde sakladığım yangının sıcaklığını
Birbirine katıp,
Her yangında küllerimden yeniden doğarak,
Amansız ırmakları tek başıma geçtim
Geçmişin hüznünü,
Aşkın gizini
Ve bugünün o ağır yükünü yüklenerek
Sönmeyen bir ateşin kıvılcımı gibi,
Sessizce yanına
Ben geldim.
*
Ne bir sitem getirdim yanımda
Geride kalan yıllardan,
Ne de kırgın bir ah bıraktım
Geçmişin tozlu yollarına…
İçimdeki o öfkenin ,
Sana dair olanıyla helalleşip,
Yüzümde biriken derin çizgileri
bir gurur gibi alıp da yanıma ,
Sadece yorgun ,
teslim olmuş bir yürekle,
Fırtınaların dindiği o huzurlu limanına,
Yani ,
Sana geldim.
Son sığınağım olan bu kapının önünde,
Tüm şikayetleri üzerimden bir palto gibi çıkarıp
Bıraktım yere.
Ne söylenecek süslü sözler kaldı heybemde,
Ne de geçmişin hesabını soracak takatim var artık
bu akşam.
Yalnızca göğsümün ortasında çarpan
bu sadık kalple,
Yolların tükenip aşka vardığı
O malum sınırdayım şimdi
İçeriden gelecek o tanıdık ayak sesini
Sabırla bekliyorum .
Bütün ayrılıkları
Yaktım gemileri,
Artık ne dönülecek bir yol var arkamda,
Ne de gitmeye değer başka bir diyar
Bu gök kubbenin altında.
Bir kalbimi ,
Birde adımı alıp da
Sana geldim.
O Eskişehrin gürültüsünü arkada bıraktım,
Tüm yaşadıklarımı bir hatıra gibi .
Sevgini ve adresini
aynı avuçta tutarak geldim.
Sadece seninle yeniden başlamak,
Seninle var olmak için,
Bir ömür boyu yaşamak için
İzdivacına talip olmaya,
Sana geldim.
redfer
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu