Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
(0 oy)

Perde Kapansa da

İnsan, kendini ne kadar gizleyebilir?


Sosyal ağlar, insanın kendini tanıttığı geniş bir alana dönüştü. Düşüncelerini, ilgi alanlarını, eğlence anlayışını, arkadaşlıklarını, sevinçlerini, öfkelerini ve hayata bakışını sergilediği bir alan… Bazen en ince ayrıntısına kadar.


İnsan, kendi seçimleriyle kendinden izler bırakıyor. Kiminle vakit geçirdiğini, neye güldüğünü, neyi savunduğunu, neyi paylaştığını gösteriyor. Üstelik bunları yalnızca birkaç kişiye değil, sayısız insana sunuyor.


Sonra ekran kapanıyor, gerçek hayat başlıyor.


Bir telefonun ardından yüz yüze geliniyor. Sözler değişiyor, tavırlar değişiyor, duruş değişiyor. Biraz önce herkesin önünde sergilenen kişi, şimdi başka biriymiş gibi davranıyor. Sanki söylediklerini kimse duymamış, yaptıklarını kimse görmemiş, seçimlerini kimse bilmiyormuş gibi…


Peki, insanın kendini tanıttığı yerle kendini saklamaya çalıştığı yer arasındaki mesafe ne kadar olabilir?


İnsan yalnızca söyledikleriyle tanınmaz. Söylediklerinin yanında sustukları, davranışları, tercihleri, ilişkileri ve eğlendiği şeyler de bir bütünü oluşturur. Bir söze bakıp hüküm vermek başka, birbirinden bağımsız görünen nice davranışın bir araya geldiğinde oluşturduğu bütünü görmek başkadır.


İşte insanın kendi kurduğu görüntüyle karşılaştığı yer de burasıdır.


İnsan, kendisine benzeyen insanlarla bir araya gelir; ortak ilgi alanları, ortak beğeniler ve ortak eğlenceler etrafında çevre edinir. Elbette herkes çevresinden ibaret değildir. Fakat seçtikleri de insanın kendisi hakkında bir şeyler söyler.


Üstelik eğlence de bu bütünden ayrı değildir. İnsan bazen en doğal hâlini, kendisini saklamaya ihtiyaç duymadığı anlarda gösterir. Kimi zaman ciddi görünmeye çalışırken sakladığını, bir kahkahanın içinde açığa çıkarır.


Bütün bunlar ortadayken, gerçek hayatta başka bir yüz göstermek neyi değiştirir?


Belki de insanın yanıldığı yer, başkalarının gördükleriyle kendi gördüklerini aynı sanmamasıdır. Kendisi bir şeyi sakladığını düşünürken başkaları çoktan o ayrıntıyı görmüş olabilir. Kendisi bir iz bıraktığının farkında değilken o iz, başkasının zihninde yerini almış olabilir.


Sonra maskeler devreye girer.


Kimi zaman sözler yumuşar, kimi zaman tavırlar değişir, kimi zaman da hiçbir şey yaşanmamış gibi davranılır. İnsan, kendi gerçeğinin üzerini örttüğünde başkalarının da onu göremeyeceğini düşünür belki.


Oysa bir şeyi görmemekle görüp de üzerinde durmamak aynı şey değildir.


Herkes gördüğünü söylemez. Herkes bildiğini dile getirmez. Herkes, karşısındakine kendisi hakkında ne düşündüğünü açıklamak zorunda da değildir. Sessizlik, bilgisizlik anlamına gelmez; bazen yalnızca sessizliktir.


Ve insan, başkalarının söylemediklerini bilmediklerine yorarak kendini avutabilir.


Peki, maske kimin için takılır?


İnsanların bilmediğini sandıklarımız için mi, yoksa bildiklerini kabul etmek istemediğimiz için mi?


Belki de asıl ayna, başkasının yüzünde aradığımız çelişki değil, kendi davranışlarımızın birbirine nasıl baktığıdır.


Çünkü perdeyi açıp sabah olunca kimsenin görmediğini sanarak gerçeği maskeyle perdeleyemezsin.


Güneş doğmuştur.


Perdeyi kimin açtığı, kimin baktığı, kimin gördüğünü söylediği ayrı mesele…


Aforizma


Gerçek, görülmediğine inanıldığı için ortadan kalkmaz.


Hamiye GÜL

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Perde Kapansa da

Hamiye Gül Hamiye Gül