Bu Yazı Tam Beni Anlatıyor
(Not: Bugün lise arkadaşım Dr. Hayati Yücel’in sınıf arkadaşlarımızla oluşturduğunuz whatsapp grubumuza gönderdiği yazı. Yazı alıntıdır ama yazarını bulamadım.Tam beni anlattığı İçin paylaşmak istedim sitemizde. Yaşı 60 ın altında olanlar kendilerini test etmesinler. Bu yazı benim gibi yaşı 70 e yaklaşanlar ve üzerinde olanlar içindir. )
> Öyle bir yaştayım ki, sağlıkla uğraşmak artık resmen ekstrem spor oldu.
> Şeker yesem kan şekerim fırlıyor. Tuz yesem tansiyonum fırlıyor. İlaç fiyatlarını görünce ikisi birden tavan yapıyor.
> Su içsem beş dakikada bir tuvalete koşuyorum. İçmesem susuz kalıyorum. Yakında banyoya bir televizyon koyup orayı salon ilan edeceğim.
> Yesem kilo alıyorum. Yemesem hâlsiz düşüyorum. Sadece salata yesem moralim bozuluyor. Moral bozulunca da yine yiyorum.
> Doktor, “Vücudunu dinle” dedi. Dinledim. Sürekli şikâyet ediyor. Apartman yönetimi toplantısı gibi...
> Spor yapsam ertesi gün oturmak için yardıma ihtiyaç duyuyorum. Yapmasam ayağa kalkmak için. Spor salonuna para verip hangi tür acıyı tercih ettiğimi öğreniyorum.
> Çok uyusam omuzlarım ağrıyor. Az uyusam zombiye dönüyorum. Ters bir pozisyonda uyursam üç gün boyunca sadece sola bakabiliyorum.
> Bir de şunu fark ettim: İnsan uyurken bile sakatlanabiliyormuş. Eskiden bunun için bisikletten düşmek gerekirdi. Şimdi yanlış yastığı seçmek yetiyor.
> Kahve içersem uyuyamıyorum. İçmezsem çalışamıyorum. Vücudum eski model bir araba gibi; çalışmıyor, çalışınca da o sesin nereden geldiğini kimse bilmiyor.
> Sabahları artık uyanmıyorum; adeta yeniden hayata dönüyorum. Önce gözlerimi açıyorum, sonra hangi parçalarımın benimle birlikte uyandığını kontrol ediyorum. Yatağın kenarına oturup sistemin dizlerimi tanımasını bekliyorum.
> Hafızam mı? Harika! Sadece onu nereye koyduğumu hatırlamıyorum.
> Geçen gün bir odaya girdim, neden girdiğimi unuttum. Hatırlamak için geri döndüm, bu kez de nereden geldiğimi unuttum. Madem ayaktaydım, bari yere oturayım dedim.
> Ama hayatı fazla ciddiye almamak lazım. İnsan yalnız kalıp kimseyle konuşmayınca iyi olmuyor.
> Ben de bunu mikrodalgaya ve tost makinesine anlattım, kahvelerimizi içerken. İkisi de bana hak verdi. Hatta tost makinesi o kadar duygulandı ki ekmeği havaya fırlattı.
> Çamaşır makinesiyle artık konuşmuyorum. Her şeyi birbirine karıştırıyor, sonra da aynı konunun etrafında dönüp duruyor.
> Buzdolabı biraz soğuk davranıyor ama kabul etmek lazım, beni görünce heyecanlanan tek şey o.
> Ütü fazla hararetli. Fırın da öyle. Elektrik süpürgesi ise sadece enerjimi emmek için ortaya çıkıyor.
> En yakın dostum artık kanepe. Beni hiç sorgulamadan kabul ediyor. Tek sorun, bir kez oturdum mu bırakmak istememesi.
> O yüzden, hatırlayabildiğimiz sürece gülmeye devam edelim!
> Hayatın evrelerini de şöyle sınıflandırdım:
- 50 yaşına kadar plan yapılır.
- 50'den sonra tetkikler yapılır.
- 70'ten sonra sonuçlar arkadaşların sonuçlarıyla kıyaslanır.
- 90'dan sonra ise pastanın tamamını yiyebilirsin. İtiraz edecek olan önce bu yaşa gelsin!
> Şimdi müsaadenizle yazıyı bitiriyorum...
> Çünkü ayağa kalktım ama ne yapmak için kalktığımı unuttum.
> Eğer bilen varsa, lütfen bana da söylesin! 😄
Bu Yazı Tam Beni Anlatıyor başlıklı yazı Nuri Baş tarafından
08.11.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 10
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu