Anam
Üstümde kaderin soğuk yorganı
Üşüyorum anam
Gece avenesiyle başucumda
Damağımda kızılcık şerbeti
Tavana asılan gözlerimi
Mum ışığının merhameti ısıtıyor
Hayaller tutmuyor elimden anam
Şehrin en kalabalık yerinde
Yalnızlığımı kovalıyor karabasanlar
Korkuyorum
Her sabah bir zuhal öldürüyorum gökte
Her akşam yüreğimde bir gemi batıyor
Yaşlandıkça küçülüyorum
Sana verdiğim sözler şakağımda mavzer
İpek eşarp, mor entari bir yüzük
Ve mutluluk; bütün sevinçlerinden yüce
Bir kadın olduğunu bilerek özgürce
Kanatmadan avuçlarını yokluk
‘Anne' olacaktın sende
Fakat yaşlandıkça küçülüyorum anam
Yaşlandıkça anlıyorum göğe dokunamaz çocuk
Sevmezmiş şehirler köy kokusunu
Başaklar bile esvap değiştirirken
Nasırlarında yükselen apartmanlar
Anlamaz çamurlu ellerin maruzatını
Anlıyorum yaşamak biraz da ölmektir anam
Boğazını yırtarken kuru ekmeğin
Şükür senin suyundur
Zaten sen çocuklarının huzuruyla beslenirsin
Dualarla seslenirsin uzaklara
Yıktı gök kapaklarını yağmur
Bu gece de seni arıyorum
Eteğine tutunup ağlamak
Yine azarlarına sığınmak istiyorum anam
Bir ihtimalin saçaklarındayım şimdi
Düşüyorum anam
(
Anam başlıklı yazı
poet19 tarafından
9/9/2012 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.