Sonbahar Yetimliği
Sarı, turuncu ve kahverengi yapraklar,
Dönüyorlar toprağa yeniden,
Sağanak hallinde bir sessizlik her köşe başında,
Hafifçe dokunuyor yağmur yaprağa.
İnsanlar dolanıyor bu hengamenin arasında,
Caddelerde, sokaklarda ve meydanlarda.
Kentin en kalabalık yalnızlığı dağılıyor,
Takvim yapraklarında,
Ekim ayı öz evladı sonbaharın ne de olsa,
Ne yazdan kalma günler var içinde
Ne de kışa ait geceler.
Damlalar otomobil ve mesken camlarında
Geçmişin gölgesini taşıyorlar sırtlarında,
Her sonbahar hazin bir veda,
Hicaz makamı bir elveda,
Gidenlerle kalanlar toplandığında
Çıkıyor hayatın yekûnu hafızalarda,
Acı verici bir sağlama bu aslında.
Sokaklar ıslak ve bakışlar nemli,
Kim bu mevsimde daha kıdemli?
Rüzgârda kırılan bir dal kaldırım kenarında,
Kimsenin dönüp bakmadığı at kestaneleri,
İnsan bu mevsimde anlar halini,
Yalan dünyandaki sahte ahvalini,
Bakıp da görürse elbette önündeki hakikate.
Yine de ar mıdır içimizde bir katre umut?
Yağmurun sesi huzur verir mi ruhumuza?
Yoksa gönlümüzü mü kararttı bu kara bulut?
Yılların yükü yine mi yüklenir omuzlarımıza?
Ne de olsa yetimlik yazılmış anlımıza...
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.