Sivas Ellerinde
Çamlıbel’de kervanlarım yolunur
Yine bana boz peçeli görünür
Sürmelim sevdiğim selâmı sana
Esme bâd-ı sabâ sen düştün yola
Götür selâmımı yâra Ferhâd’a
Bir mektup yazayım kalbim yarala
Sürmelim sevdiğim selâmı sana
Çok âlemler gezdim göremem seni
Kapımdan içeri sokmam dengini
Beklerim bekleyen meleyen tek ben i
Sürmelim sevdiğim selâmı sana
Emrah’ın gözünden kanlı yaş akar
Düşmüş gönlüm sevdaya yandıkça yakar
Ah çekmem yârsızlık göğsümü yıkar
Sürmelim sevdiğim selâmı sana
Edebi İnceleme
Erzurumlu Emrah’ın "selam gönderme" temalı koşmalarındandır. Halk şiirinde sevgiliye selam yollamak — bir rüzgârla, bir kuşla, bir kervancıyla — uzaktaki yârla iletişimin tek yoludur.
"Sivas ellerinde sazım çalınır" mısrası, şairin Doğu Anadolu’dan İç Anadolu’ya uzanan gezgin hayatına işaret eder. "Çamlıbel" tabiri ise Sivas-Tokat arasındaki tarihî dağ geçidini imler; aynı zamanda Köroğlu efsanesinin geçtiği yerdir. Bu coğrafi referanslar şiire epik bir hava katar.
"Esme bâd-ı sabâ sen düştün yola / Götür selâmımı yâra Ferhâd’a" mısraları, klasik şiirin "sabâ rüzgârı-haberci" mazmununu halk şiirine taşır; Ferhâd-Şirin kıssasına gönderme yapar. "Sürmelim" hitabı ise sevgilinin sürmeli (kararık) gözlerine atıfta bulunan halk şiiri kalıbıdır.