Yine Bir Bahar Geldi
Açıldı güller yine bağ yerinde
Ben yârimi gördüm bir el yerinde
Çekildi sinemden bin bir hançeri
Geceler uzandı dağlar haylice
Kuşlar uyanır hep sabaha yakınca
Yârsız sürdüm ömrüm acı çile-vârî
Çekildi sinemden bin bir hançeri
Sümbül başın eğmiş gül yanağına
Bülbül ses katmış gül firakına
Aşk düşmüş yine canım kanına
Çekildi sinemden bin bir hançeri
Emrah’ım yârim el yârı oldu
Bin bir derdiyle sinem kanlı oldu
Görmek istedim de kabil mi oldu
Çekildi sinemden bin bir hançeri
Edebi İnceleme
Erzurumlu Emrah’ın "bahar geldi" açılışıyla başlayan, ancak sevincin aksine bir hicran şiiri olan koşmasıdır. Bahar ve aşk acısı tezadı, halk şiirinin bilinen lirik motiflerindendir.
"Çekildi sinemden bin bir hançeri" nakaratı, sevgili başkasıyla görüldüğünde âşığın göğsünü deşen bin bir hançere benzer bir acıdır. Bu güçlü imge, kıskançlık ve hayalkırıklığının fiziksel bir yara gibi tasvir edilmesidir.
"Sümbül başın eğmiş gül yanağına / Bülbül ses katmış gül firakına" mısraları, klasik şiirin "gül-bülbül" mazmununu halk diline taşır. Bu mazmun, aşığın (bülbül) maşuğa (gül) duyduğu sürekli ve karşılıksız tutkunun simgesidir.