Aşağıdan İnen Toz Mu Dumandır
Hey beli bağlanmış göçler ne göçtü?
Yârsız yaylasında durmaz mı imiş?
Yârinden ayrılan eller ne göçtü?
Çıkıp seyre vardım yüce dağlara
Tutuşmuş bağrımı yakar nerede?
Şahin gibi şu yüksekten süzüldüm
Sallanır da boyu uzun nerede?
İndim aşağıya çıktım yokuşa
Yârinden ayrılan ölmüş kavuşa
Lâleler nergisler durmuş yarışa
Yârinden ayrılan eller ne göçtü?
Karacaoğlan der ki söyledim sözüm
Şu yüce dağlardan aşalım bizim
Eğer ölür isem kalmasın izim
Yârinden ayrılan eller ne göçtü?
Edebi İnceleme
Karacaoğlan’ın "göç" şiirleri arasında öne çıkan bir koşmasıdır. Konargöçer Türkmen-Avşar hayatının, mevsim değişimlerinde otlak peşinde yer değiştirme âdetinin şair tarafından nasıl yaşandığını gösterir.
"Aşağıdan inen toz mu, duman mı?" sorusu, uzaktan görünen bir göç kervanına atıfta bulunur. Bu görüntü, sevgilinin de ait olduğu obanın gidişini ve bu gidişle kalanların hâlini sorgular. Ardından gelen "Hey beli bağlanmış göçler ne göçtü?" mısrası, sevgilinin de bu göçte olabileceği endişesinin sesidir.
İkinci dörtlükteki "Şahin gibi şu yüksekten süzüldüm" mısrası, âşığın gözlemci, dikkatli bir bakışını imgeler. "Sallanır da boyu uzun nerede?" sorusu, sevgilinin fiziksel özelliklerinden ona has bir ipucu arar.
Üçüncü dörtlükteki "Lâleler nergisler durmuş yarışa" mısrası, tabiatın canlılığı ile âşığın dert-yası arasındaki tezadı vurgular. Doğa şenlikteyken âşık derdiyle baş başadır.
Karacaoğlan’ın bu şiirinde göçer halk yaşamının gerçekçi tasviri ile aşk acısı iç içe geçer; halk şiirinin lirik ve epik yönünü buluşturan başarılı örneklerdendir.