Bir Ayrılık Bin Ölümden Beterdir
Karacaoğlan kül oluptur tüterdir
Sevdiğine doyamayan kişiler
Cana yara açıp kanın akıtır
Beyaz gerdanını siyah saçların
Örtmüş Elif yârim yan duruşların
Kayadan kayaya akan suların
Çağlar Allah Allah deyi gider
Kalktı göç eyledi Avşar elleri
Elif Elif deyi yıkıldı yârim
Düşmüşüm aşkına onulmaz dertli
Kalmamış da hiç gözümde rüyam
Karacaoğlan der bu sözüm doğrudur
Anlamayan içindeki muharreridir
Aşk derdinden ölen şehit haberidir
Sırrı sırrımdan da kâh bina yapar
Edebi İnceleme
Karacaoğlan’ın "ayrılık" temasını en yalın biçimde dile getirdiği şiirlerinden biridir. "Bir ayrılık bin ölümden beterdir" mısrası halkın diline yerleşmiş, atasözü gibi söylenir olmuştur.
İkinci dörtlükteki "Beyaz gerdanını siyah saçların / Örtmüş Elif yârim" tasviri, Klasik Türk şiirinin "ten-zülüf tezatı" mazmununu halk diline taşır. "Kayadan kayaya akan suların / Çağlar Allah Allah deyi gider" mısrası, tabiatın da Hak’ı zikrettiği inancını taşır; bu tasavvufî dokunuş, beşeri aşkı işleyen Karacaoğlan’ın içinde bulunduğu kültürün İslamî dokusuyla iç içe yaşanıyor olmasındandır.
"Kalktı göç eyledi Avşar elleri" mısrası, Karacaoğlan’ın Avşar/Türkmen aşiretine olan mensubiyetini doğrulayan en bilinen mısralardandır. Aynı mısra, sonraki dönem şair Dadaloğlu’nun da kullandığı bir motiftir; halk şiirinde göç ve obasından ayrılma sürekli bir tema olarak süregelir.
Şiirin son dörtlüğündeki "Aşk derdinden ölen şehit haberidir" mısrası, halk şiirindeki tasavvufî izlerden biridir: Aşkla ölen, şehit makamındadır.