Ela Gözlüm Ben Bu Elden Gidersem
Zülfü perişanım kal melül melül
Kerem et aklından çıkarma beni
Ağla göz yaşını sil melül melül
Yâreli ceylan gibi inilerim
Aşkın deryasına dalar yüzerim
Seni aldım hayalime gezerim
Aklını başına al melül melül
Yine yağmur yağar derelerine
Gam çekmek düşmüştür biçarelere
Yârim haber gönder gurbet ellere
Selâmın var ise sal melül melül
Karacaoğlan der ki bizim illerden
Tek geldim tek giderim ben bu yerlerden
Ya bahtım gibi gönlüm bin bir mihnetlerden
Sökemedi başımdan gam melül melül
Edebi İnceleme
Gurbet ve ayrılık temasını işleyen bir koşmadır. "Melül melül" nakaratı, hem ağlayan hem suskunkalan bir hüzün halini ifade eder; halk şiirinin yansıtıcı, melodik ses kullanımına güzel bir örnektir.
İlk dörtlükteki "Zülfü perişanım kal melül melül" hitabı, sevgiliyi "zülfü perişan" — yani saçları darmadağın, hüzünlü — diye niteler. Bu, Klasik Türk şiirinin "perişan zülf" mazmununun halk şiirine yansımasıdır.
"Kerem et aklından çıkarma beni" ricası, gurbete giden âşığın geride bıraktığı sevgiliden istediği tek şeydir: unutulmamak. "Yâreli ceylan gibi inilerim" benzetmesi, halk şiirinin doğa-insan analojisini özetler.
Üçüncü dörtlükteki "Yine yağmur yağar derelerine" mısrası, tabiatın hâlini gönlün hâline tercüme eder; gözyaşı ile yağmur paralelliği eski bir motiftir. "Selâmın var ise sal" tabiri, gurbette mektuplaşma imkânının nadirliğine işaret eder; bir selam bile büyük bir lütuftur.
Karacaoğlan’ın "Tek geldim tek giderim ben bu yerlerden" mısrası, halk şiirindeki "âşıklık" geleneğinin yalnızlığını özetler: âşık, halk arasındadır ama her zaman bir başınadır.