İndim Yârin Bahçesine
Gül-i ranalar derilmiş
Çiçeklerin tomurcukları
Bir bir benim için derilmiş
Gümüş kemer ince belde
Yârim bekler benim yolda
Sallanır da yüce dalda
Bir mor sümbül göründü
Karacaoğlan der ne haldır
Ya bana derman ya öldür
Ya hatırım yıkma güldür
Bahçen güller donanmış
Edebi İnceleme
Karacaoğlan’ın "bahçe" temalı şiirlerinden olan bu kısa koşma, sevgilinin bahçesine inen âşığın gözünden çiçeklerin nasıl da onun için açılmış göründüğünü anlatır. Halk şiirinde sevgilinin bahçesi, sevgilinin kendisinin bir uzantısı, bedensel zarafetinin tabiat formundaki yansımasıdır.
"Gül-i ranâlar derilmiş" mısrası, gül-i rana (sarı-kırmızı renkli özel bir gül cinsi) kullanımıyla halk şiirinin Klasik şiir mazmunlarıyla beslendiğini gösterir. "Tomurcuklar bir bir benim için derilmiş" tasavvuru, sevgilinin de âşığı beklediğini hisseden mutlu âşığın hülyasıdır.
"Gümüş kemer ince belde" mısrası, halk şiirinin "ince bel" ile "gümüş kemer" mazmununu birleştirir. Bu kıyafet detayı, hem zenginlik göstergesi hem de bedenin zarif vurgusudur. "Sallanır da yüce dalda / Bir mor sümbül göründü" mısrasında ise sevgilinin başının (saçının) sümbülle özdeşleştirilmesi, klasik şiirin "sümbül-zülf" benzetmesinin halk dilindeki söylenişidir.
Şiirin son dörtlüğündeki "Ya bana derman ya öldür" çağrısı, halk şiirindeki "tek alternatifli aşk" tutumunu gösterir: ya kavuşma ya ölüm. Bu kararlılık, Karacaoğlan’ın aşk anlayışının özüdür.