Sabahleyin Erken Çıktım Yola
Yâr olduğu yere doğru salındım
Çiçek açmış kar tutmuştu güzeli
Hâlim ona arz etmeye yöneldim
Yâr karşıdan hilâl ile göründü
Aklı şaşıp bana güzel sürüldü
Selâm verdi alay alay fer döküldü
Kıymetli sözleri durdum dinledim
Aşkı geldi kara çalı kalbime
Ya derman ol ya ölüm gel halime
Kara haber gelse Şam ilime
Kanlı yaşı gözlerimden döktürdüm
Karacaoğlan der ki ölüm vakitsiz
Ya bunun çaresi nettir tabipsiz
Kıyma Allah seven beni habersiz
Selâm söylen yâre dedim göründüm
Edebi İnceleme
Karacaoğlan’ın "yola çıkış" şiirlerinden biridir. Halk şiirinde sabah, yola çıkış, gurbet ve aşk yolculuğu bütünleşik motiflerdir; bir günün başlangıcı aynı zamanda bir aşk macerasının başlangıcıdır.
Birinci dörtlükteki "Çiçek açmış kar tutmuştu güzeli" mısrası, Türk halk şiirinin tezat estetiğine güzel bir örnektir: çiçek (yaz/sıcak) ile kar (kış/soğuk) bir arada, sevgilinin güzelliğini hem canlı hem mağrur bir tabiat manzarasına benzetir.
İkinci dörtlükteki "hilâl" benzetmesi, sevgilinin yüzünü hilale benzeten Klasik şiir mazmununun halk şiirine yansımasıdır. "Selâm verdi alay alay fer döküldü" mısrası, sevgilinin selâm verişiyle yayılan parıltıyı (fer) tasvir eder.
Üçüncü dörtlükteki "Aşkı geldi kara çalı kalbime" benzetmesi Karacaoğlan’a özgüdür; "kara çalı" (Anadolu’da bilinen dikenli bir bitki) hem aşkın can yakıcı tabiatını hem de yerel bir bitki imgesini şiire dahil eder.
Son dörtlükte âşık ölümün vakitsiz geldiğini, kendisinin de tabipsiz kaldığını söyler; "Kıyma Allah seven beni habersiz / Selâm söylen yâre" diyerek son bir ricasını yaparak şiiri kapatır.