Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Doğru değerli şairim bir şiir öyle kolay kolay yazılmaz. Önce yüreğinin en derin yerinde o şiirin duygusunu yaşayacaksın ki sonra şiir olarak kağıda yazıla. Selamlarımla.
Kalbime sor... Gitmeden önce kalbime bir sor, Hangi ışık söndü gecelerimde? Bir yankı hâlâ kırık dualardan, Kalbim saklıdır eski hecelerde. Gitmeden önce ellerime dokun, Hangi tebessüm kaldı gecemde? Kalbim hâlâ çarpıyor adını anan, Sessizce söner mi aşkın izinde? Gitmeden önce adını fısılda, Hangi yıldızlarda saklı hayalin? Gecenin içinde açan bir çiçek, Gözlerimde kalan umut ve sevgin. Güzel bir şiirdi, beğeniyle okudum, nice güzel şiirlere diyor Şair Arkadaşımı içtenlikle Kutluyorum...
Türkiye'mizin durumu böyle olunca herkes kendine bir kurtuluş yolu arıyor.Ve diyoruz ki "Hayal deryasına ben bâzı bâzı,/Dalmasam bir türlü, dalsam bir türlü...Ancak Muhterem Demir Bey'in hayallerine erişmek zor, çok zor. Hem de bizi çok çok aşan hayaller. Hazla okuduk, okuduğumuza da değdiğini gördük. Çokça tebrik ediyor, selamlarımızla zamanınız hayrolsun diyoruz. (Aksakal)
Hocam, Bu metinde insanın iki açlığı—biri bedene, biri ruha—çok güzel bir benzetmeyle anlatılmış. Felsefenin soran, arayan, temeli kuran tarafı; edebiyatın ise o temele hayat veren sıcaklığı çok samimi bir dille birleşmiş. Akıl ve kalbin zıt değil, birbirini tamamlayan iki güç olduğu fikri de metne ayrı bir derinlik katmış. Özellikle yazmanın hem düşünmek hem hissetmek olduğuna vurgu yapılması, metnin ruhunu çok iyi özetliyor. Selam ve sevgiler.
İlginç bir yazı. Tanrı, bizim söylememiz ile Allah kimseye muhtaç değil bilakis herkes Ona muhtaç buna en büyük melekler bile dahil. Yardımcıları var mı, var. Büyük melekler var, daha küçük melekler var bunları biliyoruz. Birde neyi biliyoruz Hikmet'inden sual olunmaz. Her canlı ve olayın arkasında onun Hikmet'i vardır. Bunu bilmemiz ve anlamamız lazım inananlar olarak. Hristiyanlık zaten teslis ile üçlediği için Allah'ı akıl dışıdır, kendileri kabul etmeselerde... Yahudilik de zaten başlı başına narsisizm ve egoizm kokan bir din. Özetle güzel bir yazı olmuş kutlarım içtenlikle
Hocam, Bu metin gerçekten keyifle okutan, mizahı güçlü ve akıcı bir anlatıma sahip. Karakter isimleri ve abartılı trip sahneleri hem gülümsetiyor hem de günlük hayatın içindeki küçük tartışmaları hoş bir üslupla yumuşatıyor. Kadınların ve erkeklerin trip hallerini milli takım havasında ele almanız çok zekice ve eğlenceli olmuş. Okurken insan hem kahkaha atıyor hem de kendinden bir şeyler buluyor. Kaleminiz her zamanki gibi hem doğal hem de okuru içine çekiyor hocam. Selam ve sevgiler 🙏✨
Hocam, Bu şiirde hem teknik hem mana yönünden çok güzel bir akış var. Zincirbent tekniğini ustalıkla kullanmışsınız ama bunu öyle sade bir dille vermişsiniz ki okuyan hiç zorlanmadan duyguyu da mesajı da alıyor. Her kıtanın sonunda verilen öğüt, bir sonraki kıtada yeniden filizlenerek şiirin bütünlüğünü güçlendirmiş. Hem dinî hem insani bir hatırlatma niteliğinde; sıcak, samimi ve öğreten bir üslup hâkim. Gerçekten yüreğe dokunan, derdi ve nasihati aynı anda taşıyan bir eser olmuş hocam. Selam ve sevgiler 🙏✨
Duygu zehirlenmesi hastalığına yakalanan kolay kolay iflah olmaz değerli şairem. Panzehiri bile tesir etmez o hastalığa. Farklı bir hikayeydi. Kaleminiz daim olsun. Selamlarla.
Şiir bu zaman zaman ruhu göklere çıkartır gece gece bizi meleklerle arkadaş kılar zaman zaman bir iç dökümüdür, bir hesaplaşmadır hem kendinle hem de birileri ile... Şiir ile intikam alınır birilerinden kan ve can çıkarmadan... Şiir gelince, şair zaten dertli adamdır sıkıntılı adamdır, gece bile zaman zaman uyumadığı olur kalkar yatağından bir şeyler çiziktirir. Vardır aklında kimi zaman vatan kimi zaman sevdikleri bazı zaman sevip de vuslata bir türlü eremedikleri... Hor görmemek lazım şairi ne de şiirleri... Kutlarım kardeşimi...
Evet, duygu zehirlenmesi.. Alışık olmayanı öldürür bile... Selam ve saygılar.
Bakalım Rıza'nın hikayesi nasıl devam edecek? Başlangıç güzeldi. Tebrikler. Selam ve sevgiler.
Güzeldi kardeşim şöyle normal bir öykü yazsanız okusak bu daha değişik geliyor ve kaleminize de yakışacak biliyorum, sevgi ve selamlarımla. Mesela benim yazdığım gibi olmasa da sizin imgeleriniz çok değişik çokta güzel olur, haddim değil bir örnek versem "Ankara’nın taş sokaklarından esen rüzgâr, şehrin yıllardır değişmeyen kokusunu taşıyordu; hafif bir toprak kokusu, biraz soğuk demir, biraz da eski apartmanların içinde saklanmış anılar… Rüzgâr, dar sokaklarda kıvrılarak ilerliyor, sanki her kapı önünde biraz durup geçmişi yokluyor, sonra yeniden yola koyuluyordu. Sokak lambalarının solgun sarı ışığı kaldırım taşlarına iniyor, yorgun bir gece bekçisi gibi titreyerek yanıyordu. Işıklar taşların üzerinde ince, kırılgan gölgeler oluşturuyor, o gölgeler rüzgârın dokunuşuyla birbirine karışıyor, ayrılıyor, sonra tekrar birleşiyordu. Sanki sokak kendi kendine, kimsenin duyamadığı bir hikâye anlatıyordu." Gibi mesela kusuruma bakma öyküleri çok seviyorum şiirler, denemeler gibi, selamlar...
Bir iade makamı olsa belki de pek çoğumuz sevgiyi de ömrü de iade edeceğiz ama öyle bir makam yok. Selam ve saygılar.
Kul ​Ayşe der bunu, duyanlar bilsin, Gözünün yaşını garipler silsin, İyiler safına melekler gelsin, Şeytanın yolunda sonumuz olmaz, Seven gönüllerde günümüz solmaz.. Harika ve anlamı büyük bir şiir. Şiiri ve değerli şairi kutluyorum. Selam ve sevgilerimi sundum...
Duygu yüklü güzel bir şiir ki orada büyük bir zulüm var insanlıktan çıkmış bir Çin ve mazlum halk Doğu Türkistanlılar... Allah yar ve yardımcılar olsun kardeşlerimizin... Kutlarım yürekten değerli Hocam...
Hep sevenlerden olduk arkadaşım. Ayan beyan, apaçık, aleni bir şekilde sevenlerden olduk ama ya kelimelerimiz kifayetsiz kaldı, ya mimiklerimiz yeterli gelmedi sevgimizi anlatmaya. O sebeple de anlaşılamadık bir türlü. Selam ve saygılar.
Akrostiş ve hece ölçüsüyle yazılmış harika bir şiir. Akrostişi hece ölçüsüyle yazmak çok zordur ama siz bu zorluğun, ustalığınız ile üstesinden gelmişsiniz. Can-ı gönülden kutlarım. Selam ve saygılar.
Hocam, Bu metin zekâ kavramını mizahla harmanlayıp hem toplumun bakışını hem de insanın kendi iç muhasebesini ince bir alayla ele alıyor. Yer yer ironik, yer yer taşlama tadında; “yüksek IQ” üzerinden aslında insanlığın gidişatını sorgulayan bir anlatı kurulmuş. Hem güldüren hem düşündüren, akıcı bir dille yazılmış bir iç döküş gibi duruyor. Selam sevgiler.
Hocam, Bu şiirde gönülle yapılan bu iç konuşma ağır ağır işleyen bir sızı gibi. Her dizede hem sitem var hem kabulleniş. Gönül, hem yorgun hem inatçı; kaçsa da dönüp aynı yere saplanan bir yolcu gibi duruyor. Aşkın ateşi, hasretin gölgesi, gurbetin soğukluğu… Hepsi yalın bir dilin içinde kendine yer bulmuş. Hocam, metnin asıl gücü de burada: Fazla süs yok, ama duygunun özü gür bir şekilde duyuluyor. Kısacası, gönlün kendi kendine ettiği bu serzeniş, hem bir iç muhasebe hem de kaderle barışık bir yakarış havasında. Selam duygunuz daim olsun. Selam sevgiler.
Hocam, Bu şiirde gönlün hem sitemi hem de çağrısı var. Duygu temiz, halk ezgisi gibi akıp gidiyor. Özlemi de var, yaraya dokunan sızısı da, ama hepsinin üstünde sıcak bir muhabbet tonu duruyor. Ne ağır, ne süslü — tam yerinde bir iç döküş. Selam sevgiler.