Deneme / Sevgi ve Aşk Denemeleri
Eklenme Tarihi : 27.03.2026

Kelimelerin Ötesine Yolculuk
Bazı kelimeler vardır ki söylemek için henüz doğmamıştır.
Onlar, kalbin derinliklerinde titreşen ama dile düşmeyen duyguların sessiz
tanıklarıdır. İnsan, bu kelimeleri yazmaya kalktığında aslında kendi içindeki
boşluğu doldurur. Aşk, çoğu zaman bu yazılmamış kelimelerin en büyük
kaynağıdır. Çünkü aşk, söze sığmaz; insanca bir bakışta, bir tebessümde, bir
dokunuşta kendini gösterir. Yazılmamış kelimeler, işte bu anların hatırasıdır. Okuyan,
bu kelimeleri gördüğünde hayran kalır; çünkü her biri kendi içindeki eksik
parçayı hatırlatır. Yazılmamış kelimeler, aslında hepimizin ortak dilidir:
insanca, aşkla, sessiz ama güçlü…
Her yolculuk bir kelimeyle başlar, ama bazı kelimeler henüz
doğmamıştır. Onlar, insanın içindeki boşluğu doldurmak için bekler. Ayrılığın
kapısında durduğumuzda, bu kelimeler bize sessizce eşlik eder. Uzakların
çölünde yürürken, yazılmamış kelimeler kum taneleri gibi savrulur. Her biri bir
özlemin, bir hatıranın parçasıdır. İnsan, bu kelimeleri dile getirmese de
kalbinde taşır. Ve sonunda özlemin vahasına varırız. Burada kelimeler güle
dönüşür, insanca bir dokunuşla serinler. Aşk, bu yazılmamış kelimelerin en
büyük kaynağıdır; çünkü aşk söze sığmaz, sadece yaşanır. Yazılmamış kelimeler,
aslında hepimizin ortak dilidir. Onlar, insanca bir yolculuğun haritasıdır:
ayrılıktan özleme, özlemden aşka…
Sessizlik çoğu zaman yokluk gibi görünür. Oysa sessizlik,
kelimelerin doğmadan önceki hâlidir. Sessizliğin dağına tırmanan insan, aslında
kendi içindeki kelimeleri arar. Her adımda bir yankı duyar; bu yankı, dile
düşmemiş duyguların hatırlatmasıdır. Sessizliğin zirvesinde aşkın adı
söylenmez. Çünkü aşk, kelimelerden önce gelir. Bir bakışta, bir tebessümde, bir
dokunuşta kendini gösterir. Sessizlik, bu insanca anların en saf mekânıdır.
İnsanca bir yolculuk, sessizliğin dağında başlar. Burada
insan, yazılmamış kelimelerle yüzleşir. Onları dile getirmeye çalışmaz; sadece
hisseder. Çünkü bazı kelimeler yazılmak için değil, yaşanmak için vardır. Sessizliğin
dağı bize şunu öğretir: kelimelerin ötesinde de bir dil vardır. Bu dil, insanca
bir nefesin, aşkla dolu bir kalbin dilidir. Ve bu dil, okuyanı hayran bırakır;
çünkü herkes kendi sessizliğinde aynı yankıyı duyar, vesselam.
Mehmet Aluç