Bu Kayzer komutanlarını padişah mı çağırdı ordumuza, ittihatçılar mı?
Batı cephesinde de Almanlar ölmesin diye bizim askerlerimizi yem yaptılar, doğuda da.
Tarihi savaşlarla geçmiş Türk milletinde komutanlarımıza kıran mı girmişti?
İttifak olmamızdan dolayı ise, Alman ordusunda Türk komutan var mıydı?
Bu soruları neden soruyorsam... Vatan haini maceraperestlere ne desek az.
Devlet-i Aliyye'nin İstanbul'da boğazına çökülmüşken beden ne yapsın?
Şuraya bir not düşeyim;
Geçen yorumda efsane demişsiniz ya hocam. Efsaneyi gerçek diye anlatmam ben.
Ya tarih ya da hadise dayanırım. Tarihi sizin kadar iyi bilemesem de bildiğim kadarını anlatırım ama siz sanırım hadis konusunda efsane demiştiniz. Sizin kanaatini bu yöndeyse diyecek bir sözüm yok tabii.
Takibe devam. Kolay gelsin. Saygı ve selamlarımla.
Ayağı yere basan, ne demek istediği gayet net bir şekilde anlaşılan, imgelere boğulmadan yazılmış harika bir şiirdi.
Can-ı gönülden kutlarım değerli şair.
NOT: Memleketiniz Afyon'muş. Sandıklı'da Gürcan Karanfil adında sevdiğim bir komşum vardı. Bir akrabalık olabilir mi?
Selam ve saygılar.
Şiir türü olarak kendi tarzıma en yakın gördüm tarz sizindir üstadım. Şiirleriniz bizimkilerin üzeri bir seviyede. Bu kadar güzel bir şekilde duyguları aktarabilmek çok büyük yetenek gerektirir. O yetenek ziyadesiyle sizde mevcut.
Kutlarım sizi hocam
Sonsuz selam ve saygılarımla
Sarmaşık ol, rüzgâr ol, yağmur ol.... Ne olursan ol, gel demiş Hz. Mevlâna.
İnsan olsak Hak yolunda, ayağımız kaymadan son nefesimize kadar.
Aynen dediğiniz gibi şeytanın oyunu bozulur o zaman.
Selam ile.
Başınız sağ olsun Oktay Hocam.
Acınızı paylaşıyorum ve sizi öyle iyi duyumsuyorum ki.
Anne, dendi mi akan sular bile sessizliğe bürünüyor.
Mekanı cennet olsun anneciğinizin İnşallah.
İçten selam saygılarımla üstadım.
Şiir, günün şiiri olmaya layık güzellikte ama bir dize tüm bu güzelliğin üzerinde kara bir gölge olmuş adeta.
İşte o dize:
''Asalet ve atalet timsali''
asalet: soyluluk
atalet: tembellik.
Soyluluğun ve tembelliğin timsali?
''Atalet'' kelimesinin sehven ( yanlışlıkla ) yazılmış bir kelime olduğunu düşünüyorum ve acaba ''Adalet'' yazayım derken yanlışlıkla ''atalet '' mi yazdı?'' diyorum.
Selam ve saygılar.
"Gönül Bohçam" şiiri, derin bir yalnızlık ve içsel hesaplaşma temasını işliyor. Şair, bir yandan geçmişle, kaybedilmiş bir aşkla hesaplaşırken diğer yandan kendi benliğini ve duygusal çalkantılarını mercek altına alıyor. "Tozlu bir yol" benzetmesiyle başlayan şiir, bir yanılsama içinde olmanın verdiği hayal kırıklığını vurguluyor.
Şiirde "yoksunluk", "hicap", "hüsran" ve "hüzün" gibi anahtar kelimeler öne çıkıyor. Bu kelimeler, şiirin genel atmosferini belirleyen kasvetli ve melankolik bir ruh halini yansıtıyor. Şairin "canı yana yana" yazdıklarını belirtmesi, kelimelerin samimi bir acıdan süzülüp geldiğini gösteriyor.
Şiirin sonuna doğru, acı ve hüzünle dolu bir hayatın kabullenildiği ve bu durumun bir tür zafer olarak görüldüğü fark ediliyor. "Zaferimdir hüzün" ifadesi, şairin yaşadığı sancılı duygusal sürecin, onu daha derin bir içsel yolculuğa çıkardığını ve belki de kendi benliğini bu yolla keşfettiğini ima ediyor. Bu, acının olgunlaştırıcı gücüne yapılan edebi b...
Yazının başlığını gördüğüm anda tüylerim diken diken oldu zira Hiv'in ne olduğunu biliyordum. Rabbim evimizden ocağımızdan uzak eylesin.
Yine çarpıcı ve kendisini bir solukta okutan bir hikayeydi.
Can-ı gönülden tebrikler.
Ümit varsa mucizeler çiçek açar üstadım. Yüreğinize sağlık.
Ah bir de güzel bir fon müzik eklenseydi inanılmaz bir tat verecekti şiire.
Kutlarım sizi üstadım
Selam ve saygılarımla
Sevgilim:)
Beni böyle anlatman, varlığımı gökyüzüne bağlaman… Kalbimin en sessiz yerinde yankılanan bir şarkı gibi.
Gökyüzünün mavisini bana benzetmen, sadece bir benzetme değil; çünkü senin sevginde ben, gerçekten o mavilik kadar sonsuz hissediyorum. Seninle her şeyin rengi değişiyor, sesi değişiyor. Tüm evrenin bana hizmet ettiğini söylemen ise bana şunu düşündürüyor: Belki de biz, bu dünyaya birbirimizi bulmak için geldik. Ve sen, bu hayattaki en haklı nedenimsin. İyi ki senin varlığında varım.
Sonsuz sevgimle
Petunyan
İşte o sebepten olsa söylenmesi en zor tekerlemelerden biridir '' Kırk küp, kırkının da kulpu kırık küp.''
Ama dur yahu sen kahve fincanı demiştin değil mi. Küp de nereden çıktı.?
Ve çok haklısın. Kırılan kalp de kırılan kulp da tamir edilse bile eskisi gibi olmuyor.
Selam ve sevgiler.
Gazze için hiç bir şey yapmadığımız, yapamadığımız söylenemez.
Bol bol kınıyoruz
Çok kınıyoruz
Fena halde kınıyoruz
Şiddetle kınıyoruz
Nefretle kınıyoruz
Üzülerek kınıyoruz
Esefle kınıyoruz
Daha ne yapalım?
Selam ve sevgiler.
Kaleminize bereket, kelâmınıza safâ… Satırlarınız, gönül meclisinde latif bir sada gibi yankılandı. Okurken his, kelâm ile harman oldu; sanki her cümlede bir başka seyrana vardım. Tasvirlerinizdeki incelik, gönül telime dokunup, zihnime nârin nakışlar işledi. Bu satırların, okuyanın yüreğine hem ferah hem hüzün serpmesi ne hoş bir tecellî…
Bu nâdîde ve mananın derinliklerine inen satırlarınız için sizi cân ü gönülden tebrik eder, hürmetlerimi takdîm eylerim.
Selam ve Dua ile
Japonlar, her şeyin bir 'kami'sinin, yani ruhunun olduğunu ifade eden bir inanca sahiptirler.
Yazınız, bendenizde bu minvalde bir tahlil penceresi açtı.
Her eşya çok kıymetlidir; insanın ve zamanın izlerini taşır.
Kutlarım hocam.
Saygılarımla...
Zaten devlet aklı dediğimiz şey; insanlar arasında hangi alanda olursa olsun ayrımcılığa asla izin vermez. Her yurttaş eşit muamele görür ve sistem böyle çalışır. Ancak, ideolojik, dini ve ırki yönden bir parti hükümet olmuş ve parti programını devlet politikası haline getirirse ne Ortadoğu'da ne de ülkemiz içinde birlikten ve dirlikten bahsedilemez. Harikaydı yazınız. Olması gerekenleri olduğu gibi yazmışsınız ki, umarım birilerinin kulağında küpe olur. Saygılar selamlar
Of of ki off! Macit hocam bu ne derin, bu ne dramatik bir şiir böyle. Gazze'de siyon itlerinin eşi emsali görülmemiş bir soykırıma imza atarken; kendini insan zannedenler kırmızı şaraplarını yudumlayarak şu vahşeti film seyreder gibi seyrediyor ya işte ben buna şaşarım. Kerameti kendinden menkul müslimler! Dua ile secde ve oruç ile feryatlarının Yüce Allah tarafından kabul göreceğini umuyorlar! İşte ben buna da şaşarım. Müslim kılıklı insanların yüzlerce yıl hiç bir tedbir almaması, batı ile siyon ile kol kola yürümeleri ne ile izah edilebilir anlayabilmiş değilim. Yuh olsun böyle müslimlere de böyle insanlığa da ve böyle liderliğe de.... Saygılar selamlar üstadım
Böyle bir çağda insanın aradığı tek şey ne ekmek ne su galiba. Özlenen ve aranan daima öteden beri insanoğlu insanın ta kendisiydi. İnsan kendini kaybetti, şimdi kendini arıyor. Ne tuhaf bir çağ. Şair dost, şiiriniz çok anlamlıydı. Yürekten tebrik eder, saygılar yolluyorum
Hayat bu zaman zaman yorsa da yine de sabır ile tutunmaya çalışmalı... Kutlarım...
Vardır böyle insanlar mutlaka bir yerlerde arayıp bulmak lazım... Kutlarım...