Merhaba
Beğeni ile okudum şiirini Halit hocam tebrikler selamlar
Saygıdeğer Ahmet Hocam
Kıymetli yazınızı büyük bir beğeni ile okudum. Emperyalist devletlerin tarih boyunca geri kalmış veya gelişmekte olan milletler üzerindeki stratejileri yazınızda buyurduğunuz gibi olmuştur. Zaman zaman çok güçlü devletler de bu gibi oyunlarla çökertilmiştir. Değerli mütefekkirimiz Mehmet Akif :
"Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez." sözüyle devletlerin fitne, fesatla nasıl yıkılmanın eşiğine getirilebileceğine dikkat çekmiştir. Baş öğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk ise:
"Öğretmenler! Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister. Yeni nesli bu nitelik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir." sözüyle eğitimimizle görevli öğretmenlerimize ne kadar değerli bir görevleri olduğunu söylemiştir.
Aynı zamanda:
"Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır ya da milleti esaret ve sefalete terk eder." sözüyle ...
destansı bir aşk masalı
özü sözü bir iken de seven yüreğin
elbette şiirlerin divası
aşk iken de şairin makamı
şiire asılı kaldım hocam ve savruldun nezdinde
ılık bir su ya da esinti ve de aşkın Şah damarı
sonsuz selam kıymetli ağabeyim
Bu şiir, hem dil hem de tema bakımından yoğun ve katmanlı bir yapıya sahip. “Ranzada uyuyan şehir” metaforu, bireyin iç dünyasındaki tedirgin sükûneti ve bastırılmış çığlıkları temsil ediyor; güvenli gibi görünen ama aslında dar ve sıkışmış bir alanın sembolü. Şiir boyunca aşk, hem kutsal bir teslimiyet hem de yıkıcı bir iç hesaplaşma olarak işlenmiş. Özellikle “ölümüne sevdiğim kadar / öldüresiye kurşunladığım / ah, o sefil iç sesim” dizeleri, sevginin paradoksal doğasını, yani hem yaşatan hem de tüketen yanını güçlü bir biçimde ortaya koyuyor.
İmgeler, klasik bir romantizmden ziyade varoluşçu bir arayışa yöneliyor. “Kaçkın bir tanrıydı sessizlik” ve “elem kuşlarından uçup da / konduğum yüreğin katıksız ritmi” gibi ifadeler, şiiri bireysel bir acının ötesine taşıyarak metafizik bir derinlik kazandırıyor. Aynı zamanda, “şerh düşülesi aşkın saklı kıblesi” gibi dizeler, aşka dair hem mistik hem de kişisel bir anlam inşası sunuyor.
Bu şiirin gücü, duygusal yoğunluğu ağır...
İyi ki de İstanbul' u geziyorsunuz.
Sayenizde bizlerde hece hece mısra mısra hem bilgileniyor hem de tasvirlerinizle duygu iklimlerimizde İstanbul' u adım adım gezmiş oluyoruz.
Şairler şiir yazar , şiirler bir bilmece
Her şiir bir ibrikten dökülür hece hece
İstanbul çepeçevre gezilir gündüz gece
Türkmenoğlu dilinde güldür Süleymaniye.../ ŞİİRLERİN ŞAİRİ
Tebrik ediyorum, harikaydı tasvir.
Selam ve Saygılarımla.
Yitirilenlerin arasına saklanan yenilikler farkedilmeyi bekler ve birgün güzellikler de yüreğin tavanında yankılanır.. Hayata tutkun ve bazı şeylere tutuklu portreler kaleminize çok yakışmış üstadım. Ayrıca sitemize hosgeldiniz..
Selam ve saygılarımla..
Yahya Kemal'in Süleymaniye'de Bayram Sabahı şiirinden sonra okuduğum en güzel Süleymaniye şiiriydi. Candan kutlarım üstad.
Selam ve saygılar.
İyi kızmışsın ne diyelim bu tip insanlar uzak olsun hepimizden... Kutlarım...
Şükrü hocam vatansever
Vefalı dost yüreğinizi sonsuz hürmetle selamlıyorum.
Yine vefa dolu muhteşem bir istanbul şiiri.
Hazla okuduk.
Nicelerine üstadım
Selam ve dua ile
Ne güzel ne büyük eserler ve ne güzel bir şiir üstadım tebrikler selamlar
Yüce Allah’ın her şeyin sahibi olduğunu bilenler, O’nun uğrunda gayret sarf ederler ve akıbetlerini düşünürler. Allah dilediğini yapma gücüne sahiptir. O’ndan saklayabileceğimiz hiçbir şey yoktur.
Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. İşler, dönüp dolaşıp Allah’a varır. (Âl-i İmrân, 3/109)
Dünya hayatında biz insanların görevi, iyilerden olmak ve yeryüzünde iyiliği yayıp kötülüğü önlemeye çalışmaktır. Bunu yapanların yüzleri ahirette gülecektir. Bu uğurda gayret sarf etmeyenler ise pişman olacaklardır. Hâlbuki bütün insanların iyice düşünmesi ve öğüt alması gerekmez mi?
Yer Allah’ın, gökler Allah’ındır (cc). Dünya Allah’ın (cc), ahiret Allah’ındır (cc). Bu hayat sona erdiğinde her insan Allah’ın (cc) huzuruna varacak ve bütün işlerinden hesap verecektir.
Yüce Allah’ın (cc) her şeyin sahibi olduğunu bilenler, O’nun uğrunda gayret sarf ederler ve akıbetlerini düşünürler. Allah (cc) dilediğini yapma gücüne sahiptir. O’ndan (cc) saklayabileceğimiz hiçb...
Şiir ,güçlü bir duygusal ve politik mesaj içeren, şiirsel bir dille yazılmış .
11 Eylül ve 7 Ekim tarihlerine atıfta bulunarak, belirli olayları
ve bu olayların arkasındaki aktörleri eleştiriyor.
Şiir, bir soykırım ve zulmü dile getiriyor; fitne, fesat ve kan emicilik gibi ifadelerle
bazı güçlerin insanlık vicdanına zarar verdiğini, devletleri etkilediğini
ve bu durumun durdurulması gerektiğini vurguluyor.
Siyonizm'e ve onunla ilişkilendirilen eylemlere yönelik tam yerinde bir eleştiri olmuş .
Terörist devlet yerle bir olmadıkça Müslümanlara uyku yok Üstadım.
Kaleminize ve gönlünüze sağlık.
Allah'a emanet olun.
Selam ve saygılarımla
Meselenin özü ;
tarihi bazı ihanetler, yanlış kararlar ve değerlere sahip çıkılmaması üzerine müstesna bir yazı olmuş
Genel hatlarıyla özetlersem, bahsettiğin gibi uçak fabrikalarının kapatılması,
yerli otomobil projelerinin engellenmesi, silah sanayisine ket vurulması
ve soydaşlara yapılan muameleler,
tarihte derin izler bırakmış kararlar ve eylemler.
Bu tür olaylar, toplumun hafızasında hayal kırıklığı ve öfke olarak yer etmiş.
"Şerefsizler" diyerek ifade ettiğin bu kişiler ya da zihniyetler,
milli çıkarlara zarar verenler olarak görülüyor.
Mesele, geçmişteki bu yanlışların unutulmaması ve ders çıkarılması gerektiği.
Tarihin her döneminde bu tipler vardır ve var olmaya devam edecektir.
Habil ile Kabil hikayesinde olduğu gibi. İyi ile kötünün mücadelesi bu.
Sezaryen bir metafor . Ardında ki mana manidar.
Her şey gönlünüzce olsun.
Selam ve saygılarımla
Şiirlerin etkili, içli, duygulu olması okuyucuyu cezp eder ancak, aynı zamanda anlamlı, maksada ulaştıran en kestirme yöntemle ifade edilmesi ve kurallara uygun düzgün bir lisanla, idrake açık bir üslupla yazılması da gerekir.
Düşündürücü özelliği de çok önemli ama bu, üzerinde ne kadar düşünseniz de içinden çıkamayacağınız çok denklemli bir problemi çözmeye çalıştığınız bir düşündürücülük cinsinden değil, ufuk açan, yeni bir bakış açısı getiren, bilgi ve kavram kazandıran, şuur altındakileri açığa çıkartan, anlaşılmayanı izah eden, fayda ve şuur kazandıran düşündürücü özellik olmalı.
Şair, şiirini imgelere boğarak, üstünü kundaklayıp, cümlelerini yarım bırakılarak, mana sıçraması yaparak, ütopik dünyasındaki kaotiğin anlaşılmasını bekleyerek, kendi iç dünyasındaki kurallarını ve uçuk fikirlerini dayatarak özgür düşünce sınırlarını hadsizce aşarak, toplumun ahlâki ve insanî hatta varoluş değerlerini alt üst ederek ve de sanki halüsinasyon gördüğü anda kaleme almış gib...
Eline, emeğine sağlık kardeşim. Sosyal duyarlılığı çok yüksek bir şiirdi. Allah bu siyonistlerin de bunlara destek veren şerefsiz devletlerin de siyasilerin de cezasını versin. Soyları sopları, çoluk çocuk torunları gün yüzü görmesin inşaallah.
Kutluyorum çokçana
Selam ve saygılarımla
çağatay
Sevgili ağabeyciğim yaklaşık üç yıl önce yazdığınız bir hususa istinaden size bir yorum yapmışım, aynısını yineleyeceğim;
"Merhaba Sevgili Sami Ağabeyciğim,
Birkaç gün önce Adem Beyimizin yazdığı bir şiire yaptığınız yorumun bir bölümünde şöyle bir ifade vardı “…..Yazmasına yazıyorum da her yazdığına yorum yaptığı arkadaşlarım bile yazdıklarımı okumayınca '' Ulan salak kafa. Ne diye yazıp duruyorsun?'' diye kendime emeklerime yanıyorum…..”
Bu ifade beni çok üzdü, pek çok arkadaşımız da üzülmüştür. Bence siz sitenin en çok okunmak ve yorumlanmak istenen yazarlarının başlarında geliyorsunuz, bunda tarihi birikiminizin, mizahi yaklaşımlarınızın ve editörlüğünüzün de katkıları çoktur elbette. Ağabey başta yeni arkadaşlarım olmak üzere kimileri yazacaklarımı tabir-i caizse yalakalık gibi yorumlayabilir : )) Ama onlar da zamanla böyle olmadığını anlayacaklardır. Ne sizin pohpohlanmaya gereksiniminiz var ne de benim sizin üzerinizden nemalanmaya.
Gerçekten...
Evet yine gül hocam çok derinlere dalmış çok anlamlı düşündürücü duygu dolu bir şiir okuyan anlar öyleyse bizede tebrik etmek düşer can-ı gönülden tebrikler hocam..
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,:
Depreşen bir sayıklama misali
Aşkla örtüşen huzuru
Bahşeden sadece ve de illa ki
Sağdıcı iklimde kavuşmak Rabbine
Tek adağı şairin,
Atağa geçen kalemin nüfuzlu sevgisiyle…
Günümüzde Karetta karettalar insanlardan çok daha kıymetliler. O bir karetta karettaya Müz3eyyen değil de bir başka isim daha iyi giderdi sanırım.
Evet yine güzel bir hikayeydi.
Tebrik ederim
Selam ve saygılar.
''O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.'' diyen Rabbimizin kale özel misyon yüklediği kesindir.
Selam ve saygılar.
Yük var çekilesi yük var çekilemeyen. Zor hamallık... Kutlarım...