Yerinde bir sitem üstadım.
Ben de şunu ekliyeyim.
Bu dünya çapındaki büyükkkk çok büyük şair ve yazarların şiirine yüzlerce cümlelik yorum yazarsın. Tek kelime cevap alırsın. Teşekkürler.
Be adam sen teşekkürden başka yazacak kelime bilmiyor musun?Muhatabın sana yarım veya bir sayfa yorum yazdı. Karşılığı bu mu olmalı?
Bunu irdeleyemezsin. Böyyük şair ya. Ayıp olur.
Selamlarımla.
Gönüllerde hep sevgi olsa.
Kin ve nefreti söküp atabilsek oradan.
En zor zamanlarımızda dahi dosta vefalı kalabilsek.
Hatta dostun menfaatını kendi menfaatımızın önünde tutabilsek.
İşte gerçek dostluğun şiarı bunlar değerli üstadım.
Bacanağım olduğu için demiyorum Baki ağabeyim her övgüye layıktır.
Dostluk onda, vefa onda.
Gıpta ettim şimdi iki arkadaş arasındaki bu dostluğa.
Dostluğunuz daim olsun.
İki güzel dosta da selamlar.
Zaralıya güzelleme ve güzel bir akrostiş
tebrikler üstadım
selamlar
Şair olurum diye kalemimden korktunuz
ancak baştacı eder Adem Efiloğlu
Harika bir şiir kardeşim kutlarım
Siz neden diye sorunca benim de dikkatimi çekti. Araştırdım.
O isimde bir dağ gerçekten de varmış.
Tarık Bin Ziyad'ın İspanya'ya ilk çıktığı yer dağın eteğine kurulu bir kasaba imiş.
O dağa Cebel-i Tarık ismini vermişler. Dağ da tam boğaza denk geldiği için
boğaza de Cebel-i Tarık Boğazı denmiş hocam.
Sayenizde bir şey daha öğrendim.
Yavuz Bahadıroğlu, İspanya'da yaşayan ve eziyet çekiyoruz, gelin bizi kurtarın diye Müslümanlara çağrı yapan Yahudilerin, Müslümanlar hâkimiyetinde çok rahat yaşadıkları hâlde, ihanet ederek bu defa Fransızları Müslümanları katletmek için çağırdığını yazar. Kendilerine dokunulmayacağını düşündüler ama öyle olmadı tabii.
Yahudiler dediğiniz gibi Avrupa'dan defalarca kovulmuş. Bulundukları her yerde fitne çıkarmışlar çünkü.
YAHUDİLERİ HANGİ ÜLKELER KOVDU?
1290 İngiltere Kovdu.
1348 Almanya kovdu.
1614 Almanya yine kovdu.
1933 Almanya 3.defa kovdu.
1421 Avusturya kovdu.
1670 Avus...
Benim bildiğim Gülüm hanım öyle bir gönül taşır ki orada hep sevgi vardır insanlara karşı.
Hatta sadece insanlara değil her canlıya karşı.
Kaleminden de bu sevgi sözcükleri şiir olarak dökülür.
Selamlarımla.
Bu şiir, yoğun imgelerle bezeli, varoluşun kıyısında gezinen bir iç döküm gibi dilsel bir labirenttir adeta. Şair, hayal ile hakikat arasındaki muğlak hatta yürürken hem bireysel acıyı hem de toplumsal yabancılaşmayı sorguluyor. "Ben sizi çok sevmiştim bir şiir ertesi" dizesi, bütün bu kaotik yapının kalbinde atan ince bir sızı gibidir. Anlatıcı, dilin sınırlarını zorlayarak kendi aidiyetsizliğini, aşkın tükenişini ve hatırlanma arzusunun imkânsızlığını estetize eder. Bu şiir bir isyan değil, sessiz bir çöküştür; mısraları da şairin omzuna çöken karanlık kadar derindir. Kutluyorum sevgili Gülüm...
Aşk ile ıslanan gözler ne de coşkuludur aslında hele bir de vuslat varsa sonunda... Kutlarım yürekten...
Tam da '' Şiir Nevin Yengeye ithafen yazılmış bir şiir iken bu Kız Kulesi fotoğrafı ne alaka?'' diye yazacaktım baktım sen yazmışsın '' Şiiri okumadan okumuş gibi yorum yaparsanız fotoğrafı görüp kız Kulesine şiir yazdığımı sanabilirsiniz :)
Evet, seninle sen taze ben ise kaşarlaşmaya başlamış bir dul olduğum bir dönemde tanışmıştık ilk kez. O zaman sormuştum '' Kim bu çatık kaşlı esmer vatandaş '' Diye, bana '' Mehmet Fikret Ünalan'dır bu '' Demişlerdi.
Yıllar sonra bu sitede gördüm fotoğraflarını, baktım Akıllı Tavşan Momo gibi ( Bu benim Lina'nın bebeklik idolü bir tavşandır ) sırıtıyorsun.
Evet, gerçekten de o, ellerinden tuttuktan sonra bakışların bile değişti.
Allah daha nice yıllara el ele ulaşmayı nasip eylesin.
Selam ve sevgiler.
Ben sizi sevmiştim bir şiir ertesi.... Bir şiir sonrası demek ki artık sevmiyorsunuz geçmiş zaman kipiyle yazdığınıza göre..
Selam ve saygılar.
Çocukken Pasinler'de gaz lambası ışığında konu komşuya okuduğumu hatırlıyorum da hikayesi nasıldı hatırlamıyorum.
Bir de o devirlerde Kamber ismi kullandığımız bir isim olsa da Arzu ismi pek de kullandığımız bir isim olmadığından bu hikaye bana hiç de inandırıcı gelmezdi. Şimdi sen de mezarlarının Urfa'da olduğunu yazmışsın ki Urfa'da Arzu iyice olmaz gibi geliyor bana. Hani Anzılha ile Kamber olsa neyse.. ( Anzılha=Ayn-ı Zeliha= Zeliha'nın Gözü Urfa'da yaygın bir isimdir. )
Selam ve saygılar.
Ölümden uzak sevgiyle kal hocam kutlarım güzel şiirini tebrikler selamlar sevgiler
Kibrit çöpünün yazgısı da insanın yazgısı da yanmak farklı şekillerde...kutlarım içtenlikle
İşte gül hocamdan gül gibi burcu burcu kokan bir lirik şiir severek okudum çok beğendim hocam kalemin kavi ilamın bol olsun Hocam..
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,:
Sarılmak sadece hayata ve Rabbine
Bir koşu gidip de dönülesi o yol
Dökülen pullardan işlenen bir yazma gibi
Tahayyülü bile güzel mutluluğun
Dokudukça duyguyu
Tebessümler illa ki filizlenen…
tam da duruma güne eşlik eden
bir ağacın gövdesinden doğan yeri geldi mi de hain ellerde devasa ormanları ağaçları yakan evreni kuru çöle dönüştüren
eşsiz betimlemelerle doluydu şiiiniz.
içten selam saygılarımla değerli hocam
Aman ne güzel. Tebessümler filizlendiyse artık onun boy vermesi de yakın demektir.
Umutların her zaman diri kalması dileklerimle selam ve saygılar.
Rabbimizin uyarısı tabi ki dikkate alanlara farklı dikkate almayanlara da daha farklı bir muamele olacaktır ahirette ve Mahkeme-i Kübra da... Kutlarım...
Evet bize ne oluyor?
Çok kısa ama çok çok etkili bir yazıydı. Candan kutlarım
Selam ve saygılar.
Evet maalesef güzel yurdumun Ormanları cayır cayır yanıyor. Yanıyor mu yakılıyor mu orası da ayrı bir konu ya eğer kasti olarak yakan varsa Rabbim de onları ebediyen yaksın cehenneminde.
Söylenecek şey çok da öylesine öfkeliyim ki istemeden küfür çıkabilir ağzımdan/ kalemimden. O sebeple susuyorum ve ormanlarımızı yakan varsa onları Allah'a havale ediyorum.
Şiirin teknik olarak da içerik olarak da muhteşemdi. Can-ı gönülden tebrikler.
Selam ve sevgiler.
Tam üstada yakışır bir şiir okudum
Mükemmel olmuş hocam
Yüreğiniz varolsun
Değerli kalemizi yürekten tebrik ederim selam ve saygılarımla