Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler

D. Deniz Dinç Denemeleri ve Hikayeleri - 33 Eser

D. Deniz Dinç
D. Deniz Dinç
Altın Üye
Çevrimdışı
Rozetler 6
Çok Okunan Yazılarınız 10.000 kez okundu
Söz Ustası 200 yorum yaptınız
Aranan Kalem Yazılarınıza 200 yorum yapıldı
Alkışlanan 50 tebrik aldınız
Sosyal Kalem 10 kalem dostunuz var
Günün Şairi Yazınız günün yazısı seçildi
33 Yazı
17.744 Okunma
318 Yorum
169 Tebrik
28 Dost
2.112 Ziyaret
Aşkın bozulmaması için berrak olması şarttır. Kendi kendini temizleyen, içinde tüm pislikleri barındırıp ta kendisi dupduru kalandır deniz. Ve DENİZ benim adımdır. D. Deniz DİNÇ
  • Pano
  • Hakkında
  • Yazıları 33
  • Yorumları
  • Kalem Dostları
Yükleniyor...
Yükleniyor...
Sahne Ve Sükunet
Deneme 730 25.03.2026
Simsiyahım
Deneme 571 24.03.2026
Kendi Yangınında Üşümek
Deneme 607 23.03.2026
Amacını Kaybetmek
Deneme 541 22.03.2026
Kendine Geç Kalmamak
Deneme 549 21.03.2026
Gönlü Kırık Arife
Deneme 503 20.03.2026
Çember
Deneme 566 19.03.2026
Ebedi Sınıf Çanakkale
Deneme 489 18.03.2026
Gökyüzüne Verilen Söz
Deneme 528 16.03.2026
Eksilmeden Tek Kalabilmek
Deneme 476 15.03.2026
Son Zil
Hikaye 643 14.03.2026
Gönül Borcu
Deneme 797 11.03.2026
Zamanı Demlemek
Deneme 485 10.03.2026
Ayrık Otu Olmak
Deneme 431 09.03.2026
Mecburiyetin Doğurduğu Anka Kadın
Deneme 592 08.03.2026
Kanlı Çantalar
Deneme 420 07.03.2026
Olgunluk Makamı
Deneme 532 06.03.2026
Küfe Azadı
Deneme 453 05.03.2026
Dünya Gurbetinde Bir Yerli
Deneme 458 02.03.2026
Eksik Mevsim
Deneme 461 01.03.2026
Mühürsüz Kapılar
Deneme 409 28.02.2026
Aynadaki Yankı
Deneme 519 25.02.2026
İnsan İnsanın Yurdu Olunca
Deneme 382 25.02.2026
Neden Aşk İle Eyvallah
Deneme 1015 23.02.2026
Hayata Bir Rövaşata
Deneme 473 21.02.2026
Yengeç Sepeti
Deneme 475 20.02.2026
İçimizdeki Dilsiz Hayaltler
Deneme 546 18.02.2026
Sayfa 1

D. Deniz Dinç - Denemeleri ve Hikayeleri

Bir zamanlar, uzak diyarların birinde, aynalara küsmüş bir derviş yaşarmış. Köylüler ona gelip "Bize kendini anlat," dediklerinde, derviş cebinden bir avuç toprak çıkarır, sonra gökyüzünü işaret edermiş. "Ben," dermiş, "şu toprağın sadakati ile şu göğün belirsizliği arasında sıkışmış bir nefesim. Ne toprağın dilsizliği kadar dilsizim, ne göğün sonsuzluğu kadar hür." Kendini anlatmanın, bir başkasını övmekten daha zor olduğunu bilirmiş; çünkü insan kendini anlatırken ya kibrin uçurumuna yuvarlanır ya da tevazuun karanlığında kaybolurmuş. Derviş sadece durur, rüzgârın teninde bıraktığı sızıyı anlatırmış. Kendimi anlatmak, puslu bir sabah vakti kendi gölgemle el sıkışmak gibi. İnsan, kendi hikâyesinin hem yazarı hem de en amansız eleştirmeni olunca, kelimeler boğazında düğümleniyor. 11 Eylül 1970’te Kırıkkale’nin kendine has bozkır kokusunda dünyaya gözlerimi açtığımda, hayatın bana hazırladığı engebeli yollardan habersizdim. Hacettepe Üniversitesi’nin koridorlarında adımlarken, cebimde sadece kitaplar ve dünyayı anlama telaşı vardı. O günlerden bugüne değişmeyen tek şey, cehaletin gürültülü zaferlerine karşı duyduğum sessiz keder oldu. Bir öğretmen olarak ömrümü, cahilin yenilmediği ama cehaletin erdemle geriletilebileceği inancına yasladım. Hayat, bana başarılardan çok sızıları sevmeyi öğretti. Nazilli Havadis gazetesinde "Deniz’ce Düşünüyorum" isimli bir köşede yazılarımı yazıyorum. Ben sadece, hayatın süzgecinden geçerken ruhumda biriken tortuyu, metaforların arkasına saklanarak kâğıda dökmeye çalıştım. Yazmak, benim için bir iddia değil, bir sığınma biçimi. Memleketin tozlu yollarında, insan kalbinin karanlık ve hüzünlü dehlizlerinde dolaşırken, tarafsız kalmanın ağırlığını omuzlarımda taşıyorum. Siyasi ideolojilerin sığ sularında boğulmak yerine, insani bir derinliğin peşinde, bilge bir sessizliği tercih ediyorum. Yazılarımda ne cennetin vaadi var ne de cehennemin korkusu; sadece burada, bu dünyada olmanın, etten ve kemikten yapılma bir faniliğin hüzünlü bilinci var. Farsça bir ezginin tınısında ya da bir medikal dramanın soğuk koridorlarında kendimi ararken, aslında herkes kadar yalnız ve herkes kadar kalabalığım. Geçmişin tozlu raflarına baktığımda, orada "Derya Deniz Dinç" adında birinin değil, sadece hayatın sillesini yemiş ama ayağa kalkmış bir insanın izlerini görüyorum. Kendimi övmek, ruhuma ihanet etmek olur. Ben sadece yaşanmışlığın getirdiği yorgun ama dik duruşun bir yansımasıyım. Ne bir eksik, ne bir fazla… Ünlü düşünür Jean-Paul Sartre’ın dediği gibi: "İnsan, sadece olduğu gibi değil, olmak istediği gibidir de." Ben de olmak istediğim sade, bilge ve hüzünlü insanın izini sürmekteyim. Kelimelerim biterken, ardımda bıraktığım bu kısa hayat öyküsünün, bir başarı hikâyesi değil, bir oluş sancısı olduğunu bilmenizi isterim. Kendi hikâyemin içinde bir yolcu, kendi sessizliğimin içinde bir çığlığım. Aşk ile eyvallah. Derya Deniz DİNÇ

D. Deniz Dinç, Edebiyat Evi'nde 33 eser paylaşmış yazardır. 32 deneme, 1 hikaye, kaleme almıştır.

Son Eserleri