Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Demek ki bir harf nelere kadirmiş. O vesileyle bir hatıramı yazayım. İlkokul 2 veya 3. sınıftayım. Öğretmenimiz tahtaya kaldırdı ve bir cümle yazmamı istedi. O söylüyordu kelime kelime ben de kara tahtaya tebeşirle yazacaktım. Aaç yaş iken eğilir. Aynen dediği gibi yazdım. "Yanlışını düzelt "dedi. Allah... Allah... Bakıyorum bakıyorum yanlış yok. "Yanlış yok öğretmenim "dedim. "İyice bak" dedi. Bakıyorum, bakıyorum bana göre yanlış yok. Ama öğretmen dediyse mutlaka bir yanlışı vardır.Bu sefer aaç yaş iken eğilir yazdım. öğretmen köpürdü. "Oğlum hiç cümle küçük harfle başlar mı?" Eeee başlamaz ben de biliyorum ama bu aaç kelimesinde hata nerede? . Doğru işte "aaç dedi ben de aaç yazdım. Tekrar hatanı düzelt aaç yanlış dedi. Bu sefer bir virgül attık Aaç, yaşken eğilir yazdım. Öğretmen daha fena köpürdü. Bir hışımla yanıma gelip güzel bir tokat attı. Kulağımdan çekerek masasında bulunan kitapdaki ağaç kelimesini gösterdi. "Anladın mı şimdi nasıl yazılacağını?"Git düzelt"dedi. "Ağaç yaş ...
Mehmet Hocam, yüreğinize sağlık; insanın içine işleyen, sessizce yüreği burkan çok güzel bir hikâye olmuş. “Doğru zamanda birbirimize yetişemedik” sözü var ya, bütün hikâyenin yükünü tek başına taşıyor. Kaleminiz daim olsun, gönülden kutluyorum. SELAMLAR..
Bir kişinin eliyle Rabbımın birisine hidayet vermesi o kişi için dünyada üzerine güneş doğup batan her şeyden daha hayırlı olduğu belirtilmiş hadis-i şerifte. Ne mutlu ki kaç kişinin müslüman olmasına vesile olmuş. Selamlarımla.
Herkesin doğrusu farklı farklı "Kelamullah Hakkı etse de beyan Kutsi tecelliye uyan var mı ki" Demiştim acizane. Maalesef ahvâl, vaziyet bu Rabbim yar yardımcımız olsun. Emeğine sağlık sevgili dostum. İhlaslı kalemden nasipleniyoruz şükür. Selam Ve hürmetle
Neyse ki her firavunun bir Musası da var elbet. Tebrik ederim Didem hanım Selâm ve saygılar
Rüyalar gerçek olsa dedirten bir şiirdi Tebrikler üstad Selâm ve saygılar
Gül serisi bütün lezzetiyle devam ediyor. İlham güllerin Efendisi'nden Tebrikler İlyas hocam Selam ve saygılar
İlginç bir hikaye bir boyuttan başka bir boyuta zaman dilimine geçiş kim bilir belki de var böyle bir şey... İman etmenin ödülü de denilebilir ...Kutlarım...
Helal olsun. Ben İstanbul- Sultanahmet Camiinde görmüştüm böyle pek çok dilde yazılmış Kur'an'ın dağıtıldığını ama Kur'anların başında kimse durmuyordu. Herkes kendi dilinde yazılmış olanı alıyordu konduğu yerden ve bu işi organize eden de Diyanet idi. Selam ve sevgiler.
Hiç kimse görmek istemeyenler kadar kör değil duymak istemeyenler kadar sağır değildir... Unutmamalı ki Allah cc. mutlak galiptir. Biz dünya denen evimizde tapularımız olsa bile kiracıyız aslında bir anlayabilse insanlar bunu ... Kutlarım
Her şey Rabbin dilemesiyle görecek günleriniz varmış daha... Geçmiş olsun diyelim...
Öncelikle çok geçmiş olsun değerli hemşerim. Bugün biraz da espriyle anlatıyorsun ama bu yaşadıkların önemli bir rahatsızlığın habercisi olabilir. Bir doktora görünmende hatta tam bir çek ap'tan geçmende fayda var bence. Sakın ihmal etme. Selam ve sevgiler.
Kaleminize sağlık dostum Yıllar geçse de kalpte solmayan o eski harlara, rüyalarda dahi olsa teselli arayan o vefalı yüreğinize sağlık. Hep daha da güzellerini yazmanız dileğiyle, Tebrik ediyorum; sağlıcakla kalın inşallah
Kafiye düzeninde karışıklık olmasa anlam ve muhteva bakımından güzel bir şiir. Tebrikler. Selam ve saygılar.
İlahi bir muhasebe tam tefekkürlük... Bakıp da göremeyene idrak kulağından gaflet pamuğunu çıkar da bari duy diyor. Güne ziyadesiyle yakışan şirinizi kutlarım Didem Hanım. Muhabbetle
Arkadaşların da katılımıyla yazılanlar sitede neşe ve canlılık oluşturmak üzere yazılmış şiirlerdi ama bu farklı. Bunda kırık bir kalbin feryatları, sitemlerle dolu bir ayrılığın hüznü var. Afife ise bir sembol sadece. Hatta Fatih de sembol. Her ikisi birden hem ayrılığın, hem en azından bir zamanlar var olan aşkın, hem de pişmanlıkların, kırgınlıkların, dargınlıkların ve kim bilir ihanetlerin sembolü: Evet candan kutlarım hocam. Güzeldi. Selam ve sevgiler.
Yüreğinize, o nüktedan kaleminize sağlık Erol Bey... Hem gülümsettiniz hem de harika bir farkındalık mesajı verdiniz. Yumuşak g'leri (ğ) teker teker cımbızlayıp "bakın böyle yazsak nasıl olurdu" mizansenini kurmanız, ironiyi bu kadar tatlı bir hece ritmiyle sunmanız tam bir usta işi! Hele "Harfler alfabenin solungaçları" dizesi ne kadar muazzam bir benzetme öyle... Okurken içimizden "Aman harflerimize sahip çıkalım!" dedirten bu eğlenceli ve düşündürücü eser için teşekkürler. Hürmetlerimi sunuyorum
Gülüm Hanım gönülden tebrik ediyorum sizi Bir yanda ıssız bir adada kelimelerden shelter yapmaya çalışan o "sefil kazazede yazar", diğer yanda hayatın koşturmacasını, haberlerdeki acıları, kadına-çocuğa şiddeti ve günlük telaşları içselleştiren derin bir vicdan... Hayranlıkla okuduk; var olasınız. Saygı ve selamlarımı sunuyorum
Türkçe genel olarak **yazıldığı gibi okunan, söylendiği gibi yazılan** bir dildir; fakat birebir değildir. Şiirde kaybolan **“ğ”** bunun en güzel örneği: Çoğu zaman tek başına ses çıkarmaz; önceki ünlüyü uzatır veya iki ünlü arasında geçiş sağlar. Yani görünmez gibi dursa da kelimenin nefesidir. “Harfler alfabenin solungaçları” dizesi bu yüzden tam yerine oturmuş Erol hocam kalbi selamlarımla.
“İnsanlar sığ bir limanın konforunda büyütürler kibri” dizesi, zulmün ve duyarsızlığın beslendiği yeri güçlü bir imgeyle anlatıyor. “Uzakları yakın eden Rab şahdamarında” sözü ise ilahi adaletin sanıldığı kadar uzakta olmadığını hatırlatan etkili bir uyarı olmuş. Kibre ve zulme karşı sert, inançlı bir ses taşıyan şiir. Kutluyorum, kalbi selamlarımla.