Tülay Hanım, kaleminize sağlık… Selim’in sessizce kurduğu o dünya, insanın yüreğine işliyor. Bir yanda tarlanın tozu toprağı, bir yanda küçücük bir yan flütle büyütülen koca bir hayal… İşte asıl vurucu tarafı da burada: Kimse dinlemese de hayalinden vazgeçmeyen bir yürek, gün gelir alkışların ortasında kendi sesini bulur. Çok güzel, çok anlamlı bir anlatı olmuş. Yüreğinize sağlık, kaleminiz daim olsun. SELAMLAR..
Yeşilden maviye, beyazdan siyaha ve ölümden doğuma her lahzanın alamet-i farikasına gayretiniz daim olsun üstadım..
Selam ve saygılarımla
Günümüzde iletişim kanalları oldukça fazla olmasına rağmen bir türlü iletişim kuramıyoruz maalesef iletişim kurduğumuzda ise bir birimizi anlamıyoruz dolayısıyla ister istemez ya çatışma çıkıyor ya da insanlar yalnızlaşıyor bu da insanı içine kapanık hale getiriyor sosyalleşemiyor ve psikolojik sorunlar başlıyor oysa ki insanlar bir birini anlasa tahammül etse ortada hiç bir sorun kalmayacak dünya da konuşulup ta çözülmeyecek hiç bir sorun yoktur zira iki ülke dahi savaş ta zarar görmelerine rağmen barış masası kurup müzakere ediyor saygılar selamlar
Hastalığa konan en doğru teşhis: ''Çünkü günümüzde herkes cevap vermeye çok hazır. Dinlemeye pek değil.''
Hayatta en sinir olduğum şey lafımın yarıda kesilmesidir ama en çok başıma gelen şeydir.
O sebeple sabahtan akşama kadar sanal alemde takılırım. Bu alemde kimse sözümü kesemez.
Ama böyle böyle konuşmayı unuttuğum da bir gerçek.
Şimdi mesela bu sitede sayfalar dolusu yazılar yazıyorum ama iki kişiyle oturup konuşmaya kalksam cümle kuramıyorum yahu...
Beni anlıyorsunuz değil mi?
Selam ve sevgiler.
2010 Şubat'ında "Gelsen ne olur" isimli şiirimi yayınlatana kadar "Ne Olur" redifli bir şiir yoktu. Yarışmada birincilik kazandı. Sonrasında bu redif o kadar çok kullanıldı ki... Şiirim bereketli oldu anlaşılan. Hatta Ersin Kayışlı tarafından bestelenmişti.
Yüreğinize sağlık. Aksan iki defa kullanılmış. İlkine üst mısranın gelişine bakarak yaksan ile ilgili bir ifade kullanabilirdiniz diye düşündüm. . Selam ile.
Sayende kelime hazinem bayağı bir zenginleşti.
hudayinabit: insan eliyle ekilmeden veya dikilmeden doğada kendiliğinden yetişen bitki imiş.
Çok teşekkürler.
Selam ve saygılar.
Galatı meşhur der ki üstadım: göz var nizam var, anlama yeteneği izan insanoğluna verilmiş ne mübarek bir yetidir.
Neyin salaha çıkacağı, neyin ruha şifa olacağı elbet tattırılacaktır.
Çok geç olmadan inşallah..
Mürekkebiniz bereketi azalmasın
Selam ve saygılarımla
Keşke be Murat, keşke... Ama maalesef geçmişe mazi, yenmişe kuzu diyorlar.
Selam ve sevgiler.
Şiirin son iki dizesini yani
Mecnun’a döndürdüm Allah’ın kulu,
Yağmur gibi yağıp aksan ne olur?------- dizlerini ben olsam şöyle yazardım:
Bu kalp yalnız senin aşkınla dolu
Sen de bir kez aşkla baksan ne olur.
Selam ve sevgiler.
Üstadım
Şiir o kadar güzeldi ki kendi kendime dedim '' Bir beyit nazire de ben yazayım. '' Bir beyit yazdım, sonra ilham geldi bir daha yazdım.
Bir daha, bir daha derken oldu sekiz beyitlik bir şiir.
Bu gece yayınlayacağım inşallah size nazire olarak.
Candan tebriklerimle selam ve saygılar.
Ne kadar haklısınız. Toplum öyle bir hal aldı ki artık kimse kimseyi anlamıyor, dinliyor ya da dinliyor gibi görünüyor ama sonra yine bildiğini okuyor... O cümleye geliyoruz ''Benim oğlum bina okur döner döner bir daha okur.'' Zaten içinde oluğumuz 21. Yüzyılda herkes illaki bir dert sahibi, ama bakalım kimin derdi kimin derdini döver... Gelirlerimizin bu kadar azaldığı bir zamanda hiç kimse bir başkasına çok yakını bile olsa elini cebine atıp da yardım etme niyetinde değil, onları geçeli çok oldu. Velhasıl zor zamanlardan geçiyoruz hem maddi hem de manevi... Kutlarım
Cennetmekan Fatih Sultan Mehmet Han'ın sözü geliyor aklıma.
"Ormanlarımdan bir dal kesenin başın keserim."
Böyle yapacaksın bu soysuzlara.
Selamlarımla.
Tebrik ediyorum İlyas Bey
Kalemi insanın dert ortağı, hakikatin şahidi ve gafletten uyandıran bir dost olarak görmeliyiz. Eyvallah dostum
Mürekkebiniz tükenmesin; saygı ve dualarımla
Son nefeste dillerde Hak kelamı kalacak,
Sözün hakkını verip kırılma sen kalemim.
"Nasihatler perde olmadı musibet imtihanına" ve gönül sarayının yıkılması lafı tam gediğine oturtmuş.
Yaşanmışlığın ve hayal kırıklığının getirdiği o olgunluk her satırda kendini hissettirmiş Hatice Hocam.
Yüreğinize sağlık; gönlünüze gam değmesin; saygılarımla
Toprakla, çobanlıkla uğraşırken bir yandan da içindeki o büyük sanat tutkusunu ve hayallerini besleyen Selim’in hikayesi... Duygusu bol, tasviri kuvvetli harika bir metin... tebrikler Tülay Hanım
İletişimsizlik ve yapay ilişkiler nedeniyle sonumuz galiba yapay zekayla dertleşmeye gidiyor...
Eyvallah güzel ve zevkli bir metin olmuş; tebrikler
Yapamamanın, elden kaçırmaların, pişmanlıkların tek kelimeyle özlemidir keşke.
Her taraftan buram buram sevda yelleri eserken bunu canana belli edememenin son pişmanlığıdır keşke.
Bilmem ki her keşkenin arkasından yapılacaklar bitti mi yoksa yeni bir ümit mi doğrdu?
Kaleminiz daim olsun Murat katrdeşim.
Selamlarımla.
Güzel,anlamlı bir çalışma olmuş tebrik ederim başarılar dilerim selam ve saygılarımla
Yürek ne hissediyorsa kalem onu yazıyor ... Kutlarım içtenlikle...